Connect with us

Röportajlar

“BESLENME BİLİMİNDE DÜNYADA AKTİF BİR GELİŞİM SÖZ KONUSU”

Son dönemlerde sıkça yaygınlaşan fonksiyonel tıp ve fonksiyonel beslenme kavramlarını, Bahçeşehir Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden onur öğrencisi olarak mezun olan Semagül Yılmaz Mersi okurlarına anlattı:

Published

on

2020 yılında tam burs kazanarak eğitim hayatına başlayan ve ardından Beslenme ve Diyetetik Bölümünü onur öğrencisi olarak tamamlayan Semagül Yılmaz, danışmanlık merkezinde verdiği hizmetler, fonksiyonel tıp yaklaşımı ve kişiye özel hazırlanan diyet uygulamaları hakkında merak edilenleri MERSİ okurları için ele aldı.

Öncelikle sizleri biraz tanıyabilir miyiz?

2020 yılında tam burs kazanarak okuduğum Bahçeşehir Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden onur öğrencisi olarak mezun oldum. Fonksiyonel Tıp Diyetisyenliği Eğitimi ve Türkiye GAPS Uygulayıcısı Eğitimi ile otoimmün hastalıkların diyet sistemleri hakkında uzmanlıklarımı aldım. Eğitim sürecinde Türkiye’nin ilk öğrenci temelli beslenme dergisi olan BES-İN Dergisi’nde Şeker Bağımlılığı adlı makalemi yayımladım. Eğitim hayatım süresince mesleğimi ve bilgilerimi daha ileriye taşıyabilmek adına beslenme alanında çeşitli seminerlere ve konferanslara katıldım.

“Emzirme dönemindeki danışanlarımın anne sütü kalitesini artırma ve bebeğin ek gıdaya geçiş sürecinde destek oluyorum”

Semagül Yılmaz Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi tarafından verilen hizmet alanlarından biraz bahseder misiniz? Kliğinizde neler yapıyorsunuz, bize biraz burayı anlatır mısınız?

Danışanlarıma kilo verme, fonksiyonel tıp diyetleri, gebelikte beslenme, sporcu beslenmesi, kilo alma programları dahil birçok beslenme alanında aktif olarak hizmet veriyorum. Obezite ve sağlık problemlerinin hızla yayıldığı günümüzde danışanlarımın büyük bir çoğunluğu kilo verebilmek adına hizmet talep ediyorlar. Danışanlarımın günlük olarak yaptıkları sporlara uygun hazırladığım listelerle kas gelişimleri olumlu yönde etkileniyor ve gün içinde yorgunluk, kas ağrısı gibi şikayetler yaşamıyorlar. Emzirme dönemindeki danışanlarımın anne sütü kalitesini artırma ve bebeğin ek gıdaya geçiş sürecinde destek oluyorum, annenin kilo verme hızını ve bebeğin gelişimini göz önünde bulundurarak listelerini hazırlıyorum.

“Yenilikleri ve güncel çalışmaları takip etmeyi akademik hayatımın ilk dönemlerinden beri sürdürdüm”

Fonksiyonel Beslenme ve Diyet uzmanlığına nasıl başladınız? Bu süreç nasıl şekillendi?

Beslenme biliminde dünyada aktif bir gelişim söz konusu, her dönem insan sağlığını daha iyiye götürebilmek adına yeni çalışmalar yapılmaktadır. 2016 yılında otofaji üzerine yapılan çalışmanın nobel ödülü almasıyla birlikte gündeme gelen aralıklı oruçla ilgili yaptığım araştırmalar beni fonksiyonel tıpla tanıştırdı. Yenilikleri ve güncel çalışmaları takip etmeyi akademik hayatımın ilk dönemlerinden beri sürdürdüm ve fonksiyonel tıpta bu çalışmaların bir sonucu.

