Connect with us

Röportajlar

“APPLEWATERDAY SU ARITMA SİSTEMİ SAYESİNDE %100 TEMİZ VE SAĞLIKLI SUYU HİÇBİR KAYGI DUYMADAN KULLANABİLİRSİNİZ”

17 yaşında iş hayatına atılan Müslüm Ateş, abisi Mustafa Ateş ile kurduğu AppleWaterDay’in kuruluş hikayesini ve hedeflerini Mersi okuyucuları için anlattı…

Published

on

Öncelikle bize kendinizden biraz bahseder misiniz?

İsmim Müslüm Ateş Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde 19 Ekim 1994 yılında Ateş ailesinin 2. evladı olaraktan dünya geldim. Ailemin Mersin’e taşınma kararını almaları sonucu, 10 yaşından itibaren Mersin Akdeniz ilçesine taşınarak hayatımızı burda sürdürmeye başlamışızdır. İlkokul ve Ortaokulu tamamladıktan sonra 17 yaşında okuldan ayrılıp iş hayatına atılmış oldum. İzmir ve İstanbul’da çeşitli sektörlerde çalışmalarda bulundum. Daha sonra ağabeyim Mustafa Ateş’in çalıştığı pazarlama firmasında birlikte çalışarak. Bizde bu sektörde yürüyebilecegimizi ve güzel işler çıkaracağımıza inanaraktan birlik ve beraberlik içersin de aile şirketimizi kurma kararını aldık ailemizin ve dostlarımızın destekleri ile bugünlere geldik yanımızda olan bizleri destekleyen tüm ailemize ve dostlarımıza ve en önemlisi bizlere güvenenlere çok teşekkürlerimizi sunarız.

Bize markanızın kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

Apple Water Day Su Aritma Sistemleri 04 Nisan 2016 Tarihinde Kurulan 10 Nisan 2016 itibariyle Mersin Yenişehir ilçesinde faaliyete başlayan sektörün en genç ve dinamik firmasıdır. Yönetim kadrosu piyasa tarafından tanınan bilinen Mustafa Ateş ve Müslüm Ateş kardeşlerden oluşmaktadır. Müslüm Ateş ve Mustafa Ateş olarak uzun yıllar sektör içerisinde bulunduk. Bu süreç içerisinde sektörde edindiğimiz tecrübelerimizi, ilk günkü heyecan ve isteğimizle “iyi kalite, iyi hizmet” sloganıyla Apple Water Day Aritma sistemleri çatısı altında buluşturduk. Bizlerle bu yolda yürüyen çalışma arkadaşlarımıza ve emek veren herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.

Su arıtma cihazı nedir?

Çağımızın modern üretim yöntemleri kullanılmak sureti ile ev ve işyerlerimizdeki musluklardan akan suyu içilebilir, kullanılabilir hale getiren cihazlara su arıtma cihazı denir. Büyük bir kısmı nano teknoloji kullanılarak imal edilen su arıtma cihazları, genel olarak reverse osmosis prensibine göre çalışmaktadırlar. Arıtma Cihazına giren su 5 ayrı filtreden geçer.

1.Aşama: suyu 5 mikron (milimetrenin 200’de biri), seviyesine kadar filtre eder. Çamur, pas, asbest gibi tortuları arıtır. Suyu berrak bir hale getirir.
2. Aşama: Granül Aktif karbon Filtre, başta klor olmak üzere kötü koku ve tat veren tüm kimyasal karışımları ve organik kirlilikleri arıtır.
3. Aşama: Blok Karbon Filtre kötü koku ve tat veren tüm kimyasal karışımları ve organik kirlilikleri arıtır.Aynı zamanda bu aktif karbon filtre membrana gidecek 0,1 mikrona kadar partikülleri tutup membranın daha uzun ömürlü olmasını sağlar.
4. Aşama: Membran’a gelen basınçlı su, gözenekleri milimetrenin milyonda birinden çok daha küçük olan membrandan geçerek filtre edilir. Bu işlem sırasında suda bulunabilecek zararlı karışımların ve mikropların tamamı dışarı atılır.
5. Aşama: Son Karbon Filtrede suyun tadı ve kokusu bir kez daha iyileştirilerek, arıtılan su tatlandırılır.
6. Aşama : “Çelik Tank” arıtılmış ve tatlandırılmış su buraya depolanır.

