Connect with us

Aktualite

ANKARA’YI MERSİN’E KADAR KESİNTİSİZ BÖLÜNMÜŞ YOL İLE BAĞLAMIŞ OLACAĞIZ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, akıllı ulaşım sistemleri ile donatılan ve Türkiye’nin en akıllı yolu olarak hizmet verecek Ankara-Niğde Otoyolu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 4 Eylül’de açılacağını bildirdi.

Published

on

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Ankara-Niğde Otoyolu’nun 105 kilometrelik Ankara- Acıkuyu Kavşağı arası 1’inci kesimi ile 57 kilometrelik Alayhan Kavşağı-Gölcük Kavşağı arasındaki 3’üncü kesiminin 4 Eylül’de açılacağını bildirerek, “Türkiye’nin en akıllı yolu olacak Ankara-Niğde Otoyolumuz 4 Eylül’de Cumhurbaşkanımız tarafından açılacak” ifadelerini kullandı.

Bakan Karaismailoğlu, Ankara-Niğde arasında mevcut yol ile 4 saat 14 dakika süren seyahat süresinin açılışı yapılacak otoyol ile 2 saat 22 dakikaya düşeceğini belirterek, “Bu proje hem ekonomik hem de sosyal anlamı ile çok önemli bir proje. Otoyol güzergah üzerindeki şehirleri bağlayacak, ticaretini ve ekonomisini büyütecek. Ayrıca bu proje sayesinde vatandaşlarımız her yıl 885 milyon lira zamandan tasarruf etmekle kalmayacak, yıllık 127 milyon 551 bin litre yakıttan da tasarruf edecek. Yatırım ile her yıl ülkemiz 1 milyar 628 milyon lira katkı sağlayacak. Otoyolumuz sayesinde havamız daha temiz olacak, karbon salınımı yıllık 318 milyon 240 bin kilogram azalacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ülkeyi kalkındırmak, ekonomisini ve ticaretini büyütmek için çalıştıklarını kaydeden Karaismailoğlu, “Türkiye’nin ekonomisi ve ticaretinin büyümesinin, bu ülkenin hak ettiği yere yükselmesinin temelinde ulaşım ve iletişim altyapımızın bulunduğunu bilerek hareket ediyoruz. Marmaray, Avrasya Tüp Tüneli, Yüksek Hızlı Tren hatları, bölünmüş yollar, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, Baki Tiflis Kars Demiryolu, Ordu Giresun Havalimanı ve daha nice büyük projeyi bunun bilinciyle hizmete verdik” dedi.

Küreselleşen dünyada ulaşım ve iletişim altyapısının öneminin her geçen gün arttığını vurgulayan Bakan Karaismailoğlu, “Artık dünyada varlığınız neyi bildiğinizle ve nereye kadar uzanabildiğinizle anlam kazanıyor” ifadelerini kullandı.

“Uluslararası ticaret otoyolu olacak”

Karaismailoğlu, Türkiye’nin geleceği için ülkenin doğusunu batısına, kuzeyini güneyine sadece yüksek hızlı trenle ve havayolu ile değil otoyollarla da bağladıklarını söyleyerek, bu kapsamda Ankara-Niğde Otoyolu’nun büyük öneme sahip olduğunun altını çizdi. 275 kilometresi otoyol, 55 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere 330 kilometre uzunluğundaki otoyolun Ankara’yı Mersin’e, Adana’ya, Gaziantep’e, Hatay’a ve hatta Şanlıurfa’ya kadar kesintisiz bölünmüş yol ile bağlamış olacağını belirten Bakan Karaismailoğlu, yolun Türkiye’nin doğusunu batısına bağlayacağını belirtti. Karaismailoğlu, “Marmara, Karadeniz, İç Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini birbirine bağlayan, uluslararası öneme sahip bir ulaşım ağını hizmete sunmuş olacağız. Daha da önemlisi bu otoyol, güzergahı üzerindeki şehirleri bağlayacak, ticaretini ve ekonomisini büyütecek bir uluslararası ticaret otoyolu haline gelecek” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin en güvenli ve en akıllı yolu

Ankara-Niğde Otoyolu’nun Türkiye’nin en akıllı yolu olacağını belirten Bakan Karaismailoğlu, otoyolun yerli ve milli akıllı ulaşım sistemleri altyapısı ile birlikte kurulduğunu açıkladı. Sistem sayesinde otoyolun tek bir ana kontrol merkezinden yönetilebileceğini, yol güvenliğinin en üst seviyede olacağını bildiren Karaismailoğlu, Akıllı Ulaşım Sistemi kontrol merkezinden yönetilecek olan işlemlerin önemi dikkate alınarak sunucu sistemlerinin iki ayrı noktada yedekleneceğini ve işlemlerin kontrolünü sağlayan sistem yazılımının yerli ve milli olarak tasarlandığını da belirtti.