“Bütüncül yaklaşım aslında kişinin günlük hareketi, uyku düzeni ve kimyasallara maruziyetine kadar birçok şeyi kapsar”

Ülkemizde fonksiyonel tıp ve fonksiyonel beslenme yeni yaygınlaşan bir kavram, bizlere fonksiyonel tıp ve fonksiyonel tıp diyetisyeninin neler yaptığını anlatabilir misiniz?

Fonksiyonel tıp bütüncül, koruyucu ve kişiye özeldir. Bütüncül yaklaşım aslında kişinin günlük hareketi, uyku düzeni ve kimyasallara maruziyetine kadar birçok şeyi kapsar. Yaşam tarzınız, beslenmeniz ve genetik faktörleriniz göz önüne alınarak size özel olarak uygulanan bir yaklaşımdır.

Fonksiyonel tıp diyetisyeni, vücudun bir bütün olduğunu göz ardı etmeden, hastalığa götürücü veya mevcut hastalığın daha ağır seyretmesine neden durumları ele alarak beslenme danışmanlığı sunar.

“Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin vücudun sağlıklı hücrelerine saldırmasıyla ortaya çıkar”

Peki hangi hastalıklar için fonksiyonel tıp yaklaşımı uygulanabilir? Biraz çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Fonksiyonel tıp yaklaşımı; romatoid artrit, haşimato tiroidi, egzama, sedef hastalığı gibi otoimmün ve kronik hastalıklarda uygulanabilir. Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin vücudun sağlıklı hücrelerine saldırmasıyla ortaya çıkar. Fonksiyonel tıp uygulamalarıyla aşırı aktif bağışıklık tepkisi kontrol altına alınabilir, iltihap ve ağrılar azaltılabilir.

Gluten bulgur, arpa, çavdar ve yulafta bulunan bir proteindir ve sindirimi oldukça zordur. Bu yüzden sindirim sistemini yorar ve özellikle bağırsaklara zarar verebilir. Sindirim sisteminin ürettiği kimyasallar ve enzimlerin çalışma mekanizması tehlikeye girdiğinde, sindirim süreci bozulmaya başlayarak kişiyi hasta edebilmektedir.

Haşimato tiroidi olan danışanlarımla glutensiz beslenmeyi uyguladığımızda kaliteli ve hızlı yağ kaybı, sindirim sistemi problemlerinde azalma, gün içindeki enerjilerinde artma ve uyku kalitelerinde artış gözlemliyoruz.

“Alerjik semptom veren danışanlarda alerjilerini tetikleyen besinleri bulmak için uyguladığımız diyet histamin diyetidir”

Fonksiyonel tıp kapsamında uygulanan diyetler nelerdir?

Eliminasyon diyeti, histamin diyeti ve otoimmün protokol fonksiyonel tıp uygularken tercih ettiğimiz diyetlerdir. Eliminasyon diyeti, vücutta sindirimi zor olan gluten, kazein gibi proteinlerin diyetten en az 3 hafta çıkarıldığı bir sistemdir. Bu sürecin sonunda bebeğe besin tanıtır gibi küçük porsiyonlarla besinler diyete tekrar eklenir ve bireyin intoleransı olan besinler bulunur. Alerjik semptom veren danışanlarda alerjilerini tetikleyen besinleri bulmak için uyguladığımız diyet histamin diyetidir. Şikayetleri çoklu olan danışanların aşırı aktif bağışıklık sistemini sakinleştirmek için tercih ettiğimiz daha etkili ama uygulaması daha kompleks olan diyet sistemi otoimmün protokoldür.

“Doğru diyet, kişiye özel hazırlanmış ve kişinin günlük düzeninin en sağlıklı versiyonuna ulaşmayı hedeflemektedir”

Diyet uygulamalarınıza nasıl başlıyorsunuz? Doğru diyet nasıl olmalı?

