Connect with us

Ekonomi

BALTA: “TÜİOSB’DE TEMEL ALTYAPI ÇALIŞMALARINA BAŞLADIK”

TÜİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, ilk etapta 180 hektarlık alanda oluşturulan 70 parselin büyük bölümünü yatırımcılara tahsis ettiklerini belirterek, “TÜİOSB’nin ilk etabının 2 yıl içinde tamamlanmasını hedefliyoruz. 5 yıl içerisinde bütün fazlarının tamamlanmasıyla en az 100 yatırımcıyla birlikte modern ve görkemli bir üretim üssü haline gelecek” dedi.

Published

on

BALTA: “TÜİOSB’DE TEMEL ALTYAPI ÇALIŞMALARINA BAŞLADIK”

Mersin-Tarsus Tarımsal Ürün İşleme İhtisas Organize Sanayi Bölgesinde (TÜİOSB) temel altyapı çalışmaları başladı. TÜİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, ilk etapta 180 hektarlık alanda oluşturulan 70 parselin büyük bölümünü yatırımcılara tahsis ettiklerini belirterek, “TÜİOSB’nin ilk etabının 2 yıl içinde tamamlanmasını hedefliyoruz. 5 yıl içerisinde bütün fazlarının tamamlanmasıyla en az 100 yatırımcıyla birlikte modern ve görkemli bir üretim üssü haline gelecek” dedi.

Mersin’e ve bölgeye büyük ekonomik katkı sunması beklenen TÜİOSB’nin bir an önce tamamlanması için çalışmalar hızla sürüyor. Tarsus ilçesi Kurbanlı Köyü mevkiinde 245 hektar alanda, yaklaşık 100 yatırımcının katılımıyla hayata geçirilecek TÜİOSB’de temel altyapı çalışmaları başladı. TÜİOSB’de yatırımcılara arsa tahsisleri de devam ediyor.
TÜİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, bölgedeki çalışmalarda gelinen son durumu İHA muhabirine anlattı.

“İlk etapta oluşturulan 70 parselin büyük bölümünü yatırımcılarımıza tahsis ettik”

TÜİOSB’de en az 100 yatırımcıyla tarımsal üretime inovatif teknolojilerle yüksek katma değer kazandırmayı, kadın iş gücü ile küresel markalar oluşturmayı, 10 bin kişiye nitelikli istihdam sağlamayı hedeflediklerini belirten Gül Akyürek Balta, “28 Aralık 2019 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’ın katılımıyla temellerini attığımız TÜİOSB’de ilk etapta 180 hektarlık alanda oluşturulan 70 parselin büyük bölümünü yatırımcılara tahsis ettik. Üretim üssünde ilk etapta 7 bin kişiye istihdam sağlayacağız. İlk yatırımcılarımızın yüzde 15’i yabancı, yüzde 25’i il dışından ve yüzde 60’ı Mersin ilimizden oluştu. Adana, Eskişehir, Ankara, Mardin, İstanbul, Hatay, Bursa ve Osmaniye illerinden yatırımcılarımız var” dedi.

“TÜİOSB’nin altyapı projelerinde son teknoloji sistemleri üzerinde çalışıyoruz”

Yatırımcılara arsa tahsislerine hızla devam ederken, yatırımların başlaması için de gerekli olan temel altyapı çalışmalarına başladıklarını belirten Balta, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı iş birliği ve destekleriyle istinat duvarları ve sanat yapıları için hafriyat ve dolgu çalışmalarına da hızla başlayacaklarını söyledi. “TÜİOSB’nin altyapı projelerinde son teknoloji sistemleri üzerinde çalışıyoruz” diyen Balta, bölgenin enerji ihtiyacını yerleşke içerisinde kurulacak ortak güneş enerji santralinden temin edeceklerini vurguladı. Yenilenebilir enerji yatırımları yaparak, katılımcıların enerji birim fiyatlarını daha uygun hale getirip yurt dışı pazarlardaki rekabet güçlerini artıracaklarını ifade eden Balta, “Modern arıtma tesisinde arıtacağımız atık suyu, yeşil alanlarda sulama suyu olarak yeniden değerlendireceğiz. Lojistik maliyetleri azaltmak için de bazı çalışmalar yürütüyoruz. Bölge içerisine kuracağımız atık yönetim tesisi, ortak sağlık güvenlik birimi ve çevre laboratuvarı ile girişimcilerimizin bu alanlardaki giderlerini de minimize etmek için planlamalarımız hazır durumda” diye konuştu.

