Connect with us

Aktualite

“BU GİDİŞAT İLERDE ÇOK DAHA BÜYÜK KAOSLAR OLUŞTURUR”

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Silifke ilçesine bağlı Hüseyinler, Canbazlı, Keşlitürkmenli ve İmamlı mahallelerini ziyaret ederek vatandaşlarla buluştu. Başkan Seçer’in ilk durağı Hüseyinler Mahallesi oldu. Seçer’e ziyaretlerinde siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve belediye bürokratları da eşlik etti.

Published

on

Hüseyinler Mahallesi’ndeki toplantıda konuşan Seçer, TÜİK’in verilerine göre zenginle fakir arasındaki farkın en fazla olduğu illerin başında Mersin ve Adana’nın geldiğini belirtti. Mersin’de yaşayan insanların paylaşmayı bildiğini kaydeden Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak da kentte yaşayan fakiri, yoksulu, mağduru, kadını, çocuğu, yaşlıyı ve ihtiyaç duyan herkesi koruyup kolladıklarını belirtti.

Seçer, Mersin’in tarımsal üretimi yoğun kentlerden birisi olduğunu, bu kapsamda üreticinin kaliteli yollara ihtiyacı olduğunu, bunu da hızla gerçekleştirdiklerini vurguladı. 2014’te yürürlüğe giren yasayla İl Özel İdaresinin görev alanındaki yollardan bir kısmının ilçe belediyelerine, bir kısmının da Büyükşehir Belediyesine bağlandığını kaydeden Seçer, “Bizim sorumluluğumuzda olan yerleri eğer bozuksa bizim yapmamız lazım. Hiç yapılmamışsa yeni yol açmamız lazım. Sürekli orada rahat seyahat edilebilir bir yol haline getirmemiz lazım. Çünkü buralar üretici bölgeler. Meyve-sebze hassastır. Traktörün üzerinde, pikabın üzerinde, kamyonun, kamyonetin üzerinde o malı götürürken hoşafı çıkmaması için düzgün yol olacak. Arazi yolları en büyük sorun. Kırsalda yol konusu bizim için öncelikli ve son birkaç aydır da çalışmalar çok güzel gidiyor” ifadelerini kullandı.

“BU GÜZERGÂHLARIN ÇOĞU BİZE AİT GÜZERGAHLAR DEĞİL”

Silifke ziyaretini Canbazlı, Keşlitürkmenli ve İmamlı mahalleleriyle sürdüren Başkan Seçer, buralarda da vatandaşların taleplerini dinledi. Vatandaşlara MESKİ’nin yatırımlarından, Büyükşehir Belediyesinin hizmetlerinden, tarım üreticilerine yapılan katkılardan bahseden Seçer, gün sonu bir değerlendirme yaptı. Seçer, belediye başkanlığının sokakta yapılması gerektiğini, mahalle ziyaretleriyle de sorunları yerinde görüp, daha akılcı ve isabetli kararlar alabildiklerini söyledi.

Başkan Seçer, bölgedeki sorunların başında yol ağları sorununun geldiğini ifade ederken, kendilerine iletilen yol taleplerinin büyük bir kısmının ilçe belediyelerine ait yollar olduğunu belirterek, “Bölgemizin sorunlarının başında yol geliyor. Çünkü geniş ve üretici bir bölge. Kendi yol ağınızda olan, olmayan 10 bin kilometre bir yol güzergâhından bize talepler geliyor. Bu Büyükşehir Belediyesinin güzergâhı ya da ilçe belediyesinin, orman yolu ya da arazi yolları fark etmiyor. Muhtarlarla, vatandaşla toplantılarda dikkatimi çeken bir husus var. Bizden talep edilen yol yapım, yama, sathi kaplama, asfalt, her ne ise bu güzergâhların çoğu bize ait güzergâhlar değil. Önemli bir kısmı ilçe belediyelerine ait yerler. Ya onlar tarafından henüz yapılmamış ya da tartışma konusu olan yollar var” diye konuştu.

