Connect with us

Dünyadan

DÜNYANIN GÜNDEMİ ‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ’

Published

on

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) düzenlediği Temiz Enerji Geçişleri Zirvesi 2020, dünyanın dört bir yanından hükümet temsilcilerini bir araya getirdi. Farklı ülkelerden 40 bakanlık temsilcisinin katıldığı ve 500 binden fazla kişinin canlı olarak izlediği dijital zirvede, iklim değişikliğiyle mücadele yolları ve bu mücadelede kilit rol oynayan ‘temiz enerji’ konusu tartışıldı.

Online gerçekleştirilen ve pek çok sanayi kuruluşundan üst düzey temsilcilerin de yer aldığı Temiz Enerji Geçişleri Zirvesinde, nükleer enerjinin öneminin altı çizildi. Katılımcılar, nükleer gücün hem pandemi sonrası ekonomik iyileşmede önemli bir rol üstleneceğini hem de iklim sorununa çözüm olabileceğini belirtti.

“İyileşme için geleceğe yatırım yapmalıyız”

Zirvede konuşan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, ülkelerin pandemiyle mücadele için ayırdığı trilyonlarca dolarlık kamu bütçelerini, iklim değişikliği ve temiz enerji stratejilerine de aktarmaları konusunda kapsamlı kararlar aldıklarını duyurdu. Gueterres, “Bu kurtarma ve iyileştirme planlarını tasarlarken bir seçim yapabiliriz. Olduğumuz yere geri dönebilir ya da daha iyi, daha sürdürülebilir bir geleceğe yatırım yapabiliriz” diye konuştu.

BM Genel Sekreteri, bu kapsamda da tüm liderlere sağlık, bilim ve ekonomide “temiz enerji” rotasını seçmeleri için çağrıda bulundu.

“Şimdikinden 4 kat hızlı hareket etmek gerekiyor”

COP26 (Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi) Başkanı ve Birleşik Krallık İş, Enerji ve Sanayi Stratejisi Bakanı Alok Sharma da hükümetler ve iş dünyasının korona virüse karşı hızlı yanıt vermek zorunda olduğunu, ancak bu süreçte iklim krizinin de unutulmaması gerektiğini belirtti. Sharma, Kasım 2021’e ertelenen iklim görüşmelerine kadar tüm ülkeleri iklim planlarında daha kararlı olmaya çağırdı. Sharma, “Enerji sektörü şu anda tüm küresel emisyonların dörtte birini oluşturuyorsa, temiz enerji geçişi iklim değişikliğiyle mücadelenin merkezi konumunda demektir.

IEA analizi gösterdi ki Paris Anlaşmasının hedeflerine ulaşmak için dünyayı karbondan arındırma yolunda küresel geçişin şimdi olduğundan dört kat daha hızlı hareket etmesi gerekiyor. COP26’dan önce, daha da hızlı ilerlemek, karbon emisyonlarını düşürmek, enerji maliyetlerini düşürmek, insanların yaşam kalitesini yükseltmek ve dünya çapında yeni işler ve fırsatlar oluşturmak için birlikte çalışmaya devam etmeliyiz” dedi.

“Nükleer enerji, iklim değişikliği sürecinde büyük rol oynuyor”

Zirve kapsamında yapılan “Elektrik Enerjisi Güvenliği ve Sürdürülebilirlik” konulu bir panelde konuşan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Müdürü Rafael Mariano Grossi ise bu süreçte nükleer enerjinin önemine vurgu yaptı. Grossi, “Herkese uyan tek bir enerji çözümü yok ama nükleer enerjinin masada tartışmasız bir yeri var.

Bilim ve teknoloji temelli bir organizasyon olarak, tüm perspektiflerimizi ve gerçeklerimizi bilime dayandırıyoruz. Gerçek şu ki; nükleer enerji temiz, dayanıklı, kapsayıcı enerji sistemlerinin bir parçası olarak sürece katkıda bulunacak çok şey içeriyor. Nükleer enerji sadece geleceğin temiz düşük karbonlu enerji vaadi değil, halihazırda da iklim değişikliği sürecinde büyük rol oynuyor. Nükleer enerji kitlesel katkısı ile bugüne kadar 55 giga tondan fazla CO2 (karbon) emisyonunu önlemiş durumda.

