Connect with us

Ekonomi

BAŞKAN GÜLTAK: “AKDENİZ’DE DEĞİŞİM VE KALKINMA HAMLESİ BAŞLATTIK”

Akdeniz Belediye Başkanı Muhammet Mustafa Gültak, seçildiğinde vatandaşa verdiği sözü yerine getirmek için 15 ayda yoğun mücadele verdiklerini söyledi.

Published

on

Akdeniz Belediye Başkanı Muhammet Mustafa Gültak, seçildiğinde vatandaşa verdiği sözü yerine getirmek için 15 ayda yoğun mücadele verdiklerini söyledi. Bu süreçte birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirten Gültak, belediyeyi çok fazla borçla devraldıklarını, bugün 216,5 milyon lira olan borcu, her ay 2,5-3 milyon lira ödeyerek eriteceklerini söyledi.

Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediye Başkanı Gültak, basın toplantısı düzenleyerek, göreve geldiği günden bu yana geçen 15 ayda gerçekleştirdiği hizmetler ve yatırımlarla hayata geçirmeyi planladığı yeni projelerini anlattı. Bir otelde düzenlenen toplantıya, AK Parti Mersin İl Başkanı Cesim Ercik, Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Rüstem Kaya Tepe ile çok sayıda basın mensubu katıldı.


“Akdeniz’de değişim ve kalkınma hamlesi başlattık”

Gerçekleştirdikleri hizmetleri uzun bir sunumla anlatan Başkan Gültak, konuşmasının başında, göreve geldiğinde ‘gönül belediyeciliği’ ışığında Akdeniz’de farkındalık oluşturacak yönetim anlayışını hayata geçireceklerinin sözünü verdiğini; ilçeye kazandıracakları farklı hizmetler, yatırımlar ve projelerle gönül belediyeciliğinin farkını ispatlayacaklarını söylediğin anımsattı. Geçen 15 ayda bu sözü yerine getirmek için yoğun mücadele verdiklerini belirten Gültak, “Önce insan şiarıyla adil, eşit ve kaliteli hizmet vererek, Akdeniz’de değişim, dönüşüm, yenilenme ve kalkınma hamlesi başlattı. Akdeniz’in kaybedilen 20-25 yılını geri kazanmak için her alanda hizmet atağına giriştik” dedi.

“Millet Bahçesini 29 Ekim’de hep birlikte açacağız”


Yoğun Ankara temasları, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfi Elvan’ın destekleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayı ile Millet Bahçesi projesinin başladığını dile getiren Gültak, pandemiye rağmen özel izinlerle inşaatın hızla devam ettiğini, açılışı da 29 Ekim’de hep birlikte yapacaklarını vurguladı. Bu proje kapsamında yıllardır konuşulan ama bir türlü el atılamayan Müftü Deresinde de ıslah ve peyzaj çalışması yapılacağı bilgisini veren Gültak, bunun da Millet Bahçesi ile birlikte tamamlanacağını söyledi.

Çay Mahallesi Ataş yerleşkesinde TOKİ tarafından başlatılan ‘Yerinde Dönüşüm’ projesinin de hızla devam ettiğini kaydeden Gültak, ilk etapta 20 blok halinde 416 konut, ikinci etapla birlikte toplam 684 konut yapılacağını, yüklenici firmanın 450 günde bitirme sözü verdiğini ifade etti.