Neden su arıtma cihazı kullanmalıyız? Su arıtma cihazı alırken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

İçme suyu arıtma cihazı sipariş etmeden önce değerlendirmeniz gereken birkaç detay var;

1- En iyi içme suyu arıtma sistemi: Pek çok uzman, Reverse Osmosis (Ters Ozmos) su arıtma sistemlerinin su arıtma filtre sistemleri içinde en iyi seçim olduğu konusunda hemfikirdirler. Reverse Osmosis (Ters Ozmos) arıtıcılar, diğer arıtıcılarla karşılaştırıldığında en geniş zararlı madde filtreleme özelliğine sahiptirler.
2- Kalite: En önemlisi evinize su arıtıcı sistem taktıracak ve elde ettiğiniz suyu içeceksiniz. Kötü tasarlanmış iyi monte edilmemiş sık problem çıkaran iyi kalitede su elde etmeyen ve hatta evinizi su basmasına sebep olabilecek bir cihaza sahip olmak istemezsiniz. O zaman alacağınız cihazda kullanılan malzemelerin kalitesini, montaj işçiliğini ve ürün garantisini sorgulayın.
3- Periyodik bakım ve filtre değişimleri: Bütün arıtma sistemlerinde belirli dönemlerde değiştirilmesi gereken farklı tip ve sayıda filtreler bulunmaktadır. Bu filtrelerin endüstri standardındaki ölçülerde olması kolay bulunabilmesi uzun ömürlü uygun fiyatlı ve kolay değiştirilebilir olması önemlidir.

Karbon filtre içme suyu arıtımında güvenli bir filtre midir? Filtre değişim süresi ne kadardır?

Su arıtma cihazları arıtım işlemini belirli filtreler aracılığıyla yapar. Bu filtrelerin her birinin görevi farklıdır ve ters osmos sisteminde belirli bir rolleri vardır. Kullandığınız cihaz, 3, 4, 5 ya da 6 aşamalı bir filtreleme uyguluyor olabilir. Kaç aşamalı olursa olsun bu filtrelerin bir kullanım ömrü vardır ve bu ömür arıttıkları galon miktarı üzerinden belirlenir. (Bir galon yaklaşık 3.8 litredir.)

Ters osmoz sistemlere giren su ilk önce sedimennt filtreye iletilir. Sediment filtrelerin görevi sudaki tortu pas ve 5 mikrondan büyük tüm parçacıkları tutmak ve bu kirleticilerin membrana ulaşmasını engellemektir. Ortalama bir sediment filtrenin ömrü 2500 galondur. Kullanım durumunuza göre yaklaşık 8-12 aya denk düşmektedir.

Sediment filtreden çıkan su, klor ve diğer kimyasallardan arındırılmak üzere karbon filtrelere yollanır. Bir su arıtma cihazında granül aktif karbon filtre ve blok karbon filtre 2. ve 3. aşama filtreler olarak bilinir. Bu filtrelerin de yine kullanım ömürleri 2500 galon yani 8-12 aydır.  Eğer kullanım ömürlerinden daha fazla kullanılırlarsa membrana klor girmesine yol açabilirler bu da membranın sağlıklı çalışmasını engeller.

Karbon filtrelerden membrana iletilen su burada tüm ağır metallerden bakteri ve virüs gibi insan sağlığını tehdit eden organizmalardan arındırılır. Membran su arıtma cihazlarının en önemli parçasıdır ve asıl arıtım burada yapılır. İyi bir membranın kullanım ömrü 24-36 ay arasında değişir.

Membranda neredeyse saf hale getirilen su, içiminin daha leziz olması için post karbon filtreye iletilir. Post karbon filtreler antibakteriyel olma özelliğine de sahip olabilir. Eğer sisteminizde bir post karbon filtre kullanıyorsanız 8-12 ay arasında değiştirmenizi öneririz.

Arıtma cihazı suda ki yararlı mineralleri de filtreler mi?

Su arıtma cihazlarında kullanılan bir diğer filtreyse Alkalin Mineral Filtreleridir. Bu filtreler suya potasyum, kalsiyum, sodyum, magnezyum gibi insan vücudunun ihtiyaç duyduğu mineralleri ekleyerek suyun pH seviyesinin yükseltilmesini sağlarlar. Bir alkali filtrenin kullanıma bağlı olarak ömrü yaklaşık 2 yıldır.

Applewaterday su arıtma cihazlarını tercih ettiğinizde Su Arıtma Cihazı Filtreleri Değişim Süreleri sistemimize kaydedilir ve filtre değişim zamanlarında tarafımızdan aranılırsınız. Su sağlıktır, sağlığınızı ihmal etmeyin.

Plastik şişe ve damacanalar sağlıksız mıdır?

Bilindiği gibi damacana, sağlık açısından zararlarının yanı sıra cebimize de oldukça zarar vermektedir. Bu yüzden bir çok kullanıcı damacana suyu içmek için, diğer kullanımlarda ( çay ve yemek gibi) ihtiyaçlarda paslı borulardan geçen ağır metal dolu suyu kullanır. Genel yanlış bir kanı olarak kullanıcılar “su kaynayınca zararsız ve kullanılabilir” olarak değerlendirirler. Ancak su kaynatma işlemi sadece su içinde bakteri ve mikrop varsa eğer yok olmasına yardımcı olur. Ancak belediyelerimizin sulardan kaynaklı salgın hastalıkları önlemek için gereğinden fazla kansorejen klor maddesini kullandığı hepimizin malumu !! Bu durumda su kaynayınca ne oluyor? Esasında su kaynadığında buharlaşma yolu ile suyun temiz ve saf tarafı havaya karışır ve geriye sudan ağır olan ve buharlaşamayıp dipte biriken zararlı maddelerle dolu ağır metaller ve yüksek oranda klor kalır. Apple Water Day su arıtma sistemi sayesinde sınırsız %100 temiz ve sağlıklı suyu maddi kaygı duymadan sınırsızca içmek, yemek yapmak, çay kahve gibi içecekleri hazırlama ve hatta sebze ve meyvelerinizi yıkamakta kullanabilirsiniz.