Nükleer santraller, talebi takip edecek şekilde santral üretimini ayarlayabilme özellikleri sayesinde elektrik şebekelerinin istikrarlı işleyişini sağlamak ve yenilenebilir enerji üretimindeki mevsimsel dalgalanmaların etkilerini sınırlamada yardımcı olmak da dahil olmak üzere bir çok şekilde elektrik güvenliğine de katkıda bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“Nükleer enerji gelişmekte olan ülkeler için çok yararlı olacak”

“İleriye baktığımızda, nükleer enerji gelişmekte olan ekonomiler için çok yararlı olacak” diyen Grossi sözlerine şöyle devam etti:
“Sera gazı emisyonu olmadan gelecekteki hidrojen üretimine katkıda bulunabilecek küçük modüler reaktörler gibi gelişmeler sayesinde teknoloji ve evrimin de öncüsü olacak. Biz IAEA olarak ideolojilere veya sadece istek uyandıran fikirlere değil, gerçeklere dayanan yapıcı ve açık diyalogu da takdir ediyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Nükleer enerjinin onu bir enerji kaynağı olarak seçenler için katkıda bulunacağı çok şey var. COP25’te IAEA yer aldı ve COP26’ta da aktif bir katılımcı olarak katkıda bulunmak istiyoruz.”

“Nükleer enerjinin tamamlayıcılığından yararlanmalıyız”

Aynı zirvede konuşan Fransa merkezli elektrik iletim şirketi EDF CEO’su Jean-Bernard Lévy ise “Ekonomileri yeniden başlatmak ve karbon nötrlüğü elde etmek için tüm teknolojilerin harekete geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Bu teknolojiler arasında nükleer teknoloji de bulunmalıdır. Bu konu, kapsamlı çalışmalarla özellikle Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli ve IEA tarafından teyit edilmiştir.

Paris anlaşmasını desteklemek, ekonomilerin çok büyük ve derin bir şekilde elektrifikasyonu anlamına gelecek ve sadece Avrupa’da 2050 yılına kadar elektrik talebini ikiye katlayacaktır. Yenilenebilir kaynakların bu talebi karşılamada kilit bir rol oynayacağını söyleyebiliriz ancak, Avrupa Birliği gelecekte nükleer enerji kapasitesini daha da düşürürse bu hedef gerçekleşebilir gözükmüyor.

Gerçekte tek seçeneğimiz enerji verimliliği, yenilenebilir kaynaklar ve nükleer enerjinin tamamlayıcılığından yararlanmaktır. Pratik açıdan, bu tüm teknolojiler için eşit bir oyun alanı oluşturulmasını gerektirir. İdeolojiye değil gerçeklere ve bilime dayanan bir sınıflandırma içerecek finansmana daha iyi erişmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aktualite

’ABDULHAMİD HAN’ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN KATILDIĞI TÖRENLE AKDENİZ’E UĞURLANDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de ilk petrol bulunan yerin bundan 135 yıl önce yine Akdeniz’deki İskenderun olduğunu hatırlatarak, “Bu defa da Abdülhamid Han gemimizi ya Allah bismillah diyerek Gazipaşa’nın 55 kilometre açığındaki Yörükler-1 kuyusuna uğurlayacağız. Yörükler-1 kuyusu, Doğu Akdeniz’deki geniş iş planımızın ilk adımıdır. İnşallah sizlerden de hayırlı bir haberi en kısa sürede bekliyoruz” dedi.