“İlk etabını 2 yıl içinde tamamlamayı hedefliyoruz”

Bölgeyi tamamlama hedeflerini de açıklayan Balta, “TÜİOSB’nin ilk etabının 2 yıl içinde tamamlanmasını hedefliyoruz. 5 yıl içerisinde 245 hektar alandaki bütün fazlarının tamamlanmasıyla en az 100 yatırımcıyla birlikte modern ve görkemli bir üretim üssü haline gelecek” ifadelerini kullandı.

“Ürünleri en yeni teknolojilerle işleyeceğiz”

Balta, bölgede gerçekleştirilecek faaliyetlere ilişkin de bilgi verdi. Mersin’in çok verimli tarım arazilerine ve zengin ürün çeşitliliğine sahip olduğuna işaret eden Balta, bu tarımsal ürünleri en yeni teknolojileri kullanarak işleyip yüksek katma değere ulaştıracaklarının altını çizerek, şöyle devam etti: “Meyve ve meyve özlerini işleyeceğiz, bölgede sadece yöremizde yetişen endemik, tıbbi ve aromatik bitkileri yüksek katma değerli mamul madde haline getireceğiz. Bölgemizde tarımsal ürünlerin katma değerini artıracak konvansiyonel kurutma yöntemlerinin dışında, ürün kalitesini ve besin değerlerini yüksek oranda koruyan mikrodalga, radyo frekansla ve dondurarak kurutma gibi teknolojiler kullanacağız. Tüm bu ürünlerin yurt içi pazarlara satılmasının yanında ağırlıklı olarak dünya pazarlarına ihraç edilmesini hedefliyoruz.”

“KOGİF Projesini hayata geçiriyoruz”

Türkiye’nin en önemli ihtiyaçlarından birisinin; eğitimli, cesur ve özgüveni yüksek kadın girişimciler olduğuna inandıklarını ve bu çerçevede Kadın Ortak Girişim Fabrikaları Projesini (KOGİF) de uygulamaya koyduklarını söyleyen Balta, “Kadın yatırımcıların, girişimcilerin ve iş gücünün, üretimde ve ticarette daha çok var olması, değişen rekabet koşullarına karşı desteklenmesi amacıyla KOGİF Projesini hayata geçiriyoruz. Çalışma hayatında, kadınların önündeki engelleri kaldırmayı, üreten, gelişen, iş ve aile yaşamında başarılı bir kadın girişimci profili hedefliyoruz. Hayata geçireceğimiz Kadın Ortak Girişim Fabrikalarında yatırımcıların, yöneticilerin ve üreticilerin ağırlığının kadınlardan oluşmasını arzu ediyoruz. Bu fabrikalarda bölgesel tarım ürünlerinden, inovatif ve yenilikçi bir yaklaşımla yüksek katma değer üreten, uluslararası markalar oluşturacağız. Burada üretilen inovatif ürünleri teşviklerle destekleyeceğiz ve Melek Yatırımcılarla buluşturacağız” şeklinde konuştu.

KOGİF’in TÜİOSB’nin en anlamlı projelerinden biri olduğunu vurgulayan Balta, burada çalışan kadınların çocukları için kreş yapacakları bilgisini de verdi. Balta, şehit eşleri ve çocuklarının istihdamı için de tüm yatırımcıların fabrikalarında kontenjan ayıracaklarının altını çizdi.

“Bölgemize yüz milyonlarca dolarlık yatırım çekmiş olacağız”

Balta, TÜİOSB’nin Mersin’e, bölgeye ve ülkeye sağlayacağı katkıyı ise şu cümlelerle anlattı:
“Mersin bölgesinde kadın iş gücü ile yüksek teknolojiden yararlanarak tarımsal üretimde küresel markalar çıkarmayı hedeflediğimiz TÜİOSB’de, 5 yıl içerisinde en az 100 yatırımcıyla 10 bin kişiye nitelikli istihdam sağlamayı amaçlıyoruz. TÜİOSB ile bölgemize sürekli değer üreten yüz milyonlarca dolarlık yatırım çekmiş olacağız.”