“Barış ve Bahçe Mahallesinde bu sefer vatandaşlarımızla anlaşacağımızı düşünüyoruz”

Şehrin merkezinde bulunan Bahçe ve Barış mahallelerinde başlatılacak kentsel dönüşüme ilişkin de bilgi veren Gültak, TOKİ’nin yapacağı proje çerçevesinde yaklaşık 3 ay vatandaşlarla görüştüklerini ancak tam bir anlaşma sağlayamadıkları için ikinci çalışmaya başladıklarını söyledi. Gültak, “Buradaki evlerin çoğu 70 metrekarenin altında. Biz 70 metrekare yapmak istemedik, 100 metrekare yaptık ve bundan kaynaklı sıkıntı yaşadık. Sonra ikinci bir projeye geçtik; 72 metrekareye kadar 176 konut, 70-100 metrekare arası 52 konut, 100 metrekare 72 konut, 24 adet dükkan, cami, kültür merkezi, kreş, kapalı pazar olarak planladık. Bunu yapınca vatandaştan alacağımız para azalacağı için bu sefer Bahçe ve Barış mahallelerindeki insanlarımızla kısa vadede anlaşacağımızı düşünüyoruz. Yakında bakanlık yetkilileri geliyor. Ödeneği, yeri, her şeyi hazır; sadece vatandaşla 1-2 aylık görüşmemiz var. Şehrin merkezinde güzel bir alan yapmış olacağız” diye konuştu.

Turgutreis Mahallesinin, 60-70 yıllık eski binalar nedeniyle ‘riskli alan’ ilan edildiğini anımsatan Gültak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uzmanlarının, yaklaşık iki haftadır mahallede fizibilite çalışması yaptıklarını kaydetti. Bu çalışmaların ardından Turgutreis’e hızlı bir şekilde gireceklerini vurguladı.

“Eski belediye hizmet binası iş merkezi olacak”

Akdeniz Belediyesinin eski hizmet binasının yerine de yeni bir iş merkezi yapacakları bilgisini paylaşan Gültak, “Bu binanın yüzde 48’i bizimdi, gerisi TEDAŞ’a aitti. TEDAŞ’a ait olan hisseleri trampa yöntemiyle aldık; şu an bu binanın yüzde 100’ü artık Akdeniz Belediyesinin mülkü. Buraya altında dükkanlar, üstüne de imar planına göre şu an 21 kat çıkabiliyoruz, değişik projelerimiz var, altında 4-5 kat otoparkı bulunan bir iş merkezi olacak” ifadelerini kullandı.

Karaduvar Balıkçı Barınağı Kapasite Arttırma Projesi ile ilgili de bilgi veren Gültak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Karaduvar Limanında çalışmalara başladığını belirterek, “Karaduvar Limanında mendirekler ile kapasite arttırılacak, iç derinlik sağlanarak Çamlıbel’de konuşlanan profesyonel gemilerin Karaduvar’a gelmesi sağlanacak. Barınağa yapacağımız ilave rıhtım ve iskelelerle tekne kapasitesini yaklaşık 320’ye çıkaracağız” şeklinde konuştu.

Gültak, Çamlıbel Balıkçı Barınağına da güzel bir marina yapma planları olduğunu dile getirdi.


“Yeni yılın içinde Mersin’in imar sorunlarının hepsini bitirmiş olacağız”

Kentin sorunlarının çözümü için devamlı Ankara’ya gittiğini ifade eden Gültak, bu anlamda Mersin’in imar sorununun çözümü için de çaba harcadığını söyledi. Gültak, “Mersin’in imar sorunu yıllardır çözülmüyor. Ankara ile iletişimler sayesinde biz eylül ayında kendi bölgemizin birinci etabının bir kısmını, Gazi Mustafa Kemal Bulvarının altını Büyükşehir Belediye Meclisine veriyoruz, sonra Büyükşehir Belediyesine gidecek. Üç ay içinde de bulvarın üstünü vereceğiz. Burada da Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve bürokratlarına teşekkür ediyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımızın da talimatı var, biliyorum; ona da teşekkür ediyoruz. İki başkan ve iki bürokratın uyumlu çalışması sonucunda Akdeniz’de ilk imar çıkacağından emin olabilirsiniz. İkinci etaba gelince; yıllardır olmaz denilen Mersin’in 1/5000’lik planının çıkması ve kentin imar sorunun çözülmesi yönündeki girişimlerimiz sonuç verdi. Mersin Büyükşehir Belediyesinin 2.Etap 1/5000’lik imarıyla ilgili onay yazısı kamu yararı doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum tarafından onaylandı. Sadece Tarım ve Orman Bakanlığının tarım görüşü kaldı. Pandemi sonrası 3 hafta önce bakanlıktan uzmanlar geldi, toplantı yaptık ve Akdeniz’deki kırmızı çizgilerimizi belirledik. Önümüzdeki ay içinde Tarım bakanımızla toplantı yapıp, bakanlığın onayını da alacağız. Ondan sonrası Büyükşehir ve alt belediyelerin işi. Sadece Akdeniz’i değil tüm ilçeleri ilgilendiriyor 2. Etap. 10 yıldır çözülmüyordu. İnşallah yeni yılın içinde bu imar sorunlarının hepsini bitirmiş olacağız. Tüm milletvekillerimize, bakanlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

