Connect with us

Güncel (Haber)

BAŞKAN SEÇER: “GELECEK YAZ YAYLALARDA SU SORUNU YAŞANMAYACAK”

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, özellikle Kurban Bayramında yaylalarda yaşanan su sorununa, Büyükşehir Meclis Toplantısında yanıt verdi. Gelecek yaz yaylalarda su sorunu yaşanmaması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Seçer, Çamlıyayla için yeni bir hat yapılacağını, Ayvagediği hattında yeni depo kurulacağını, Gözne, Bekiralanı, Soğucak, Kepirli, Sarnıç hattının ise tali depolarla destekleneceğini söyledi.

Published

on

Başkan Vahap Seçer, Büyükşehir Belediye Meclisinin Ağustos Ayı 1. Birleşiminde dilek ve temenniler bölümünde meclis üyelerinin işçi ücretleri, pandemi süreci ve yaylalardaki su sorunu konularındaki sorularını yanıtladı.

“Personele, ortalama yüzde 30 katkı sağlandı”

Başkan Seçer, Büyükşehir Belediyesinde mümkün olan en iyi koşullarda toplu iş sözleşmesinin düzenlendiğini, haftalık çalışma saatinin 45 saatten 40 saate düşürüldüğünü belirterek, ortalamaya bakıldığında sosyal haklarla beraber personele yüzde 30 oranında katkı sağlandığını söyledi. İmzalanan toplu iş sözleşmesindeki hükümler doğrultusunda personel maaşlarındaki düşüş ya da yükseliş olacağı konusundaki kafa karışıklığı hakkında değerlendirmelerde bulunan Seçer, “Biz çalışanlarımızdan verim almak isteriz. Bu doğaldır bir belediye olarak. Ama bu verimi alırken de onlara verebileceğimiz en iyi hakları vermeye çalışırız. Bu konuda en azami inisiyatif kullanarak onlara katkı sunmaya çalışıyoruz” dedi.

Kamuda maaşlar arasında yıllar önce makasın çok daha açık olduğuna vurgu yapan Seçer, yeni mezun olmuş bir mühendis ile mesleğe yıllarını vermiş, çok ciddi liyakatı olan, kuruma önemli katkılar sağlayan bir mühendisi aynı statüde ve aynı maaşla değerlendirmenin adaletli bir yaklaşım olmadığını ifade etti. Seçer, “İnanın, bizde 5 birim maaş alıp, muazzam fayda sağlayan elemanlar vardı ama 10 birim maaş alıp sıfır fayda sağlayanlar da var. Yani çok yüksek maaşı var, bize sağladığı bir fayda yok. İşte önceki dönemde bir statüden belediyeye girmiş. Ben olsam onu almam, uygun değil, vasfı, mesleki deneyimi, feraseti benim çalışacağım bir eleman değil. Bu doğaldır, ben her önüme geleni alamam, almak zorunda da değilim. Ben hizmet edecek yapıda, nitelikte bir personel rejimiyle yürümek zorundayım. Bunu da önemsiyorum” diye konuştu.

“4 bin 300 personelin maaşı arttı”

Yeni düzenlemeye göre, 4 bin 300 personelin maaşında artış, 380 personelin maaşında ise düşüş olduğunu belirten Seçer, “Biz bu personelimizi elimizde nasıl tutabiliriz ve bize fayda vermeyen ancak yüksek maaş alan personelle eğer yolumuza devam edeceksek nasıl içimize sinecek bir şekilde düzenleme yapmamız gerektiğini oturduk, konuştuk, tartıştık, bu karara vardık” ifadelerini kullandı.