Su arıtmada fiyat, kalite ve servis nasıl fark yaratır?

Günümüzde temiz ve sağlıklı su tüketmek isteyen kişilerin tercih ettikleri su arıtma fiyatları arasında birtakım farklar oluşur. Bu farkların oluşmasında ise kullanılan materyallerin kalitesi, uzun ömürlü kullanım imkânı sağlayacak kadar dayanıklı olup olmaması, üretilen teknoloji, marka, tasarım, kullanıcı deneyimleri unsurlar etki eder. Tercih edilen markanın kullanıcılarına satış sonrası servis ve teknik destek konusunda güvenilir bir tutum sergilemesi de oldukça önemlidir.

İnsanların su arıtma cihazı alırken akıllarında pek çok soru oluşabilir ve bu soruların doğru bilgilerle giderilmesi gerekir. Cihazın mekanizması içinde yer alan filtre ve parçaların, kişilerin tüketimine uygun olması ve sağlıklı bir kullanım sağlaması için gerekli standartlara uygun olup olmadığı da bu durumun farklılaşmasına neden olur.

Bize hedeflerinizden bahseder misiniz? İleride sizleri nerede göreceğiz?

Temiz su arıtma alanında evsel ve endüstriyel ayırt etmeksizin ithalat, imalat, kalite ve hizmetle sektöre ve piyasaya yön veren bir firma haline gelmek. Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ederek en iyi hizmeti vermek için doğaya en az zararla çok hizmet vermek dünyadaki tüm canlılar için çok önemli olan suyu en sağlıklı ve en temiz şekilde canlılara sunmaktır.

Sizi rakiplerinizden ayıran özellik nedir? Başarınızın sırrı nerede gizli?

Firmamız müşteri memnuniyeti ile her geçen gün daha da güçlenerek yoluna devam ediyor. Bu benim şahsi başarım değil. Biz bir aileyiz ve bu aileye katılan her yeni personelin aynı sıcaklığı hissederek özverili çalışması sonucu müşterilerimizin de memnuniyeti artıyor. Amacımız yerli üretim ile su arıtmasız ev kalmayıncaya kadar üretime devam etmektir.

Pandemi süresinde ne gibi sıkıntılar yaşadınız?

Son yirmi yıldır yükselişte olan su arıtma cihazı satışlarının pandemi süreci ile daha fazla arttığını Türkiye’de özellikle son dönemde yaşanan pandemi süreci hijyen ve sağlık açısından endişesi bulunan vatandaşın en temel ihtiyaçlarından olan içme suyunda şebeke suyu arıtma cihazlarına olan talebi artırdı. Müşteri memnuniyeti bizim en temel ilkemiz 2020 yılı tüm dünyayı etkileyen Covid-19 salgınıyla birlikte zor bir yıl oldu. Buna rağmen bizim sektörümüzdeki tüm firmalar neredeyse bu salgından hiç etkilenmeyerek faaliyetlerine devam etti. Bu bizim için gerçekten büyük bir şanstı. Bu da bize 2021 yılı için daha büyük hedefler belirlemede etken oldu. 2021 yılı içerisinde bizi en çok heyecanlandıran projelerimizden biri, Applewaterday markasını Türkiye’nin 81 ilde güçlü bayilere ulaştırmak.

Son olarak eklemek istedikleriniz neler?

Sektörümüz her geçen yıl büyüyor ve biz de bu büyümeye ayak uydurmaya çalışıyoruz. İşimizi severek yapıyor ve değerini her zaman taşıyoruz. İşimiz insan hayatının en değerlisi olan suyu, en kaliteli hale getirmek, bu sebeple sektörümüze tavsiyemiz; kaliteli hizmet, kaliteli servis, kaliteli ürün anlayışından vazgeçilmemesi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Instagram

“KOLAYLAŞTIRMAYI İLKE EDİNDİK”

Türkiye’nin En İyi Bayisi seçilerek “Toyota Ichiban” ödülünün sahibi olan Boranlar Otomotiv’in Yönetim Kurulu Başkanı S.Serdar Akyurt, başarının sırrını MERSİ okuyucuları için anlattı.

Published

on

Toyota’nın Mersin yetkili satıcı ve servisi Boranlar Otomotiv, satış performansı ve müşteri deneyiminin yanı sıra dijitalleşme alanında sunduğu hizmetlerle adından söz ettiriyor. “Toyota Ichiban” ödülünü alarak başarısını Avrupa’da da kanıtlayan Boranlar Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı S.Serdar Akyurt, ‘zorlaştırmayacağız, kolaylaştıracağız’ ilkesine sadık kalarak geleceğe güvenle yürüdüklerini söyledi.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Kayseri kökenli bir Mersinliyim. İlk, orta ve lise öğrenimimi TED Kayseri Koleji ‘inde yaptım. Gazi Üniversitesi İngilizce Bölümü mezunuyum.