“BU GİDİŞAT İLERDE ÇOK DAHA BÜYÜK KAOSLAR OLUŞTURUR”

2014’te Bütün Şehir Yasasının yürürlüğe gitmesiyle bazı yol ağlarının ilçe belediyelerinin bazılarınınsa Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanına dahil edildiğini ancak yetki karmaşaları yaşandığını belirten Seçer, “Birçok muğlak konu var, hala yoruma açık birçok konu var. Yeni düzenlemeler yapmak lazım. Bu gidişat ilerde çok daha büyük kaoslar oluşturur. Şimdi biz bu mevcut görev alanımız içerisinde belirli kaynaklar aktarılarak belediyeyi yönetmeye çalışıyoruz. Bize belirli kaynaklar aktarılıyor. ‘Alın bunu, kaynakları kullanın, belediyenizi yönetin’ diyorlar ama bir diğer taraftan ilçe belediyeleri de aynı şekilde kaynak alıyorlar. Şimdi bu kaynaklar kullanılması gereken alanlara kullanılmadığı zaman görev sorumluluğu içerisinde olmayan alanlara biz Büyükşehir Belediyesi müdahale ettiğimiz zaman, o zaman o kaynaklar niye oraya aktarılıyor? Biz burada kaynak açısından yetersiz kalabiliyoruz. Yani farklı bir model uygulanmalı. Ya bizim yetkilerimiz artırılsın ya ilçe belediyelerinin yetkileri artırılsın ya kısıtlansın ya sadece Büyükşehir olsun” şeklinde konuştu.

“ARZU EDİLEN BİR İŞBİRLİĞİ SAĞLANDI DİYEMEM”

Söz konusu yasadaki yoruma açık konuların önemli sorunları da beraberinde getirdiğini ve büyükşehir belediye başkanları olarak geçen sene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptıkları toplantıda da konunun gündeme geldiğini kaydeden Seçer, şöyle devam etti; “Deneyimli Büyükşehir Belediye Başkanları arkadaşlarımız temsilci olarak oluşturulan komisyona dahil oldu ama partimize ait büyükşehir belediye başkanlarını bugüne kadar henüz bir çağıran olmadı. Belediyeler birliğinin burada tabii ki etkin olması gerekiyor. Ama arzu edilen bir işbirliği sağlandı diyemem. Mutlaka bir taslak, arkasına bir kanun teklifi mutlaka hazırlandı. Ama bu tamamen merkezi yönetimin değerlendirmesi sonucu hazırlandı. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin bu konuda görüşleri değerlendirilmedi diyebilirim ama aslında böyle konuşulmuştu, böyle olması gerekiyordu.”

“KAMU İHALE KURUMU BİRAZ SIKINTILI, ÇOK RAHAT DEĞİLİZ AÇIKÇASI”

Seçer, bazı ihaleler de Kamu İhale Kurumunun engeline takıldıklarını da vurguladı. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığını güçlendirdiklerini ve Forum Katkı Kavşağı’nın yanı sıra 3 tane daha katlı kavşak yapımı, köprü yapımları ile 4. Çevreyolunda 1.5 kilometrelik güzergah açacaklarını belirten Seçer, “Yine bu ihale kapsamındaydı. Muhtelif yollar bizde. Bir yandan yapalım bir yandan da yeni açacağımız bulvarları geniş caddeleri bu ihale kapsamında yaptıralım istedik. Ama ne hikmetse kamu ihale kurumu biraz sıkıntılı, yani çok rahat değiliz açıkçası. Bu bizden mi kaynaklanıyor yoksa başka şeyler mi düşünmek lazım, vatandaşların takdirine bırakıyoruz. Yani ihale şartnamesi hazırlıyorsun. İnce elliyorsun sık dokuyorsun, her türlü ayrıntıyı düşünüyorsun, bazı boşluklar varsa ya da eksikler varsa ihale sürecinde zeyilnamelerle bunu gideriyorsun. Bizim verilmeyecek hesabımız yok, bizim sakladığımız gizlediğimiz bir şey yok. Bunu ben haykırarak söylüyorum. Vatandaşın her kuruşu benim için değerli. Ben en ucuz malı, en kaliteli malı almak isterim ya da hizmeti almak isterim. Bunda bir beis yok. Benim bu konuda da hiçbir endişem de yok. Hani derler ya; çiğ yemedik karnımız ağrımıyor. Mesele o değil işlerimiz yürümüyor. Sürekli böyle bir demokrasinin kılıcı gibi kapıda asılı acaba kamu ihale kurumunda ne olacak, dönecek mi” ifadelerine yer verdi.