Published

on

Mavi vatandaki filonun ’en güçlüsü’ olan Abdülhamid Han sondaj gemisi, Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Taşucu Limanı’ndan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle Akdeniz’e uğurlandı. Abdülhamid Han sondaj gemisine helikopterle iniş yapan Erdoğan, gemide yaklaşık 1 saat boyunca yetkililerden brifing aldıktan sonra uğurlama töreninin yapılacağı alana geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in de katıldığı törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün buradaki bu fotoğrafın, Türkiye’nin son 20 yıllık serencamının adeta bir özeti olduğunu söyledi. Çok heyecanlı olduğunu belirten Erdoğan, “Heyecanlı olduğum kadar da geleceğe bakışımız ve bu noktada ufkumuz çok daha aydınlıktır. Son 20 yılda ülkemize asırlık eser ve hizmetler kazandırdık. Sözümüzün somut örneği olan Abdülhamid Han sondaj gemimiz, Türkiye’nin enerji alanındaki yeni vizyonunun da sembolüdür. Daha önce paramızla dahi yaptıramadığımız sismik araştırmaları, bakın sondaj demiyorum, sismik araştırmaları sondaj faaliyetlerini keşfedilen kaynakların ekonomiye kazandırılması süreçlerini artık kendi imkanlarımızla yürüttüğümüz bir döneme girdik. Az önce Bakanımızın da rakamlarıyla ifade ettiği gibi bugün, Abdülhamid Han sondaj gemimizle Türkiye farklı bir yere gelmiştir. Türkiye’nin dünyanın önde gelen petrol ve doğal gaz sondajcılarından biri haline gelmesini sağlayan herkese şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

  “4 SONDAJ GEMİMİZ, 2 SİSMİK ARAŞTIRMA GEMİMİZLE ARTIK BİZ DE BU ALANDA VARIZ”

Şüphesiz bugünlere bir anda gelinmediğini kaydeden Erdoğan, “Uzunca bir süre kimi zaman sinsi oyunlarla, kimi zaman iyi niyetli ama cesaretsiz tercihlerle, kimi zaman açıkça ihanetlerle oyalandık. Vakit ve kaynak kaybettik. Ülkemizin 2023 hedeflerini belirlerken öncelikle çözmemiz gereken sorunların başında enerjide dışa bağımlılığımızın geldiğini gördük. Yıllarca açılıp üzeri betonla kapatılan kuyuların sebep olduğu yılgınlığı ortadan kaldırmak için kendi insan gücümüzle, kendi veri altyapımızla ve kendi teknolojik araçlarımızla bu süreci yürütme kararı aldık. Şimdi varız. 4 tane sondaj gemimiz, 2 sismik araştırma gemimizle artık biz de bu alanda varız” ifadelerini kullandı.

  “ADETA SU ALTINDA BİR ENERJİ ÜSSÜ KURUYORUZ”

“Denizlerde dünyada eşine az rastlanır bir sondaj filosuna sahibiz” diyerek konuşmasını sürdüren Erdoğan, “Gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra Akdeniz ve Karadeniz’de sondaj çalışmalarına başladık. Fatih sondaj gemimizi ’her arayan bulamaz ama unutmayın bulanlar arayanlardır. Bu şekilde göreve uğurladık ve bir süre sonra da müjdeli haberi aldık. Karadeniz’de keşfettiğimiz 540 milyar metreküplük doğal gaz rezervi ülkemize ve milletimize maddi karşılığının çok ötesinde bir moral vermiş, bir dönüm noktası olmuştur. Karaya ulaştığında bu gazı kullanılabilir hale getirip, sistemimize aktaracak doğal gaz işleme tesisimizin temelini geçtiğimiz yıl attık. Haziran ayında da denize boru döşeme işlemine başladık. Sığ kısımlardaki boru döşeme işlemini bitirdik. Derin kısımlardaki 165 kilometrelik kısmın 100 kilometresini tamamladık. Denizin iki bin 200 metre altında yürütülen bu işlemlerle adeta su altında bir enerji üssü kuruyoruz. Fatih gemimiz halen Türkali-10 kuyusundaki sondaj çalışmalarını sürdürüyor. Yavuz gemimiz Türkali-4 kuyusundaki üst işlemleri gerçekleştiriyor. Kanuni gemimiz de Türkali-6 kuyusunun alt tamamlama işlemlerini hamdolsun bitirdi. Böylece Karadeniz gazının ilk etabı için gereken 10 kuyudaki işlemleri birer birer bitirerek buradan gelecek doğal gazı 2023 yılında milletimizin hizmetine vermeyi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

  “2022 ENERJİ FATURAMIZIN 100 MİLYAR DOLARI BULACAĞI GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA, YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALARIN VE ELDE EDİLEN SONUÇLARIN MANASI DAHA İYİ ANLAŞILACAKTIR.”