Ticarete ilk adımlarımı Kayseri’de küçük yaşlardan itibaren dedemin başlatıp babamın devam ettirdiği iş yerinde uzunca yıllar bulunarak attım. 1990’dan itibaren, otomotiv sektöründe devam ediyorum.

“GÜCÜMÜZE GÜÇ KATTIK”

Firmanızın kuruluş süreci, gelişimi ve bugünkü faaliyetleri ile ilgi bilgi verir misiniz?

Sadece Mersin’in değil, Türkiye’nin de ilk otomotiv bayilerinden olan firmamız, 1971 yılında faaliyete başladı. 51 senelik onurlu bir geçmişin sorumluluğu ile bugün de hizmet vermeye devam ediyoruz.

1971 yılında Tofaş ve ilk ürünü Murat 124 ile başlayan otomotiv girişimimize, 2014 yılında Toyota’yı da ekleyerek, gücümüze güç kattık. Markalarımızın küresel vizyonuna olabildiğince uyum sağlayarak, geleceğe güvenle yürüyoruz.

Sektöre ilk girdiğimizde sadece bir yazıhanenin olması yeterli iken, zaman içerisinde gelişen ihtiyaçlar nedeniyle, iki Fiat ve bir Toyota olmak üzere üç plazada hizmet verir hale geldik.

Şu anda konusunda eğitimli ve deneyimli 110 personel ile Fiat Mersin, Fiat Tarsus ve Toyota Mersin plazalarımızda, yeni araç satışı, ikinci el araç satışı, satış sonrası hizmetler (Mekanik, Kaporta-Boya, Yedek parça) ile sigortacılık hizmetlerini sunuyoruz.

“HER ZAMAN İYİNİN DE İYİSİ OLMAYI HEDEFLİYORUZ”

Şirket olarak sektörde nasıl bir farklılık yaratıyorsunuz?

Kısa vadeli kazançlar yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir şirket yaratabilmek için zamanın ruhunu, insanların beklentilerini anlamaya ve karşılamaya çalışarak hizmet üretiyoruz.

Temel değerimiz olan; “Zorlaştırmayacağız, kolaylaştıracağız” ilkesine daima sadık kaldık. Bu yüzden süreç ve uygulamalarımızı sürekli sorguluyor ve geliştiriyoruz. Daha iyisini yapma kararlılığımızın bizi geleceğe taşıyacağına inanıyoruz.

Birlik, beraberlik ve uyum içerisinde; doğru işleri, doğru zamanda ve doğru yapabilme kabiliyetini geliştiren şirketlerin etkin ve başarılı olacaklarına inanıyoruz.

Bugün doğru adımları atar ve işimizi hakkını vererek yaparsak, sadece müşterilerimize, çalışanlarımıza, paydaşlarımıza değil, Mersin’imize, Türkiye’mize de katkı ve değer yaratmış oluruz.

“KENDİMİZE ÖZGÜ BİR ŞİRKET KÜLTÜRÜ HEDEFLİYORUZ”

Firma olarak mevcut yatırımlarınız ve gelecek hedeflerinizden bahseder misiniz?

Mevcut tesislerimizi güncel ihtiyaçlara göre iyileştirirken, çevreci teknolojileri de bünyemize kazandırıyoruz. İlk etapta Toyota Mersin plazamıza GES (Güneş Enerji Sistemi) kurduk. Devamında tüm tesislerimizi bu standarda taşımak istiyoruz.

Ayrıca Fiat Tarsus plazamızı güncel konsept kapsamında tepeden tırnağa yeniliyoruz. Kısa süre içerisinde tamamlayacağız.

Geleceğe ulaşabilmek ve sürdürülebilirliğimizi sağlamak için yatırımlarımızı, nitelikli insan yetiştirmek ve dijital teknolojimizi geliştirmek üstüne yapıyoruz.

Otomotiv sektöründe nitelikli insan ihtiyacı had safhada. Özellikle teknik birimler için eleman bulunurluğunda sorun yaşanıyor. Geleneksel çıraklık-kalfalık-ustalık sistemi oldukça zayıflamış durumda. Bu sorunu aşmak için Teknik okullarla yaptığımız işbirlikleri sayesinde gençlere işbaşı eğitimi verirken, gelecekte ihtiyacımız olan personeli de kendi şirket kültürümüz içinde yetiştiriyoruz. Satış ve idari birimler için de aynı mantıkla hareket ediyoruz.

Uzun yıllardır kendi yazılımlarımıza yatırım yaparken, dijitalleşmenin önem kazanmasıyla, bu alandaki faaliyetlerimizi yönetebilmek için uzmanlar istihdam etmeye başladık. Mevcut sabit tesislerle sınırlı kalmayıp, dijital platformlarda da tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamak ve onlara ulaşmak için yeni uygulamaları devreye alıyoruz. Bu alanda fark yaratmak ve sektör öncüsü olmak istiyoruz.