Ulaşımda pandemi tedbirleri devam edecek

Seçer, eylül ayından itibaren okulların açılmasıyla birlikte pandemiye karşı alacakları tedbirler hakkında da bilgi verdi. Pandemi sürecinde ulaşım konusunda merkezi yönetimin yayınladığı bütün genelgeleri harfiyen uyguladıklarını kaydeden Başkan Seçer, “Aldığımız tedbirlerle pandemiyle mücadele kuralları çerçevesinde mükemmele yakın bir uygulama ortaya koyduk. Bunun mali boyutunu da düşünmedik. Yolcu sayısında belirli düzenlemelere gittiler. Hijyen, maske hepsini yapıyoruz. Burada bir sorun yok. Bundan sonra da devam ettiği sürece ulaşım araçlarımızda bunu önemseyeceğiz. Ortaya çıkacak tabloya bakarak bazı yeni önlemler alabiliriz. Eski uygulamalarımız şu anda devam ediyor” şeklinde konuştu.
Mersin merkezdeki aşhanenin yanı sıra Tarsus’ta da aşhanenin hizmete girdiğini, Mahalle Mutfakları’nın 3 çeşit yemeği 3 liraya sattığını ifade eden Seçer, bütün bu çalışmaların aynı zamanda olası bir ikinci dalga salgına karşı tedbir olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Elzem olmayan ihaleleri biraz daha bekleteceğiz”

Forum katlı kavşağında ihaleye çıkabilecek noktaya geldiklerini, kent içi ulaşım için 73 otobüs ihalesini yaptıklarını da dile getiren Seçer, yatırımlar, mal ve hizmet alımları konusunda pandemi riskini düşünerek dikkatli adım attıklarını vurguladı. Seçer, “Elzem mal ve hizmet alımları dışında diğer ihaleleri bekletiyoruz. Bekletmeye de bir müddet daha devam edeceğiz ama işimizin aksamaması adına da önemli ihalelerimizi, alımlarımızı, bu mal-hizmet alımı fark etmiyor devam ettireceğiz” dedi.

“Gelecek yaz yaylalarda su sorunu yaşanmayacak”

Yaylalarda yaşanan su sıkıntısıyla ilgili sorulara da yanıt veren Seçer, yaz aylarında su sorunu yaşayan bölgelerde yapılacak çalışmaları anlatarak, şunları söyledi:
“Mara’da sondaj çalışmaları, gerekli jeofizik çalışmaları bitmiş, MESKİ çalışmaları sürdürüyor. Yeni sondaj vuracağız. Çok aşırı bir sorun yaşanmamış ama çok hızla bu projeyi gerçekleştirip yeni kuyularımızla, açtığımız yeni sondajlarla beraber ilave bir su kaynağıyla Mara’da bir su sorununun yaşanmayacağını düşünüyorum artık. Çamlıyayla’nın suyunu Papazın Bağı’ndan alıyoruz.

O bölgeyi, o coğrafyayı, topografyayı bilen bilir, çok derin bir noktadan yaylaya basıyorsunuz birkaç terfiyle beraber. 10 bin metrenin üzerinde yeni şebeke döşedik biz rahatlatmak için. Şimdi bu yıl oraya ilave bir yeni hat çekeceğiz. Ayvagediği’ne su basılan Cehennemderesi’nden o isale hattı 250 ton su basıyor saatte. Çamlıyayla’da da öyle. Yine Cehennemderesi’nden Ayvagediği’ne orada büyük bir depo yapıyoruz. Güzel bir modern depo yapıyorlar. Gözne, Bekiralanı, Soğucak, Kepirli, Sarnıç bölgelerini tali depolarla destekleyeceğiz. Orada da bazı yeni depolar ya da rehabilitasyon çalışmaları yapılacak. Ayrıca Suntaras’tan Soğucak ve Bekiralanı, orada bir su kaynağı var. Cehennemderesi hattından sorunlar yaşandığı dönemde oralardan takviye edilecek.”