“Yeni normalde dünya pazarlarında üretim teknolojisini ve kalite farkını oluşturan ülkeler hızla yükselecek”
Balta, böyle bir OSB kurmakla tarımsal ürün işleme sektöründe düşük maliyetle daha verimli üretim yapmayı, yurt içi ve yurt dışı pazarlarda rekabet avantajının yanında, bölge ve ülke ekonomisine katkı ve nitelikli istihdam sağlamayı, kadın girişimciliğinin gelişmesini amaçladıklarını dile getirdi.

Balta, “Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak ani gelişen olumsuz hava olayları ve son süreçte etkisini aralıklarla artıran Covid-19 pandemisi nedeniyle tarımsal üretimde ileri teknoloji kullanılma zorunluluğunun başladığı bir süreçten geçiyoruz. Yeni normalde dünya pazarlarında üretim teknolojisini ve kalite farkını oluşturan ülkelerin hızla yükseleceğine inanıyoruz. Çünkü inovatif teknolojiler ürün kalitesinin artırmakla kalmıyor, onların yüksek katma değer kazanmasına neden oluyor. Yani ürünler teknoloji ile 7 kat daha değerli hale geliyor. Bu teknolojiler aynı zamanda gıda saklama güvenliğini en yüksek düzeye çıkaracak. Yenilikçi sanayi tesisleri yatırımları yüksek maliyetli yatırımlar gibi görünse de yerli makine üretimleri her geçen gün artıyor.

Yeni normalde tarım ve gıda sanayisinde üretilen ürünlerin sağlıklı, uygun maliyette ve güvenilir olması temel amaç ve bunun sürdürülebilir, verimli ve sürekli kılınması ise temel hedef olmak zorundadır. Covid-19 pandemisinin 21’inci yüzyılda sadece gıda güvenliğinde değil, daha birçok alanda, yeni yaklaşımların benimsenmesine neden olacağı ve değişimi getireceği açıktır. Bu sebeple sürdürülebilir gıda temini için tarım yatırımlarının önemi daha da artıyor. Biz tarımda ihracatçı bir ülkeyiz, Avrupa’da birinci, dünyada da ilk 10’un içindeyiz. Bunun daha fazlasını yaparak potansiyelimizi Mersin’e taşımamızın tam zamanı olduğunu düşünüyoruz” dedi.

“Yılmadık, tamamlamaya da kararlıyız”

Türkiye’de ilk kez bir kadının OSB’nin başında olmasının avantaj ve dezavantajlarını da değerlendiren Balta, Türkiye’de kadın olmanı, birçok alanda yarışa geriden başlamak anlamına geldiğini söyledi. “Hepimiz bu süreçleri yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz” diyen Balta, kadınların artık bu alandaki eşitsizliğin ortadan kalkmasını istediklerini vurguladı.

Balta, “Türkiye olarak kadına seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere birçok hakkın gelişmiş Avrupa ülkelerinden önce verilmesine rağmen maalesef biz toplum olarak bunları daha da ileriye götürüp her alanda kadın-erkek eşitliğini sağlayamamışız.

Kadın erkek eşitliğini sağlayamaz, toplumun yarısını oluşturan kadınlarımızı iş ve sosyal yaşama tam anlamıyla entegre edemezsek bir yanımız yarım kalır.

Kadın ve erkeğin el ele verip her alanda eşit olarak hak ve sorumluluklara sahip olması halinde gelişmiş uygar bir toplumdan bahsedebiliriz.

TÜİOSB olarak gerek bölge müdürlüğümüzde gerek fabrikalarımızda gerekse yürüteceğimiz özel projelerde gözeteceğimiz en önemli konu, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için çalışmak olacaktır.

TÜİOSB’nin fikir aşamasından bugün geldiğimiz noktaya kadın olarak neden bu işlerle uğraştığımızdan üretimin organize sanayi bölgesi kurmanın erkek işi olduğuna varıncaya kadar birçok söylemle karşılaştık. Ancak yılmadık. Bu arada çıkmış olduğumuz yolda bizleri destekleyen, cesaretlendirenler yok muydu? Elbette ki vardı.

Bizlerin cesareti, azmi ve kararlığı ve onların da destekleri sayesinde süreci bu noktaya kadar getirdik ve tamamlamaya da kararlıyız” diye konuştu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aktualite

MERSİN’DE KİRA GELİRİ POTANSİYELİ OLAN KONUTLARA SIKI TAKİP

Mersin’de Hazine ve Maliye Bakanlığının kira geliri potansiyeli olan konutların tespiti için başlattığı çalışmalar sürüyor.