Nitekim bu konularda yaptığımız işler ve geliştirdiğimiz projelerle uluslararası düzeyde başarılar elde etmeye başladık ve bunu daha ileri aşamalara taşıyacağız.

“DEĞİŞİMİ KUCAKLAMAYA HAZIRLANIYORUZ”

Otomotiv sektörünüzün geleceğini ve şirketinizin bu gelecekteki yerini nasıl görüyorsunuz?

Değişimin en hızlı yaşandığı sektörlerin başında otomotiv geliyor. Özellikle karbon emisyonlarını dikkate alan ürünlere yönelim ve teknoloji çok hızlı gelişiyor. Tüm dünyada Hibrit ve Elektrikli araçların pazar payı, hızla artmaya devam ediyor.

Bunun yanında Mobilite kavramı da artık sektörümüzün temel yapı taşlarından birisi haline geldi. Teknoloji geliştikçe insanların yaşam tarzları da değişiyor. Satın alınan ürün ve hizmetlerin hayatı kolaylaştıracak çözümler içermesi bekleniyor. Otomotiv üreticileri de, güvenli ve otonom hareket özgürlüğü beklentisini karşılamak için mobilite yatırımlarını artırıyor.

Temsil ettiğimiz markaların bu alanlardaki girişim ve gelişimleri, bizi gelecek açısından umutlandırıyor.

Bunun yanında alışılmış satış hizmetleri de hızla dijitalleşme eğiliminde. Satış sonrası hizmetler, geleneksel konumunu uzun vadede de sürdürme eğiliminde. Biz Boranlar Otomotiv olarak, tüm birimlerimizle bu değişimi kucaklamaya hazırız. Ülkemize, markalarımıza ve kendimize duyduğumuz güven sayesinde, gelecekte de sektörümüzün önemli bir oyuncusu olmayı hedefliyoruz.

“YAŞADIĞIMIZ ÇEVREYE DUYARSIZ OLAMAYIZ”

Sosyal sorumluluk projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

51 yıllık bir şirket olmanın getirdiği olgunlukla, elbette yöremizdeki sorun ve ihtiyaçlara duyarsız kalmamız söz konusu olamaz. Kuruluşumuzdan bu yana, özellikle eğitim ve sağlık alanında birçok gelişim ve destek projesinin içerisinde etkin olarak yer aldık. Bunları sıralamak röportaj sınırlarını aşacaktır. Ayrıca bu tür çalışmaların sessizce yapılmasının daha doğru olduğunu düşünüyoruz.

“HİÇ BİR EMEK KARŞILIKSIZ KALMAZ”

Türkiye’nin En iyi Toyota Bayisi (Ichiban) ve Dijitalleşme kategorisinde Avrupa’nın En İyisi (Going Beyond) ödülüne layık görüldünüz. Bu ödüllerin içeriği nedir? Başarınızın sırrı nedir?

51 yıllık geçmişiz boyunca, ulusal alanda birçok farklı konuda başarı ödülleri almıştık. Ancak bu kez, çabalarımızın Avrupa çapında değerlendirilmesi ve ödüllendirilmesinden büyük gurur duyduk. Bu yıl Toyota Avrupa tarafından iki konuda ödüllendirildik.

ICHIBAN

EN İYİ BAYİ ÖDÜLÜ

Ödüllere adını veren ve Japonca ‘Birinci’ anlamına gelen “Ichiban”, Toyota’nın müşteri memnuniyeti sloganı olan ve “Önce Müşteri” anlamına gelen Japonca “Okyakusama Ichiban” cümlesinden alınmış.

En başarılı bayiler, sadece satış performansı ve müşteri deneyimi üzerinden değil, aynı zamanda bunun da ötesine geçerek farklı kriterlerde başarı göstererek bu ödülü kazanıyorlar. Kriterler arasında sürdürülebilirlik, mobilite hizmetleri ve topluma katkı gibi başlıklar da dikkate alınıyor.

Avrupa Toyota Bayi ağından 2 bin 500’ün üzerinde katılımcının yarıştığı ödüllerde, yetkili satıcılar “Şehrin En İyi Bayisi” olma hedefiyle farklı yaklaşımlar sergileyerek öne çıkmaya çalışıyorlar. Her ülke, kendi içindeki en iyi bayiyi seçiyor. Sadece 47 bayi “Ichiban” ölülünü alıyor. Toyota Plaza Boranlar olarak, Türkiye’nin En İyi Bayisi seçilerek bu ödüle hak kazandık.

Ichiban ödülleri organizasyonu, G7 zirvesinin de düzenlendiği Alman Alpleri’ndeki özel bir kale olan Schloss Elmau’da düzenlendi. Ödülümüzü, Toyota Avrupa Başkanı ve CEO’su Matt Harrison’ın elinden aldık.

Ödülün ötesinde; Toyota Avrupa Başkanı ve CEO’su Matt Harrison’un takdiri bizim için çok değerli oldu.