Özellikle ilk görüşmede kişinin şikayetlerine sebep olan durum ve besinleri çözümlüyoruz. Listeleri danışanlarımla konuşarak onlarla birlikte, hangi besinleri neden tüketip tüketmemeleri gerektiğini tek tek anlatarak hazırlıyoruz. Bu sebeple ilk görüşmeler yaklaşık 45 dakika – 1 saat kadar sürüyor. Sonrasında kişinin yaşam şeklinde değiştirmesi gerekenlerin üstünde duruyoruz ve bu süreçte whatsapptan öğün takibi ve aramalarla sürekli iletişim halinde kalarak destek oluyorum. Danışanlarımdan özellikle kaçamak yapacakları günleri veya kaçamak yaptıktan sonra uygulayabilecekleri telafi sistemlerini anlatıp öğretebilmek adına benimle whatsapptan sürekli iletişim halinde olmalarını bekliyorum.

Doğru diyet, kişiye özel hazırlanmış ve kişinin günlük düzeninin en sağlıklı versiyonuna ulaşmayı hedeflemektedir.

“Vitamin, mineral eksiklikleri kilo takılmalarını tetikler. Eksik kalan besin öğelerini desteklemek bu süreçte çok önemli”

Genelde kilo vermeye başlayan kişiler ilk başta çok iyi bir şekilde kilo veriyor ama sonradan kilo vermesi duruyor. Bunun sebebi sizce nedir?

Vücut var olan düzene adapte olmaya meyilli bir sisteme sahip. Takılan kiloyla birlikte düzende değişikliklere gitmek metabolizmayı şaşırtır, bunu en iyi detokslarla sağlarız. Akşam yemeği saatini öne çekmek ve yapılan sporun şiddeti ile türünü değiştirmek de alternatif yöntemler arasındadır.

Vitamin, mineral eksiklikleri kilo takılmalarını tetikler. Eksik kalan besin öğelerini desteklemek bu süreçte çok önemli.

“Doğru beslenme sistemlerini insanlara tanıtmak en büyük motivasyonum”

 Bize biraz hedeflerinizden bahseder misiniz? İlerisi için ne gibi planlamalarınız mevcut?

Daha çok insana hitap edebilmek; metabolizmaları, intoleransları ve sağlıkları hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak adına doğru beslenme sistemlerini insanlara tanıtmak en büyük motivasyonum. Deneyimlerimle ve bilgilerimle yüz yüze danışmanlık sistemimi geliştirirken online diyet sistemimle daha çok insana fayda sağlayabilmek.

“Her danışanıma ihtiyacına özgü farklı listeler hazırlamak ve görüşmeler sırasında saatlerce tüm bilgilerimi aktarmak başarıyı kaçınılmaz kılıyor”

Peki başarınızın sırrı nerede gizli? Sizi rakiplerinizden ayıran özellik nedir?

Yerleşmiş diyet kalıplarına bağlı kalmadan her danışanıma ihtiyacına özgü farklı listeler hazırlamak ve görüşmeler sırasında saatlerce tüm bilgilerimi aktarmak başarıyı kaçınılmaz kılıyor. Diyetlerimi hazırlarken danışanlarıma hangi besine neden yer verip vermediğimi, sağlığında oluşturabileceği etkileri, kaçamak yaptıkları zaman uygulayabilecekleri telafi sistemlerini bu denli detaylı bir şekilde anlatmanın sonucu olarak danışanlarım kendi diyetisyenleri kendileri oluyor.

Son olarak söylemek ve “Sağlıklı Yaşam” için eklemek istedikleriniz nelerdir?

Sağlıklı yaşam; bedenen ve ruhen sağlıklı, iyi, mutlu hissettiren bir hayat düzenidir. Size özel hazırlanmış bir beslenme programıyla doya doya beslenerek bedeninize ve ruhunuza iyi gelecek bir yaşam tarzı kurmak mümkün. Bu düzeni kurarken en önemli üç faktör; motivasyonunuzu destekleyecek doğru bir rehber, irade ve iletişim.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Röportajlar

NOSTALJİ VE LEZZET BİR ARADA

Hizmet sektöründe lezzet ve konseptiyle hafızalarda yer edinen Yeşilçam Kahve Evi’nin İşletmecisi Sercan Eşmen ile okuyucularımız için biraya geldik.

