Connect with us

Röportajlar

“İHTİYACINIZ OLAN TEMİNATLARI SİGORTACINIZ İLE BERABER BELİRLEMENİZ SATIN ALDIĞINIZ HİZMETİN KALİTESİNİ ARTIRACAKTIR”

1996 yılında tesadüfen girdiği sigorta sektöründe 25. Yılını dolduran ve edindiği bilgi ve birikimini bankacılık ve sigortacılık ön lisans eğitimi ile taçlandıran Perit Sigorta kurucusu Emel Bildik ile sigorta sektörü üzerine konuştuk. Sigorta sözleşmelerini alırken mutlaka yetkili kişi ve acentelerden satın alınması gerektiğini belirten Emel Bildik, sektördeki yenilikleri ve müşterilerine verdikleri hizmetin kalitesini Mersi okuyucuları için anlattı…

Published

on

Emel Hanım sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1995 yılında yerleştiğimiz Mersin’de 1996 yılının yaz sezonunda tesadüfen başladığım bir işin mesleğim haline geleceğini bilemezdim. Liseyi bitirdiğim yılın yazında o dönemin popüler poliçesi olan hayat sigortası satışı yapan bir acentede çalışmaya başladım. Bu süreçte hayat sigortaları nedir? Nasıl yapılmalıdır? Kimler alabilir? gibi bilgiler edindim ve küçükte olsa satışını yaptım. Daha sonra asıl bu işi bana meslek olarak sevdiren elementer branşı üzerinde çalışan bir acente de görev aldım. Sigorta sektörünün sürekli değişime, öğrenmeye ve insan ilişkilerinde başarılı olmaya açık bir sektör olması mesleği seçmemdeki en büyük etkenlerden. Sektör risk ve teminat bilgilerinin her gün tazelendiği, müşteri ilişkilerinin nasıl olması gerektiği, satışta nasıl başarılı olacağımız konusunda birçok eğitime katıldım. Bu eğitimlerin çoğu sigortacılık gelişimi tamamlamama yardımcı olduğu gibi kişisel gelişimimde de birçok fayda sağladı ve sağlamaya da devam etmektedir. Keyif alarak yaptığım mesleğimin gerektirdiği Bankacılık ve Sigortacılık ön lisans eğitimini de tamamladım.

Perit Sigorta kuruluşu nasıl başladı?

Acentelik serüvenim çok uzun bir süre otomotiv sektöründeki sigorta yöneticiliği yapmamdan sonra başladı. Otomotiv sektöründeki sigortacılığım yaklaşık 11 yıl sürdü. İşletmenin kattığı tecrübeler aldığım eğitimler ve girişimci bir aileye sahip olmam kendi yolumda ilerlemek istememdeki en büyük sebeplerinden. 2009 yılının mayıs ayında “Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme, nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?” Şems Tebrizi’nin bu sözünden de güç alarak Perit Sigorta Ara. Hiz.Ltd.Şti. kurdum ve acenteliğe ilk adımımı attım.

Perit Sigorta’nın hizmetleri neleri kapsıyor, bunları öğrenebilir miyiz?

  • Sigortaya konu ürünlerimize ana konu başlıklarıyla kısaca değinmek isterim.
  • Emekliliğimizde de konforlu bir hayat sürdürebilmek için BES (bireysel emeklilik sigortası)
  • Yaşam kayıpları sebebi ile yakınlarımızı mağdur etmemek için Hayat, Ferdi Kaza, Tehlikeli Hastalıklar  Sigortaları
  • Sağlığımızı kaybetmeden önce yüksek sağlık masraflarını karşılayabilmek amacı ile  Özel Sağlık ve Tamamlayıcı Sağlık poliçeleri
  • Araçlarımızla yola güvenle çıkmak için Trafik, Kasko ve İhtiyari Mali Sorumluluk poliçeleri
  • Dinlendiğimiz keyifle misafirlerimizi ağırladığımız evimiz için Konut ve Dask sigortaları
  • Yoğun tempolarda çalıştığımız İşyerlerimiz için İşyeri Sigortaları
  • Yaşam alanlarımızı inşa etmek için yola çıkan firmalarımız için Mühendislik sigortaları
  • Yurtdışı yurtiçi seyahatlerimiz için Seyahat Sigortası
  • Çiftçilerimizin zirai ürünleri için TARSİM sigortaları
  • Taşınan yüklerimiz ve eşyalarımız için Nakliyat Sigortaları
  • Derin sulara açıldığımız keyifle yol almak için Yat / Tekne sigortaları
  • Can dostlarımız için Pati Sigortası
  • Ticaretimizin zarar görmemesi için Devlet Destekli Alacak ve Kefalet sigortaları..

Sigorta alırken nelere dikkat etmeliyiz? Özellikle “sağlık sigortası” ve “hayat sigortası” arasındaki fark nedir?

Sigorta sözleşmelerini alırken mutlaka yetkili kişi ve acentelerden satın alınması ileride tatsız olaylar yaşanmaması adına faydalı olacaktır. İhtiyacınız olan teminatları sigortacınız ile birlikte belirlenmeniz satın aldığınız hizmetin kalitesini artıracaktır. Sizleri en iyi tanıyan acente dostlarınızdır ve emin olun ki  dolu dolu teminatlı doğru poliçeleri sizin için bizler sunacağız.

Tüm sigorta sözleşmelerinde asıl olan poliçe düzenlenmeden önce herhangi bir riskin gerçekleşmemiş olmasıdır. Bu sebeple ; evimiz yanmadan, sağlığımız bozulmadan, aracımızla kaza yapmadan, yaşam kayıplarına uğramadan önce sahip olduğumuz en kıymetlilerimiz ve kıymetlerimiz adına ilgili branşlarda poliçeler düzenletmek, canımızı acıtacak ve altından kalkamayacağımız maddi kayıplarımızı en aza indirmek adına önemlidir.