“BİRÇOK İHALE YENİLENMEK ZORUNDA KALDI”

Başkan Seçer, 73 otobüs ihalesi için yine Kamu İhale Kurumunun sonucunu beklediklerini, bozulan metro ihalesini yenilediklerini ve bir ay içerisinde yeniden çıkacaklarını söyledi. Ayrıca Tevfik Sırrı Gür Lisesi önünde yapılacak katlı otopark ihalesine de yeniden çıkacaklarını belirten Seçer, “Birçok ihale yenilenmek zorunda kaldı. Şu anda üst üste ihaleler yapıyoruz ama bu ihale bizim için önemliydi, farklı bir değerlendirme yapmış kamu ihale kurumu ve iptal etmiş. Tabi yeniden ihaleye çıkacağız. Zaman kaybediyoruz bu da bizi biraz üzüyor. Ama bunların üstesinden geleceğiz” diye konuştu.

Başkan Seçer, Büyükşehir Belediyesinde göreve gelmeden önceki son 6 ayda bazı kargaşalar yaşandığını, bunun da belediye kadrosunu etkilediğini kaydetti. Sıkıntıların tamamını düzeltmeye başladıklarını vurgulayan Seçer, öncelikle bir mali disiplin sağladıklarını ve daha önce belediyeye satış yapmak istemeyen esnafın şu an belediyenin kapısını aşındırdığını söyledi. Belediyede önemli tasarruflar da sağlayarak daha önce yüzde 1 kırımı olan akaryakıt alımını şu an yüzde 13.4 kırımla aldıklarını, yıllık 150-160 milyon liralık akaryakıt tüketimini baz aldıklarında önemli rakamlardan söz ettiklerini belirtti. Başkan Seçer, belediye gelirlerini önemsediklerini ve öz gelirlerini artırma yoluna gittiklerini de sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aktualite

MERSİN’DE KİRA GELİRİ POTANSİYELİ OLAN KONUTLARA SIKI TAKİP

Mersin’de Hazine ve Maliye Bakanlığının kira geliri potansiyeli olan konutların tespiti için başlattığı çalışmalar sürüyor.

Published

on

Kira gelirlerinin vergi dışı bırakılmasının önüne geçilmesi amacıyla başlatılan çalışma kapsamında, vergi dairelerince, belirlenen adreslere tebligat gönderiliyor. Tebligat alarak vergi dairelerine başvuran kiracılardan gerekli bilgiler talep edilerek elektronik ortama aktarılıyor. Kontrollerin ardından beyannamelerinde uyumsuzluk olan ve hiç beyanname vermeyen mükelleflere yönelik yasal işlem başlatılacağı öğrenildi.

Mersin Emlakçılar Odası Başkanı Mehmet Sinan Canpolat, kirada konutları olan mülk sahiplerinin gelir beyannamelerini mart ayında verdiğini söyledi. Kira gelir vergisi ile ilgili Maliye Bakanlığının çalışma başlattığını hatırlatan Canpolat, bu uygulamanın Mersin’de de gerçekleştirildiğini belirtti. Kent genelinde tebligatların dağıtılmaya başladığını ifade eden Canpolat, “Mart ayı sonunda verilecek kira beyannamelerin tespitiyle ilgili kentimizde de kiracılarımıza tebligatların geldiğini ve Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Denetim Koordinasyon Müdürlüğüne davet edildiklerini duyuyoruz. Kiracılara, ikamette kaç yıl oturdukları, ne kadar kira verdikleri, kira artışının ne kadar olduğu, bu ödemeleri hangi kanal aracılığıyla yaptıkları soruluyor” dedi.