Published

on

Lezzetli kahvelerinizi yudumlarken, duvarlarda Yeşilçam’ın unutulmaz ustaları sizlere eşlik ediyor. Organik ve taze ürünleriyle kahveden kahvaltıya, dünya mutfağından pasta çeşitlerine kadar geniş bir lezzet yelpazesine sahip Yeşilçam Kahve Evi, Mersin Sayapark AVM’de misafirlerini ağırlıyor. Yeşilçam Kahve Evi İşletmecisi Sercan Eşmen, kullandığı ürünleri yerli üreticiler ve kadın girişimcilerden alarak sektörde farkındalık yaratıyor.

Okuyucularımızın sizi daha yakından tanıması için kendinizden bahseder misiniz?

Mersin doğumluyum. Evli ve bir çocuk babasıyım. Uzun yıllar siyasetin içinde yer aldım. Üniversiteden siyasi bilimler, işletme ve lojistik alanlarından mezun oldum. Asıl mesleğim denizcilik. Bu sektörde devlet gemisi, doğal gaz arama araştırma gemisi ve Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin işletmeciliğini yaptım. Denizcilik sektöründe Sea Belle Denizcilik Hizmetleri şirketinin de sahibiyim.

“EN ÖNEMLİ MARKA KİŞİNİN ADIDIR”

Türkiye’nin birçok şehrinde şubesi olan Yeşilçam Kahve Evi’ni 58.ci şubesini Mersin’de açtınız. Bu fikir nasıl oluştu, sonrasında neler yaşandı?

İşletmecilik her zaman ilgimi çeken bir alan oldu. Hizmet sektöründeki deneyimim Adnan Menderes Bulvarı sonunda yer alan Caddebostan Cafe Restaurant’ın işletme sahibi olmamla başladı. İşletmemizde misafirlerimize güler yüzlü ve kaliteli bir hizmet anlayışıyla hareket etmemiz tercih edilmemizin başlıca sebebi oldu. Daha sonra Yeşilçam Kahve Evi teklifi gelince bu alanda yatırım yaptım. İşimi severek yapıyorum.

Franchising sistemine dahilsiniz. Bunun işletmenize sağladığı etkilerden bahseder misiniz?

Franchise’ın getirdiği en büyük avantajlardan biri müşteri potansiyeli. Marka Türkiye çapında bir isme sahip olduğu için bilinirlik açısından önemli bir etki sunuyor. Tanınmış bir markayı arkanıza aldıktan sonra sektörde başarılı bir şekilde var olabilmek için sizin de işletmenize kendinizden dokunuşlar katmanız gerekiyor. Ancak en önemli markanın işletmecinin adı olduğunu düşünüyorum. Yeşilçam Kahve Evi’ni açarken öncelikle kendi ismime güvendim.

“GEÇMİŞTEN İZLER TAŞIYORUZ”

Sizi diğer işletmelerden ayıran yönünüz nedir?

Biz hem lezzet hem de konsept olarak farklılık yaratıyoruz. İnsanların çocukluklarından gençlik dönemlerine kadar kısacası geçmişinde yer edinmiş bir dönemin izlerini taşıyoruz. Konsept olarak farklılığımız hafızalarda hep kalacak, nesiller boyunca hatırlanacak Yeşilçam sinema kuşağının unutulmaz karakterlerinin, filmlerinin ve repliklerinin işletmemizde ön planda olmasından kaynaklanıyor. Hem nostalji hem de günümüze uyarlanan konseptimizle beraber bir adım öne çıkıyoruz. Öte yandan lezzetlerimizle de farklılık yaratıyoruz. İşletmemizde kullandığımız tüm ürünlerimiz organik, bu da sıkça tercih edilmemizin en önemli nedeni.