Kendimize sormamız gereken önemli sorulardan birisi de aracımıza, evimize, işyerimize sigorta poliçelerini özenle satın alıyorken neden kendi sağlımız ve geleceğimize dair sigortalardan uzak durduğumuzdur.

Evet, bahsettiğimiz konunun birisi de Hayat Sigortaları’dır. Kendimizin ve kıymetlilerimizin yaşadığımız hayatta başımıza gelebilecek yaşam kayıpları ve sürekli sakatlık durumları sonrasında  geride kalanlarımızın hayatı devam ettirebilmeleri ve devam eden hayatları içinde var olan borçların vefatımız sonrasında karşılanabilmesi konusunda en büyük desteğimizdir Hayat Sigortası.

Ayrıca, kritik hastalıklar, işsizlik sigortaları ve birikim sağlayan ürünler ile geleceğimizi maddi manevi bugünden güvenceye almak ve risklere karşı her zaman hazırlıklı olmak anlamındadır.

2. konu ise Sağlık sigortaları, beklenmedik bir kaza veya hastalık sonucu oluşacak sağlık giderlerinizin yanı sıra sağlığınız için ihtiyaç duyacağınız her türlü tanı ve tedavi işlemlerini anlaşmalı en seçkin ve donanımlı sağlık kurumlarında en modern yöntemlerle ve mali kaygı duymadan karşılanması için hazırlanmış sigortalardır. Sağlık sigortasının en güzel özelliklerinden biride dilediğiniz doktoru ve dilediğiniz sağlık kuruluşunu seçebiliyor olmamızdır.

Ülkemizde sigorta poliçesi alma sayısı halen düşüktür. Küçük bir örnek vermek gerekirse ;

Ülkemizin deprem kuşağında yer almasına ve bazı bölgelerimizde büyük depremler olurken bazı bölgelerimizde de büyük depremler beklenirken ve Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) yaptırmak zorunlu hale getirilmesine rağmen Zorunlu Deprem Sigortası yaptırma oranı maalesef  % 58 seviyesindedir. Ayrıca ne üzüntü verici bir durumdur ki yapılan Dask poliçelerinin büyük bir kısmı doğru metrekare üzerinden yapılmamaktadır. Bu poliçelerin kıymeti ve doğrusunu almak gerektiğini deprem olduktan sonra anlıyoruz.  Geçmiş dönemlerde yetkisiz kişilerce satışı yapılmış eksik teminatlı sigorta poliçeleri sigortalanma oranlarının düşüşündeki sebeplerden biridir. Sigorta poliçelerinin birçoğunu zorunlu olduğu için yaptıran diğer poliçelerle ilgilenmeyen sayısı da oldukça fazladır. Ülkemiz de sigorta poliçelerinin büyük rakamlar olmadığını ve maddi kayıpların daha büyük olduğu bilincinin artırılmasını konusunda yoğun çaba gösterilmesi gerekmektedir.

Sektörümüzün karşılaştığı zorluklara gelinir ise risk gerçekleştikten sonra sigorta poliçesi almak isteyen sayısı hayli fazladır. Poliçe satışında çok sık karşılaştığımız bir diğer sorun ise teminat durumunu göz ardı eden fiyat odaklı müşterilerdir. Bunların dışında risk gerçekleşmemesi için istenilen tedbirlerin alınmaması sigorta şirketlerinin zorlandığı konulardandır.

Sigorta sektörünün karşılaştığı zorluklar nelerdir? Pandemi süresinde ne gibi sıkıntılar yaşadınız?

Pandemi sürecinin başlarında, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oluşan belirsizlik, sigortalılarımız ile gerek bizim gerekse kendi ofislerinde bir araya gelmek sureti ile yüz yüze konuşarak poliçe tanzim etme alışkanlığımızı bir kenara bıraktırdığı gibi zorladığı evde çalışma düzeninde ise  tamamen telefon görüşmelerine dayalı poliçe tanzim etme süreci ile de bizi adaptasyon zorluğu ile tanıştırdı, ayrıca kapanan işletmeler sebebi ile poliçe üretimlerimizde küçümsenmeyecek oranda azalmalar da yaşadığımız gerçeğini belirtmek isterim.

Son olarak eklemek istedikleriniz ?

Perit Sigorta ailesinin sloganı “ SİZİN OLAN HERŞEY İÇİN”  ilkesidir.

Bilgi ve tecrübelerimize güvenen sigortalı dostlarımıza doğru teminatlar seçerek oluşturduğumuz poliçeler ile hayatımız devam ederken gerçekleşmesi olası tüm risklere karşı önlem almalarında destek olmak, 365 gün birlikte yol arkadaşlığı yapmak ve bizimle çalışmaktan memnun olmalarını sağlamak başarımızın temeli ve sırrıdır. Sigortalılarımızın mutluluğu mutluluğumuz, huzurları huzurumuzdur.

