Connect with us

Aktualite

“ÇOK FAZLA İNSANIN YAPAMAYACAĞI İŞİ YAPIYORUZ”

Mersin Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ’kurbağa adamlar’, en zorlu görevlerde vatandaşlara umut oluyor. Kimsenin girmeye cesaret edemediği karanlık ve akıntılı sulara dalışlar yapan kurbağa adamlar, kaybolan insan ve suç aletlerini bularak herkesin takdirini topluyor. Kurbağa adamlar her türlü iklim koşullarında görevini başarılı yapmak için antrenman ve dalışlarına da devam ederken, yaptıkları başarılı görevlerle güven veriyorlar.

Published

on

Mersin Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği ekipleri, sorumluluk alanları olan 3 ilde güven veriyor.

Bugüne kadar 3 il dışında Türkiye’nin birçok yerinde önemli olayların aydınlatılmasına yardımcı olan Mersin’in “kurbağa adamları”, her türlü iklim ve zorlu görevler için antrenman ve dalışlarını sürdürüyor.

Kimsenin girmeye cesaret edemediği karanlık ve akıntılı sularda bazen bir canı kurtaran bazen bir ceset bulan kurbağa adamlar, bazen de suç aletlerini suların dibinden çıkartarak, olayların çözülmesini sağlıyor. Mersin’de görev yapan 7 kurbağa adam, insanlara umut olmaya devam ederken, herkesin de takdirini topluyor.

Yaptıkları çalışmalarla ilgili İHA muhabirine konuşan Kıdemli Başpolis kurbağa adam Ömer Çetin, mesleğe 1995 yılında başladığını söyledi. 1999 yılında kurbağa adam seçme sınavını kazanarak bu göreve başladığını kaydeden Çetin, “Mersinliyim. Küçüklüğümden beri denizde büyüdüm.

Biz küçükken dışarıdan dalışa gelen insanları görüyorduk. O zamanlar imkanlarımız olmadığı için biz yapamıyorduk ve özeniyorduk. Emniyet teşkilatımızda da böyle bir birim kurulup, sınav açılınca bende girmeye karar verdim ve iyi ki girmişim” diye konuştu.

“Girdiğimiz suların yüzde 95’i tehlikeli sulardır”

Türkiye’de şu anda 23 ilde kurbağa adam su altı grup amirliği olduğunu belirten Çetin, “Bizim seçme sınavlarımız oluyor. Şu anda 180 kurbağa adamımız var. Tabi kurbağa adam olmanın şartları çok zor, o yüzden herkes olamıyor. Önce denizi, suyu sevmek gerekiyor. Zor bir görev. Tabi çevremizden güzel tepkiler alıyoruz. Çünkü biz genelde can kurtarıyoruz. Hayatını kaybeden insanları çıkardığımızda da insanlar teşekkür ediyor, dua ediyoruz. Çünkü yakınlarının bir mezarı olacak diye seviniyor onlarda. Bazı durumlarda bunun örnekleri de var ulaşamayabiliyoruz. Bu yüzden ölü yada sağ çıkardığımız bütün insanların yakınlarından aşırı derece dua alıyoruz. Buda bizi mutlu ediyor. Biz genelde iç sularda göl, gölet, baraj, nehir, dere gibi yerlerde özellikle görev yapıyoruz. Yani karanlık sularda arama yapıyoruz. Denizde çok fazla görüntü olduğu için birçok insan ceset çıkartabiliyor ve o yüzden bize çok görev düşmüyor. Bizim girdiğimiz suların yüzde 95’i tehlikeli sulardır. Bu gibi sularda görev yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Vatandaşları bulmak için her türlü seçeneği uyguladıklarını kaydeden Çetin, “Bugüne kadar birçok olayda yaşadık. Tabi zor iş bizim yaptığımız. Akıntı yüzden suyun yüzüne çıkamadığımız, kafamızı vurduğumuz olaylar da oldu. Biz insanlara umut olmaya çalışıyoruz. 6 aylık arama sonucunda bulduğumuz cesetler var. Ben severek polis oldum ve aşırı derece mutluyum. Kurbağa adam olduğum için ayrıca gururluyum. Şu anda Mersin’de 7 kurbağa adam var. 3 tane ilden ve ilçelerinden sorumluyuz. Talep gelmesi halinde diğer illere de gidiyoruz. En son Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisinin aramasına katıldık” ifadelerini kullandı.