Merkezi kontrol yazılımının aynı zamanda olay algılama yazılımı ile entegre çalışarak sistemdeki tüm bilgileri toplayacağını ve toplanan bilgilerin yapay zeka ve makine öğrenimi sistemleri ile derleneceğini ifade eden Bakan Karaismailoğlu, “Sistemimiz, otoyolda oluşan tehlikeli, kaza ve trafik gibi durumlara göre gerek operatörler gerek sürücüler uyarılacak şekilde tasarlandı. Operatörlerin bu çoklu cihaz, kamera, görüntü ve alarmlar içinde insan hatasını en aza indiren bir yapay zeka otomasyon mantığında rahatlıkla sistemleri kontrol edebilmesini sağlayacağız” dedi.

Karaismailoğlu, sistem kapsamında otoyola üç omurga halinde 1,3 milyon metrelik fiber optik kablo altyapısı döşendiğini, otoyol boyunca 500 adet trafik sensörünün yanı sıra 9 adet metorolojik ölçüm istasyonunun, 208 adet olay algılama kamerasının, 335 adet akıllı ulaşım saha yönetim ünitesinin ve 687 adet dijital ortam sunucusu kurulumu yapıldığını bildirdi. Bakan Karaismailoğlu, sistemin içinde ayrıca bir felaket yönetim merkezinin de yer alacağını bildirerek, “Bu sistem ile Türkiye’nin en güvenli ve en akıllı yolunu da kurmuş olduk” ifadesini kullandı.

Yıllık 1 milyar 628 milyon lira tasarruf

 

Ankara-Niğde Otoyolu’nun hem ekonomik hem de sosyal anlamıyla stratejik bir proje olduğunu ve önemli tasarruf sağlayacağını kaydeden Bakan Karaismailoğlu, otoyol sayesinde 36 milyon 220 bin kişi/saatlik zaman tasarrufu sağlanacağını ve söz konusu zamanın ülke ekonomisine her yıl 885 milyon liralık katkı olarak yansıyacağını söyledi. Otoyol sayesinde ayrıca yakıttan yıllık 127 milyon 551 bin litre tasarruf sağlanacağını da belirten Karaismailoğlu, “Yatırım ile her yıl ülkemiz 1 milyar 628 milyon lira katkı sağlayacak. Otoyolumuz sayesinde havamız daha temiz olacak, karbon salınımı yıllık 318 milyon 240 bin kilogram azalacak” diye konuştu.

İlk 13 kilometre ücretsiz

Bakan Karaismailoğlu, söz konusu otoyolun sözleşmeye göre 2021 Haziran ayında tamamlanacağını ancak projeyi söz verilen tarihten neredeyse bir yıl önce hizmete açmış olacaklarını anımsattı. Projenin kalan 113 kilometrelik Acıkuyu Kavşağı-Alayhan Kavşağı arası 2’nci kesimini de yılın son çeyreğinde açarak otoyolun tamamını hizmete sunmuş olacaklarını vurgulayan Karaismailoğlu, Ankara-Niğde Otoyolu’nun hizmete girmesinden itibaren Ankara tarafından ilk 13 kilometrelik kesimin de ücretsiz olacağını bildirdi. Bakan Karaismailoğlu, otoyolun Ankara tarafında çevre yolundan başlayarak Hacıbey Kavşağı, Gölbaşı Kavşağı ve Haymana Kavşağı’na kadar ücretsiz olacağını söyledi.

22 milyon ton asfalt döküldü

Ankara-Niğde Otoyolu’nun fiziki açıdan da çok büyük bir proje olduğunu kaydeden Karaismailoğlu, “Bu proje ile 3 bin 566 metre uzunluğunda 5 adet viyadük, 2 bin 368 metre uzunluğunda 49 adet köprü, 4 bin 506 metrelik 75 adet üst geçit, yaklaşık 131 milyon m3 kazı ve 76 milyon m3 dolgu yapıldı. 22 milyon ton asfalt döküldü. Bu vesileyle de böylesine büyük bir projeyi söz verilen tarihten çok önce tamamlayan Karayolları Genel Müdürlüğü ailesine ve yüklenici firmaya teşekkür ediyor, Ankara-Niğde Otoyolu’muzun ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aktualite

MERSİN’DE KİRA GELİRİ POTANSİYELİ OLAN KONUTLARA SIKI TAKİP

Mersin’de Hazine ve Maliye Bakanlığının kira geliri potansiyeli olan konutların tespiti için başlattığı çalışmalar sürüyor.