“ÜRÜNLERİMİZİ YERLİ ÜRETİCİLER VE GİRİŞİMCİ ANNELERDEN ALIYORUZ”

İşletmenizde en çok tercih edilen ürünleriniz nelerdir?

İşletmemizde en çok tercih edilen yiyecek grubumuzun başında serpme kahvaltımız yer alıyor. On binlerce kişinin deneyimlediği ve en çok talep gördüğümüz Yeşilçam gurme serpme kahvaltımızın tercih edilme sebebi ürünlerimizin tazeliği ve organik olması. Kullandığımız tüm ürünleri Mersinli üreticilerimizden alıyoruz. Örneğin zeytinlerimiz Mut ilçemize ait,  reçellerimiz ve peynirlerimiz yine yöremize ait olan Silifke’den.  Kahvaltımızda kullandığımız bunun gibi tüm ürünlerimizi hem yerli üreticilerden hem de girişimci annelerden tedarik ediyoruz. Kahve gruplarımızla, pastalarımızla, dünya mutfağımız, soğuk alkolsüz kokteyllerimiz ile her alanda iddialıyız.

Sektördeki gelecek hedeflerinizden bahseder misiniz?

Hizmet sektöründe gelişim ve dönüşümlere ayak uydurarak var olan işletmelerimizde başarımızı sürdürmeyi amaçlıyorum. Kendi tasarladığım bir markayı şubeleştirmek ve franchaise vermeyi hedefliyorum.

Okumaya Devam Et

Röportajlar

“İNSANLARA YENİ DÜNYANIN KAPILARINI AÇIYORUZ”

Yapı sektöründeki gelişmeleri yakından takip ederek inşaat sektöründe kendine güçlü bir yer edinen Saygın İnşaat’ın Kurucusu Melih Can Saygın ile MERSİ okuyucuları ile bir araya geldik.

Published

on

İnşaat sektörü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonominin bel kemiği olan sektörlerin başında geliyor. Gelişen teknolojileri projelerine endeksleyen Saygın İnşaat,  gerek ülke genelinde gerekse yurtdışında yürüttüğü projeleriyle sektörde başarılarından söz ettiriyor. Gayrimenkul ve inşaat alanlarında dikkat çeken projelere imza atan Saygın İnşaat’ın Kurucusu Melih Can Saygın, çarpık kentleşmeye karşı projeler hazırladıklarını ve insanlara yeni dünyanın kapılarını açtıklarını söyledi.

 Okuyucularımız için kendinizden bahseder misiniz?

Merhabalar ben Melih Can Saygın. 22 Mart 1993 Adana doğumluyum. Aslen Adıyamanlıyız. Orta ve Lise Öğrenimini Mersin Toros Kolejinde tamamladım. Üniversite eğitimimi ise Mersin Çağ Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik bölümünü bitirdim. Şimdi ise hayalim olan inşaat sektörüyle uğraşmaktayım. Saygın İnşaat, Saygın Gayrimenkul ve MÇD Gayrimenkul Ortaklığı kurucusuyum.

“KÜÇÜKLÜĞÜMDEN BERİ HAYALİMDİ, UZUN VE GÖRKEMLİ BİNALAR”

İnşaat sektörüne girme hikayeniz nasıl başladı? Hangi alanlarda faaliyet gösteriyorsunuz?

Ailemiz Çukurova Bölgesinde 90 senedir ticaretin birçok kolunda aktif bir şekilde faaliyet göstermiştir. İnşaat sektörüne girişimizin hikayesine gelecek olursak küçüklüğümden beri hayalimdi uzun ve görkemli binalar. Aileme bu düşüncemi söylediğimde bu hayalimi gerçekleştirmemde yardımcı oldular. Faaliyet alanlarımıza gelirsek bir inşaat şirketi gibi bina dikmiyoruz yeri geldiğinde ortak belediyelerimizle beraber yol, kaldırım, asfalt, üst geçit, battı-çıktı yeri geldiğinde ise karayollarımız ile beraber otoban yolu, tünel faaliyetlerinde bulunmaktayız. Cami yapımı, kapalı-açık otopark, stadyum yapımında bulunuyoruz.