Aynı anda 3 sondaj gemisinin çalıştığı bu sahanın, dünyada üretime en hızlı hazırlanan saha olarak kayıtlara geçtiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti; “Denizlerde elde ettiğimiz başarıyı karadaki keşiflerle taçlandırmak istiyoruz. Bu amaçla hem yeni kuyu açma hem daha önce açılıp üzeri kapatılmış kuyuları tekrar üretime kazandırma faaliyetlerimizi kesintisiz devam ettiriyoruz. Üretimimiz 65 bin varile ulaştı. Hedefimiz yıl sonuna kadar 150 kuyu daha açarak bu rakamı katlayarak arttırmak. Küresel ekonomik krizde adeta bir silah haline dönüşen doğal gaz ve petrol kaynaklarımızı ne kadar kısa sürede, ne kadar çok arttırabilirsek, bu kritik süreçte o derece avantaj kazanacağız. Hem enerji bağımsızlığımızı temin, hem cari açığımızı kapatma bakımından bu çalışmaları çok önemli görüyoruz. Sadece 2022 enerji faturamızın 100 milyar doları bulacağı göz önüne alındığında, yürütülen çalışmaların ve elde edilen sonuçların manası daha iyi anlaşılacaktır.”

  “ABDÜLHAMİD HAN GEMİMİZİ, GAZİPAŞA’NIN 55 KİLOMETRE AÇIĞINDAKİ YÖRÜKLER-1 KUYUSUNA UĞURLAYACAĞIZ”

Abdülhamid Han gemisinin en son teknoloji ile edilmiş 7. nesil diye ifade edilen bir sondaj gemisi olduğunu ifade eden Erdoğan, şu bilgileri verdi; “Diğer üç sondaj gemimizden daha üstün özelliklere sahip bu gemiyi ilk defa Türkiye olarak biz kullanacağız. Taşucu limanımızda gemimizin sondaj öncesi tüm hazırlıkları bitirildi. Bugün Abdülhamid Han gemimizi ’Mavi Vatana’, yeni sondaj rotamız Akdeniz’e yolcu ediyoruz. Ülkemizde ilk petrol bulunan yer bundan 135 yıl önce yine Akdeniz’deki  İskenderun’dur. Bu defa da Abdülhamid Han gemimizi ya Allah bismillah diyerek Gazipaşa’nın 55 kilometre açığındaki Yörükler-1 kuyusuna uğurlayacağız. Yörükler-1 kuyusu, Doğu Akdeniz’deki geniş iş planımızın ilk adımıdır. Milletimizin duası, Abdülhamid Han sondaj gemimizde gece gündüz ter dökerek arama yapacak arkadaşlarımızla birlikte olacaktır. İnşallah sizlerden de hayırlı bir haberi en kısa sürede bekliyoruz. Gemimiz buradaki sondaj çalışmalarını bitirince durmayacak. Diğer kuyulara geçecek. Bu şekilde bulana kadar aramaya devam edeceğiz.”

  “ŞIMARIKLIKLARINI ARTIRANLARIN SONU, BİR GÜN KAFAYI DUVARA ÇARPIP KENDİNE GELMEK OLACAKTIR”

“Akdeniz’de yaptığımız arama ve sondaj çalışmaları kendi egemenlik alanlarımızdadır. Bunun için kimseden izin veya icazet almaya ihtiyacımız yoktur” diyen Erdoğan, şöyle devam etti; “Abdülhamid Han gemisi çalışmalarına başladığında, arkalarına aldıkları ağa babalarına güvenerek bize efelik etmeye yeltenenler muhtemelen çıkacaktır. Biz onları ciddiye almayıp kendimize müsavi ve muhatap görmedikçe şımarıklıklarını artıranların sonu, bir gün kafayı duvara çarpıp kendine gelmek olacaktır. Ne kuklalar, ne kuklalar ne de onların iplerini ellerinde tutanlar Akdeniz’de hakkımız olanı almamızı engelleyemeyecek. Gerçi Akdeniz’de Abdülhamid Han ismiyle karşılaşan birilerinin aklına herhalde önce Gazi Ethem Paşa ve Dömeke Savaşı gelecek. Onlar anladı. Üzerinden henüz bir asır geçmiş olan mücadeleyi ne yaparlar? Hatırlarlar. Ama hiç merak etmesinler, hiç korkmasınlar. Bizim ilkemiz ne hakkımızı yedirmek ne de kimsenin hakkına göz dikmektir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonu öylesine kuşatıcı ve geniştir ki, her gün ay yıldızlı bayrağımızın korkusuyla yatıp kalkanların hezeyanlarıyla uğraşmaya vaktimiz yoktur. Biz kendi işimize bakıyoruz. Ve bakmaya devam edeceğiz.”