“Vatandaş belediyemizin isminin yazdığı her yerde kendini huzurlu hissetsin”

Seçer, Büyükşehir Belediyesinin şu anda 9 noktada plaj hizmeti verdiğini belirterek, “Muhalefet de takdir ettiğine göre Denizkızı şirketimize teşekkür ediyorum, kutluyorum. Gerçekten çok övgüler geliyor. Belediyemize ait huzurlu, güvenli plajlarımız var. Vatandaşımız belediyemizin isminin yazdığı her yerde kendini huzurlu hissetsin” diye konuştu.

Sahiller için şube müdürlüğü kurulması gündemde

Büyükşehir Belediyesinin sahiller konusunda her yere yetişmesinin söz konusu olmadığını vurgulayan Seçer, şöyle devam etti: “Herkes sahillerin sorumluluğunun Büyükşehir’de olduğunu düşünüyor. Kanunlar, yasalar açık; ‘sahiller vatandaşın’ diyor. Ama kendi sahilini vatandaş kirletiyor. İlçe belediyelerinin sorumlulukları var. Akdeniz’e sahili olan ilçe belediyeleri lütfen sorumluluğumuzu yerine getirelim. Bir işbirliği halinde olsun. Vatandaşlarımız bize çok şiddetli tepkiler gösteriyor. Bunlara da bir açıklık getirmek lazım; benim mi, ilçenin mi, Milli Emlak’ın mı? Milli Emlak’ın malı, parayı biz ödüyoruz. Milli Emlak temizlik yapmaz diyor. Temizlik yapmayacaksa, kim yapacaksa yapsın. Ama benim alanım değil. Şimdi biz sahillerle ilgili bir şeflik oluşturduk. Komisyondan şube müdürlüğüne cevaz gelirse şube müdürlüğü yapacağız. Salt bir disiplin olsun, sahiller temiz olsun. Gitsin, bu şube müdürlüğü denetlesin. İlçe belediyesi eğer görevini yapmıyorsa, gitsin nezaketen desin ki ‘Biz bu bölgelerde taramalar yapıyoruz. Vatandaşın şikayeti var, sizin alanınıza giriyor’. Büyükşehir’in alanıdır, hemen çalışanlarımız müdahale etsin. Mersin turizm kenti, sahil kenti diyoruz ama bir kavram kargaşası, bir yetki kargaşası var. Şahsen ben bundan rahatsızım. Umut ediyorum kısa süre içerisinde bunları çözeceğiz.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aktualite

MERSİN’DE KİRA GELİRİ POTANSİYELİ OLAN KONUTLARA SIKI TAKİP

Mersin’de Hazine ve Maliye Bakanlığının kira geliri potansiyeli olan konutların tespiti için başlattığı çalışmalar sürüyor.

Published

on

Kira gelirlerinin vergi dışı bırakılmasının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan çalışma kapsamında, vergi dairelerince, belirlenen adreslere tebligat gönderiliyor. Tebligat alarak vergi dairelerine başvuran kiracılardan gerekli bilgiler talep edilerek elektronik ortama aktarılıyor. Kontrollerin ardından beyannamelerinde uyumsuzluk olan ve hiç beyanname vermeyen mükelleflere yönelik yasal işlem başlatılacağı öğrenildi.

Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Mehmet Sinan Canpolat, kirada konutları olan mülk sahiplerinin gelir beyannamelerini mart ayında verdiğini söyledi. Kira gelir vergisi ile ilgili Maliye Bakanlığının çalışma başlattığını hatırlatan Canpolat, bu uygulamanın Mersin’de de gerçekleştirildiğini belirtti. Kent genelinde tebligatların dağıtılmaya başladığını ifade eden Canpolat, “Mart ayı sonunda verilecek kira beyannamelerin tespitiyle ilgili kentimizde de kiracılarımıza tebligatların geldiğini ve Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Denetim Koordinasyon Müdürlüğüne davet edildiklerini duyuyoruz. Kiracılara, ikamette kaç yıl oturdukları, ne kadar kira verdikleri, kira artışının ne kadar olduğu, bu ödemeleri hangi kanal aracılığıyla yaptıkları soruluyor” dedi.

