Connect with us

Aktualite

“EKONOMİ ANLAMINDA BİR ZİHNİYET DÖNÜŞÜMÜNÜN DÜĞMESİNE BASIYORUZ”

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, özellikle korona virüs salgını süreciyle başlayan ‘yeni normal’de en liberal ülkelerin bile artık yerli ürünlerinde korumacılık yaptıklarını belirterek, “Biz de tarıma, sanayiye, yerli ve milli üretimimize daha çok destek vermek zorundayız” dedi.

Published

on

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, özellikle korona virüs salgını süreciyle başlayan ‘yeni normal’de en liberal ülkelerin bile artık yerli ürünlerinde korumacılık yaptıklarını belirterek, “Biz de tarıma, sanayiye, yerli ve milli üretimimize daha çok destek vermek zorundayız” dedi.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, korona virüs (Covid-19) salgınıyla birlikte tüm dünyada her alanda başlayan ‘yeni normal’ sürecinde Türkiye ekonomisi açısından beklentilerini anlatarak, oda olarak yaptıkları çalışmaları değerlendirdi.

Covid-19 salgınının tüm dünyayı etkileyen ‘yeni normal’ kavramıyla ekonomilerin de ‘yeni normal’ üzerinden bir dönüşüme gitmek zorunda kaldıklarına işaret eden Kızıltan, daha kontrollü, insan sağlığına önem veren, sadece çalışanların değil, üretim, paketleme, lojistik, dağıtım ve son tüketicinin de düşünüldüğü yeni bir ‘üretim-pazarlama-dağıtım ve tüketim’ sürecinin başladığını belirtti.

“Üreticiler ne üretirse üretsin artık tüm bu süreçlerde ‘yeni normal’ kavramını düşünmek zorundalar” diyen Kızıltan, tüm bu süreçlerin de yeni maliyetler anlamına geldiğini kaydetti. Kızıltan, bu noktada kapsamlı destek mekanizmalarının veya teşvik edici sistemlerin kamu tarafından düşünülmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Yerli üretim daha çok desteklenmelidir”

Her zaman ifade ettikleri ‘yerli ürün ve üretime destek’ konusunun bu süreçte daha da önemli hale geldiğini vurgulayan Kızıltan,

“Evet, liberal bir ekonomi politikamız var. Bundan vazgeçmek değil ama belki yerli üretime destek anlamında biraz daha korumacı olmalıyız. Son yıllarda döviz kurlarındaki aşırı yükselme, birçok alanda ithalata bağımlı bir ülke olmanın ne kadar riskli olduğunu bir kez daha gösterdi. Özellikle kendi üretme imkanımız olan alanlarda artık ithalattan vazgeçmek zorundayız. Bugün dünyanın en liberal ülkeleri bile kendi yerli ürünlerinde korumacılık yapmaktadır. Biz de tarıma, sanayiye, yerli ve milli üretimimize daha çok destek vermek zorundayız. Bırakın ürünü, ABD bu hafta nitelikli göçmenlerin bile ülkeye girmesine izin vermeyen bir yasa çıkarıyor. Yani, insanına da korumacılık uyguluyor. Yani, konu sadece milli ürün veya üretim değil, bunun istihdama yansıyacağı katma değere de bakmak lazım” ifadelerini kullandı.

“Yerli ve milli üretimin, yerli markaların ve ürünlerin desteklenmesi hayati bir konudur”