“CEZAİ İŞLEMLE KARŞILAŞMAMAK İÇİN KİRA GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİNİ ZAMANINDA VERİLMELİ”

Kendilerinin de sürece katkı sunduğunu dile getiren Canpolat, vergilerin devlet gelirlerinde vazgeçilmez bir kalem olduğunu vurguladı. Kirada konutu bulunan mülk sahiplerinin herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için kira gelir vergisi beyannamesini zamanında vermesini öneren Canpolat, şöyle devam etti:

“Hükümetimiz her konuda ivedilikle çalışmalar yürütüyor. Maliye Bakanlığımız da kira gelir vergilerinin ödenmesi noktasında çalışmalarına hız verdi. Türkiye genelinde gerek meslektaşlarımızdan, gerek meslektaşlarımızın kiraya verdiği kiracılar aracılığıyla mülk sahiplerinin mart ayı sonunda ödenecek kira gelir beyannamesinin verilmesi noktasında her türlü platformu deniyorlar. Kirada konutu olan mülk sahiplerimizin de herhangi bir cezai işleme maruz kalmaması için Maliye Bakanlığımız ile görüşerek, onların da bilgisini alarak en azından bu konuda duyarlı olup işlemlerini yönetmeleri gerekiyor.”

“KONUTU OLAN EMEKLİLERE UYARI”

Emeklilerin vergi anlamında bazı konularda muaf olduğuna değinen Canpolat, “Biliyorsunuz emekliler bazı konulardan muaf. Normalde çevre temizlik vergisi, emlak vergisi noktasında emeklilerimiz bir dairesi olduğu zaman bundan muaf oluyorlar ve ödeme yapmıyorlar. Ama kira gelir vergisi beyannamesi ile ilgili diyalog halinde olsunlar. Çünkü böyle bir muafiyet yok. Böyle bir düşünceye kapılıp da sıkıntı yaşamamalarını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Aktualite

KONUT SATIŞINDA DÜŞÜŞ DEVAM EDİYOR, YABANCILARA SATILAN KONUTLARDA MERSİN ZİRVEDEKİ YERİNİ KORUYOR

Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu.

Published

on

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Konut Satış İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,8 azalarak 80 bin 308 oldu. Konut satışlarında İstanbul 13 bin 423 konut satışı ve yüzde 16,7 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 6 bin 709 konut satışı ve yüzde 8,4 pay ile Ankara, 5 bin 250 konut satışı ve yüzde 6,5 pay ile Antalya izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 17 konut ile Ardahan, 38 konut ile Hakkari ve 40 konut ile Bayburt oldu.

 

İPOTEKLİ KONUT SATIŞLARI 5 BİN 915 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 63,5 azalış göstererek 5 bin 915 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Ocak ayındaki ipotekli satışların bin 404’ü ilk el satış olarak gerçekleşti.

 

DİĞER SATIŞ TÜRLERİ SONUCUNDA 74 BİN 393 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde diğer konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 azalarak 74 bin 393 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 92,6 olarak gerçekleşti.

 

İLK EL KONUT SATIŞ SAYISI 25 BİN 263 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 azalarak 25 bin 263 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 31,5 oldu.

 

İKİNCİ EL KONUT SATIŞLARINDA 55 BİN 45 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,6 azalış göstererek 55 bin 45 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 68,5 oldu.

 

YABANCILARA OCAK AYINDA 2 BİN 61 KONUT SATIŞI GERÇEKLEŞTİ

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,5 azalarak 2 bin 61 oldu. Ocak ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 2,6 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 747 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 710 konut satışı ile İstanbul ve 211 konut satışı ile Mersin izledi.

 

ÜLKE UYRUKLARINA GÖRE EN ÇOK KONUT SATIŞI RUSYA FEDERASYONU VATANDAŞLARINA YAPILDI

Ocak ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 555 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 208 konut ile İran, 127 konut ile Ukrayna, 99 konut ile Irak ve Kazakistan vatandaşları izledi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

ÖZDEMİR: “ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTTIRMALIYIZ”

Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, bakliyat sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında olduğunu söyledi.

