Connect with us

Aktualite

BALANDIZ’DA ATA TOHUMU SARI BUĞDAYIN İLK HASADI YAPILDI

Mersin’in Silifke ilçesi Balandız Mahallesinde, Büyükşehir Belediyesi tarafından dağıtılan ata tohumlarından üretilen yöreye özgü sarı buğdayın ilk hasadına, Başkan Vahap Seçer de katıldı.

Published

on

Mersin’in Silifke ilçesi Balandız Mahallesinde ata tohumu sarı buğdayın ilk hasadı yapıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından dağıtılan ata tohumlarından üretilen yöreye özgü sarı buğdayın ilk hasadına Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de katıldı. Başkan Seçer, eşi Meral Seçer ile birlikte “Bereketli olsun” diyerek, tarlada orakla buğday hasat etti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Silifke ziyareti kapsamında Balandız Mahallesinde üretilen sarı buğdayın ilk hasadını gerçekleştirdi. Tarlada orakla buğday hasat eden Seçer, ata tohumlarının desteklenmesine devam edeceklerini söyledi.

Balandız’da üretilen buğdaylar, Mersin Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi (Mersinden Koop) tarafından Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatının 2 katına alınacak, talepler doğrultusunda MER-EK Ekmek Fabrikası başta olmak üzere un ya da bulgur olarak değerlendirilecek.

“Tohum ıslahında çok mesafe alındı”

Başkan Seçer, sarı buğday hasadı için gittiği Balandız’da üreticilere seslendi ve “Türk çiftçisinin faydasına, toplum sağlığının yararına olan sadece Türkiye’de değil tüm dünyada standart cins tohumların, yerel çeşitlerin tekrar hatırlanıp üretime katılmasına, daha sağlıklı, daha lezzetli, daha damak zevki yüksek çeşitlerin oluşturulmasında, tekrar ortaya çıkarılmasında önemli bir çalışma” dedi.

Nüfusun arttığını, insanların ihtiyaçlarının ve taleplerinin çoğaldığını belirten Seçer, “Bu talepler doğrultusunda da tarımda yapılan bilimsel çalışmalarda özellikle tohum ıslahında çok mesafe alındı. Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim, Allah her şeyi bir arada vermiyor. Tarımda bir ürün yetiştiriyorsunuz, bir çeşit tohum ekiyorsunuz, lezzeti, rengi, albenisi çok güzel ama bakarsınız ki raf ömrü daha kısadır ya da verimi azdır, mutlaka bir eksiği vardır. Şimdi hiçbir alanda eksiği olmayan tohumlar yetiştirilmeye çalışılıyor. Tohumları çok zorlayınca, o da canlı bir organizma, ortaya farklı sonuçlar çıkıyor. Dünyada genetiği değiştirilmiş organizmalar, tohumlar tartışılıyor. İnsan ve halk sağlığını tehdit eden sonuçlar da görebiliyorsunuz” diye konuştu.

 

“En yüksek düzeyde bütçeyi tarıma ayırmaya çalışacağız”

Seçer, Balandız’da bu proje kapsamında üretimi yapılan sarı buğdayın kamuoyuna duyurulmasının ardından taleplerin arttığını dile getirerek, “Çünkü insan, diğer standart çeşitler, piyasada satılan unlardan alınıp yapılan ekmeklere, hamurundan elde ettiğimiz diğer ürünlere göre çok daha lezzetli buluyor. Çok farklı bir lezzeti oluyor. Bunları yaygınlaştırmaya çalışacağız. Bu ilk ve son çalışmamız olmayacak. Bugün buğdayda çalışıyoruz ki, buğdayın anavatanı burası. Anadolu, tohum çeşitliliği açısından çok zengin bir yer, birçok bitkinin anavatanı. Bu kadim Anadolu topraklarında 3 bine yakın böyle tohum var. Toroslar’da inceleme yapın, bugüne kadar hiç görülmemiş çeşitler görürsünüz ve dünyanın hiçbir tarafında bulamazsınız” ifadelerini kullandı.
İdareciler olarak çiftçinin önünde saygıyla eğilmeleri ve onları yaşatmaları gerektiğini ifade eden Seçer, “Tarımsal desteklerimiz kendi ölçeceğimizde en üst seviyede devam edecek. Ziraatçı ve tarımın önemini bilen bir başkanın olması önemli bir avantaj. Ayırdığımız bütçeler içerisinde en yüksek düzeyde bütçeyi tarıma ayırmaya çalışacağız. Bundan sonra da daha iyi noktalara gelmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatının 2 katına alacağız”