“ Tüm dünyamızı etkisi altına alan, olumsuz iklim değişikliği kaynaklı riskler için kendimizi ve ailemizi    koruma altına alacak poliçeler ile tanışma vaktinin geldiği konusunda MİNİK BİR UYARI’ da  bulunarak sevgi ve selamlarımı sunuyorum.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Röportajlar

“MARİA MONTESSORİ’NİN ÇOK ÖNEMLİ, SLOGANLAŞMIŞ BİR SÖZÜ VAR; “OYUN, ÇOCUĞUN İŞİDİR”

Marmara Üniversitesi Müzik Öğretmenliği bölümünden mezun olan Selin Ünaldı, kızının doğumundan sonra bebek gelişimi konusun da yapmış olduğu deneyim ve araştırmaları diğer annelerle paylaşmak için hizmete açtığı Selin Bebek Aktivite’nin hikâyesini ve hedeflerini Mersi okuyucuları için anlattı…

Published

on

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? Bize eğitim hayatınızdan ve sizi bu mesleğe iten faktör ya da faktörlerden bahseder misiniz?

Selin Ünaldı. Toros Koleji, Güzel Sanatlar Lisesi ardından Marmara Üniversitesi Müzik öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Kızım doğduktan sonra, bebek gelişimi konusunu araştırmaya başladım, üniversite eğitimimde pedagojik formasyon da bulunduğu için araştırmalarım çok derinleşti. Bu bilgilerin Mersin’de yaşayan anne ve bebekleri için de çok faydalı olacağına kanaat getirdim. Bu amaçla müzik öğretmenliğinin yanında bir ikinci disiplin olarak da İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimini ve yanı sıra Montessori Metodolojisini seçtim ve Montessori lideri oldum.

Selin bebek aktivitenin kuruluş hikayesini anlatır mısınız? Selin bebek aktivite de neler var?

Hep çok sevdiğim, araştırmaktan ve incelemekten keyif aldığım bebek gelişimi konusunu, kızım olduktan sonra yani bir anne olarak, daha farklı açılardan ele almaya başladım. Bebeğinin gelişimini sağlıklı bir şekilde desteklemek isteyen her anne gibi, bazı kritik dönemlere ait ihtiyaçların farkındaydım. Ve bu konuda bir eğitim programı hazırlamaya başladım. Birçok kaynaktan bilgi, uzmandan fikir, en önemlisi tecrübe ile harmanlanmış bir eğitim programı 2017 senesinde hazır hale geldi. Bir bebeğin, 3 aylıktan 48 aya kadar, ihtiyaç duyduğu tüm gelişimsel basamakları Montessori ve Waldorf eğitim modeli ve materyalleri ile harmanlayarak sunduğu ve annesi ile güvenli bağlanmayı da destekleyen eğitim programını oluşturdum. Selin Bebek Aktivite çatısı altında, bu programı Eylül 2017’de hayata geçirdim.

Doğduğu andan çocukluk evresine geçene kadar bebek ve anne nelere ihtiyaç duyar?

Önce Anneyi ele almak lazım, bebek ile birlikte bir de anne doğuyor. Anne doğduğu anda doğru bilgiye ulaşmakta zorlanıyor. Her kafadan bir ses çıkıyor, bilimsel gerçeğe ulaşmak güçleşiyor. İşte o noktada anne, bebeğinin gelişimsel basamaklarını doğru ve en güncel bilgi ile harmanlanmış bir programda deneyimleyerek öğrenebileceği, bebeğine nasıl aktarabileceğini gözlemleyeceği bir kaynak arıyor. Bunu yaparken kendi gibi anneler ile konuşabilmeyi istiyor. Her gün farklı fizyolojik, bilişsel, zihinsel gelişimine uyanan bebeğinin ihtiyaçlarını doğru takip eden, bebeğinin kişisel özelliklerine, mizacına saygı duyarak potansiyelini en üst düzeyde kullanmasını hedefleyen, kişiselleştirilmiş bir programa dahil olmaya ihtiyaç duyuyor. Sadece o gün için değil, gelecek için de bebeğinin bütünsel gelişimine en büyük katkıyı sağlamak istiyor.

Şimdide bebeğin gözünden ele alalım. Bebek, temelde koşulsuz sevgi, temas, saygı, şefkat, ilgiye ihtiyaç duyar. Hayatın tüm koşturmacasında, bebek hep ön planda olmak ister. Bunu dengeleme konusunda bazen iyi bir rehbere ihtiyaç duyar. Ebeveyn dışında, onu anlayan, duygularına ve duyularına hakim olma konusunda ona destek olan bir rehber, çoğu zaman onu hayata hazırlamakta yardımcıdır. Bebekler, her yetişkini kolay kolay kabul etmezler hayatlarına; siz de deneyimlemişsinizdir. Onlar bir mimik kırışıklığımızdan bizim ne hissettiğimizi, düşündüğümüzü, yaklaşımımızı, sevgimizi ve ilgimizi ölçümleyebilir ve buna göre kendilerini, hareketlerini şekillendirirler. Aslında bu onların savunma mekanizmasıdır.

Temelde tüm bu anlattıklarımın, toplumsal olarak çözülmeye ihtiyacı var aslında. Selin Bebek Aktivite olarak anne ve bebeğin gelişiminde bizim gözlemlediğimiz ihtiyaçlar, genel olarak bunlar, ancak tahmin edersiniz ki bu liste uzayıp gidiyor.

Bebek gelişimi için uygulanması gereken aktiviteler nelerdir?

Her bebek kendine özgüdür. Tektir, biriciktir. Burada önemli olan konu bebeğin gelişimsel durumu, ihtiyaçları, mizacıdır. Bebeğin duyusal, bilişsel ve psiko-motor profili, onun gelişimi için anahtardır. Örnek verecek olursak; bir bebek, fizyolojik olarak hazır bulunuşluğu yeterlidir, vestibüler sistem doğru uyarılmıştır, yaşıtlarından erken denge kurar ve yürür, fakat konuşmak konusunda ya da minik taneli oyun eşyalarını uygun şekilde yerleştirme konusunda desteğe ihtiyaç duyar. Kimi ise bu konularda çok iyidir, henüz adımlamaya başlamamıştır fakat kendini doğru ifade edecek kadar dil gelişimini sağlamıştır. İşte bu yüzden kişiselleştirilmiş eğitim programını benimsiyor ve önemsiyoruz. Her bebeğin ihtiyacına göre şekilleniyor ve mizacına uygun olarak programımızı sunuyoruz.