Gültak, yaklaşık 1,5 yılda gerçekleştirdikleri diğer hizmetler hakkında da bilgi verdi. Ankara’dan; Mersin ve Akdeniz’e sadece 1 yıl içinde yaklaşık 300 milyon TL tutarında projelerin sağlandığını belirten Gültak, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere bakanlara, Lütfi Elvan ve milletvekillerine destekleri için teşekkür etti.

“Bu sene borçlanmayı düşünmüyorum”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Gültak, bu yıl yeniden borçlanma yetkisi alma planı olup olmadığı ve bakanlıklardan maddi desteğe yönelik soruya, “Bu sene borçlanmayı düşünmüyorum. Geçen sene borçlandık, önce aldığımız borcu ödeyelim. Borç yiğidin kamçısıdır ama borç artarsa yiğit ölür; altından kalkamaz, hele bir aldığımızı ödeyelim, bitirelim. Onları da hizmetlere yansıtalım. Aldığımız borcu borçla kapatmıyoruz, hizmet yapıyoruz. Seneye belki borçlanabiliriz” yanıtını verdi.


“Ankara’dan kaba tabirle keş para almıyoruz, proje üretiyoruz”

Ankara’dan, bakanlıklardan maddi destek alma konusunda ise Gültak, şunları söyledi:
“Bizim hiçbir zaman ne Çevre ve Şehircilik Bakanlığından ne de başka bir yerden hibe para alma durumumuz yok. Proje yapıyoruz, devamlı proje üretiyoruz. Ürettiğimiz projelerin Ankara’da kavgasını veriyoruz. Proje karşılığı para alabiliyoruz. Örneğin, İller Bankasından bana geçen 3,5 milyon lira para geldi. Benim ödediğimiz çıplak maaş 4,2 milyon lira. Yani ‘İktidar partisi, gönderelim şuna bol yağlı tarafından’ diye bir şey yok. Dersimize iyi çalışıyoruz, insanlar güven sağlıyoruz. Böylece topladığımız vergiler artıyor. Geçen sene mayıs ayında 11 milyon lira vergi topladım. Bu sene pandemi var, herkes sıkıntıda ama biz iyi çalıştık ve kimseyi de üzmeden 13,5 milyon lira vergi topladık mayıs ayında. Bunun tek nedeni var, güven. Akdeniz halkının önünde saygıyla eğiliyorum; iyi ki bizi destekliyorlar. Bu paralarla biz bu araları kapatıyoruz, çünkü sadece 2 milyon lira vergi var SSK ile birlikte. Yani Ankara’dan kaba tabirle keş para almıyoruz, proje üretiyoruz.”