Başkan Seçer, Türkiye’de tarımsal politikaları yürüten kurumun Tarım ve Orman Bakanlığı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
“Biz de kendi ölçeğimizde yardımlarımızı yapmak istiyoruz ve yapacağız. Sulama borusu dağıtımımız bitti, yaklaşık 12 bin metre civarında çelik boru, HDPE boru dağıtımını Silifke’de gerçekleştirdik. Daha önce 60 bin civarında lavanta fidanı dağıtımımız oldu. Sonbaharda alıç ve zeytin fidanı dağıtacağız. Mersin’de her bölgenin, yörenin bitki çeşitliliğine göre fide, fidan yardımları kaçınılmaz. Üreticiye bu destekleri vereceğiz. Mutlaka ata tohumların desteklenmesi devam edecek. Biz, Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitü Müdürlüğü nezaretinde 65 dekarda 13 çiftçimize bu desteği verdik. Şimdi hasat da yapacağız. Biz bunları Toprak Mahsulleri Ofisinin alım fiyatının 2 katına alacağız. Her türlü projeye, işbirliğine, desteğe açığız. Mersin’in her bölgesinde sizle beraber bu çalışmaları sürdürmek isteriz. Sulama borusu dağıtımına önem veriyoruz. Bu yıl 60 bin metre projeksiyonumuz var, gelecek yıl artacak.”

 

“25 aileye koyun ya da keçi vereceğiz”

Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak başlayacakları yeni proje hakkında da bilgi veren Seçer, “Proje bana ilk anlatıldığında 40 aile olarak planlama yapıldığı söylendi, yüzde 50 oranında arttırarak, 60 aile ile başlayacağız. Her ailemize 25 koyun ya da keçi vereceğiz. Kol gücü ile çalışıp, yevmiye ile aylıkçı olarak çalışıp, hayvancılıktan anlayan, küçük aile işletmesi olan Toroslar’ın eteklerinde, köylerinde çok aile var. Ama adamın işletme sermayesi yok, parası yok. Biz belediye olarak 25 koyunu ya da keçiyi, yemini, veteriner hizmetlerini verelim, her türlü yardımı yapalım, gidelim denetleyelim. Veteriner Odası ile Tarım İl Müdürlüğü ile beraber yürütüyoruz bu kampanyayı. Şu anda arkadaşlarımız çalışmalarını yapıyorlar, üreticiler belirleniyor, alınacak çeşitler belirleniyor. Sonbaharla beraber bunu da hayata geçireceğiz.”

“Kooperatifler çoğalsın, sizler de bir araya gelin”

Birlik ve beraberliğin önemine dikkat çeken Başkan Seçer, “Girişimcilik güzel, herkes elini taşın altına koymalı ama birlikte çalışma kültürü geliştirmeliyiz. Kooperatifleşme onun için önemli. Kadın üreticilerimizin el emeğinin, göz nurunun ekonomik değere döndüğü bir kooperatif oluşturduk. Kooperatifler çoğalsın, sizler de bir araya gelin. Biz, belediye olarak her konuda ticari faaliyetlerde bulunamayız ama bu çalışmaları destekleriz. Tarsus’ta bir kooperatif kurulmuştu. Bizden önceki yönetim zeytin işleme tesisi yapmış. Geldik, iş durmuş. Finansal destek yaptık. Pandemi sürecinde her yoksulun, her ihtiyaç sahibinin evine kolilerle gıda yardımı gönderdik. O kolilerdeki zeytinlerin önemli bir kısmı o kooperatiften alındı. Ellerinde ne kadar varsa tamamını aldık. Bunları arttırabiliriz” diye konuştu.