“CEZAİ İŞLEMLE KARŞILAŞMAMAK İÇİN KİRA GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNİ ZAMANINDA VERİLMELİ”

Kendilerinin de sürece katkı sunduğunu dile getiren Canpolat, vergilerin devlet gelirlerinde vazgeçilmez bir kalem olduğunu vurguladı. Kirada konutu bulunan mülk sahiplerinin herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için kira gelir vergisi beyannamesini zamanında vermesini öneren Canpolat, şöyle devam etti:

“Hükümetimiz her konuda ivedilikle çalışmalar yürütüyor. Maliye Bakanlığımız da kira gelir vergilerinin ödenmesi noktasında çalışmalarına hız verdi. Türkiye genelinde gerek meslektaşlarımızdan, gerek meslektaşlarımızın kiraya verdiği kiracılar aracılığıyla mülk sahiplerinin mart ayı sonunda ödenecek kira gelir beyannamesinin verilmesi noktasında her türlü platformu deniyorlar. Kirada konutu olan mülk sahiplerimizin de herhangi bir cezai işleme maruz kalmaması için Maliye Bakanlığımız ile görüşerek, onların da bilgisini alarak en azından bu konuda duyarlı olup işlemlerini yönetmeleri gerekiyor.”

“KONUTU OLAN EMEKLİLERE UYARI”

Emeklilerin vergi anlamında bazı konularda muaf olduğuna değinen Canpolat, “Biliyorsunuz emekliler bazı konulardan muaf. Normalde çevre temizlik vergisi, emlak vergisi noktasında emeklilerimiz bir dairesi olduğu zaman bundan muaf oluyorlar ve ödeme yapmıyorlar. Ama kira gelir vergisi beyannamesi ile ilgili diyalog halinde olsunlar. Çünkü böyle bir muafiyet yok. Böyle bir düşünceye kapılıp da sıkıntı yaşamamalarını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Aktualite

KONUT SATIŞINDA DÜŞÜŞ DEVAM EDİYOR, YABANCILARA SATILAN KONUTLARDA MERSİN ZİRVEDEKİ YERİNİ KORUYOR

Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu.

Published

on

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Konut Satış İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu. Konut satışlarında İstanbul 13 bin 423 konut satışı ve yüzde 16,7 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 6 bin 709 konut satışı ve yüzde 8,4 pay ile Ankara, 5 bin 250 konut satışı ve yüzde 6,5 pay ile Antalya izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 17 konut ile Ardahan, 38 konut ile Hakkari ve 40 konut ile Bayburt oldu.

 

İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI 5 BİN 915 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 63,5 azalış göstererek 5 bin 915 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Ocak ayındaki ipotekli satışların bin 404’ü ilk el satış olarak gerçekleşti.

 

DİĞER SATIŞ TÜRLERİ SONUCUNDA 74 BİN 393 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde diğer konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 azalarak 74 bin 393 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 92,6 olarak gerçekleşti.

 

İLK EL KONUT SATIŞ SAYISI 25 BİN 263 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 azalarak 25 bin 263 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 31,5 oldu.

 

İKİNCİ EL KONUT SATIŞLARINDA 55 BİN 45 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,6 azalış göstererek 55 bin 45 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 68,5 oldu.

 

YABANCILARA OCAK AYINDA 2 BİN 61 KONUT SATIŞI GERÇEKLEŞTİ

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,5 azalarak 2 bin 61 oldu. Ocak ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 2,6 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 747 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 710 konut satışı ile İstanbul ve 211 konut satışı ile Mersin izledi.

 

ÜLKE UYRUKLARINA GÖRE EN ÇOK KONUT SATIŞI RUSYA FEDERASYONU VATANDAŞLARINA YAPILDI

Ocak ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 555 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 208 konut ile İran, 127 konut ile Ukrayna, 99 konut ile Irak ve Kazakistan vatandaşları izledi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

ÖZDEMİR: “ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTTIRMALIYIZ”

Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, bakliyat sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında olduğunu söyledi.