  “HAKLARIMIZI KORUMAK İÇİN GEREKTİĞİNDE DİŞE DİŞ MÜCADELE VERMEKTEN ÇEKİNMEDİK, ÇEKİNMEYECEĞİZ”

Konuşmasını, “Kendi işimizi, kendimiz göreceğiz. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz” diye sürdüren Erdoğan, “Bu çabalarımıza destek verecek herkesle de birlikte çalışmaya, birlikte yol almaya. hazırız. Uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınmış olan haklarımızı, hariçten gazel okuyarak, uydurma haritalarla yok saymak isteyenlere bu lokmanın onların boğazından geçmeyecek kadar büyük olduğunu da hatırlatmak isterim. Haklarımızı korumak için gerektiğinde dişe diş mücadele vermekten çekinmedik, çekinmeyeceğiz. Türkiye’nin dostluğunun ve müttefikliğinin özellikle karşısında yer almaktan çok daha değerli, çok daha kazançlı, çok daha doğru bir yaklaşım olduğunu görmek için son dönemdeki gelişmelere bakmak yeterlidir. Kısaca söylemek gerekirse, bizimle birlikte yol yürüyen kazanır. Bize karşı yol yürüyen ise kaybeder. Bu duygularla Abdülhamit Han sondaj gemimize yolun açık, sondajın bereketli olsun diyoruz. Gemi personelimize başarılar diliyoruz” dedi.

  “FİLONUN EN GÜÇLÜSÜ”

Yedinci nesil olmasının yanı sıra 238 metre uzunluğu, 42 metre genişliği ve çift güvenlik sistemiyle öne çıkan sondaj gemisi Abdülhamid Han, filosunun teknik açıdan hem en donanımlısı hem de en uzunu olarak ’Mavi Vatan’daki hidrokarbon arama çalışmalarına önemli bir güç katması bekleniyor. Çift kule ile aktif konumlandırma sistemine sahip 200 mürettebat kapasiteli geminin, 12 bin 200 metreye kadar sondaj yapabilme yeteneği olduğu biliniyor.

Güney Kore’deki Okpo Limanı’ndan yola çıktıktan sonra 19 Mayıs’ta Mersin’in Taşucu Limanı’na ulaşan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından adı ’Abdülhamid Han’ olarak açıklanan gemideki çalışmalar tamamlandı. 2,5 aydır Mersin’in Taşucu Limanı’nda kalan Abdülhamid Han sondaj gemisinin bakım, geliştirme ve güncelleme çalışmalarının bitmesiyle teknik donanımı ve fiziki özellikleriyle ’Mavi Vatan’daki filonun ’en güçlüsü’ olarak bugün Akdeniz’e açıldı.

Okumaya Devam Et

Aktualite

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN UĞURLAYACAK, ABDÜLHAMİD HAN GEMİSİ BUGÜN GÖREVE BAŞLIYOR

Mavi Vatandaki filonun “en güçlüsü” olan Abdülhamid Han sondaj gemisi bugün Mersin’e gelecek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı törenle Akdeniz’de ilk görevine başlayacak.

Published

on

Güney Kore’deki Okpo Limanı’ndan yola çıktıktan sonra 19 Mayıs’ta Mersin’in Taşucu Limanı’na ulaşan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından adı “Abdülhamid Han” olarak açıklanan, Türkiye’nin hidrokarbon arama çalışmalarına katılacak sondaj gemisindeki çalışmalar tamamlandı. 2,5 aydır Mersin’in Taşucu Limanı’nda kalan Abdülhamid Han sondaj gemisinin bakım, geliştirme ve güncelleme çalışmalarının bitmesiyle teknik donanımı ve fiziki özellikleriyle “Mavi Vatan”daki filonun “en güçlüsü” olarak bugün Akdeniz’de göreve başlayacak. Fatih, Kanuni ve Yavuz’un ardından Türkiye’nin dördüncü sondaj gemisi ve dünyanın beşinci büyük gemi olma özelliğini taşıyan Abdülhamid Han’ı bugün kente gelecek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yolcu edecek. Geminin bulunduğu alanda tüm hazırlıklar tamamlanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelerek hem inceleme hem de bilgi almasının ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in açıkladığı gibi Akdeniz’de Türkiye’nin yetki alanı içerisinde arama çalışmalarına başlayacak.