Published

on

Kira gelirlerinin vergi dışı bırakılmasının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan çalışma kapsamında, vergi dairelerince, belirlenen adreslere tebligat gönderiliyor. Tebligat alarak vergi dairelerine başvuran kiracılardan gerekli bilgiler talep edilerek elektronik ortama aktarılıyor. Kontrollerin ardından beyannamelerinde uyumsuzluk olan ve hiç beyanname vermeyen mükelleflere yönelik yasal işlem başlatılacağı öğrenildi.

Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Mehmet Sinan Canpolat, kirada konutları olan mülk sahiplerinin gelir beyannamelerini mart ayında verdiğini söyledi. Kira gelir vergisi ile ilgili Maliye Bakanlığının çalışma başlattığını hatırlatan Canpolat, bu uygulamanın Mersin’de de gerçekleştirildiğini belirtti. Kent genelinde tebligatların dağıtılmaya başladığını ifade eden Canpolat, “Mart ayı sonunda verilecek kira beyannamelerin tespitiyle ilgili kentimizde de kiracılarımıza tebligatların geldiğini ve Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Denetim Koordinasyon Müdürlüğüne davet edildiklerini duyuyoruz. Kiracılara, ikamette kaç yıl oturdukları, ne kadar kira verdikleri, kira artışının ne kadar olduğu, bu ödemeleri hangi kanal aracılığıyla yaptıkları soruluyor” dedi.

“CEZAİ İŞLEMLE KARŞILAŞMAMAK İÇİN KİRA GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNİ ZAMANINDA VERİLMELİ”

Kendilerinin de sürece katkı sunduğunu dile getiren Canpolat, vergilerin devlet gelirlerinde vazgeçilmez bir kalem olduğunu vurguladı. Kirada konutu bulunan mülk sahiplerinin herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için kira gelir vergisi beyannamesini zamanında vermesini öneren Canpolat, şöyle devam etti:

“Hükümetimiz her konuda ivedilikle çalışmalar yürütüyor. Maliye Bakanlığımız da kira gelir vergilerinin ödenmesi noktasında çalışmalarına hız verdi. Türkiye genelinde gerek meslektaşlarımızdan, gerek meslektaşlarımızın kiraya verdiği kiracılar aracılığıyla mülk sahiplerinin mart ayı sonunda ödenecek kira gelir beyannamesinin verilmesi noktasında her türlü platformu deniyorlar. Kirada konutu olan mülk sahiplerimizin de herhangi bir cezai işleme maruz kalmaması için Maliye Bakanlığımız ile görüşerek, onların da bilgisini alarak en azından bu konuda duyarlı olup işlemlerini yönetmeleri gerekiyor.”

“KONUTU OLAN EMEKLİLERE UYARI”

Emeklilerin vergi anlamında bazı konularda muaf olduğuna değinen Canpolat, “Biliyorsunuz emekliler bazı konulardan muaf. Normalde çevre temizlik vergisi, emlak vergisi noktasında emeklilerimiz bir dairesi olduğu zaman bundan muaf oluyorlar ve ödeme yapmıyorlar. Ama kira gelir vergisi beyannamesi ile ilgili diyalog halinde olsunlar. Çünkü böyle bir muafiyet yok. Böyle bir düşünceye kapılıp da sıkıntı yaşamamalarını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Aktualite

KONUT SATIŞINDA DÜŞÜŞ DEVAM EDİYOR, YABANCILARA SATILAN KONUTLARDA MERSİN ZİRVEDEKİ YERİNİ KORUYOR

Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu.

Published

on

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Konut Satış İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu. Konut satışlarında İstanbul 13 bin 423 konut satışı ve yüzde 16,7 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 6 bin 709 konut satışı ve yüzde 8,4 pay ile Ankara, 5 bin 250 konut satışı ve yüzde 6,5 pay ile Antalya izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 17 konut ile Ardahan, 38 konut ile Hakkari ve 40 konut ile Bayburt oldu.

 

İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI 5 BİN 915 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 63,5 azalış göstererek 5 bin 915 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Ocak ayındaki ipotekli satışların bin 404’ü ilk el satış olarak gerçekleşti.

 

DİĞER SATIŞ TÜRLERİ SONUCUNDA 74 BİN 393 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde diğer konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 azalarak 74 bin 393 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 92,6 olarak gerçekleşti.