0-6 yaş döneminin önemi nedir? Bu dönemde çocuklar neden aktivitelerle desteklenmelidir?

Harvard Üniversitesi’nin yaptığı araştırmalara göre beyin gelişiminin %70 den fazlası ilk 1 yaşta oluşuyor. %90 dan fazlasının ise ilk 3 yaşta olduğu ifade ediliyor. Deneyimsel olarak öğrenme süreci desteklendiğinde, beyindeki nöronlar arası sinaptik bağlantılar güçleniyor, yeni bağlantılar oluşuyor, bağlantıların nötrleşip yok olması önleniyor. Sinaptik bağlantılar ile problem çözme, alternatif düşünme, eylemler, nesneler, olaylar arasında bağlantı kurma ve yaratıcılık, bu hücresel mesaj ağları yani sinapsler sayesinde etkin olarak kullanılabiliyor.  Bebeğin bu 0-6 yaş dönemde, özellikle 3 yaşa kadar farklı deneyimlerle hayatı tecrübe etmesi, doğru anlamlandırması ve yönlendirilmesi, onun ilkokul hayatından, üniversitedeki akademik başarısına kadar çok büyük rol oynuyor.

Oyunun çocuğun hayatında önemi nedir?

Maria Montessori’nin çok önemli, sloganlaşmış bir sözü var; Oyun, çocuğun işidir. Bu cümleyi açacak olursak, çocuk oyun oynayarak dünyayı anlamlandırmaya çalışır. Kendini oyun ile ifade eder. Oyun ile kendini, neler yapabileceğini dener, kendi ile ilgili farkındalığı artar. Kendini tanıyan çocuğun özgüveni gelişir. Oyun sayesinde çevresi ile bağ kurar. Oyun, çocuğun hayatının simülasyonu gibidir adeta. Oyun, çocuğun enerjisini doğru analize etmeye olanak sunar.  Çocuğun oynadığı oyundan, oyunu oynayış biçiminden, çocuğun hayatına dair birçok nüansı gözlemleyebilmemiz, sonrasında çözümleyebilmemiz de mümkün. İşte bu yüzdendir ki Aletha J. Solther oyunu bir sanat olarak nitelendirmiştir.

Anne-bebek gelişimi ile ilgili en sık sorulan ve merak edilen konular nelerdir? Bizim için bu konuları cevaplar mısınız?

Yeteneklerin keşfi konusunda oldukça ilgili annelerimiz. Akademik geçmişimde müzik öğretmenliği de olduğu için, bu konuda birlikte heyecanlanıyoruz annelerimizle. 18 aydan itibaren, genelde bebeklerimiz taklit becerisi ile bize kendi yeteneğini göstermeye başlıyor. Sadece bununla da kalmıyor, gelişimi konusunda ilk adımları bu sayede atabiliyoruz. Buradaki önemli husus, uzmanlığı olmayan kişilerin, bebeğin yapabileceğinden fazlasını ya da azını bekleyerek, onun hevesini ve gelişmeye açık olan yeteneğini pasifize etmesi durumu. Aman dikkat diyoruz.

Uyku eğitimi çok soruluyor. Bu soruyu da anne ve bebeğin rutini ve özelinde değerlendirmek gerekiyor. Fakat şunu söyleyebilirim, bebeği ağlatan, kaygı seviyesini yükselten, travmatize eden, hiçbir konuda hiçbir yöntemi önermiyorum. Hep diyorum; anne mutlu, bebek mutlu.

Bunların dışında ek gıda konusunda ‘baby led weaning’ yöntemini benimsiyorum, bununla ilgili özellikle yöntemin nasıl güvenli uygulanabileceği konusunda çokça soru alıyorum. Sosyal medya üzerinden, instagramda Selin Bebek Aktivite sayfasında cevaplamaya ve annelere yardımcı olmaya çalışıyorum.

Bize hedeflerinizden bahseder misiniz? İlerisi için planlarınız nelerdir?

Hedefimiz daha çok annenin ve bebeğin hayatına dokunmak, özellikle annelerin bu ihtiyacını pandemi döneminde hissettik.  Bu konuda hem fiziksel olarak hem de dijital olarak yaratıcı fikirlerimiz var. Bu zamana kadar, Selin Bebek Aktivite anne kartı projemizi hayata geçirdik, anne dostu yerel ve ulusal markalardan avantajlar duyurmaya devam ediyoruz. Kitap projemizi de Mersi okuyucuları ile bu vesile ile paylaşmış olalım.

Sizce sizi rakiplerinizden ayıran en büyük özellik nedir? Başarınızın sırrı nerede gizli?

Eğer konu çocuk ise bunu bir iş gibi görmek doğru olmaz. Ben hep ‘biz kocaman bir aile olduk’ diyorum. Selin Bebek Aktivite ailesi, ilk günden bugüne binden fazla anneye dokundu. Bütünsel bir eğitim verirken, bebeğimizin geleceğini önemsiyoruz, yedirdiklerimizi, içirdiklerimizi hep birlikte konuşuyoruz. Sağlık problemlerine birlikte üzülüyor, okullu olduğunda birlikte duygulanıyor, ilk adımlarında birlikte seviniyoruz. Anaokuluna başladığında da birlikteyiz. Bizim en büyük farkımız bu; Selin Bebek Aktivite annesi biliyor, Selin Bebek Aktivite bebeği, dolu dolu mezun oluyor. Duyularının ve duygularının farkında, kendini gerçekleştirme hedefini hissetmiş, potansiyelini en üst düzeyde kullanan, özgüvenli, sosyal, hayattan keyif alan ve kendini doğru ifade edebilen bir birey olma yolunda en büyük adımını temelden atmış oluyor.