  VATANDAŞLAR GURURLA TAKİP EDİYOR

Geminin uğurlanması için bölgeye gelen tatilcilerden Nihal Demirsoy, “Bugün Abdülhamid Han gemimiz ilk seferine çıkacak gururluyuz, mutluyuz” dedi.

Geminin uğurlanma töreni için gelenlerden Hamiyet Polat ise “Gemimiz gidiyor diye üzgünüz. Çünkü manzaramız gidiyor ama gururlu ve onurluyuz. Bugün Cumhurbaşkanımız gelecek, bilhassa onun için  buradayız. Dünden karşılamak için geldik. Çok güzel, ne mutlu ki biz Türk’üz” diye konuştu.

  238 METRE UZUNLUĞUNDA 12 BİN 200 METRE KAREYE KADAR SONDAJ YAPABİLME ÖZELLİĞİNE SAHİP

Yedinci nesil olmasının yanı sıra 238 metre uzunluğu, 42 metre genişliği ve çift güvenlik sistemiyle öne çıkan sondaj gemisi Abdülhamid Han, filosunun teknik açıdan hem en donanımlısı hem de en uzunu olarak “Mavi Vatan”daki hidrokarbon arama çalışmalarına önemli bir güç katması bekleniyor. Çift kule ile aktif konumlandırma sistemine sahip 200 mürettebat kapasiteli geminin 12 bin 200 metreye kadar sondaj yapabilme yeteneği olduğu biliniyor. Dünyadaki 5 gemiden biri olan Abdülhamid Han’ın 62 bin groston ağırlığında bir gemi olduğu kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

KENT ORKESTRASI KIZKALESİ’NDE KONSER VERDİ

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi bünyesinde faaliyet yürüten Kent Orkestrası, Kızkalesi’nde konser verdi.

Published

on

Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) işbirliği ile düzenlenen ‘Pro Beach Tour Plaj Voleybolu Türkiye Turu Mersin Etabı’, 5 Ağustos’ta Kızkalesi sahilinde start verdi. 17 erkek, 12 kadın takımının kıyasıya mücadele ettiği, Türkiye’nin yanı sıra KKTC ve Ukrayna’dan da sporcuların katıldığı turnuvaların akşamında Kızkalesi sahilinde, Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası sahne aldı. Pop müziğinin birbirinden güzel eserlerinin seslendirildiği konserde, hem Mersinliler hem de tatil için kente gelen vatandaşlar keyifli bir yaz akşamı geçirdi.

“DOLU DOLU EĞLENDİK”

İngiltere’den tatil için Kızkalesi’ne gelen Emrah Tereci, gün içinde voleybol turnuvalarını izleyip, akşam da konser etkinliğine katıldığını ifade ederek, “Çok güzel. İlk defa böyle bir eğlence yaşıyoruz. Dolu dolu eğlendik. 2 günümüz daha var. İnanamıyorum, her şey muhteşem” dedi.

Adana’dan tatil için gelen İclal Ekici de “Çok güzel. Çok memnun olduk, teşekkür ediyoruz Mersin Büyükşehir Belediyesine. İnsanları bu kadar mutlu ediyor, bu kadar eğlendiriyor. Çok güzel bir başarı, tebrik ediyorum” diye konuştu.

MARİNA AKUSTİK SAHNE’DEN DE EZGİLER YÜKSELDİ

Kültür Parkta cuma ve cumartesi akşamları düzenlenen ‘Akustik Konserler’ çerçevesinde, Marina Akustik Sahne’de gerçekleşen konserlere katılan Mersinliler de canlı müzik eşliğinde keyifli bir yaz akşamı yaşadı. Marina Akustik Sahne’de 19.00’da DJ performansı ile başlayıp 21.00-23.30 saatleri arasında devam eden konserlerde, her yaştan Mersinli aynı şarkılarda bir araya geliyor.

Okumaya Devam Et

Trendler