Türkiye gibi üreten bir ülkenin bu gücünün ithalatla yok edilmemesi gerektiğini dile getiren Kızıltan, şöyle devam etti:
“Pandemiye rağmen üretim devam ediyor. Türkiye’nin, özelinde Mersin’in üretme anlamında bir sorunu yok. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak kapasite raporları artmaya bile işaret ediyor. Firmalar dövizdeki belirsizlikten dolayı hammadde ithalatında zirve yapmış durumda. Sanayi üretiyor ve stokluyor, çünkü ne olacağını bilmiyor. Bu çok önemli bir sorun. Kur dalgalanmalarından endişe duyan sanayici ve üretici hammadde ithalatını arttırıyor ve stok yapıyor. Bunu nasıl pazarlayacağı başka bir sorun. Bundan dolayı yerli ve milli üretimin, yerli markaların ve ürünlerin desteklenmesi hayati bir konudur. Bakın Türk savunma sanayinde yapılan şeyler, başarılar bunun bir rol modeli ve ispatıdır. Neden aynı şey tüm üretim alanlarında yapılmasın. Düne kadar satın aldığımız birçok şeyi savunma sanayimiz kendi yapabiliyor. Çünkü bu konuda bir kararlılık gösterildi, destek verildi ve sonuç ortada. Bu sahada artık çalışan ve her geçen gün daha verimli ve yetkin hale gelen insan kaynağı da cabası. Türkiye olarak savunma sanayinde yapılan yerli ve milli destek stratejisi tüm sanayi, üretim ve hizmet alanlarına yansımalıdır.”

“MTSO, projelerini milli ve yerli üretim vizyonuna göre hazırlıyor”

Kızıltan, MTSO’nun bu noktada kendi dinamiklerini ve kaynaklarını kullanarak, paydaşlar bularak Mersin’e ve Türkiye’ye ekonomik ve sosyal anlamda destek olacak, katma değer ve istihdam oluşturacak, firmalara para kazandıracak projelere odaklandığını ifade etti. Bu projelerden ilkinin, milli ve yerli üretim vizyonuna destek verecek olan Mersin Tarım ve Gıda Teknoparkı olduğunu belirten Kızıltan,

“İçinde yerli firmalarımızın ortak ar-ge alanlarında ar-ge yapacakları; tohumdan yeni ürünlere, tarım makinelerinden gıda raf ömrü ve paketlemelerine, pazarlamadan ihracata kadar tarım-gıda alanındaki tüm süreçleri daha teknolojik, daha dijital ve daha yerli yapacak bir merkezden bahsediyoruz. Bu noktada kentimize katma değer sağlayacak ve sağlık, medikal firmalar, turizm gibi birden fazla sektörü tetikleyecek olan Mersin Sağlık Köyü projemiz hem sağlık sektörünü hem de turizm sektörünü tetikleyecek bir proje olacaktır. Mersin’in alternatif turizm hedefine uygun bir proje olarak ortaya çıkmıştır. Mersin Sağlık Köyü Projesinin kurulumu için fizibilite çalışmalarına başladık. Yakında ilgili sektör temsilcilerinin katılacağı düzenlenecek bir toplantı ile kentin ve bölgenin bu konudaki ihtiyaçları belirlenecek, maliyet ve lokasyon çalışmaları yapılacak ve merkezin ulusal ve uluslararası pazarlama çalışmalarına yönelik ön çalışmalar başlayacak. Hedefimiz, Mersin’i sağlık turizminin lideri yapmaktır” dedi.

“Kentimizde ekonomi anlamında bir zihniyet dönüşümünün düğmesine basıyoruz“

2021 yılı başında MTSO hizmet binasının zemin katında hizmete başlayacak olan MTSO Endüstriyel Tasarım ve Kobi Danışmanlık Merkezi ile ilgili de bilgi veren Kızıltan,