“Sizler, en iyinin de iyisisiniz! Müşteri beklentilerini aşma, unutulmaz bir müşteri deneyimi yaşatma ve değişen pazar koşullarına işinizi hızla adapte etme konusunda rol model oldunuz.”

Bu şekilde takdir edilmek, Boranlar Otomotiv ailesine büyük sorumluluk yüklediği gibi gelecekte atacağımız adımlar için bize güç de verdi.

GOING BEYOND ÖDÜLÜ

Avrupa çapında seçilen En İyi 47 bayiden sadece altısının, altı ayrı kategoride ortaya koyduğu başarılı proje çalışmaları, “Going Beyond Ödülü” ile onurlandırılıyor. Zamanın ötesinde şeklinde Türkçeleştirebileceğimiz bu ödüller En İyilerin, En İyisi ödülü olarak da ifade ediliyor.

Going Beyond Ödülü; müşteri deneyimi, dijitalleşme, çalışan deneyimi, sosyal ve çevresel duyarlılık, operasyonel etkinlik ve kullanılmış araç (ikinci el) kategorilerinde veriliyor. Ne mutlu ki, Dijitalleşme kategorisinde geliştirdiğimiz projemizle, bu ödüle de layık görüldük.

Bu ödülümüzü de, Toyota Avrupa Satış ve Pazarlama Başkanı Didier Gambart’ın elinden aldık. Ödül töreninin ardından Dijitalleşme projemiz hakkında Didier Gambart ile yaklaşık 45 dakikalık karşılıklı bir görüşme yaptık. Bu görüşmede, projemizin içeriği ile ilgili detaylı soruları yanıtladığımız gibi gelecekte yapabileceklerimiz hakkında da çok değerli ipuçları elde ettik.

“İchiban” ödülünün üstüne “Going Beyond” ödülünü de almamız, başarılarımızın tesadüf olmadığının önemli bir göstergesidir diye düşünüyoruz. Bu sonuçların elde edilebilmesinin anahtarlarını, röportajımızın önceki kısımlarında bulabilirsiniz.

“BİLEREK, ÖĞRENEREK, SEVEREK YAPILAN DOĞRU İŞLER BAŞARIYI GETİRİR”

Genç girişimcilere önerileriniz nedir?

‘’Güvenilir olmak zenginliktir, güvenilir olmak kazanç yollarını açar…’’ felsefesine sadık kaldıkları ve kendi yeteneklerine uygun ve sevdikleri işi yaptıkları zaman, başarı kaçınılmaz olacaktır.

Aileden gelen mesleklerini devam ettiren ve üzerine zamanın ruhuna uygun çözümler ekleyen genç nesillerin, sürekli başarılı olduklarını gözlemliyoruz. Yani; atadan gelen ve ailenin geçimini yıllarca temin ettikleri gelir kaynaklarına önce sahip çıkmalarını sonra da üzerine sabırla kendi emek ve yüreklerini koymalarını tavsiye ederim…

Kim daha çok biliyor,

Kim daha çok düşünüyor,

Kim daha çok ileriyi görüyorsa,

O kazanır.

Ama şans da lazım.

İşte hayat budur…

Kurtuluşumuzun ve kuruluşumuzun mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çok değerli bir deyişi ile sözlerimi tamamlamak istiyorum:

“Çalışmadan, öğrenmeden, üretmeden rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”

Okumaya Devam Et

Instagram

“MAKYAJDA ÇALIŞMA TARZIMIZ TAMAMEN KİŞİYE ÖZEL BİR ÇALIŞMA”

‘Doğal güzellik’ vizyonu ile yaptığı çalışmalarıyla dikkatleri üzerine çeken Hatice Nur Make-Up Studio markasının kurucusu Hatice Nur, makyaj sanatının sırlarını MERSİ okurlarına anlattı…

Published

on

Makyaj konusunda aldığı eğitimlerle kendisini sürekli geliştiren, her zaman kişinin ten rengine ve yüz yapısına en uygun tarzı arayan Hatice Nur, işini büyük bir aşkla yapan bir Make-Up sanatçısı. Kadınları daha genç ve doğal göstermek adına en doğru yöntemleri kullanarak, çarpıcı güzelliği onlara sunan Hatice Nur, Ukraynalı makyaj sanatçısı Anna Maksymen’den aldığı eğitimlerle donanımlı ve eğitimli bir Make-Up artist olmanın detaylarını, iyi bir makyajın sırrını ve kadınları makyajla gençleştirmeyi nasıl başardığını Mersi okurları için konuştuk.

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Sektöre 16 yıl önce Konya da başladım. Ardından evliliğim ile birlikte 6 yıl önce Mersin’e yerleştim ve 6 yıldır da Mersin’de aralıksız olarak çalışmaya devam etmekteyim. Şu an ise bu sektörde 16 yıl boyunca edindiğim bütün tecrübelerim ile yarattığımız Hatice Nur Make-Up Studio markamızla, Mersin’in güzel kadınlarına yeni yerimizde hizmet sunmanın heyecanı ve mutluluğunu yaşıyoruz.