“Başkalarının elini sokamadığı sulara dalıyoruz”

Polis kurbağa adam Soner Akar ise 4 yıldır kurbağa adam olduğunu ifade etti. Mersin’de büyüdüğü için denizi çok sevdiğini vurgulayan Akar, “Denizde çalışmayı çok seviyorum. Bu yüzden bu alanı seçmek istedim. Daha önce trafik polisi olarak 9 yıl görev yaptım. Trafik polisiyle karadaydık ve sürekli ayağımız karaya basıyordu. Tabi kurbağa adam olunca farklı çalışmaya başladık. Çünkü biz normal sulara girmiyor. Bizim girdiğimiz sular çok başka. Başkalarının görüp de cesaret edemediği, eline sokamadığı sulara biz dalış yapıyoruz. O yönden insanların bize bakış açısı da olumlu. Bizde suya girerken kayıp insanların yakınlarından güç alıyoruz. Biz ceset bulduğumuz zaman üzülüyoruz tabiki ama bir yönden de olumlu bakıyoruz. Çünkü özellikle denizde kaybolan ve bulunamayan, mezarı dahi olmayan insanlar var. Kaybolan kişiyi hayatını kaybetmiş şekilde bulsak da dışarıda bekleyen insanların beklentisini sonlandırıyoruz. Bu güzel bir olay” dedi.

“İyi ki polis kurbağa adam olmuşuz diyorum”

Polis kurbağa adam olmanın kolay olmadığının altını çizen Akar, “Yaptığımız iş gerçekten çok zor. Karanlık ve akıntılı sularda görev alıyoruz. Bazen el yordamıyla arama yapıyoruz. Ancak burada olduğum için çok mutluyum. Çok fazla insanın yapamayacağı bir iş olduğu için pozisyonumuz çok farklı oluyor. İnsanlar tarafından da bizi beklemeleri, bizim gidip o beklentiyi sonlandırıyor olmamız bize cesaret veriyor. Bu duygular olduğu için çok mutlu oluyorum. İyi ki polis kurbağa adam olmuşuz diyorum. İnşallah bundan sonrada bu başarılarımız, bu görevlerimiz devam eder” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aktualite

POLİSİN DİKKATİ 30 BİN LİRALIK DOLANDIRICILIĞI ÖNLEDİ

Mersin’in Anamur ilçesinde telefon dolandırıcılarının tuzağına düşürdüğü vatandaş, polisin dikkati sayesinde 30 bin lirasını kaptırmaktan kurtuldu.

Published

on

İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Anamur İlçe Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ekipleri Muşurup Caddesi’nde esnaf ziyareti yaptıkları sırada bir vatandaşın hareketlerinden şüphelendi. Vatandaşla görüşen ekipler, kendisinin bir kişi tarafından arandığını ve eşinin kimliğinin çoğaltılmak suretiyle FETÖ’nün banka hesaplarına para aktarıldığı bilgisinin verildiğini belirtti. Vatandaşın 30 bin liralık altını bozdurduğu ve dolandırıcıların hesabına yatırmak üzere olduğu tespit edildi. Ekipler, dolandırılmak üzere olan vatandaşı devlet kurumlarının hakim, savcı veya polis sıfatıyla kimseden para talep etmeyeceği konusunda bilgilendirerek, parasını yeniden altına çevirmesini istedi. Bunun üzerine verilen hesaba parayı yatırmayan vatandaş, parasını yeniden altına çevirerek dolandırılmaktan kurtuldu.