“Elimizde 3 bin tane yerel buğday popülasyonu var”

Konya Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Fatih Özdemir de enstitü olarak ellerinde şu anda 3 bin tane farklı yerel buğday popülasyonu olduğunu dile getirerek, bu tohumları gen bankalarına da kazandırdıklarını ifade etti. Yerel buğdayların binlerce yıl öncesinden günümüze kadar geldiğini dile getiren Dr. Özdemir, “Yerel buğdayları koruyarak, bu güzel alanlarda bir şekilde devamını hem sağlayıp hem de muhafazasını sağlayarak gelecek nesillere aktarmakla görevliyiz” dedi.
Başkan Seçer ile meslektaş olmaktan duyduğu gururu anlatan Dr. Özdemir, “Ülke genelindeki ‘Yerel Buğdaylar Yerinde Yeşeriyor’ çatı projesi kapsamında, bize Mersin’de destek verdikleri için huzurlarınızda tekrar teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • MERSİN'İN SİLİFKE İLÇESİ BALANDIZ MAHALLESİNDE ATA TOHUMU SARI BUĞDAYIN İLK HASADI YAPILDI. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARAFINDAN DAĞITILAN ATA TOHUMLARINDAN ÜRETİLEN YÖREYE ÖZGÜ SARI BUĞDAYIN İLK HASADINA MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI VAHAP SEÇER DE KATILDI. BAŞKAN SEÇER, EŞİ MERAL SEÇER İLE BİRLİKTE "BEREKETLİ OLSUN" DİYEREK, TARLADA ORAKLA BUĞDAY HASAT ETTİ. (KIYMET GÖKÇE/MERSİN-İHA) Mersin'in Silifke ilçesi Balandız Mahallesinde ata tohumu sarı buğdayın ilk hasadı yapıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından dağıtılan ata tohumlarından üretilen yöreye özgü sarı buğdayın ilk hasadına Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de katıldı. Başkan Seçer, eşi Meral Seçer ile birlikte "Bereketli olsun" diyerek, tarlada orakla buğday hasat etti.

  • Balandız’da ata tohumu sarı buğdayın ilk hasadı yapıldı

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aktualite

MERSİN’DE KİRA GELİRİ POTANSİYELİ OLAN KONUTLARA SIKI TAKİP

Mersin’de Hazine ve Maliye Bakanlığının kira geliri potansiyeli olan konutların tespiti için başlattığı çalışmalar sürüyor.

Published

on

Kira gelirlerinin vergi dışı bırakılmasının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan çalışma kapsamında, vergi dairelerince, belirlenen adreslere tebligat gönderiliyor. Tebligat alarak vergi dairelerine başvuran kiracılardan gerekli bilgiler talep edilerek elektronik ortama aktarılıyor. Kontrollerin ardından beyannamelerinde uyumsuzluk olan ve hiç beyanname vermeyen mükelleflere yönelik yasal işlem başlatılacağı öğrenildi.

Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Mehmet Sinan Canpolat, kirada konutları olan mülk sahiplerinin gelir beyannamelerini mart ayında verdiğini söyledi. Kira gelir vergisi ile ilgili Maliye Bakanlığının çalışma başlattığını hatırlatan Canpolat, bu uygulamanın Mersin’de de gerçekleştirildiğini belirtti. Kent genelinde tebligatların dağıtılmaya başladığını ifade eden Canpolat, “Mart ayı sonunda verilecek kira beyannamelerin tespitiyle ilgili kentimizde de kiracılarımıza tebligatların geldiğini ve Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Denetim Koordinasyon Müdürlüğüne davet edildiklerini duyuyoruz. Kiracılara, ikamette kaç yıl oturdukları, ne kadar kira verdikleri, kira artışının ne kadar olduğu, bu ödemeleri hangi kanal aracılığıyla yaptıkları soruluyor” dedi.