“216,5 milyon lira borcumuzu, her ay 2,5-3 milyon lira ödeyerek eriteceğiz”

Başkan Gültak’ın basın toplantısında dile getirmediği, ancak basın mensuplarına dağıtılan bültende yer alan belediyenin borç-alacak durumuna ilişkin soru da gündeme geldi. Buna göre, Akdeniz Belediyesinin 31 Mart 2019 itibariyle 211 milyon 535 bin 534 lira olan toplam borcu, 30 Haziran 2020 itibariyle 233 milyon 23 bin 562 liraya yükseldi. Kasa mevcudu ise 9 milyon 868 bin 431 lira. Büyükşehir Belediyesi ve MESKİ Genel Müdürlüğünden 6 milyon 624 bin lira alacaklar da düşüldüğünde Akdeniz Belediyesinin reel borcu 216 milyon 531 bin 131 lira.

Gültak, bu borcu nasıl eriteceğine yönelik soru üzerine, “Aldığımızda da borç çok fazlaydı. Gelen parayla biz bırakın hizmet üretmeyi, maaşı zor ödüyoruz. Ama projelerle hizmet üretmeye çalışıyoruz. Biz her ay İller Bankasına 2-2,5 milyon lira borç ödüyoruz. Yani, İller Bankası bu miktarı kesiyor. Normalde bana 7,5-8 milyon lira para gelmesi gerekirken 3,5-4,5 milyon lira arası geliyor. Ben istesem de istemesem de her ay bu borç 2,5 milyon düşüyor. Ben sadece bir kere borçlandım, o da 10 milyon lira. Oradaki 5-6 milyon lira artışın bir nedeni de o. 10 milyon liranın yarısını da ödedim. Orada 5 milyon lira fazla borç gözüküyor ilk aldığım güne göre. Ama bu arada belediyeyi 5 milyon lira borçlandırmış gibi gözükmeme rağmen bu hizmetlerin çoğu geldi. Taziye evleri, parklar, sosyal hizmetler gibi çalışmaların bir kısmını da biz belediye bütçesinden yapıyoruz. Topladığımız vergilerle bu borç biter mi? Hayır. Bu, reel bir cevap olmaz. Ama her ay 2,5-3 milyon lira civarında borç ödeyerek, bu borcu zaman içinde eriteceğiz. Bu arada yapacağımız 2. Etap imar çalışmalarıyla belediyemize uygun yerler çıkartarak, ileride bunların satışlarını ve kiralarını da hayata geçirip borcu düşüreceğiz. Ayrıca Akdeniz Belediyesinin eski hizmet binası da çok değerli bir yer; oradan da borcun bir kısmını kapatmayı düşünüyoruz” dedi.

Aktualite

MERSİN’DE KİRA GELİRİ POTANSİYELİ OLAN KONUTLARA SIKI TAKİP

Mersin’de Hazine ve Maliye Bakanlığının kira geliri potansiyeli olan konutların tespiti için başlattığı çalışmalar sürüyor.

Published

on

Kira gelirlerinin vergi dışı bırakılmasının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan çalışma kapsamında, vergi dairelerince, belirlenen adreslere tebligat gönderiliyor. Tebligat alarak vergi dairelerine başvuran kiracılardan gerekli bilgiler talep edilerek elektronik ortama aktarılıyor. Kontrollerin ardından beyannamelerinde uyumsuzluk olan ve hiç beyanname vermeyen mükelleflere yönelik yasal işlem başlatılacağı öğrenildi.

Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Mehmet Sinan Canpolat, kirada konutları olan mülk sahiplerinin gelir beyannamelerini mart ayında verdiğini söyledi. Kira gelir vergisi ile ilgili Maliye Bakanlığının çalışma başlattığını hatırlatan Canpolat, bu uygulamanın Mersin’de de gerçekleştirildiğini belirtti. Kent genelinde tebligatların dağıtılmaya başladığını ifade eden Canpolat, “Mart ayı sonunda verilecek kira beyannamelerin tespitiyle ilgili kentimizde de kiracılarımıza tebligatların geldiğini ve Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Denetim Koordinasyon Müdürlüğüne davet edildiklerini duyuyoruz. Kiracılara, ikamette kaç yıl oturdukları, ne kadar kira verdikleri, kira artışının ne kadar olduğu, bu ödemeleri hangi kanal aracılığıyla yaptıkları soruluyor” dedi.