Okumaya Devam Et

Aktualite

MERSİN VE DİYARBAKIR’DA KAÇAK AKARYAKIT OPERASYONU

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Akaryakıt Kaçakçılığıyla Mücadele Özel Ekiplerince, Diyarbakır ve Mersin’de akaryakıt kaçakçılarına yönelik gerçekleştirilen 2 ayrı operasyonda, kaçak akaryakıt satışı yaptığı belirlenen 2 işletme ortaya çıkarıldı.

Published

on

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre ilk operasyon, Diyarbakır’in Silvan ilçesinde faaliyet yürüten bir akaryakıt istasyonunda gerçekleştirildi. Operasyonda söz konusu istasyonda bir adet gizli tank ele geçirildi. Ayrıca akaryakıt istasyonunda pompa, yazar kasa ve otomasyon sistemleri devre dışı bırakılarak kaçak akaryakıt satılmasını sağlayan düzenek de ortaya çıkartıldı. Bu düzenekle istenildiğinde kayıt dışı akaryakıtın, istenildiğinde ise yasal akaryakıtın verilerek ekiplerin denetimi esnasında istasyonun yasal çalışıyor izlenimi verildiği ortaya çıkarıldı. İstasyonda kayıt dışı akaryakıtın konulduğu gizli tank ve bu tankla bağlantılı satış tabancaları mühürlenerek, istasyon hakkında yasal işlem başlatıldı.

Mersin’de gerçekleştirilen ikinci operasyonda ise kayıt dışı akaryakıt satışına yönelik akaryakıt özel ekiplerince yürütülen saha araştırmaları esnasında, bir bayiye ait tanker araçları kullanılarak tır-kamyon türü araçlara belgesiz, kayıt dışı akaryakıt satışı yapıldığı tespit edildi. Olayla ilgili idari işlemler başlatıldı.

Açıklamada, “Kaçak akaryakıt satışını önlemek amacıyla Ticaret Bakanlığı Akaryakıt Kaçakçılığı ile Mücadele Özel Ekibinin kayıt dışı ve kaçak akaryakıt satışının önlenmesine yönelik denetimlerin etkin bir şekilde sürdürülmektedir. Akaryakıt sektöründe usulsüzlük yaparak haksız kazanç sağlayan ve rekabet ortamını bozan firmaların engellenerek yasal faaliyet yürüten akaryakıt bayilerinin korunması amaçlanmaktadır” denildi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

AKDENİZ’İN İSTİLACI TÜRÜ “ASLAN BALIĞI” EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR

Akdeniz’in istilacı türlerinden ‘Aslan balığı’ son yıllarda yapılan çalışmalarla ekonomik değer kazanmaya başladı. 4 yıl önce tutulduğunda tekrar denize bırakılan Aslan balığı bugünlerde kilosu 70 ile 150 TL arasında satılıyor. Akdeniz’in istilacı türlerinden ‘Aslan balığı’ son yıllarda yapılan çalışmalarla ekonomik değer kazanmaya başladı. 4 yıl önce tutulduğunda tekrar denize bırakılan Aslan balığı bugünlerde kilosu 70 ile 150 TL arasında satılıyor.

Published

on

Türkiye’nin deniz ürünlerinde de önemli bir yere sahip olan Mersin’de istilacı türlerin tüketime ve ekonomiye kazandırılması için başlatılan çalışmalar sürüyor. Bu çerçevede Slow Fish Mersin’in ev sahipliğinde Deniz Ticaret Odası ve Akdeniz Koruma Derneği’nin desteği ile Erdemli’deki balıkçılara yönelik bilgi ve deneyim paylaşımı etkinliği gerçekleştirildi. Öncesinde alanında uzman ve tecrübeli ekip tarafından Akdeniz’in istilacı türlerinden ‘Aslan balığı’ ile ilgili bilgi verildi. Ardından balığın temizlenmesi, pişirilmesi uygulamalı olarak gösterildi. Pişirilen balıklar ise balıkçılara ikram edilerek tadım etkinliği gerçekleştirildi. 2019 yılı öncesinde ekonomik değeri olmadığı  için denize bırakılan ardından başlatılan çalışmalarla kilogramı ilk 5 TL’den alıcı bulan ‘Aslan balığı’ şimdiler de toptan 70-80 TL’ye, bireysel satışlarda da 150 TL’yi aşan fiyatlara satılmasıyla ekonomiye kazandırılmış olduğu vurgulandı.