“CEZAİ İŞLEMLE KARŞILAŞMAMAK İÇİN KİRA GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNİ ZAMANINDA VERİLMELİ”

Kendilerinin de sürece katkı sunduğunu dile getiren Canpolat, vergilerin devlet gelirlerinde vazgeçilmez bir kalem olduğunu vurguladı. Kirada konutu bulunan mülk sahiplerinin herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için kira gelir vergisi beyannamesini zamanında vermesini öneren Canpolat, şöyle devam etti:

“Hükümetimiz her konuda ivedilikle çalışmalar yürütüyor. Maliye Bakanlığımız da kira gelir vergilerinin ödenmesi noktasında çalışmalarına hız verdi. Türkiye genelinde gerek meslektaşlarımızdan, gerek meslektaşlarımızın kiraya verdiği kiracılar aracılığıyla mülk sahiplerinin mart ayı sonunda ödenecek kira gelir beyannamesinin verilmesi noktasında her türlü platformu deniyorlar. Kirada konutu olan mülk sahiplerimizin de herhangi bir cezai işleme maruz kalmaması için Maliye Bakanlığımız ile görüşerek, onların da bilgisini alarak en azından bu konuda duyarlı olup işlemlerini yönetmeleri gerekiyor.”

“KONUTU OLAN EMEKLİLERE UYARI”

Emeklilerin vergi anlamında bazı konularda muaf olduğuna değinen Canpolat, “Biliyorsunuz emekliler bazı konulardan muaf. Normalde çevre temizlik vergisi, emlak vergisi noktasında emeklilerimiz bir dairesi olduğu zaman bundan muaf oluyorlar ve ödeme yapmıyorlar. Ama kira gelir vergisi beyannamesi ile ilgili diyalog halinde olsunlar. Çünkü böyle bir muafiyet yok. Böyle bir düşünceye kapılıp da sıkıntı yaşamamalarını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Aktualite

KONUT SATIŞINDA DÜŞÜŞ DEVAM EDİYOR, YABANCILARA SATILAN KONUTLARDA MERSİN ZİRVEDEKİ YERİNİ KORUYOR

Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu.

Published

on

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Konut Satış İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu. Konut satışlarında İstanbul 13 bin 423 konut satışı ve yüzde 16,7 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 6 bin 709 konut satışı ve yüzde 8,4 pay ile Ankara, 5 bin 250 konut satışı ve yüzde 6,5 pay ile Antalya izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 17 konut ile Ardahan, 38 konut ile Hakkari ve 40 konut ile Bayburt oldu.

 

İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI 5 BİN 915 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 63,5 azalış göstererek 5 bin 915 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Ocak ayındaki ipotekli satışların bin 404’ü ilk el satış olarak gerçekleşti.

 

DİĞER SATIŞ TÜRLERİ SONUCUNDA 74 BİN 393 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde diğer konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 azalarak 74 bin 393 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 92,6 olarak gerçekleşti.

 

İLK EL KONUT SATIŞ SAYISI 25 BİN 263 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 azalarak 25 bin 263 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 31,5 oldu.

 

İKİNCİ EL KONUT SATIŞLARINDA 55 BİN 45 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,6 azalış göstererek 55 bin 45 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 68,5 oldu.

 

YABANCILARA OCAK AYINDA 2 BİN 61 KONUT SATIŞI GERÇEKLEŞTİ

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,5 azalarak 2 bin 61 oldu. Ocak ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 2,6 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 747 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 710 konut satışı ile İstanbul ve 211 konut satışı ile Mersin izledi.