“CEZAİ İŞLEMLE KARŞILAŞMAMAK İÇİN KİRA GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNİ ZAMANINDA VERİLMELİ”

Kendilerinin de sürece katkı sunduğunu dile getiren Canpolat, vergilerin devlet gelirlerinde vazgeçilmez bir kalem olduğunu vurguladı. Kirada konutu bulunan mülk sahiplerinin herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için kira gelir vergisi beyannamesini zamanında vermesini öneren Canpolat, şöyle devam etti:

“Hükümetimiz her konuda ivedilikle çalışmalar yürütüyor. Maliye Bakanlığımız da kira gelir vergilerinin ödenmesi noktasında çalışmalarına hız verdi. Türkiye genelinde gerek meslektaşlarımızdan, gerek meslektaşlarımızın kiraya verdiği kiracılar aracılığıyla mülk sahiplerinin mart ayı sonunda ödenecek kira gelir beyannamesinin verilmesi noktasında her türlü platformu deniyorlar. Kirada konutu olan mülk sahiplerimizin de herhangi bir cezai işleme maruz kalmaması için Maliye Bakanlığımız ile görüşerek, onların da bilgisini alarak en azından bu konuda duyarlı olup işlemlerini yönetmeleri gerekiyor.”

“KONUTU OLAN EMEKLİLERE UYARI”

Emeklilerin vergi anlamında bazı konularda muaf olduğuna değinen Canpolat, “Biliyorsunuz emekliler bazı konulardan muaf. Normalde çevre temizlik vergisi, emlak vergisi noktasında emeklilerimiz bir dairesi olduğu zaman bundan muaf oluyorlar ve ödeme yapmıyorlar. Ama kira gelir vergisi beyannamesi ile ilgili diyalog halinde olsunlar. Çünkü böyle bir muafiyet yok. Böyle bir düşünceye kapılıp da sıkıntı yaşamamalarını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Aktualite

KONUT SATIŞINDA DÜŞÜŞ DEVAM EDİYOR, YABANCILARA SATILAN KONUTLARDA MERSİN ZİRVEDEKİ YERİNİ KORUYOR

Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu.

Published

on

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Konut Satış İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu. Konut satışlarında İstanbul 13 bin 423 konut satışı ve yüzde 16,7 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 6 bin 709 konut satışı ve yüzde 8,4 pay ile Ankara, 5 bin 250 konut satışı ve yüzde 6,5 pay ile Antalya izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 17 konut ile Ardahan, 38 konut ile Hakkari ve 40 konut ile Bayburt oldu.

 

İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI 5 BİN 915 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 63,5 azalış göstererek 5 bin 915 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Ocak ayındaki ipotekli satışların bin 404’ü ilk el satış olarak gerçekleşti.

 

DİĞER SATIŞ TÜRLERİ SONUCUNDA 74 BİN 393 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde diğer konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 azalarak 74 bin 393 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 92,6 olarak gerçekleşti.

 

İLK EL KONUT SATIŞ SAYISI 25 BİN 263 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 azalarak 25 bin 263 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 31,5 oldu.

 

İKİNCİ EL KONUT SATIŞLARINDA 55 BİN 45 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,6 azalış göstererek 55 bin 45 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 68,5 oldu.

 

YABANCILARA OCAK AYINDA 2 BİN 61 KONUT SATIŞI GERÇEKLEŞTİ

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,5 azalarak 2 bin 61 oldu. Ocak ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 2,6 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 747 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 710 konut satışı ile İstanbul ve 211 konut satışı ile Mersin izledi.

 

ÜLKE UYRUKLARINA GÖRE EN ÇOK KONUT SATIŞI RUSYA FEDERASYONU VATANDAŞLARINA YAPILDI

Ocak ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 555 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 208 konut ile İran, 127 konut ile Ukrayna, 99 konut ile Irak ve Kazakistan vatandaşları izledi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

ÖZDEMİR: “ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTTIRMALIYIZ”

Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, bakliyat sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında olduğunu söyledi.