Makyaj sanatçısı olmaya nasıl karar verdiniz?

Sektörde başladığım ilk andan itibaren makyaj sanatına olan özel ilgimi keşfetmem ile bu alanda devam etmem gerektiğine karar verdim.

Bu sanatın inceliklerine ve detaylarına daha fazla hâkim olmam gerektiğini düşünerek 2012 yılında Ukraynalı makyaj sanatçısı Anna Maksymen ile eğitim ve gelişim serüvenim başladı. Akabinde profesyonel makyaj hayatım başlayarak bugün dahi yeni trendleri takip edebilmek adına mesleki gelişimim devam etmektedir. Makyaj sanatı hiç durmayan bir yenilenme dinamiğine ve değişken trendlere sahip olduğu için biz makyaj sanatçılarının bu dinamiğe ayak uydurmamız ve trendleri yakalamamız gerekiyor.

Hatice hanım, sizi makyaj konusundaki uzmanlığınız ile tanıdık. Salonunuzda ki bunun yanı sıra birçok güzellik ve bakım uygulamasını da gerçekleştiriyorsunuz bu uygulamalardan da bahsedebilir misiniz?

Hatice Nur Make-up Studio olarak servis verdiğimiz işlemlerden yoğun talep görenler; profesyonel makyaj, microblading kaş tasarımı, ipek kirpik, kaş dizaynı, kirpik botoksu, kaş laminasyonu ve manikür-pedikür işlemlerimizdir.

Bu arada güzel gelinlerimizi de atlamayalım. Gelinlerimizi bu özel günlerinde saç tasarım ve profesyonel makyaj alanlarında da yalnız bırakmıyoruz. Özel saç tasarım ekibimiz ve ben, gelinlerimizin bu mutlu günlerini sorunsuz ve keyifle geçirmeleri için elimizden geleni büyük bir zevkle yapıyoruz.

Yaptığınız uygulamalarda sizi farklı kılan özellikler nelerdir?

Makyajda çalışma tarzımız tamamen kişiye özel bir çalışma. Kişiye özelden kast ettiğimiz herkesin yüz hatları birbirinden farklı, ten pigmentleri, ten dokuları birbirinden farklı ve en önemlisi ifadeleri ve istekleri farklı.

Çalışmaya başlamadan önce yapılması gereken en önemli aşama öncelikle kişinin beklentisini anlayabilmek bununla birlikte istediği tarzın kendi ten ve yüz hatlarıyla uyum oranını doğru analiz ederek danışanı doğru yönlendirebilmek. Sonrasında mutluluk kaçınılmaz 🙂

En sık yapılan makyaj hataları nelerdir?

Günümüzde meslektaşlarımızın yaptıkları en büyük hata danışanlarının istek ve beklentilerini anlayamadan direkt kafalarında ki hazır olan çalışmayı her yüzde aynı şekilde uygulamaya çalışmaları.

Bunun yanında uygulama anlamındaki eksiklikler ten makyajında çok fazla koyu fondöten kullanılması, abartılı highlighter kullanımı ve ruj kalemi ile ruj renklerinin uyumsuz kullanımı.

Aslına bakarsanız makyajdaki olumsuz durum, ifadelerimizin öncüsü ve belirleyicisi olan kaşlarımız içinde geçerli. Maalesef artık karşılaştığımız insanlarda neredeyse bütün kaşlar aynı gibi olmaya başladı. Dolayısıyla herkesin ifadeleri birbirinin aynısı gibi, oysaki bakışlarımıza anlam katan en büyük belirleyici olan kaşlarımızın da kendi ifademize uyumlu, natürel bir microblading çalışmasıyla kişinin beklentisini de temel alacak şekilde doğal çalışılması ve kendimizi yansıtması gerekiyor.

Düğün makyajı konusundaki önerileriniz neler?

Yüz hatlarının daha ön plana çıkaran, ancak bambaşka biri gibi olmadan, kendilerini yansıtacak en doğal ve en güzel hali olmalı. 2022 gelin makyaj trendlerimizde natürel makyajlar hâkim. Şeftali tonları, bakır tonları, pastel tonları olmak üzere doğal geçişlerle bütünleştirmeyi tavsiye ediyoruz.

Tabi ki en önemlisi makyaj öncesi cilt hazırlığı çok önemli. Gelin makyajı öncesi mutlaka peeling yapılması, cilt tipine uygun nemlendirici ve primer kullanılmalıdır. Elbette gelin adaylarının bu süreçte bol bol su tüketmeleri çok önemlidir. Cilt ne kadar temiz olursa makyajımız da bir o kadar sağlıklı ocaktır.

Okumaya Devam Et

Instagram

“SEKTÖRDE İSTENİLEN HEDEFLERE ULAŞTIK”

Pandemi döneminden sonra lojistik sektöründe kartlar yeniden dağıtıldı. Mersin’den Avrupa’ya hizmet sunan Musa Özkan Lojistik’in Yönetim Kurulu Başkanı Faysal Özkan,  lojistik sektörünün bugünü ve geleceğini MERSİ okuyucuları için değerlendirdi.