“ÇARPIK KENTLEŞMEYE KARŞI PROJELER HAZIRLIYORUZ”

Şuanda yürüttüğünüz projeleriniz neler? Gelecek hedeflerinizden bahseder misiniz?

Şu an İstanbul’da üzerinde çalıştığımız yeni bir proje ile karşınıza çıkacağız. Bu proje İstanbul Çengelköy’de 4 bloktan oluşan 240 dairelik bir projedir. Ayrıca hem yurtiçi hem de yurtdışı ihale süreçlerinde almaktayız. Gelecekte hedeflerimize gelirsek ise çok yakında Mersin Mezitli Soli semtinde 3 bloktan oluşan projemizle karşınızda olacağız. Ayrıca Aralık ayında Katar’da stadyum projemiz mevcuttur.

Kentsel dönüşüm konusunda ne düşünüyorsunuz?

Kentsel dönüşüm ne yazık ki ülkemizin hala çözüm bulamamış sorunlarından birisi. Ülkemizde ne kadar yeni ve modern yapılar yükselse de kentlerimizin eski çarpık şehirleşme kültürünün devam ettiğini görmekteyiz. Biz Saygın İnşaat olarak insanlarımızı mağdur etmeden onlara yeni dünyanın kapılarını açmayı ilke edindik. Ekiplerimizle beraber kentlerimizde çarpık kentleşmeye karşı projelerimizi hazırlıyoruz.

“SON YILLARDA ÜLKEMİZDE AVRUPAİ MİMARİ GÖZE ÇARPIYOR”

Ülkemizde inşaat sektörü  sizce ne durumda?

İnşaat sektörü her zaman tutulan bir sektör olmuştur. Son 5 senedir ülkemizde modern yapıları sıkça görmekteyiz.  Lakin pandemiden sonra oluşan yeni dünya sisteminde hem ev alımı hem de ev satışı zor olmuştur. Artan kur nedeniyle ilk önce inşaat sektörünü etkilemiştir.

Ülkemizde son 10 senedir inşaat sektörü çok ilerledi. Eskiye nazaran yüksek katlı binalar göze çarpmakta. Son yıllarda yapılan projelerde Avrupai mimari ayrıntılar gözlemliyoruz.

Sektörde yaşanan sorunlar neler?

Sektörde kalifiyeli elaman sorunu yaşıyoruz. Kalifiyeli elamanların birçoğu yurtdışına gitmekte. Ve sektörde kalifiyeli eleman eksiği göze çarpıyor.

Son 1 senedir kurdaki dalgalanmalar sektörümüzü olumsuz yönde etkiledi. Ne yazık ki mevcut dairelerimizin önceki yıla nazaran yüzde 100’ü aşan fiyatından ötürü vatandaşlarımız ev alımında zorlanmakta. Buna ek olarak bankaların yüksek kredi faizlerinden ötürü vatandaşlarımızın ev alma hayali zora giriyor.

“TEKNOLOJİYİ PROJELERİMİZE ENDEKSLİYORUZ”

Gelişen teknolojilerin inşaat sektörüne ne gibi faydaları oldu?

Gelişen teknoloji her sektörü etkilediği gibi inşaat sektörünü de etkilemekte. Biz gelişen teknolojiyi yaptığımız projelere endeksliyoruz. Bunun yanı sıra vatandaşlarımız yerlerinden kalkmadan örnek dairemizi gezebiliyor, fiyat alabiliyor. Bu sayede zamanlarından tasarruf sağlıyorlar.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Ülkemizdeki ekonomik durumun bir an önce düzelip vatandaşlarımızın eskisi gibi inşaat sektörüne rehavet göstermesini diliyorum. İnşaat sektöründe kullanılan ham maddelerin fiyatlarının minimize düşürülmesini temenni ediyorum. Son olarak ülkemizde birlik ve beraberliğin ön planda olduğu bir yaşam diliyoruz.