Pandemi süresinde ne gibi sıkıntılar yaşadınız?

Pandemi süresinde duyurmak için gün saydığımız ‘Evde Selin Bebek Aktivite’ projemizi, 15. Günde aktif hale getirdik. En büyük kaygımız bebeklerimizin evde sosyal, bilişsel, zihinsel ve motor gelişimlerinin sekteye uğramasıydı. Bunun olmaması için annelerimiz ile sık sık haberleşerek, online olarak buluşarak evde neler yapabileceğimiz konusunda bilgi akışını sağlamaktı. Hastalık konusunda da doğru bilgiye ulaşmak, bu bilgiyi aktarmak, panik ve korku ortamını yaratmamak için de elimizden geleni yaptık. Sizlerin vesilesiyle de hem öğretmenlerimize hem de annelerimize süreci doğru yönetebilmemize olanak sağladıkları ve gösterdikleri özveri için teşekkür ediyorum.

Anne ve anne adaylarına vermek istediğiniz öneriler?

Bir can büyütür ve yetiştirirken en büyük hastalık yetememe duygusu. Bebeğinizi tanıyan, onu en iyi bilen, ihtiyaçlarının farkında olan sizlersiniz. Asla kendinizi ve yavrunuzu kıyaslamayın. Doğru kaynaklardan doğru bilgiler edinin. Kendiniz ve bebeğiniz için alacağınız her danışmanlık, hizmet ya da ürün için ilgili kişiye mesleki yeterliliğini, yetkinliğini sorun. Siz ve bebeğiniz çok kıymetlisiniz, bunu asla unutmayın. Sizin ya da bebeğinizin deneyimlediği en ufak bir hata, bir pürüz, telafisi zor sonuçlara sebep olabilir. Her günün keyfini çıkarın, bebeğiniz büyürken geçirdiğiniz her gün çok özel. Bebeğinizi hep bir birey olarak ele alın, empati kurun, size yapılmasını istemediğiniz hiçbir şeyi onun yaşamasına izin vermeyin. Teşekkür etmeyi, gerektiğinde özür dilemeyi, sevdiğinizi söylemeyi ve sarılmayı alışkanlık haline getirin.

Okumaya Devam Et

Röportajlar

“BİR SÖZ VARDIR; BİR KADIN DEĞİŞİRSE DÜNYA DEĞİŞİR, ÇÜNKÜ BİR KADIN DEĞİŞİRSE ÖNCE AİLESİ, ÇEVRESİ VE ARDINDAN DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR…”

“Annelik: “Başkası” için yaşamaktır. Üstelik kim olduğunu, kim olacağını bilmeden. Kapalı bir mücevher kutusu için yorulmak, direnmek, kendini yaşamaktan fedakârlık yapmaktır.” Bu düstur ile yola çıkarak kurulan Mersin Anneleri Platformu kurulduğu günden bu yana ihtiyaçlı birçok annenin yardımına koştu. Anneliği tam zamanlı bir meslek olarak tanımlayan ve 2 çocuğunu büyütürken bu süreçte yaşadığı zorlukları ve deneyimleri ihtiyaç duyan diğer anneler ile paylaşma hedefi ile kurulan “Mersin Anneleri Platformu” kurucusu Sultan Özdemir hayata geçirdikleri projelerini ve hedeflerini mersi okuyucuları için anlattı…

Published

on

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Tabi ki; ben Sultan Özdemir, evliyim, 2 çocuk annesiyim. Mesleğim tam zamanlı annelik. Şu şekilde başlamak daha doğru olacaktır. Her çocuk bir anne doğurur aslında ve ben anne olduğum süreçte tabiî ki bu süreci önceden bilmiyordum, birçok şeyi denemek, öğrenmek ve onlarla birlikte yeni bir kimliğe kavuşmak durumunda kaldım. Bunu yaparken de 2. Çocukla birlikte artık deneyimli bir anne olarak bilgilerimi diğer annelerle de paylaşmak istedim. Çünkü bu çok zor ama bununla beraber çok da güvenli bir yolculuk. Bu yolculuk bir de çocuğun için olunca, attığın her adımın çok kıymetli ve çok da güvenli olması gerekiyor. Çıkış noktam tam da burasıydı. Hem annelere yardımcı olup, hem de onlara kendi kestirme yollarımı örneklerle sunmak.

Mersin Anneleri olarak içinde bulunduğunuz sosyal projelerden bahseder misiniz?

Dediğim gibi aslında sosyal projelerin önceliği kendi anneliğimi ve bu sürecin eksilerini ve artılarını da arkadaşlarımla ve sosyal çevremle paylaşırken, bunlardan diğer annelerinde faydalanılmasını sağlamaktı. Tabii bu projeler zamanla hasta olan çocukların annelerine dokundu, bazen kararsız kalan annelere dokundu, bazen bir doktor arayan, bir çıkmazda olan ya da sadece konuşmak anlaşılmak isteyen annelere dokundu. Bu anlamda birbirinden farklı ama aynı amaca hizmet eden birçok projenin içerisinde yer aldık. Alanında uzmanlaşmış birçok ünlü ismi de canlı yayınlarımız vasıtasıyla doğrudan annelerle buluşturduk ve buluşturmaya da devam edeceğiz.  Amacım daha çok projenin içerisinde olmak ve annelerin ortak sorunları, ortak sıkıntıları üzerinden tabiî ki kendilerine pay çıkarabilecekleri ortak çözümler üretmek. Biz biliyoruz ki, birisi bir sorunu yaşadığında bununla baş etme yöntemi bizim içinde referans olabilir.