Published

on

10 Şubat Dünya Bakliyat Günü Mersin’de etkinlikle kutlandı. Bir otelde gerçekleştirilen etkinlikte bakliyat ürünleri tanıtılırken, tamamı bakliyat ürünleri kullanılarak yapılan yemek menüsü de konuklara ikram edildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Özdemir, sağlığın en büyük zenginlik olduğunu söyledi. Herkesin ortak arzusunun sağlıklı bir nesil yetiştirmek olduğunu dile getiren Özdemir, bunun ön şartının ise bilinçli beslenmek olduğunu, bilinçli beslenmenin de sağlıklı besinlerle olacağını ifade etti.

Bakliyatın sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında yer aldığını ve diyet listelerinde başta geldiğini vurgulayan Özdemir, “Mersin Ticaret Borsası olarak bu anlamlı günü ülkemiz bakliyat ticaretini merkezi olan Mersin’imizde sizlerle birlikte kutlamayı bir görev bildik” dedi.

Dünyada 1 milyara yakın insanın yetersiz beslendiğini, 1,8 milyar insanın aşırı kilolu olduğunu vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti:

“Bunun 850 milyonu obez, 530 milyon diyabet hastası var. Her yıl gerçekleşen ölümlerin yüzde 40’ı kalp damar hastalıkları ve kanserden kaynaklanıyor. Yaygınlaşan Amerikanvari ve fast food beslenme tarzı özellikle genç nesillerimiz için önemli bir risk oluşturuyor. Tüm bu sağlık sorunlarıyla mücadelede bakliyat en etkin besin kaynakları arasında gösteriliyor. Çünkü baklagiller, protein açısından zengindir, önemli bir lif kaynağıdır, temel vitamin ve mineralleri ihtiva eder, kolesterol bulunmaz, gluten içermez, anti alerjiktir. Diğer bir özelliği ise hayvansal protein içeren diğer gıdalara kıyasla daha uzun süre bozulmadan saklanabiliyor. Bir diğer özelliği de zengin olsun, fakir olsun, her sofranın gıdası olmasıdır. Et ve et ürünleriyle benzeri protein seviyesine sahiptir. Oysa fiyat olarak kıyaslandığında bakliyat çok daha ekonomiktir, porsiyon başına maliyeti düşüktür. Sağlıklı beslenmeye olan katkısı yönüyle de gelir seviyesi yüksek sofralar için vazgeçilmezdir.”

Bakliyatın insanlar için olduğu kadar toprak için de faydalı olduğuna işaret eden Özdemir, toprağa azot salgıladığından dolayı toprağı daha verimli hale getirdiğini belirtti.

“ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTIRMALIYIZ”

Dünyada bakliyat üretiminin son 35 yılda yüzde 70 artarak 96 milyon tona ulaştığına dikkati çeken Özdemir, Türkiye’de ise tersinin yaşandığını kaydetti. Türkiye’de 30-35 yıl önce 2,5 milyon ton bakliyat üretildiğini ve yarısının ihraç edildiğini vurgulayan Özdemir, “Şu an üretim hacmimiz 1 ila 1,3 milyon arasında dalgalanıyor. Yani 1990’lı yıllarda 2,5 milyon ton üretim yaparken nüfusumuz 54 milyondu. Şimdi nüfusumuz 85 milyon oldu, üretimimiz 1 milyona düştü. Anavatanı Türkiye olan bakliyatta üretimi ve tüketimi muhakkak artırmalıyız. Türkiye bir bakliyat ülkesi. Üretim kültürümüz var, ticaret kültürümüz var. Bu zenginliğimizi kaybetmemeliyiz” diye konuştu.