Okumaya Devam Et

Röportajlar

“SİNA KOZMETİK BİR HAYAL MARKASIDIR”

Kozmetik pazarında kendine başarılı bir yer edinen Sina Kozmetik’in Kurucusu Sinan Bilgili, fason kozmetik üretimine dair her şeyi MERSİ okuyucuları için anlattı.

Published

on

Kozmetikte kendi markasını yaratmak isteyenlere deneyimlerini aktararak girişimcilerin hayalindeki ürünleri kaliteli bir şekilde üreten Sina Kozmetik, iş ortakları ile çıktığı yolda fikir aşamasından üretime kadar danışanların isteklerini titizlikle planlıyor. Kozmetik ürünlerinde güvenli hammadde kullanımını öncelik edinen Sina Kozmetik Kurucusu Sinan Bilgili, “İş ortaklarımızın beklentilerinin üzerinde hizmet sunarak hem yurt içi hem de yurt dışında güvenirliğin simgesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz” dedi.

Okuyucularımız için bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Aslen Karadenizliyim, Artvinli bir aileden geliyorum. 1984 Mersin doğumluyum. 2007 yılında çalışan olarak başladığım Eroğlu Holding’de 2020 yılında aldığım bir kararla kendi yolumu çizdim. Çalışma hayatımın bana vermiş olduğu tecrübeleri kendi işime entegre ederek belirlediğim hedef doğrultusunda yoluma devam ediyorum.

“DANIŞANLARA HEDEFLERİNE ULAŞMALARINDA YOL GÖSTERİYORUZ”

Detaylara inmeden önce, bize kısaca Sina Kozmetik hakkında bilgi verir misiniz?

Parekende, E- ihracat ve E- ticaret platformlarında yer alan uluslararası ihracat odaklı çalışan bir firmayız. Trendyol, Hepsiburada ve Amazon gibi ticaret portallarında yer alarak ürünlerimizin dünyanın her yerine teminini sağlıyoruz. Müşterilerimiz çoklu ürün alımı yapabileceği gibi adet olarak da ürünlerimize ulaşabiliyor.  Aynı zamanda kişilerin kişisel bakım ve sağlık ürünlerinde tercih ettikleri ürünleri Sina kozmetik sayesinde fason üretimle danışanlara sunuyoruz. Ar-Ge çalışmalarından üretim aşamasına kadar geçen süreçte müşterilerimize tüm aşamalarda destek sağlıyoruz. Dünyada gelişen teknolojiyi takip ederek danışanlarımızın hedeflerine nasıl ulaşacaklarını planlayarak gün sonunda mutlu iş ortaklıklarına da imza atıyoruz.

Başarı yolculuğunuza 2017 yılında güzellik merkezi işletmeciliği ile başladığınızı biliyoruz. Kozmetik alanına ise 2020 yılında Sina ismiyle adım atmışsınız. Kozmetik ürünler üretmeye nasıl karar verdiniz? Daha önce kozmetik sektörüne girmemenizin bir sebebi var mı?

2017 yılında açtığımız güzellik merkezinde eşimle birlikte güzel işlere imza attık. Geçmiş yıllarda çalıştığım şirketteki görevim iş geliştirme ve eğitim uzmanlığıydı. Oradan edindiğim bilgileri güzellik merkezine uyguladığımda ortaya güzel şeyler çıktığını gördüm. Dolayısı ile bu da beni motive etti. İş yerinde yaptığımız sıcak satış bende markalaşma fikrini uyandırdı. Daha önce olmamasının sebebi ise her şeyin bir zamanı olmasından. Her şey belli koşullar ve aşamaları geçtikten sonra bence en doğru zamanda gerçekleşiyor.