Published

on

10 Şubat Dünya Bakliyat Günü Mersin’de etkinlikle kutlandı. Bir otelde gerçekleştirilen etkinlikte bakliyat ürünleri tanıtılırken, tamamı bakliyat ürünleri kullanılarak yapılan yemek menüsü de konuklara ikram edildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Özdemir, sağlığın en büyük zenginlik olduğunu söyledi. Herkesin ortak arzusunun sağlıklı bir nesil yetiştirmek olduğunu dile getiren Özdemir, bunun ön şartının ise bilinçli beslenmek olduğunu, bilinçli beslenmenin de sağlıklı besinlerle olacağını ifade etti.

Bakliyatın sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında yer aldığını ve diyet listelerinde başta geldiğini vurgulayan Özdemir, “Mersin Ticaret Borsası olarak bu anlamlı günü ülkemiz bakliyat ticaretini merkezi olan Mersin’imizde sizlerle birlikte kutlamayı bir görev bildik” dedi.

Dünyada 1 milyara yakın insanın yetersiz beslendiğini, 1,8 milyar insanın aşırı kilolu olduğunu vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti:

“Bunun 850 milyonu obez, 530 milyon diyabet hastası var. Her yıl gerçekleşen ölümlerin yüzde 40’ı kalp damar hastalıkları ve kanserden kaynaklanıyor. Yaygınlaşan Amerikanvari ve fast food beslenme tarzı özellikle genç nesillerimiz için önemli bir risk oluşturuyor. Tüm bu sağlık sorunlarıyla mücadelede bakliyat en etkin besin kaynakları arasında gösteriliyor. Çünkü baklagiller, protein açısından zengindir, önemli bir lif kaynağıdır, temel vitamin ve mineralleri ihtiva eder, kolesterol bulunmaz, gluten içermez, anti alerjiktir. Diğer bir özelliği ise hayvansal protein içeren diğer gıdalara kıyasla daha uzun süre bozulmadan saklanabiliyor. Bir diğer özelliği de zengin olsun, fakir olsun, her sofranın gıdası olmasıdır. Et ve et ürünleriyle benzeri protein seviyesine sahiptir. Oysa fiyat olarak kıyaslandığında bakliyat çok daha ekonomiktir, porsiyon başına maliyeti düşüktür. Sağlıklı beslenmeye olan katkısı yönüyle de gelir seviyesi yüksek sofralar için vazgeçilmezdir.”

Bakliyatın insanlar için olduğu kadar toprak için de faydalı olduğuna işaret eden Özdemir, toprağa azot salgıladığından dolayı toprağı daha verimli hale getirdiğini belirtti.

“ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTIRMALIYIZ”

Dünyada bakliyat üretiminin son 35 yılda yüzde 70 artarak 96 milyon tona ulaştığına dikkati çeken Özdemir, Türkiye’de ise tersinin yaşandığını kaydetti. Türkiye’de 30-35 yıl önce 2,5 milyon ton bakliyat üretildiğini ve yarısının ihraç edildiğini vurgulayan Özdemir, “Şu an üretim hacmimiz 1 ila 1,3 milyon arasında dalgalanıyor. Yani 1990’lı yıllarda 2,5 milyon ton üretim yaparken nüfusumuz 54 milyondu. Şimdi nüfusumuz 85 milyon oldu, üretimimiz 1 milyona düştü. Anavatanı Türkiye olan bakliyatta üretimi ve tüketimi muhakkak artırmalıyız. Türkiye bir bakliyat ülkesi. Üretim kültürümüz var, ticaret kültürümüz var. Bu zenginliğimizi kaybetmemeliyiz” diye konuştu.