Son Olarak Mersi okuyucularına söylemek istedikleriniz nedir?

Okumak öğrenmek her zaman çok kıymetlidir.  Bunu bir zamana kadar kendimiz için yaparız. Daha sonra özellikle de anne olunca okumak ve öğrenmenin kıymeti daha da çok artıyor. Basın yayın organlarına, güvenilir basın mecralarına birçok kişi kolaylıkla erişebilmeli. Biz kadın olarak önce ailemize, çocuklarımıza, eşimize, eşimizin ailesine ve nihayetinde de aslında tüm topluma etki eden bireyleriz. Kadın bu anlamda çok güçlüdür. Bir örnek vermek gerekirse; Zübeyde hanım Mustafa Kemal Atatürk’ün değerli annesi ne kadar zor şartlarda ne kadar güzel bir evlat yetiştirmiş ki, bu evlat dünyaya gereken dersi verip bağımsız Türkiye Cumhuriyetini devletimizi kurmuştur. Evet Atatürk harikalar yaratmıştır ama, annesi onun bu harikaları yaratması için onun çiçek açmasını, onun büyümesi ve gelişmesi için en çok özveriyi gösteren kişidir. Bir söz vardır; bir kadın değişirse dünya değişir. Çünkü bir kadın değişirse önce ailesi, çevresi ve ardından dünyayı değiştirebilir. Bu kadar kıymetliyken, sizin gibi mecraları kullanan kadınlara söylemek istediğim şu ki; daha çok okuyun, daha çok öğrenin ve deneyimlerinizi paylaşın, ama olumsuz deneyimlerinizi de paylaşın ki, başkaları da aynı hataları yapmasın. Çünkü hayat kırıldığımız zamanlarda aldığımız kararlar ile daha çok yaşatır kendini. Mutluyken aldığınız kararlar sizi mutlu eder ve hayatınıza devam edersiniz ama çok sorun yaşadığınızda aldığınız kararlar aslında sizin hayatınızın dönemeçlerini oluşturur. O yüzden bu kararlar diğerlerinden çok daha önemlidir. Mersin Anneleri olarak biz de insanların hayatlarına mümkün olduğunca dokunup, onların sorunlarına ortak olup, birlikte çözümler üretmeye ve annelerin sesi olmaya devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

Röportajlar

“APPLEWATERDAY SU ARITMA SİSTEMİ SAYESİNDE %100 TEMİZ VE SAĞLIKLI SUYU HİÇBİR KAYGI DUYMADAN KULLANABİLİRSİNİZ”

17 yaşında iş hayatına atılan Müslüm Ateş, abisi Mustafa Ateş ile kurduğu AppleWaterDay’in kuruluş hikayesini ve hedeflerini Mersi okuyucuları için anlattı…

Published

on

Öncelikle bize kendinizden biraz bahseder misiniz?

İsmim Müslüm Ateş Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde 19 Ekim 1994 yılında Ateş ailesinin 2. evladı olaraktan dünya geldim. Ailemin Mersin’e taşınma kararını almaları sonucu, 10 yaşından itibaren Mersin Akdeniz ilçesine taşınarak hayatımızı burda sürdürmeye başlamışızdır. İlkokul ve Ortaokulu tamamladıktan sonra 17 yaşında okuldan ayrılıp iş hayatına atılmış oldum. İzmir ve İstanbul’da çeşitli sektörlerde çalışmalarda bulundum. Daha sonra ağabeyim Mustafa Ateş’in çalıştığı pazarlama firmasında birlikte çalışarak. Bizde bu sektörde yürüyebilecegimizi ve güzel işler çıkaracağımıza inanaraktan birlik ve beraberlik içersin de aile şirketimizi kurma kararını aldık ailemizin ve dostlarımızın destekleri ile bugünlere geldik yanımızda olan bizleri destekleyen tüm ailemize ve dostlarımıza ve en önemlisi bizlere güvenenlere çok teşekkürlerimizi sunarız.

Bize markanızın kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

Apple Water Day Su Aritma Sistemleri 04 Nisan 2016 Tarihinde Kurulan 10 Nisan 2016 itibariyle Mersin Yenişehir ilçesinde faaliyete başlayan sektörün en genç ve dinamik firmasıdır. Yönetim kadrosu piyasa tarafından tanınan bilinen Mustafa Ateş ve Müslüm Ateş kardeşlerden oluşmaktadır. Müslüm Ateş ve Mustafa Ateş olarak uzun yıllar sektör içerisinde bulunduk. Bu süreç içerisinde sektörde edindiğimiz tecrübelerimizi, ilk günkü heyecan ve isteğimizle “iyi kalite, iyi hizmet” sloganıyla Apple Water Day Aritma sistemleri çatısı altında buluşturduk. Bizlerle bu yolda yürüyen çalışma arkadaşlarımıza ve emek veren herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.

Su arıtma cihazı nedir?

Çağımızın modern üretim yöntemleri kullanılmak sureti ile ev ve işyerlerimizdeki musluklardan akan suyu içilebilir, kullanılabilir hale getiren cihazlara su arıtma cihazı denir. Büyük bir kısmı nano teknoloji kullanılarak imal edilen su arıtma cihazları, genel olarak reverse osmosis prensibine göre çalışmaktadırlar. Arıtma Cihazına giren su 5 ayrı filtreden geçer.