Published

on

Ülkemizin en önemli ve en işlek uluslararası limanına sahip, ulaşım olanağı ve gelişmiş serbest bölge faaliyetlerini barındıran Mersin, lojistik gücüyle Türkiye’yi dünyaya açıyor. Türkiye’de lojistik sektörünün henüz çok genç bir sektör olduğunu dile getiren Musa Özkan Lojistik’in Yönetim Kurulu Başkanı Faysal Özkan, firmalarının sektörde istenilen hedeflere ulaşmış ve kurumsallık yönünde ilerleyen bir firma olduğunu dile getirdi.

Kendinizden ve firmanızın kuruluş sürecinden bahseder misiniz?

1989 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesinde doğdum.  Nusaybin Lisesi’nden mezun oldum. 2014 yılında Mersin’e yerleşme kararı aldım. Daha sonra Mersin’de Musa Özkan Lojistik’i kurduk. Firmamızı kurduktan sonra kendi bünyemizde her geçen gün büyüdük. Şuan Avrupa’nın her yerine ithalat ve ihracat olarak hizmet vermeye devam ediyoruz.

“MERSİN, ÖNEMLİ BİR LOJİSTİK MERKEZİ”

Yatırımlarınızı Mersin’de yapmanızdaki en büyük etken nedir?

Mersin coğrafi konumu, kapasitesi ve geniş hinterlandının yanı sıra yurt içi ve yurt dışına olan çok yönlü bağlantı kolaylığının sağladığı avantajlarla yalnız Türkiye’de değil aynı zamanda Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’de en önemli lojistik merkezi konumundadır. Öte yandan Mersin’in sahip olduğu liman alanı, işçi sayısı, gemi kabul kapasitesi, konteyner stoklama kapasitesi ile Türkiye’nin en büyük limanına sahip bir kent.

Musa Özkan Lojistik şu anda sektörde nerede?

Musa Özkan Lojistik, sektöründe istenilen hedeflere ulaşmış ve kurumsallık yönünde ilerleyen bir firmadır. Mersin’de lojistik denildiğinde akla ilk gelen firmalardan biri olmanın gururunu fazlasıyla yaşıyoruz. Amacımız işimize duyduğumuz saygı ve insanlara verdiğimiz güven ile işimizi aynı özveriyle devam ettirmektir.

“İSTENİLEN ZAMANDA VE YERDE HİZMET VERMEKTEYİZ”

Musa Özkan Lojistik olarak sektörde nasıl bir farklılık yaratıyorsunuz?

Sektördeki en büyük farkımız sunduğumuz kaliteli hizmet anlayışıdır. Sektördeki rekabet koşullarında farkımızı yaratarak son model araçlarımızla ve güçlü kadromuz ile birlikte istenilen zamanda istenilen her yerde hizmet vermekteyiz. Musa Özkan Lojistik rekabet koşullarında ve sektörde oluşabilecek risklere karşı her zaman güçlü bir yapıda olmuştur ve olumsuz etkenleri sıfıra indirgemeyi başarmıştır.

Lojistik sektörünün bugünü ve geleceğini nasıl değerlendirirsiniz?

Tüm dünyada tedarik zincirinin kırıldığı lojistik sektöründe kartlar yeniden dağıtılmaya başlandı. Son yıllarda tedarik zincirinde Uzakdoğu yerine Türkiye’nin tercih edilmesi lojistik sektöründe önemli fırsatlar yarattı. Dolayısıyla ülkemizde lojistik sektörü son yıllarda gelişme gösteren genç bir sektördür.  Musa Özkan Lojistik firması olarak sektöre sunmuş olduğumuz en büyük katkı örnek bir firma olabilmemizdir.

“PANDEMİDE LOJİSTİKÇİLER ÖNEMLİ BİR ROLDE YER ALDI”

Dünyayı etkisi altına alan ve etkisini hala derinden hissettiğimiz koronavirüs salgınının sektöre etkilerini değerlendirir misiniz?

Pandemi krizinde tüm sektörler gibi lojistik sektörü de oldukça etkilendi. Yalnız lojistik öyle bir sektör ki büyük sorunlar dahi olsa devam etmesi gereken bir iş alanı.

Sektör, başta tıbbi malzeme ve ilaçlar olmak üzere salgından olumsuz etkilense de, ihtiyaç duyulan ürünlerin nihai tüketiciye ulaştırılması noktasında önemli rolde lojistikçiler yer aldı.

Uygulanan kısıtlamalar ile tüketim davranışlarının değiştiği, dijitalleşmenin çok hızlı gelişim gösterdiği ve bu değişime uygun yeni iş modellerinin hayata geçirilmeye başlandığı bu süreçte, lojistik sektörünün tüm paydaşları esnek çözümler üretmeye çalışarak hizmet vermeye başladı.

Okumaya Devam Et

Trendler