Published

on

10 Şubat Dünya Bakliyat Günü Mersin’de etkinlikle kutlandı. Bir otelde gerçekleştirilen etkinlikte bakliyat ürünleri tanıtılırken, tamamı bakliyat ürünleri kullanılarak yapılan yemek menüsü de konuklara ikram edildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Ulusal Baklagil Konseyi ve Mersin Ticaret Borsası Başkanı Özdemir, sağlığın en büyük zenginlik olduğunu söyledi. Herkesin ortak arzusunun sağlıklı bir nesil yetiştirmek olduğunu dile getiren Özdemir, bunun ön şartının ise bilinçli beslenmek olduğunu, bilinçli beslenmenin de sağlıklı besinlerle olacağını ifade etti.

Bakliyatın sahip olduğu özellikler nedeniyle en sağlıklı gıdalar arasında yer aldığını ve diyet listelerinde başta geldiğini vurgulayan Özdemir, “Mersin Ticaret Borsası olarak bu anlamlı günü ülkemiz bakliyat ticaretini merkezi olan Mersin’imizde sizlerle birlikte kutlamayı bir görev bildik” dedi.

Dünyada 1 milyara yakın insanın yetersiz beslendiğini, 1,8 milyar insanın aşırı kilolu olduğunu vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti:

“Bunun 850 milyonu obez, 530 milyon diyabet hastası var. Her yıl gerçekleşen ölümlerin yüzde 40’ı kalp damar hastalıkları ve kanserden kaynaklanıyor. Yaygınlaşan Amerikanvari ve fast food beslenme tarzı özellikle genç nesillerimiz için önemli bir risk oluşturuyor. Tüm bu sağlık sorunlarıyla mücadelede bakliyat en etkin besin kaynakları arasında gösteriliyor. Çünkü baklagiller, protein açısından zengindir, önemli bir lif kaynağıdır, temel vitamin ve mineralleri ihtiva eder, kolesterol bulunmaz, gluten içermez, anti alerjiktir. Diğer bir özelliği ise hayvansal protein içeren diğer gıdalara kıyasla daha uzun süre bozulmadan saklanabiliyor. Bir diğer özelliği de zengin olsun, fakir olsun, her sofranın gıdası olmasıdır. Et ve et ürünleriyle benzeri protein seviyesine sahiptir. Oysa fiyat olarak kıyaslandığında bakliyat çok daha ekonomiktir, porsiyon başına maliyeti düşüktür. Sağlıklı beslenmeye olan katkısı yönüyle de gelir seviyesi yüksek sofralar için vazgeçilmezdir.”

Bakliyatın insanlar için olduğu kadar toprak için de faydalı olduğuna işaret eden Özdemir, toprağa azot salgıladığından dolayı toprağı daha verimli hale getirdiğini belirtti.

“ANA VATANI TÜRKİYE OLAN BAKLİYATTA ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ MUHAKKAK ARTIRMALIYIZ”

Dünyada bakliyat üretiminin son 35 yılda yüzde 70 artarak 96 milyon tona ulaştığına dikkati çeken Özdemir, Türkiye’de ise tersinin yaşandığını kaydetti. Türkiye’de 30-35 yıl önce 2,5 milyon ton bakliyat üretildiğini ve yarısının ihraç edildiğini vurgulayan Özdemir, “Şu an üretim hacmimiz 1 ila 1,3 milyon arasında dalgalanıyor. Yani 1990’lı yıllarda 2,5 milyon ton üretim yaparken nüfusumuz 54 milyondu. Şimdi nüfusumuz 85 milyon oldu, üretimimiz 1 milyona düştü. Anavatanı Türkiye olan bakliyatta üretimi ve tüketimi muhakkak artırmalıyız. Türkiye bir bakliyat ülkesi. Üretim kültürümüz var, ticaret kültürümüz var. Bu zenginliğimizi kaybetmemeliyiz” diye konuştu.