  BALIKÇILARA EKONOMİK GETİRİSİ OLACAK

Slow Fish Mersin ekibi sözcüsü Ezgi Biçer Uçar, “Akdeniz Koruma Derneği ’Yeni Balıklar’ başlığı altında bir süredir bir proje yürütüyordu ve bu projenin etkinliklerinden bir tanesini burada hayata geçiriyoruz. Bizler balıkçılarımıza aslında aslan balığını yaptığımız etkinliklerle tanıtmak istiyorduk. Ancak bunun ekonomik değeri hakkında daha önce bundan ekonomik gelir elde etmiş balıkçılar en doğru bilgiyi verebilir diye düşündük. Dolayısıyla bugün burada  farklı bölgelerin kooperatiflerindeki balıkçı arkadaşlarımızda geldi. Ve balıkçılarımıza aslan balığı ile elde ettikleri  ekonomik geliri aktardılar. Yola çıktıklarında 5 liradan sattıkları bu balığı bugün 70-80 liralara kooperatif aracılığı ile ya da kendileri bireysel olarak 150-200 liralara kadar sattıklarını ifade ettiler. Dolayısıyla bizim balıkçılarımızda bu balıklardan artık korkmamaları gerektiğini nasıl temizlemeleri, nasıl yakalamaları gerektiğini öğrendiler ve bundan sonra da balıkçılarımıza ekonomik geliri olacağını tahmin ediyoruz. Balıkçılarımız bu balık ağlarına yakalandığında, bu balığa dokunmaya korkuyorlardı. Nasıl dokunmaları, nasıl temas etmeleri gerektiğini bilmiyorlardı. Dolayısıyla ağlarını kesiyorlardı. Ama bugün eldiven yardımıyla bu balığı tutabileceklerini, bir makasla dikenlerini kesebileceklerini öğrendiler” dedi.

Sahillere gelen istilacı ve yabancı türlerle alakalı çalışmalar yürüttüklerini anımsatan derneğin kaynak yönetim direktörü Caner Bayrak da, “Projeler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleriyle yürütülüyor. Aynı zamanda bazı üniversitelerden ortaklarımız var, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden hocalarımızda bu projede bize danışmanlık yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

  “LAGOS’A EŞ DEĞER BİR BALIK”

Daha önce kendi bölgelerinde az sayıda Aslan balığının çıktığını aktaran Erdemlili balıkçılardan Hasan Yokuş, “Bize zehirli dedikleri için hiç dokunmadan tekrar denize atıyorduk. Gelen arkadaşlar ve hocaların bilgilendirmesiyle şuanda ekonomik bir katkı olacağını düşünüyoruz. Yendiğini de öğrendik. Bundan sonra sofralarımızda olacak yani aslan balığı” diye konuştu.

Tezgahta balıkları temizleyip pişiren Erdemli Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Yalçın Sakın’da, “Lezzetlidir, bütün vatandaşların damak tadını alabileceğini tahmin ediyorum. Gerçekten kayalık ve taşlık bölgelerde yetişen balıklar lezzetli olur. Bu balıklarda lezzetli. Izgarada, çöp şiş, saç kavurması, isteğe göre güveç, isteğe göre çorbası, kızartması, fileto şeklinde ne istiyorlarsa fırında her çeşidi olur. İnsanlar tereddüt etmeden bu balığı yiyebilirler. Gerçekten yiyenlerin hoşuna gidecek ve bu balık lagos değerinde, lagosa eş değer bir balıktır” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam Et

Trendler