 

İLK EL KONUT SATIŞ SAYISI 25 BİN 263 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 azalarak 25 bin 263 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 31,5 oldu.

 

İKİNCİ EL KONUT SATIŞLARINDA 55 BİN 45 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,6 azalış göstererek 55 bin 45 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 68,5 oldu.

 

YABANCILARA OCAK AYINDA 2 BİN 61 KONUT SATIŞI GERÇEKLEŞTİ

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,5 azalarak 2 bin 61 oldu. Ocak ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 2,6 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 747 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 710 konut satışı ile İstanbul ve 211 konut satışı ile Mersin izledi.

 

ÜLKE UYRUKLARINA GÖRE EN ÇOK KONUT SATIŞI RUSYA FEDERASYONU VATANDAŞLARINA YAPILDI

Ocak ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 555 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 208 konut ile İran, 127 konut ile Ukrayna, 99 konut ile Irak ve Kazakistan vatandaşları izledi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

ÖZDEMİR: “ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTTIRMALIYIZ”

Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, bakliyat sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında olduğunu söyledi.

Published

on

10 Şubat Dünya Bakliyat Günü Mersin’de etkinlikle kutlandı. Bir otelde gerçekleştirilen etkinlikte bakliyat ürünleri tanıtılırken, tamamı bakliyat ürünleri kullanılarak yapılan yemek menüsü de konuklara ikram edildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Özdemir, sağlığın en büyük zenginlik olduğunu söyledi. Herkesin ortak arzusunun sağlıklı bir nesil yetiştirmek olduğunu dile getiren Özdemir, bunun ön şartının ise bilinçli beslenmek olduğunu, bilinçli beslenmenin de sağlıklı besinlerle olacağını ifade etti.

Bakliyatın sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında yer aldığını ve diyet listelerinde başta geldiğini vurgulayan Özdemir, “Mersin Ticaret Borsası olarak bu anlamlı günü ülkemiz bakliyat ticaretini merkezi olan Mersin’imizde sizlerle birlikte kutlamayı bir görev bildik” dedi.

Dünyada 1 milyara yakın insanın yetersiz beslendiğini, 1,8 milyar insanın aşırı kilolu olduğunu vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti:

“Bunun 850 milyonu obez, 530 milyon diyabet hastası var. Her yıl gerçekleşen ölümlerin yüzde 40’ı kalp damar hastalıkları ve kanserden kaynaklanıyor. Yaygınlaşan Amerikanvari ve fast food beslenme tarzı özellikle genç nesillerimiz için önemli bir risk oluşturuyor. Tüm bu sağlık sorunlarıyla mücadelede bakliyat en etkin besin kaynakları arasında gösteriliyor. Çünkü baklagiller, protein açısından zengindir, önemli bir lif kaynağıdır, temel vitamin ve mineralleri ihtiva eder, kolesterol bulunmaz, gluten içermez, anti alerjiktir. Diğer bir özelliği ise hayvansal protein içeren diğer gıdalara kıyasla daha uzun süre bozulmadan saklanabiliyor. Bir diğer özelliği de zengin olsun, fakir olsun, her sofranın gıdası olmasıdır. Et ve et ürünleriyle benzeri protein seviyesine sahiptir. Oysa fiyat olarak kıyaslandığında bakliyat çok daha ekonomiktir, porsiyon başına maliyeti düşüktür. Sağlıklı beslenmeye olan katkısı yönüyle de gelir seviyesi yüksek sofralar için vazgeçilmezdir.”

Bakliyatın insanlar için olduğu kadar toprak için de faydalı olduğuna işaret eden Özdemir, toprağa azot salgıladığından dolayı toprağı daha verimli hale getirdiğini belirtti.

“ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTIRMALIYIZ”

Dünyada bakliyat üretiminin son 35 yılda yüzde 70 artarak 96 milyon tona ulaştığına dikkati çeken Özdemir, Türkiye’de ise tersinin yaşandığını kaydetti. Türkiye’de 30-35 yıl önce 2,5 milyon ton bakliyat üretildiğini ve yarısının ihraç edildiğini vurgulayan Özdemir, “Şu an üretim hacmimiz 1 ila 1,3 milyon arasında dalgalanıyor. Yani 1990’lı yıllarda 2,5 milyon ton üretim yaparken nüfusumuz 54 milyondu. Şimdi nüfusumuz 85 milyon oldu, üretimimiz 1 milyona düştü. Anavatanı Türkiye olan bakliyatta üretimi ve tüketimi muhakkak artırmalıyız. Türkiye bir bakliyat ülkesi. Üretim kültürümüz var, ticaret kültürümüz var. Bu zenginliğimizi kaybetmemeliyiz” diye konuştu.