Kanada’da 3 milyon ton kırmızı mercimek üretilmesine karşın bir kilo dahi kırmızı mercimek tüketilmediğinin altının çizen Özdemir, Kanada’nın ihraç etmek için üretim yaptığını kaydetti. Mersin’de bakliyat eleme ve kırmızı mercimek kırmak için önemli bir kapasite olduğunu anlatan Özdemir, “O zaman üretmemiz lazım. Çünkü Türkiye’nin enteresan bir şekilde dışarıda pazarı da var. Hala biz Kanada’da mercimeği alıyoruz, burada kırıyoruz, üçüncü ülkelere satıyoruz. Bu bir yere kadar gider. Ama esas tercih ettiğimiz kendi üretimimizi yükseltmek, büyütmek. Bir de bu baklagillerin fasulye haricinde en büyük avantajı kıraç alanlarda yetişmesi. Büyük bir şey. 25 milyon dekar nadas alanı var, 20 milyon dekar ekilmeyen alan var. Bunların beşte biri ekilse şu andaki üretim bakliyatının iki misli üretiriz” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİM ARZINDA GİDEREK BİR ARTIŞ SÖZ KONUSU”

Vali Ali Hamza Pehlivan da 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü’nün önemine işaret ederek, tanıtımın olduğu kadar üretim, işleme, paketleme, pazarlama, pazara ulaştırma ve ihracat boyutunun da olduğunu söyledi.

Bakliyatın gıda ve beslenmedeki öneminden bahseden Pehlivan, “İnsan beslenmesinde bitkisel kaynaklı proteinlerin yüzde 22’sini bakliyat teşekkül ediyor. Gene karbonhidrat olarak da yüzde 7’ye tekabül ediyor. Tabii insan beslenmesi yanında hayvanların beslenmesi konusu da var. O konuda da gene yüzde 38 nispetinde bakliyattan nasipleniliyor. Gene yüzde 5 nispetinde karbonhidrat hayvan beslenmesinde de bakliyattan elde ediliyor” dedi.

Bakliyat denildiğinde fasulyeden nohuda, mercimeğe kadar birçok ürünün akla geldiğini ifade eden Pehlivan, şöyle devam etti:

“Ülke olarak bakliyatta biz de aslında azımsanmayacak boyutta üretim gerçekleştiriyoruz. Bu sene 1,3 milyona tona tekrar çıktı. Özellikle de nohutta üçüncü mercimekte de dünyada dördüncü sıradayız. Ürün arzında son 15-20 yılda veya 30 yılda belli bir gerileme olduğu kabul edilebilir, söylenebilir ama yine son yıllarda devletimiz, Tarım ve Orman Bakanlığımızın üretim politikaları çerçevesinde sağlamış olduğu teşviklerle 1 milyon tondan 1,3 milyon tona çıktı. Dolayısıyla üretim arzında giderek bir artış söz konusu.”

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise Mersin’in, Türkiye’nin bakliyat işleme, pazarlama ve ihracat konusunda en gelişmiş yerlerinden biri olduğunu söyledi. Bakliyat sektörünün kente büyük bir ekonomik hareketlik kazandırdığını vurgulayan Seçer, “Bizim bölgemizi ilgilendiren sektörün buradaki işleme kapasitesi ve ticaret kapasitesi. Mersin Limanı, şehrin lokasyonu, bir ticaret kenti olması, Doğu Akdeniz çanağından dünyaya açılma imkanının olması, kara yolu güzergahıyla da Arap Yarımadası’na, Orta Doğu ve Kafkaslar’a ticareti mümkün olması, bakliyat sektörünü burada özellikle 1980’li yıllardan sonra çok geliştirmiş” ifadelerini kullandı.

Türk yemek uzmanı ve yazar Sahrap Soysal’ın da katıldığı etkinlik sonunda, kum sanatçısı Ramazan Yumrutepe gösteri sundu.

Okumaya Devam Et

Trendler