“Bu merkezde sanayi sektörünün ihtiyaç duyduğu catia ve solid tasarım hizmeti verilecek, bu programlara yönelik uygulamalı eğitimler düzenlenerek sanayicimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli personel yetiştirilecek, Ansy programı ile yatırım öncesi fabrika simülasyonu ya da üretim süreçlerinin incelenmesi için simülasyon hizmeti verilecek. Merkezin diğer önemli bir hizmeti ise tersine mühendislik olacak. Var olan herhangi bir ürünün tasarımında değişiklik mi yapmak istiyorsunuz, artık merkezde yer alacak olan 3D tarayıcılar ile ürünü kopyalayıp katı modeli üzerinde değişiklik yaparak hızlıca istediğiniz tasarımı elde edebileceksiniz. Hatta prototipini bile merkezde üretebileceksiniz. Burada sadece firmalarımız, KOBİ’lerimiz değil, öğrencilerimiz de olacak. Türkiye’de ilk ‘kendin tasarla kendin üret’ yani FAB-LAB alt yapısını MTSO bu merkezde kurmuş olacak. Bu merkez tarafından; yalın üretim, üretim planlama, bütçeleme, İSG gibi alanlarda saha çalışmaları yapılacak. Sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu danışman, mentör eşleştirme çalışmaları yapılacak. Merkez aracılığıyla yapılacak, KOBİ’lerin uluslararası alanda ticari işbirliklerinin geliştirilmesi için ihracat destek ofisi merkez kapsamında kurularak fiilen sahada yer alarak çalışmalar yürütülecektir. Gerçekten kentimizde ekonomi anlamında bir zihniyet dönüşümünün düğmesine basıyoruz” ifadelerini kullandı.

“İyi fikri olanları yatırımcılarla buluşturacağız”

Merkez kapsamında “Yatırım Destek ve Yönlendirme Ofisi” oluşturularak Mersin’e yatırımların çekilmesi veya kentin yatırımcılara tanıtılması için çalışmalar yürütüleceğini kaydeden Kızıltan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Artık dileyen üyemiz merkez kapsamında yer alacak olan ortak çalışma alanlarını kullanarak iş takip süreçlerini odamız ev sahipliğinde yapabilecek. Ulusal ve uluslararası hibe projeleri hakkında üyelerimiz ihtiyaç duyduğu danışmanlık hizmetini veya danışman, mentör eşleştirme hizmetlerini de bu merkezden alabilecek. Ayrıca her geçen gün iş yaşamının içine giren Mesleki Yeterlilik Birimimizde var olan akreditasyon kapsamlarını da geliştirerek yine bu merkezden hizmet verecek. Öte yandan iyi bir fikri olan ama sermayesi olmayan girişimcileri odamız camiasında yatırımcı olmak isteyenlerin bir araya gelmesi için Mersin İş Melekleri Ağını da bu merkez ile hizmete alacağız. ‘Param var, iyi fikir arıyorum’ diyen üyemize ‘al proje’ diyeceğiz. Merkez kapsamında gerek tüccarımızın gerekse sanayicimizin ihtiyaç duyduğu eğitim, seminer ve konferans gibi etkinlikleri de yine bu merkez ile düzenleyeceğiz. Evet, sorunlarımız, problemler var ama Mersin iş dünyası hiçbir zaman umutsuz değil. Bu anlamda Mersinliler de umutsuz ve karamsar olmasın. Mersinli hemşerilerimiz bilsin ki, MTSO çatısı altında Mersinli girişimcilerimiz üretiyor, istihdam ediyor, yatırım yapıyor, ihracat yapıyor ve büyük bir mücadeleyi kenti ve ülkesi için veriyor. Bu sıkıntılı günler geçecek ama biz hazır olursak gelecek daha güzel olacak. Talih hazır olana gülermiş. Umutsuzluk yok, hep birlikte kentimiz ve ülkemiz için çalışmaya devam.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aktualite

CİMER’E İHBAR GELDİ, POLİS OPERASYON YAPTI: 9 GÖZALTI

Mersin polisi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) gelen ihbar üzerine yaptığı çalışmada yasa dışı bahis şebekesini belirleyerek operasyon gerçekleştirdi.

Published

on

Mersin polisi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) gelen ihbar üzerine yaptığı çalışmada yasa dışı bahis şebekesini belirleyerek operasyon gerçekleştirdi ve 9 şüpheliyi yakaladı.

Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri CİMER üzerinden gelen yasa dışı bahisle ilgili 4 farklı ihbarı değerlendirerek çalışma yaptı. Ekiplerin çalışmasında belirlenen şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı.


Adresleri tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 9 kişi yakalandı, 12 adet cep telefonu, 8 sim kart, 1’er adet hafıza kartı, laptop, bilgisayar kasası ve hard disk ele geçirildi. Şüpheliler, gerekli adli işlemlerinin yapılması için emniyete götürülürken, operasyon kapsamında 1 şahsın da arandığı öğrenildi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

ÇUKUROVA ULUSLARARASI HAVALİMANI AÇILIŞ İÇİN GÜN SAYIYOR

Vali Ali Hamza Pehlivan, yapımı tamamlanan ve açılış için gün sayan Çukurova Uluslararası Havalimanı’nda incelemede bulundu.

Published

on

Mersin Valisi Pehlivan ve beraberindeki heyet, havalimanı içerisinde ve çevresinde inceleme yaptı, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
İncelemenin ardından Vali Pehlivan başkanlığında Çukurova Uluslararası Havalimanı yerleşkesinde güvenlik ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, altyapı ve üstyapı çalışmaları tamamlanan ve açılış aşamasına gelen havalimanının güvenliği ve sorumlu birimlerin koordinasyon içinde yerine getireceği iş ve işlemlere ilişkin hususlar hakkında değerlendirme yapıldı, ilgili muhtelif kararlar alındı.


Toplantıya, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Murat Fırat, Vali Yardımcısı Adem Yılmaz, Tarsus Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ercan Atasoy, Sahil Güvenlik Komutan Tuğamiral Oğuz Bavbek, DHMİ Havaalanı Müdürü Seracettin Yıldırım, Favori Air-Port İşletme Müdürü Oğuz Oflaz ve ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.

Okumaya Devam Et

Aktualite

SEÇER: “TÜRKİYE’NİN HİÇBİR YERİNDE ULAŞIM 1 TL DEĞİL”

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, isteğinin katılımcı demokrasiyi Mersin’de görmek ve Türkiye’ye bu konuda örnek olmak olduğunu belirterek,

Published

on

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, ‘kente sözümüz var’ sloganıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Kent Katılımı Buluşmaları’ kapsamında ‘Gençlik Buluşması’ gerçekleştirdi. Yeni dönemin ilk buluşmasını gençlerle gerçekleştiren Seçer, gençlerin sorularına cevap vererek, Büyükşehir Belediyesinin gençlere yönelik hizmet ve projelerini anlattı.

Gençlerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Seçer, geçtiğimiz 5 yıllık görev süresi boyunca ‘Kent Katılımı Buluşmaları’ kapsamında kentte faaliyet gösteren STK’lar ile sık sık bir araya geldiğini ifade ederek, yeni dönemde gençlerin de bu buluşmalara dahil edilmesini arzu ettiklerini söyledi.

Geçtiğimiz günlerde Büyükşehir Belediyesi tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gerçekleştirilen Mabel Matiz konserine özellikle gençlerin büyük ilgi gösterdiğini ve katılımın oldukça yüksek olduğunu söyleyen Seçer, bu kalabalığın 31 Mart seçimlerinin sonuçları ile doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekerek, “Ülkenin rahatladığını görüyorum, Mersin seçimleriyle ilgili şunu duyuyorum; ‘Ben Vahap Başkana oy vermedim ama kazandığı için mutluyum’ diyenler var. ‘Şu ya da bu sebeple, ideolojik veya farklı sebeplerle elim oy vermeye gitmedi ama Mersin’in huzurundan, Mersin’e yapılan hizmetlerden, ayrımcılık olmamasından çok mutluyum, böyle devam etmesini istiyorum’ deyip mutluluğunu ifade edenler oluyor” diye konuştu.