Published

on

Kira gelirlerinin vergi dışı bırakılmasının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan çalışma kapsamında, vergi dairelerince, belirlenen adreslere tebligat gönderiliyor. Tebligat alarak vergi dairelerine başvuran kiracılardan gerekli bilgiler talep edilerek elektronik ortama aktarılıyor. Kontrollerin ardından beyannamelerinde uyumsuzluk olan ve hiç beyanname vermeyen mükelleflere yönelik yasal işlem başlatılacağı öğrenildi.

Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Mehmet Sinan Canpolat, kirada konutları olan mülk sahiplerinin gelir beyannamelerini mart ayında verdiğini söyledi. Kira gelir vergisi ile ilgili Maliye Bakanlığının çalışma başlattığını hatırlatan Canpolat, bu uygulamanın Mersin’de de gerçekleştirildiğini belirtti. Kent genelinde tebligatların dağıtılmaya başladığını ifade eden Canpolat, “Mart ayı sonunda verilecek kira beyannamelerin tespitiyle ilgili kentimizde de kiracılarımıza tebligatların geldiğini ve Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Denetim Koordinasyon Müdürlüğüne davet edildiklerini duyuyoruz. Kiracılara, ikamette kaç yıl oturdukları, ne kadar kira verdikleri, kira artışının ne kadar olduğu, bu ödemeleri hangi kanal aracılığıyla yaptıkları soruluyor” dedi.

“CEZAİ İŞLEMLE KARŞILAŞMAMAK İÇİN KİRA GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNİ ZAMANINDA VERİLMELİ”

Kendilerinin de sürece katkı sunduğunu dile getiren Canpolat, vergilerin devlet gelirlerinde vazgeçilmez bir kalem olduğunu vurguladı. Kirada konutu bulunan mülk sahiplerinin herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için kira gelir vergisi beyannamesini zamanında vermesini öneren Canpolat, şöyle devam etti:

“Hükümetimiz her konuda ivedilikle çalışmalar yürütüyor. Maliye Bakanlığımız da kira gelir vergilerinin ödenmesi noktasında çalışmalarına hız verdi. Türkiye genelinde gerek meslektaşlarımızdan, gerek meslektaşlarımızın kiraya verdiği kiracılar aracılığıyla mülk sahiplerinin mart ayı sonunda ödenecek kira gelir beyannamesinin verilmesi noktasında her türlü platformu deniyorlar. Kirada konutu olan mülk sahiplerimizin de herhangi bir cezai işleme maruz kalmaması için Maliye Bakanlığımız ile görüşerek, onların da bilgisini alarak en azından bu konuda duyarlı olup işlemlerini yönetmeleri gerekiyor.”

“KONUTU OLAN EMEKLİLERE UYARI”

Emeklilerin vergi anlamında bazı konularda muaf olduğuna değinen Canpolat, “Biliyorsunuz emekliler bazı konulardan muaf. Normalde çevre temizlik vergisi, emlak vergisi noktasında emeklilerimiz bir dairesi olduğu zaman bundan muaf oluyorlar ve ödeme yapmıyorlar. Ama kira gelir vergisi beyannamesi ile ilgili diyalog halinde olsunlar. Çünkü böyle bir muafiyet yok. Böyle bir düşünceye kapılıp da sıkıntı yaşamamalarını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Aktualite

KONUT SATIŞINDA DÜŞÜŞ DEVAM EDİYOR, YABANCILARA SATILAN KONUTLARDA MERSİN ZİRVEDEKİ YERİNİ KORUYOR

Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu.

Published

on

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Konut Satış İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu. Konut satışlarında İstanbul 13 bin 423 konut satışı ve yüzde 16,7 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 6 bin 709 konut satışı ve yüzde 8,4 pay ile Ankara, 5 bin 250 konut satışı ve yüzde 6,5 pay ile Antalya izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 17 konut ile Ardahan, 38 konut ile Hakkari ve 40 konut ile Bayburt oldu.