 

ÜLKE UYRUKLARINA GÖRE EN ÇOK KONUT SATIŞI RUSYA FEDERASYONU VATANDAŞLARINA YAPILDI

Ocak ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 555 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 208 konut ile İran, 127 konut ile Ukrayna, 99 konut ile Irak ve Kazakistan vatandaşları izledi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

ÖZDEMİR: “ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTTIRMALIYIZ”

Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, bakliyat sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında olduğunu söyledi.

Published

on

10 Şubat Dünya Bakliyat Günü Mersin’de etkinlikle kutlandı. Bir otelde gerçekleştirilen etkinlikte bakliyat ürünleri tanıtılırken, tamamı bakliyat ürünleri kullanılarak yapılan yemek menüsü de konuklara ikram edildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Özdemir, sağlığın en büyük zenginlik olduğunu söyledi. Herkesin ortak arzusunun sağlıklı bir nesil yetiştirmek olduğunu dile getiren Özdemir, bunun ön şartının ise bilinçli beslenmek olduğunu, bilinçli beslenmenin de sağlıklı besinlerle olacağını ifade etti.

Bakliyatın sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında yer aldığını ve diyet listelerinde başta geldiğini vurgulayan Özdemir, “Mersin Ticaret Borsası olarak bu anlamlı günü ülkemiz bakliyat ticaretini merkezi olan Mersin’imizde sizlerle birlikte kutlamayı bir görev bildik” dedi.

Dünyada 1 milyara yakın insanın yetersiz beslendiğini, 1,8 milyar insanın aşırı kilolu olduğunu vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti:

“Bunun 850 milyonu obez, 530 milyon diyabet hastası var. Her yıl gerçekleşen ölümlerin yüzde 40’ı kalp damar hastalıkları ve kanserden kaynaklanıyor. Yaygınlaşan Amerikanvari ve fast food beslenme tarzı özellikle genç nesillerimiz için önemli bir risk oluşturuyor. Tüm bu sağlık sorunlarıyla mücadelede bakliyat en etkin besin kaynakları arasında gösteriliyor. Çünkü baklagiller, protein açısından zengindir, önemli bir lif kaynağıdır, temel vitamin ve mineralleri ihtiva eder, kolesterol bulunmaz, gluten içermez, anti alerjiktir. Diğer bir özelliği ise hayvansal protein içeren diğer gıdalara kıyasla daha uzun süre bozulmadan saklanabiliyor. Bir diğer özelliği de zengin olsun, fakir olsun, her sofranın gıdası olmasıdır. Et ve et ürünleriyle benzeri protein seviyesine sahiptir. Oysa fiyat olarak kıyaslandığında bakliyat çok daha ekonomiktir, porsiyon başına maliyeti düşüktür. Sağlıklı beslenmeye olan katkısı yönüyle de gelir seviyesi yüksek sofralar için vazgeçilmezdir.”

Bakliyatın insanlar için olduğu kadar toprak için de faydalı olduğuna işaret eden Özdemir, toprağa azot salgıladığından dolayı toprağı daha verimli hale getirdiğini belirtti.

“ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTIRMALIYIZ”

Dünyada bakliyat üretiminin son 35 yılda yüzde 70 artarak 96 milyon tona ulaştığına dikkati çeken Özdemir, Türkiye’de ise tersinin yaşandığını kaydetti. Türkiye’de 30-35 yıl önce 2,5 milyon ton bakliyat üretildiğini ve yarısının ihraç edildiğini vurgulayan Özdemir, “Şu an üretim hacmimiz 1 ila 1,3 milyon arasında dalgalanıyor. Yani 1990’lı yıllarda 2,5 milyon ton üretim yaparken nüfusumuz 54 milyondu. Şimdi nüfusumuz 85 milyon oldu, üretimimiz 1 milyona düştü. Anavatanı Türkiye olan bakliyatta üretimi ve tüketimi muhakkak artırmalıyız. Türkiye bir bakliyat ülkesi. Üretim kültürümüz var, ticaret kültürümüz var. Bu zenginliğimizi kaybetmemeliyiz” diye konuştu.