Kanada’da 3 milyon ton kırmızı mercimek üretilmesine karşın bir kilo dahi kırmızı mercimek tüketilmediğinin altının çizen Özdemir, Kanada’nın ihraç etmek için üretim yaptığını kaydetti. Mersin’de bakliyat eleme ve kırmızı mercimek kırmak için önemli bir kapasite olduğunu anlatan Özdemir, “O zaman üretmemiz lazım. Çünkü Türkiye’nin enteresan bir şekilde dışarıda pazarı da var. Hala biz Kanada’da mercimeği alıyoruz, burada kırıyoruz, üçüncü ülkelere satıyoruz. Bu bir yere kadar gider. Ama esas tercih ettiğimiz kendi üretimimizi yükseltmek, büyütmek. Bir de bu baklagillerin fasulye haricinde en büyük avantajı kıraç alanlarda yetişmesi. Büyük bir şey. 25 milyon dekar nadas alanı var, 20 milyon dekar ekilmeyen alan var. Bunların beşte biri ekilse şu andaki üretim bakliyatının iki misli üretiriz” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİM ARZINDA GİDEREK BİR ARTIŞ SÖZ KONUSU”

Vali Ali Hamza Pehlivan da 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü’nün önemine işaret ederek, tanıtımın olduğu kadar üretim, işleme, paketleme, pazarlama, pazara ulaştırma ve ihracat boyutunun da olduğunu söyledi.

Bakliyatın gıda ve beslenmedeki öneminden bahseden Pehlivan, “İnsan beslenmesinde bitkisel kaynaklı proteinlerin yüzde 22’sini bakliyat teşekkül ediyor. Gene karbonhidrat olarak da yüzde 7’ye tekabül ediyor. Tabii insan beslenmesi yanında hayvanların beslenmesi konusu da var. O konuda da gene yüzde 38 nispetinde bakliyattan nasipleniliyor. Gene yüzde 5 nispetinde karbonhidrat hayvan beslenmesinde de bakliyattan elde ediliyor” dedi.

Bakliyat denildiğinde fasulyeden nohuda, mercimeğe kadar birçok ürünün akla geldiğini ifade eden Pehlivan, şöyle devam etti:

“Ülke olarak bakliyatta biz de aslında azımsanmayacak boyutta üretim gerçekleştiriyoruz. Bu sene 1,3 milyona tona tekrar çıktı. Özellikle de nohutta üçüncü mercimekte de dünyada dördüncü sıradayız. Ürün arzında son 15-20 yılda veya 30 yılda belli bir gerileme olduğu kabul edilebilir, söylenebilir ama yine son yıllarda devletimiz, Tarım ve Orman Bakanlığımızın üretim politikaları çerçevesinde sağlamış olduğu teşviklerle 1 milyon tondan 1,3 milyon tona çıktı. Dolayısıyla üretim arzında giderek bir artış söz konusu.”

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise Mersin’in, Türkiye’nin bakliyat işleme, pazarlama ve ihracat konusunda en gelişmiş yerlerinden biri olduğunu söyledi. Bakliyat sektörünün kente büyük bir ekonomik hareketlik kazandırdığını vurgulayan Seçer, “Bizim bölgemizi ilgilendiren sektörün buradaki işleme kapasitesi ve ticaret kapasitesi. Mersin Limanı, şehrin lokasyonu, bir ticaret kenti olması, Doğu Akdeniz çanağından dünyaya açılma imkanının olması, kara yolu güzergahıyla da Arap Yarımadası’na, Orta Doğu ve Kafkaslar’a ticareti mümkün olması, bakliyat sektörünü burada özellikle 1980’li yıllardan sonra çok geliştirmiş” ifadelerini kullandı.

Türk yemek uzmanı ve yazar Sahrap Soysal’ın da katıldığı etkinlik sonunda, kum sanatçısı Ramazan Yumrutepe gösteri sundu.

Okumaya Devam Et

Trendler