1.Aşama: suyu 5 mikron (milimetrenin 200’de biri), seviyesine kadar filtre eder. Çamur, pas, asbest gibi tortuları arıtır. Suyu berrak bir hale getirir.
2. Aşama: Granül Aktif karbon Filtre, başta klor olmak üzere kötü koku ve tat veren tüm kimyasal karışımları ve organik kirlilikleri arıtır.
3. Aşama: Blok Karbon Filtre kötü koku ve tat veren tüm kimyasal karışımları ve organik kirlilikleri arıtır.Aynı zamanda bu aktif karbon filtre membrana gidecek 0,1 mikrona kadar partikülleri tutup membranın daha uzun ömürlü olmasını sağlar.
4. Aşama: Membran’a gelen basınçlı su, gözenekleri milimetrenin milyonda birinden çok daha küçük olan membrandan geçerek filtre edilir. Bu işlem sırasında suda bulunabilecek zararlı karışımların ve mikropların tamamı dışarı atılır.
5. Aşama: Son Karbon Filtrede suyun tadı ve kokusu bir kez daha iyileştirilerek, arıtılan su tatlandırılır.
6. Aşama : “Çelik Tank” arıtılmış ve tatlandırılmış su buraya depolanır.

Neden su arıtma cihazı kullanmalıyız? Su arıtma cihazı alırken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

İçme suyu arıtma cihazı sipariş etmeden önce değerlendirmeniz gereken birkaç detay var;

1- En iyi içme suyu arıtma sistemi: Pek çok uzman, Reverse Osmosis (Ters Ozmos) su arıtma sistemlerinin su arıtma filtre sistemleri içinde en iyi seçim olduğu konusunda hemfikirdirler. Reverse Osmosis (Ters Ozmos) arıtıcılar, diğer arıtıcılarla karşılaştırıldığında en geniş zararlı madde filtreleme özelliğine sahiptirler.
2- Kalite: En önemlisi evinize su arıtıcı sistem taktıracak ve elde ettiğiniz suyu içeceksiniz. Kötü tasarlanmış iyi monte edilmemiş sık problem çıkaran iyi kalitede su elde etmeyen ve hatta evinizi su basmasına sebep olabilecek bir cihaza sahip olmak istemezsiniz. O zaman alacağınız cihazda kullanılan malzemelerin kalitesini, montaj işçiliğini ve ürün garantisini sorgulayın.
3- Periyodik bakım ve filtre değişimleri: Bütün arıtma sistemlerinde belirli dönemlerde değiştirilmesi gereken farklı tip ve sayıda filtreler bulunmaktadır. Bu filtrelerin endüstri standardındaki ölçülerde olması kolay bulunabilmesi uzun ömürlü uygun fiyatlı ve kolay değiştirilebilir olması önemlidir.

Karbon filtre içme suyu arıtımında güvenli bir filtre midir? Filtre değişim süresi ne kadardır?

Su arıtma cihazları arıtım işlemini belirli filtreler aracılığıyla yapar. Bu filtrelerin her birinin görevi farklıdır ve ters osmos sisteminde belirli bir rolleri vardır. Kullandığınız cihaz, 3, 4, 5 ya da 6 aşamalı bir filtreleme uyguluyor olabilir. Kaç aşamalı olursa olsun bu filtrelerin bir kullanım ömrü vardır ve bu ömür arıttıkları galon miktarı üzerinden belirlenir. (Bir galon yaklaşık 3.8 litredir.)

Ters osmoz sistemlere giren su ilk önce sedimennt filtreye iletilir. Sediment filtrelerin görevi sudaki tortu pas ve 5 mikrondan büyük tüm parçacıkları tutmak ve bu kirleticilerin membrana ulaşmasını engellemektir. Ortalama bir sediment filtrenin ömrü 2500 galondur. Kullanım durumunuza göre yaklaşık 8-12 aya denk düşmektedir.

Sediment filtreden çıkan su, klor ve diğer kimyasallardan arındırılmak üzere karbon filtrelere yollanır. Bir su arıtma cihazında granül aktif karbon filtre ve blok karbon filtre 2. ve 3. aşama filtreler olarak bilinir. Bu filtrelerin de yine kullanım ömürleri 2500 galon yani 8-12 aydır.  Eğer kullanım ömürlerinden daha fazla kullanılırlarsa membrana klor girmesine yol açabilirler bu da membranın sağlıklı çalışmasını engeller.

Karbon filtrelerden membrana iletilen su burada tüm ağır metallerden bakteri ve virüs gibi insan sağlığını tehdit eden organizmalardan arındırılır. Membran su arıtma cihazlarının en önemli parçasıdır ve asıl arıtım burada yapılır. İyi bir membranın kullanım ömrü 24-36 ay arasında değişir.

Membranda neredeyse saf hale getirilen su, içiminin daha leziz olması için post karbon filtreye iletilir. Post karbon filtreler antibakteriyel olma özelliğine de sahip olabilir. Eğer sisteminizde bir post karbon filtre kullanıyorsanız 8-12 ay arasında değiştirmenizi öneririz.

Arıtma cihazı suda ki yararlı mineralleri de filtreler mi?

Su arıtma cihazlarında kullanılan bir diğer filtreyse Alkalin Mineral Filtreleridir. Bu filtreler suya potasyum, kalsiyum, sodyum, magnezyum gibi insan vücudunun ihtiyaç duyduğu mineralleri ekleyerek suyun pH seviyesinin yükseltilmesini sağlarlar. Bir alkali filtrenin kullanıma bağlı olarak ömrü yaklaşık 2 yıldır.