“HER EVDE BİR TANE SLOGANIYLA HAREKET EDİYORUZ”

Ürettiğiniz ürünlerin seçimini nasıl yapıyorsunuz?

Sina Kozmetik olarak kozmetik ürünlerinin dünya standartlarında üretimini yapmaktayız. Her evde 1 tane sloganıyla hareket ediyoruz. Her evde olması gereken, olmazsa olmazları arıyoruz. Nasıl her evde şampuan, el sabunu, diş macunu olması gerekiyorsa seçtiğimiz ürünleri de her bir bireyin tercih etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bugün her evde mutlaka bir krem vardır, ‘biz ürettiğimiz bir kremi nasıl her eve sokarız’ sorusunun cevabının peşindeyiz.

Müşteri hedef kitleniz kimlerden oluşuyor?

Hem kadınların hem de erkeklerin kullanabileceği ürünler üretiyoruz. Bunları da üretirken 7’den 70’e her yaşa ve her kesime hitap etmeyi hedefliyoruz.

“HAMMADDEYİ KULLANIRKEN SAĞLIĞA ZARARSIZ OLDUĞUNDAN EMİN OLURUZ”

Ürünlerinizde güvenliğe öncelik verdiğinizi biliyoruz. Peki güvenli kozmetik ürünler üretmek adına neler yapıyorsunuz?

Güvenli kozmetik ürünü üretebilmek için hem kullanılan hammaddenin hem üretim yapılan tesisin bazı yeterlilikleri sahip olması gerekir. Üretimlerimizi yaptırırken üretim tesisinin GMP, IAS, DSR, Helal Belgesi, Cruelty Free gibi belgelere sahip olması ön şartımız. Kullanılan hammaddelerin menşei ve analiz raporlarını danışmanlarımız tarafından incelenir ve sağlığa zararsız olduklarından emin olduktan sonra ürünlerimizde kullanırız.

Erkek kozmetiği konusunda düşünceleriniz nelerdir? Bu konuda girişiminiz var mı?

Erkekler bu konuda kadınlara nazaran daha geri planda kalıyordu. Günümüz Z kuşağının metroseksüel tarafları da var. Artık erkekler de kozmetik ürünlerini kadınlar kadar tercih ediyor. Bu sebeple üretim yaparken unisex yapmaya özen gösteriyoruz.

“YENİLİKÇİ VE ÖZVERİLİ OLMAK BAŞARIMIZDAKİ EN BÜYÜK ETKEN”

Temeli lojistiğe dayanan bir firma olarak, kozmetik alanında yakaladığınız başarıyı nasıl açıklarsınız?

Yenilikçi, çözüm odaklı ve disiplinli çalışmamız başarımızdaki en büyük etken. Fason kozmetik üretiminde kaliteden ödün vermeden, çevre ve topluma duyarlı olarak hareket ediyoruz.  Sina Kozmetik olarak tüketici odaklı çalışma prensibini benimserken aynı zamanda danışanlarımızı doğru olarak anlayıp titizlikle çalışıyoruz. Bence özverili çalışmak başarıyı da beraberinde getiriyor.

Lojistik alanındaki faaliyetlerinizden de biraz bahseder misiniz?

Uluslararası ihracatı hedeflediğimiz için lojistik alanında olmamız gerekirdi.  Lojistik alanında da kendimizi geliştirdik. Sadece kendi ürünlerimizi ihraç etmiyoruz.  TİO belgemizle Taşıma işleri organizatörlüğü adı altında faaliyet göstererek firmalara güvenli taşımacılık hizmeti de veriyoruz.

Peki ya gelecek hedefleriniz nelerdir?

Türkiye ve dünya standartlarını göz önünde bulundurarak, en üst kalite düzeyine ulaşmak ve müşterilerimize ulaştırmayı hedefliyoruz. Daha fazla üretim yapmayı ve Avrupa pazarında daha çok yer almayı amaçlıyoruz.

Okumaya Devam Et

Trendler