Kanada’da 3 milyon ton kırmızı mercimek üretilmesine karşın bir kilo dahi kırmızı mercimek tüketilmediğinin altının çizen Özdemir, Kanada’nın ihraç etmek için üretim yaptığını kaydetti. Mersin’de bakliyat eleme ve kırmızı mercimek kırmak için önemli bir kapasite olduğunu anlatan Özdemir, “O zaman üretmemiz lazım. Çünkü Türkiye’nin enteresan bir şekilde dışarıda pazarı da var. Hala biz Kanada’da mercimeği alıyoruz, burada kırıyoruz, üçüncü ülkelere satıyoruz. Bu bir yere kadar gider. Ama esas tercih ettiğimiz kendi üretimimizi yükseltmek, büyütmek. Bir de bu baklagillerin fasulye haricinde en büyük avantajı kıraç alanlarda yetişmesi. Büyük bir şey. 25 milyon dekar nadas alanı var, 20 milyon dekar ekilmeyen alan var. Bunların beşte biri ekilse şu andaki üretim bakliyatının iki misli üretiriz” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİM ARZINDA GİDEREK BİR ARTIŞ SÖZ KONUSU”

Vali Ali Hamza Pehlivan da 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü’nün önemine işaret ederek, tanıtımın olduğu kadar üretim, işleme, paketleme, pazarlama, pazara ulaştırma ve ihracat boyutunun da olduğunu söyledi.

Bakliyatın gıda ve beslenmedeki öneminden bahseden Pehlivan, “İnsan beslenmesinde bitkisel kaynaklı proteinlerin yüzde 22’sini bakliyat teşekkül ediyor. Gene karbonhidrat olarak da yüzde 7’ye tekabül ediyor. Tabii insan beslenmesi yanında hayvanların beslenmesi konusu da var. O konuda da gene yüzde 38 nispetinde bakliyattan nasipleniliyor. Gene yüzde 5 nispetinde karbonhidrat hayvan beslenmesinde de bakliyattan elde ediliyor” dedi.

Bakliyat denildiğinde fasulyeden nohuda, mercimeğe kadar birçok ürünün akla geldiğini ifade eden Pehlivan, şöyle devam etti:

“Ülke olarak bakliyatta biz de aslında azımsanmayacak boyutta üretim gerçekleştiriyoruz. Bu sene 1,3 milyona tona tekrar çıktı. Özellikle de nohutta üçüncü mercimekte de dünyada dördüncü sıradayız. Ürün arzında son 15-20 yılda veya 30 yılda belli bir gerileme olduğu kabul edilebilir, söylenebilir ama yine son yıllarda devletimiz, Tarım ve Orman Bakanlığımızın üretim politikaları çerçevesinde sağlamış olduğu teşviklerle 1 milyon tondan 1,3 milyon tona çıktı. Dolayısıyla üretim arzında giderek bir artış söz konusu.”

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise Mersin’in, Türkiye’nin bakliyat işleme, pazarlama ve ihracat konusunda en gelişmiş yerlerinden biri olduğunu söyledi. Bakliyat sektörünün kente büyük bir ekonomik hareketlik kazandırdığını vurgulayan Seçer, “Bizim bölgemizi ilgilendiren sektörün buradaki işleme kapasitesi ve ticaret kapasitesi. Mersin Limanı, şehrin lokasyonu, bir ticaret kenti olması, Doğu Akdeniz çanağından dünyaya açılma imkanının olması, kara yolu güzergahıyla da Arap Yarımadası’na, Orta Doğu ve Kafkaslar’a ticareti mümkün olması, bakliyat sektörünü burada özellikle 1980’li yıllardan sonra çok geliştirmiş” ifadelerini kullandı.

Türk yemek uzmanı ve yazar Sahrap Soysal’ın da katıldığı etkinlik sonunda, kum sanatçısı Ramazan Yumrutepe gösteri sundu.

Okumaya Devam Et

Trendler