Applewaterday su arıtma cihazlarını tercih ettiğinizde Su Arıtma Cihazı Filtreleri Değişim Süreleri sistemimize kaydedilir ve filtre değişim zamanlarında tarafımızdan aranılırsınız. Su sağlıktır, sağlığınızı ihmal etmeyin.

Plastik şişe ve damacanalar sağlıksız mıdır?

Bilindiği gibi damacana, sağlık açısından zararlarının yanı sıra cebimize de oldukça zarar vermektedir. Bu yüzden bir çok kullanıcı damacana suyu içmek için, diğer kullanımlarda ( çay ve yemek gibi) ihtiyaçlarda paslı borulardan geçen ağır metal dolu suyu kullanır. Genel yanlış bir kanı olarak kullanıcılar “su kaynayınca zararsız ve kullanılabilir” olarak değerlendirirler. Ancak su kaynatma işlemi sadece su içinde bakteri ve mikrop varsa eğer yok olmasına yardımcı olur. Ancak belediyelerimizin sulardan kaynaklı salgın hastalıkları önlemek için gereğinden fazla kansorejen klor maddesini kullandığı hepimizin malumu !! Bu durumda su kaynayınca ne oluyor? Esasında su kaynadığında buharlaşma yolu ile suyun temiz ve saf tarafı havaya karışır ve geriye sudan ağır olan ve buharlaşamayıp dipte biriken zararlı maddelerle dolu ağır metaller ve yüksek oranda klor kalır. Apple Water Day su arıtma sistemi sayesinde sınırsız %100 temiz ve sağlıklı suyu maddi kaygı duymadan sınırsızca içmek, yemek yapmak, çay kahve gibi içecekleri hazırlama ve hatta sebze ve meyvelerinizi yıkamakta kullanabilirsiniz.

Su arıtmada fiyat, kalite ve servis nasıl fark yaratır?

Günümüzde temiz ve sağlıklı su tüketmek isteyen kişilerin tercih ettikleri su arıtma fiyatları arasında birtakım farklar oluşur. Bu farkların oluşmasında ise kullanılan materyallerin kalitesi, uzun ömürlü kullanım imkânı sağlayacak kadar dayanıklı olup olmaması, üretilen teknoloji, marka, tasarım, kullanıcı deneyimleri unsurlar etki eder. Tercih edilen markanın kullanıcılarına satış sonrası servis ve teknik destek konusunda güvenilir bir tutum sergilemesi de oldukça önemlidir.

İnsanların su arıtma cihazı alırken akıllarında pek çok soru oluşabilir ve bu soruların doğru bilgilerle giderilmesi gerekir. Cihazın mekanizması içinde yer alan filtre ve parçaların, kişilerin tüketimine uygun olması ve sağlıklı bir kullanım sağlaması için gerekli standartlara uygun olup olmadığı da bu durumun farklılaşmasına neden olur.

Bize hedeflerinizden bahseder misiniz? İleride sizleri nerede göreceğiz?

Temiz su arıtma alanında evsel ve endüstriyel ayırt etmeksizin ithalat, imalat, kalite ve hizmetle sektöre ve piyasaya yön veren bir firma haline gelmek. Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ederek en iyi hizmeti vermek için doğaya en az zararla çok hizmet vermek dünyadaki tüm canlılar için çok önemli olan suyu en sağlıklı ve en temiz şekilde canlılara sunmaktır.

Sizi rakiplerinizden ayıran özellik nedir? Başarınızın sırrı nerede gizli?

Firmamız müşteri memnuniyeti ile her geçen gün daha da güçlenerek yoluna devam ediyor. Bu benim şahsi başarım değil. Biz bir aileyiz ve bu aileye katılan her yeni personelin aynı sıcaklığı hissederek özverili çalışması sonucu müşterilerimizin de memnuniyeti artıyor. Amacımız yerli üretim ile su arıtmasız ev kalmayıncaya kadar üretime devam etmektir.

Pandemi süresinde ne gibi sıkıntılar yaşadınız?

Son yirmi yıldır yükselişte olan su arıtma cihazı satışlarının pandemi süreci ile daha fazla arttığını Türkiye’de özellikle son dönemde yaşanan pandemi süreci hijyen ve sağlık açısından endişesi bulunan vatandaşın en temel ihtiyaçlarından olan içme suyunda şebeke suyu arıtma cihazlarına olan talebi artırdı. Müşteri memnuniyeti bizim en temel ilkemiz 2020 yılı tüm dünyayı etkileyen Covid-19 salgınıyla birlikte zor bir yıl oldu. Buna rağmen bizim sektörümüzdeki tüm firmalar neredeyse bu salgından hiç etkilenmeyerek faaliyetlerine devam etti. Bu bizim için gerçekten büyük bir şanstı. Bu da bize 2021 yılı için daha büyük hedefler belirlemede etken oldu. 2021 yılı içerisinde bizi en çok heyecanlandıran projelerimizden biri, Applewaterday markasını Türkiye’nin 81 ilde güçlü bayilere ulaştırmak.

Son olarak eklemek istedikleriniz neler?

Sektörümüz her geçen yıl büyüyor ve biz de bu büyümeye ayak uydurmaya çalışıyoruz. İşimizi severek yapıyor ve değerini her zaman taşıyoruz. İşimiz insan hayatının en değerlisi olan suyu, en kaliteli hale getirmek, bu sebeple sektörümüze tavsiyemiz; kaliteli hizmet, kaliteli servis, kaliteli ürün anlayışından vazgeçilmemesi.

Okumaya Devam Et

Trendler