Kanada’da 3 milyon ton kırmızı mercimek üretilmesine karşın bir kilo dahi kırmızı mercimek tüketilmediğinin altının çizen Özdemir, Kanada’nın ihraç etmek için üretim yaptığını kaydetti. Mersin’de bakliyat eleme ve kırmızı mercimek kırmak için önemli bir kapasite olduğunu anlatan Özdemir, “O zaman üretmemiz lazım. Çünkü Türkiye’nin enteresan bir şekilde dışarıda pazarı da var. Hala biz Kanada’da mercimeği alıyoruz, burada kırıyoruz, üçüncü ülkelere satıyoruz. Bu bir yere kadar gider. Ama esas tercih ettiğimiz kendi üretimimizi yükseltmek, büyütmek. Bir de bu baklagillerin fasulye haricinde en büyük avantajı kıraç alanlarda yetişmesi. Büyük bir şey. 25 milyon dekar nadas alanı var, 20 milyon dekar ekilmeyen alan var. Bunların beşte biri ekilse şu andaki üretim bakliyatının iki misli üretiriz” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİM ARZINDA GİDEREK BİR ARTIŞ SÖZ KONUSU”

Vali Ali Hamza Pehlivan da 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü’nün önemine işaret ederek, tanıtımın olduğu kadar üretim, işleme, paketleme, pazarlama, pazara ulaştırma ve ihracat boyutunun da olduğunu söyledi.

Bakliyatın gıda ve beslenmedeki öneminden bahseden Pehlivan, “İnsan beslenmesinde bitkisel kaynaklı proteinlerin yüzde 22’sini bakliyat teşekkül ediyor. Gene karbonhidrat olarak da yüzde 7’ye tekabül ediyor. Tabii insan beslenmesi yanında hayvanların beslenmesi konusu da var. O konuda da gene yüzde 38 nispetinde bakliyattan nasipleniliyor. Gene yüzde 5 nispetinde karbonhidrat hayvan beslenmesinde de bakliyattan elde ediliyor” dedi.

Bakliyat denildiğinde fasulyeden nohuda, mercimeğe kadar birçok ürünün akla geldiğini ifade eden Pehlivan, şöyle devam etti:

“Ülke olarak bakliyatta biz de aslında azımsanmayacak boyutta üretim gerçekleştiriyoruz. Bu sene 1,3 milyona tona tekrar çıktı. Özellikle de nohutta üçüncü mercimekte de dünyada dördüncü sıradayız. Ürün arzında son 15-20 yılda veya 30 yılda belli bir gerileme olduğu kabul edilebilir, söylenebilir ama yine son yıllarda devletimiz, Tarım ve Orman Bakanlığımızın üretim politikaları çerçevesinde sağlamış olduğu teşviklerle 1 milyon tondan 1,3 milyon tona çıktı. Dolayısıyla üretim arzında giderek bir artış söz konusu.”

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise Mersin’in, Türkiye’nin bakliyat işleme, pazarlama ve ihracat konusunda en gelişmiş yerlerinden biri olduğunu söyledi. Bakliyat sektörünün kente büyük bir ekonomik hareketlik kazandırdığını vurgulayan Seçer, “Bizim bölgemizi ilgilendiren sektörün buradaki işleme kapasitesi ve ticaret kapasitesi. Mersin Limanı, şehrin lokasyonu, bir ticaret kenti olması, Doğu Akdeniz çanağından dünyaya açılma imkanının olması, kara yolu güzergahıyla da Arap Yarımadası’na, Orta Doğu ve Kafkaslar’a ticareti mümkün olması, bakliyat sektörünü burada özellikle 1980’li yıllardan sonra çok geliştirmiş” ifadelerini kullandı.

Türk yemek uzmanı ve yazar Sahrap Soysal’ın da katıldığı etkinlik sonunda, kum sanatçısı Ramazan Yumrutepe gösteri sundu.

Okumaya Devam Et

Trendler