Kanada’da 3 milyon ton kırmızı mercimek üretilmesine karşın bir kilo dahi kırmızı mercimek tüketilmediğinin altının çizen Özdemir, Kanada’nın ihraç etmek için üretim yaptığını kaydetti. Mersin’de bakliyat eleme ve kırmızı mercimek kırmak için önemli bir kapasite olduğunu anlatan Özdemir, “O zaman üretmemiz lazım. Çünkü Türkiye’nin enteresan bir şekilde dışarıda pazarı da var. Hala biz Kanada’da mercimeği alıyoruz, burada kırıyoruz, üçüncü ülkelere satıyoruz. Bu bir yere kadar gider. Ama esas tercih ettiğimiz kendi üretimimizi yükseltmek, büyütmek. Bir de bu baklagillerin fasulye haricinde en büyük avantajı kıraç alanlarda yetişmesi. Büyük bir şey. 25 milyon dekar nadas alanı var, 20 milyon dekar ekilmeyen alan var. Bunların beşte biri ekilse şu andaki üretim bakliyatının iki misli üretiriz” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİM ARZINDA GİDEREK BİR ARTIŞ SÖZ KONUSU”

Vali Ali Hamza Pehlivan da 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü’nün önemine işaret ederek, tanıtımın olduğu kadar üretim, işleme, paketleme, pazarlama, pazara ulaştırma ve ihracat boyutunun da olduğunu söyledi.

Bakliyatın gıda ve beslenmedeki öneminden bahseden Pehlivan, “İnsan beslenmesinde bitkisel kaynaklı proteinlerin yüzde 22’sini bakliyat teşekkül ediyor. Gene karbonhidrat olarak da yüzde 7’ye tekabül ediyor. Tabii insan beslenmesi yanında hayvanların beslenmesi konusu da var. O konuda da gene yüzde 38 nispetinde bakliyattan nasipleniliyor. Gene yüzde 5 nispetinde karbonhidrat hayvan beslenmesinde de bakliyattan elde ediliyor” dedi.

Bakliyat denildiğinde fasulyeden nohuda, mercimeğe kadar birçok ürünün akla geldiğini ifade eden Pehlivan, şöyle devam etti:

“Ülke olarak bakliyatta biz de aslında azımsanmayacak boyutta üretim gerçekleştiriyoruz. Bu sene 1,3 milyona tona tekrar çıktı. Özellikle de nohutta üçüncü mercimekte de dünyada dördüncü sıradayız. Ürün arzında son 15-20 yılda veya 30 yılda belli bir gerileme olduğu kabul edilebilir, söylenebilir ama yine son yıllarda devletimiz, Tarım ve Orman Bakanlığımızın üretim politikaları çerçevesinde sağlamış olduğu teşviklerle 1 milyon tondan 1,3 milyon tona çıktı. Dolayısıyla üretim arzında giderek bir artış söz konusu.”

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise Mersin’in, Türkiye’nin bakliyat işleme, pazarlama ve ihracat konusunda en gelişmiş yerlerinden biri olduğunu söyledi. Bakliyat sektörünün kente büyük bir ekonomik hareketlik kazandırdığını vurgulayan Seçer, “Bizim bölgemizi ilgilendiren sektörün buradaki işleme kapasitesi ve ticaret kapasitesi. Mersin Limanı, şehrin lokasyonu, bir ticaret kenti olması, Doğu Akdeniz çanağından dünyaya açılma imkanının olması, kara yolu güzergahıyla da Arap Yarımadası’na, Orta Doğu ve Kafkaslar’a ticareti mümkün olması, bakliyat sektörünü burada özellikle 1980’li yıllardan sonra çok geliştirmiş” ifadelerini kullandı.

Türk yemek uzmanı ve yazar Sahrap Soysal’ın da katıldığı etkinlik sonunda, kum sanatçısı Ramazan Yumrutepe gösteri sundu.

Okumaya Devam Et

Trendler