 

İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI 5 BİN 915 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 63,5 azalış göstererek 5 bin 915 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Ocak ayındaki ipotekli satışların bin 404’ü ilk el satış olarak gerçekleşti.

 

DİĞER SATIŞ TÜRLERİ SONUCUNDA 74 BİN 393 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde diğer konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 azalarak 74 bin 393 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 92,6 olarak gerçekleşti.

 

İLK EL KONUT SATIŞ SAYISI 25 BİN 263 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 azalarak 25 bin 263 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 31,5 oldu.

 

İKİNCİ EL KONUT SATIŞLARINDA 55 BİN 45 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,6 azalış göstererek 55 bin 45 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 68,5 oldu.

 

YABANCILARA OCAK AYINDA 2 BİN 61 KONUT SATIŞI GERÇEKLEŞTİ

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,5 azalarak 2 bin 61 oldu. Ocak ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 2,6 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 747 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 710 konut satışı ile İstanbul ve 211 konut satışı ile Mersin izledi.

 

ÜLKE UYRUKLARINA GÖRE EN ÇOK KONUT SATIŞI RUSYA FEDERASYONU VATANDAŞLARINA YAPILDI

Ocak ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 555 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 208 konut ile İran, 127 konut ile Ukrayna, 99 konut ile Irak ve Kazakistan vatandaşları izledi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

ÖZDEMİR: “ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTTIRMALIYIZ”

Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, bakliyat sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında olduğunu söyledi.

Published

on

10 Şubat Dünya Bakliyat Günü Mersin’de etkinlikle kutlandı. Bir otelde gerçekleştirilen etkinlikte bakliyat ürünleri tanıtılırken, tamamı bakliyat ürünleri kullanılarak yapılan yemek menüsü de konuklara ikram edildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Özdemir, sağlığın en büyük zenginlik olduğunu söyledi. Herkesin ortak arzusunun sağlıklı bir nesil yetiştirmek olduğunu dile getiren Özdemir, bunun ön şartının ise bilinçli beslenmek olduğunu, bilinçli beslenmenin de sağlıklı besinlerle olacağını ifade etti.

Bakliyatın sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında yer aldığını ve diyet listelerinde başta geldiğini vurgulayan Özdemir, “Mersin Ticaret Borsası olarak bu anlamlı günü ülkemiz bakliyat ticaretini merkezi olan Mersin’imizde sizlerle birlikte kutlamayı bir görev bildik” dedi.

Dünyada 1 milyara yakın insanın yetersiz beslendiğini, 1,8 milyar insanın aşırı kilolu olduğunu vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti:

“Bunun 850 milyonu obez, 530 milyon diyabet hastası var. Her yıl gerçekleşen ölümlerin yüzde 40’ı kalp damar hastalıkları ve kanserden kaynaklanıyor. Yaygınlaşan Amerikanvari ve fast food beslenme tarzı özellikle genç nesillerimiz için önemli bir risk oluşturuyor. Tüm bu sağlık sorunlarıyla mücadelede bakliyat en etkin besin kaynakları arasında gösteriliyor. Çünkü baklagiller, protein açısından zengindir, önemli bir lif kaynağıdır, temel vitamin ve mineralleri ihtiva eder, kolesterol bulunmaz, gluten içermez, anti alerjiktir. Diğer bir özelliği ise hayvansal protein içeren diğer gıdalara kıyasla daha uzun süre bozulmadan saklanabiliyor. Bir diğer özelliği de zengin olsun, fakir olsun, her sofranın gıdası olmasıdır. Et ve et ürünleriyle benzeri protein seviyesine sahiptir. Oysa fiyat olarak kıyaslandığında bakliyat çok daha ekonomiktir, porsiyon başına maliyeti düşüktür. Sağlıklı beslenmeye olan katkısı yönüyle de gelir seviyesi yüksek sofralar için vazgeçilmezdir.”

Bakliyatın insanlar için olduğu kadar toprak için de faydalı olduğuna işaret eden Özdemir, toprağa azot salgıladığından dolayı toprağı daha verimli hale getirdiğini belirtti.

“ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTIRMALIYIZ”

Dünyada bakliyat üretiminin son 35 yılda yüzde 70 artarak 96 milyon tona ulaştığına dikkati çeken Özdemir, Türkiye’de ise tersinin yaşandığını kaydetti. Türkiye’de 30-35 yıl önce 2,5 milyon ton bakliyat üretildiğini ve yarısının ihraç edildiğini vurgulayan Özdemir, “Şu an üretim hacmimiz 1 ila 1,3 milyon arasında dalgalanıyor. Yani 1990’lı yıllarda 2,5 milyon ton üretim yaparken nüfusumuz 54 milyondu. Şimdi nüfusumuz 85 milyon oldu, üretimimiz 1 milyona düştü. Anavatanı Türkiye olan bakliyatta üretimi ve tüketimi muhakkak artırmalıyız. Türkiye bir bakliyat ülkesi. Üretim kültürümüz var, ticaret kültürümüz var. Bu zenginliğimizi kaybetmemeliyiz” diye konuştu.

Kanada’da 3 milyon ton kırmızı mercimek üretilmesine karşın bir kilo dahi kırmızı mercimek tüketilmediğinin altının çizen Özdemir, Kanada’nın ihraç etmek için üretim yaptığını kaydetti. Mersin’de bakliyat eleme ve kırmızı mercimek kırmak için önemli bir kapasite olduğunu anlatan Özdemir, “O zaman üretmemiz lazım. Çünkü Türkiye’nin enteresan bir şekilde dışarıda pazarı da var. Hala biz Kanada’da mercimeği alıyoruz, burada kırıyoruz, üçüncü ülkelere satıyoruz. Bu bir yere kadar gider. Ama esas tercih ettiğimiz kendi üretimimizi yükseltmek, büyütmek. Bir de bu baklagillerin fasulye haricinde en büyük avantajı kıraç alanlarda yetişmesi. Büyük bir şey. 25 milyon dekar nadas alanı var, 20 milyon dekar ekilmeyen alan var. Bunların beşte biri ekilse şu andaki üretim bakliyatının iki misli üretiriz” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİM ARZINDA GİDEREK BİR ARTIŞ SÖZ KONUSU”

Vali Ali Hamza Pehlivan da 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü’nün önemine işaret ederek, tanıtımın olduğu kadar üretim, işleme, paketleme, pazarlama, pazara ulaştırma ve ihracat boyutunun da olduğunu söyledi.

Bakliyatın gıda ve beslenmedeki öneminden bahseden Pehlivan, “İnsan beslenmesinde bitkisel kaynaklı proteinlerin yüzde 22’sini bakliyat teşekkül ediyor. Gene karbonhidrat olarak da yüzde 7’ye tekabül ediyor. Tabii insan beslenmesi yanında hayvanların beslenmesi konusu da var. O konuda da gene yüzde 38 nispetinde bakliyattan nasipleniliyor. Gene yüzde 5 nispetinde karbonhidrat hayvan beslenmesinde de bakliyattan elde ediliyor” dedi.

Bakliyat denildiğinde fasulyeden nohuda, mercimeğe kadar birçok ürünün akla geldiğini ifade eden Pehlivan, şöyle devam etti:

“Ülke olarak bakliyatta biz de aslında azımsanmayacak boyutta üretim gerçekleştiriyoruz. Bu sene 1,3 milyona tona tekrar çıktı. Özellikle de nohutta üçüncü mercimekte de dünyada dördüncü sıradayız. Ürün arzında son 15-20 yılda veya 30 yılda belli bir gerileme olduğu kabul edilebilir, söylenebilir ama yine son yıllarda devletimiz, Tarım ve Orman Bakanlığımızın üretim politikaları çerçevesinde sağlamış olduğu teşviklerle 1 milyon tondan 1,3 milyon tona çıktı. Dolayısıyla üretim arzında giderek bir artış söz konusu.”

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise Mersin’in, Türkiye’nin bakliyat işleme, pazarlama ve ihracat konusunda en gelişmiş yerlerinden biri olduğunu söyledi. Bakliyat sektörünün kente büyük bir ekonomik hareketlik kazandırdığını vurgulayan Seçer, “Bizim bölgemizi ilgilendiren sektörün buradaki işleme kapasitesi ve ticaret kapasitesi. Mersin Limanı, şehrin lokasyonu, bir ticaret kenti olması, Doğu Akdeniz çanağından dünyaya açılma imkanının olması, kara yolu güzergahıyla da Arap Yarımadası’na, Orta Doğu ve Kafkaslar’a ticareti mümkün olması, bakliyat sektörünü burada özellikle 1980’li yıllardan sonra çok geliştirmiş” ifadelerini kullandı.

Türk yemek uzmanı ve yazar Sahrap Soysal’ın da katıldığı etkinlik sonunda, kum sanatçısı Ramazan Yumrutepe gösteri sundu.

Okumaya Devam Et

Trendler