“MERSİN’DE ARADIĞIMIZ; HUZUR VE KARDEŞLİK”
Mersin’de seçimlerde alınan yüzde 60 oy oranının toplumun her kesiminden insanın katkılarıyla olduğunu kaydeden Seçer, “Bir çok ideolojik görüşü bir araya getiren başkan figürü düşünün. O figür de şahsımdır ve insanlar oy verdi. Mersin’de aradığımız huzur ve kardeşlik değil mi? Bu insanlar Vahap Seçer’in şahsına, yönetim anlayışına, söylemlerine ve uygulamalarına değer verip oy vermişse farklı kutuplarda da olsalar onun şahsında gönül bağı kurarlar” ifadelerini kullandı.

“KATILIMCI DEMOKRASİYİ MERSİN’DE ÖRMEK İSTİYORUZ”
Mersin’in bölge olarak çok stratejik olduğunu ve her çeşitten insana ev sahipliği yaptığını kaydeden Seçer, “100 enstrünmanlı bir orkestrayı yöneten maestro gibi, hiç kakofoni çıkmıyor. Eğer iyi bir müzik çıkıyorsa maestro işini iyi yapıyordur. İşte kent yönetimi bu, her enstrümanın sesinin o harmoniye bir katkısı var. Bu kentte birçok sesliliği oluşturursanız ve bu da güzel bir müzik tınısına dönüşebilir” şeklinde konuştu. İsteğinin katılımcı demokrasiyi Mersin’de görmek ve Türkiye’ye bu konuda örnek olmak olduğunu belirten Seçer, “Kentte bunu hakim kılarsak, Türkiye’ye örnek bir kent olduğumuz gibi bu anlayışla kenti çok büyük noktalara getireceğini hep beraber göreceğimizi umut ediyorum” sözlerine yer verdi.

“ALO 185 ÜZERİNDEN TALEPLERİNİZİ BİLDİREBİLİRSİNİZ”
Gençlerin sorularını dinleyen Seçer, ‘Alo 185’ üzerinden her türlü talep ve şikayetlerini bildirebileceklerini aktararak, “Teksin üzerinden talepte bulunuyorsanız mutlaka bizde kayıtları vardır. Saniyesi saniyesine dönerler, hiçbir problem yok. Alo 185, Teksin Çağrı Merkezi uygulamamızı akıllı telefonlarınıza indirebilirsiniz. Onun üzerinden taleplerinizi, dileklerinizi, isteklerinizi ve teşekkürlerinizi bildirebilirsiniz” dedi.

“TÜRKİYE’NİN HİÇBİR YERİNDE ULAŞIM 1 TL DEĞİL”
Öğrencilere otobüsün hala 1 TL olduğunu hatırlatan Seçer, 2020 yılında 2024 yılına kadar 1 TL tutacağına dair söz verdiğini hatırlatarak, “Toplu taşıma araçları bir belediye için ticari faaliyet değildir. Bir kamu hizmetidir, tamamen destek gerektirir. Süspansiyona ihtiyaç duyar, her belediyenin kabulü süspansiyon oranının yüzde 50’yi geçmemesi yönündedir. Geçen yıl 500 milyon lira toplu taşımaya destek vermemiz gerekirken 750 milyon lira destek verdik. Bu; size yapacağımız yol, okuma salonu, gençlik merkezi, ucuz yemek, içmek imkanını bu tarafa aktarmak demektir. Türkiye’nin hiçbir tarafında 1 TL’ye ulaşım yoktur” diyerek sözünden dönmediğinin altını çizdi. Seçer, çevre dostu ve konforlu otobüslerin yanı sıra Metro Projelerinin de hız kazanacağını müjdeledi. Seçer, ayrıca dünyanın ilk üniversiteye giren tramvayını da Mersin’de hayata geçireceklerini duyurdu.

“GENÇLİK MECLİSİ OLUŞTURMAK İSTİYORUZ”
Yeni dönemde gençlere yönelik hayata geçirecekleri Gençlik Ofisi, Gençlik Kampüsleri ve Gençlik Meclisi projelerinden söz eden Seçer, şöyle devam etti; “Bizim Çocuk Meclisimiz var. Bir de Gençlik Meclisi oluşturalım istiyoruz. Gençlik merkezleri konusunda yoğun talepler ve ihtiyaç olduğunu görüyoruz.”
Mersin’in 5 yılda yaşadığı değişime dikkat çeken Seçer, “Artık Mersin bir üniversite kenti olma hüviyetine doğru gidiyor. 5 yıl önce yönetime geldiğimizde ‘Mersin’i bir üniversite kenti yapmak istiyoruz’ dedik. İlk geldiğimiz dönemlerde gençlik şu anki gibi Mersin’de ne hareketliydi ne de mutluydu. Mersin sahillerindeki belediyemize ait kafeler ki, Büyükşehir o kafeleri rant anlayışından uzak tamamen halka açtı. Gıdalarımız güvenli, hizmetimiz son derece güzel. Fiyatlarımız da genel anlamda baktığınız zaman dengeli” ifadelerine yer verdi.

“ÖĞRENCİLERİMİZE CAN SUYU OLACAK DESTEKLER YAPIYORUZ”
Öğrencilerin eğitim hayatlarına destek olan projeleri hayata geçirdiklerini kaydeden Seçer, Büyükşehir Belediyesinin sahile kazandırdığı okuma salonunu ile öğrencilerin eğitim hayatının ranttan daha önemli olduğu mesajını verdiklerini ve Türkiye’ye örnek olacak bir çalışma yaptıklarını ifade etti. Seçer, ilerleyen süreçte Mersin İdman Yurdu Meydanı civarında 2. bir okuma salonu kazandıracaklarının da müjdesini verdi. Göreve geldikten sonra 12 adet okuma salonu açtıklarını hatırlatan Seçer, kurs merkezleri ile ilgili de bilgi verdi. Seçer, “Eğitimi ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezlerimizde 7 bin 200 öğrencimiz var. Üniversiteye hazırlanan 4 binden fazla lise öğrencimiz var. Bu öğrencilerimizin sınava giriş ücretlerinde de biz destek veriyoruz. Üniversiteyi kazanan her genç, 1 yıl boyunca ilk yıla mahsus bizden destek alıyor. Biz eğitim desteğini geri ödemesiz veriyoruz. Biz size bir can suyu veriyoruz” sözlerine yer verdi. Öğrencilerin istihdamı için çeşitli projeler ürettiklerini de aktaran Seçer, 2019’da yapmış oldukları Gençlik Çalıştayının bir benzerini tekrar yapacaklarını da vurguladı.

SEÇER’DEN YENİ BİSİKLET MÜJDESİ
Büyükşehir Belediyesinin yenilenebilir enerji konusundaki çalışmalarını anlatan Seçer, “Geldiğimizde sıfır megavatlık kurulu gücümüz vardı. Şu anda 15 megavatlık kurulu gücümüz var. 2024 sonu 3 tesis devreye girecek. Toplam tüketimimizin yüzde 6’sı çöpten ve güneş enerjisi santrallerinden kullanıyoruz. Bu yılsonu bu oran yüzde 18’e çıkacak. 2029’a kadar hedefimiz yeni projelerle yüzde 45’i yakalamak” dedi. 6 ay içerisinde yeni bisikletlerin alınacağını da duyuran Seçer, “Bunlar Kart 33 ile kullanılacak. Sadece parkta değil şehrin her tarafında yeni bisikletleri kullanabileceksiniz. Yaptığımız her yeni caddede, düzenlediğimiz her yeni bulvarda ölçüler müsaitse bisiklet yolu yapıyoruz. Bizim dönemimizde 149 kilometre bisiklet yolu yaptık. 400 kilometre zaten projeksiyonumuz vardı” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

Trendler