Connect with us

Aktualite

KIZILTAN: “YAPILANDIRMALAR DAHA UZUN VADELİ OLMALI”

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Ayhan Kızıltan, bugün tüm süreçlerin ve klasik ekonomik krizlerin çok ama çok ötesinde büyük bir sorun yaşadıklarını belirterek, “Devletimiz bu süreçte anlamlı destekler verdiyse de, pandeminin devam etmesi hala işi yerlerinin para kazanamamasına neden oluyor. Ama ödemeler, masraflar durmuyor. Bu süreçte gerek kapsamlı ve adil bir af ve faizsiz daha uzun vadeli bir yapılandırma iş dünyasını tamamen kurtarmasa da bu yıl için nefes aldıracaktır” dedi.

Published

on

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Ayhan Kızıltan, bugün tüm süreçlerin ve klasik ekonomik krizlerin çok ama çok ötesinde büyük bir sorun yaşadıklarını belirterek, "Devletimiz bu süreçte anlamlı destekler verdiyse de, pandeminin devam etmesi hala işi yerlerinin para kazanamamasına neden oluyor. Ama ödemeler, masraflar durmuyor. Bu süreçte gerek kapsamlı ve adil bir af ve faizsiz daha uzun vadeli bir yapılandırma iş dünyasını tamamen kurtarmasa da bu yıl için nefes aldıracaktır" dedi.

Gündemle ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Kızıltan, pandemi sürecinin iş dünyasını şu ana kadar görmediği belirsiz, sıkıntılı bir sürece soktuğunu söyledi. Bu problemden küçük, orta veya büyük olsun olumsuz anlamda etkilenmeyen firma ve sektörün olmadığını vurgulayan Kızıltan,

“Özellikle küçük esnaf ki sayıları bakımından 2 milyonun üzerinde olduğunu düşünecek olursanız olayın ekonomik ciddiyeti daha da ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlardan en çok etkilenen kesimdir. Öte yandan ülke ekonomisinin omurgasının yani, neredeyse yüzde 95’inin küçük ve orta ölçekli firmalar olduğunu ve bunların sayısının da girişimci bazında 1 milyon 300 bin olduğu göz önünde tutulduğunda toplamda kayıtlı Türkiye çapında 3 milyon 300 bin girişimci, şirket ve esnaf olduğunu görüyoruz. Geçindirdikleri ailelerle ortalama 10 milyon kişiden, yanlarında çalıştırdıkları istihdamın neredeyse en az 25 milyon kişi olduğunu görüyoruz.

Yani, istihdam edilen, çalışan Türkiye nüfusunun neredeyse yüzde 80’den fazlasını işte bu ekonomik sorunlarla boğuşan girişimciler, firmalar, esnaf yani devlete yük olmayan, vergisini vererek aksine devletin yükünü sırtlayan özel sektör sağlıyor. Şimdi bu noktadan bakıldığında iş dünyasına verilen her desteğin ne anlama geldiği sanırım daha da net ortaya çıkmaktadır. Peki, somut söylenmesi gereken nedir? Öncelikle Türk ekonomisinin dolaylı vergi denen şeyden kurtulması gerekir. Üretime net destek verilmesi gerekir. Milli ve yerli üretime destek verilmesi gerekir. Vergilerin daha adil ve gerçekçi olması gerekir. İstihdama net teşvik verilmesi gerekir. İşte önümüzde bir varlık barışı benzeri bir uygulama daha bekleniyor. Yapılması gereken nedir, iş dünyasının beklediği nedir?” ifadelerini kullandı.

“Önümüzü göremiyoruz”

Varlık barışının normal şartlarda sürekli ortaya atılmasını hiçbir zaman çok doğru bulmadıklarını vurgulayan Kızıltan,

“Önemli olan vergi, SGK gibi giderlerin makul ve adil bir rakamda olmasını, vergilerin gerçek olmasını ve dolaylı vergilerle iş dünyasının ezilmemesini savunduk. Böyle olursa sürekli varlık barışı gibi şeylere gerek kalmazdı. Ancak, bugün tüm süreçlerin ve klasik ekonomik krizlerin çok ama çok ötesinde büyük bir sorun yaşıyoruz. Hala devam eden ve en az birkaç yıl daha devam edecek gibi görünen bu sorun ekonomimize ciddi hasarlar verdi. Devletimiz bu süreçte anlamlı destekler verdiyse de, pandeminin devam etmesi hala işi yerlerinin para kazanamamasına neden oluyor. Ama ödemeler, masraflar durmuyor.

Bu süreçte gerek kapsamlı ve adil bir af ve faizsiz daha uzun vadeli bir yapılandırma iş dünyasını tamamen kurtarmasa da bu yıl için nefes aldıracaktır. Unutmayalım, iş dünyası ayakta durursa Türkiye ayakta durur. Toplanan vergilerin neredeyse yarısını ödeyen bir camiadan, toplam istihdamın yüzde !? Dünyada savaşların ticaret üzerinden, markalar ve firmalar üzerinden, ihracat rakamlarıyla yapıldığı bir çağda kapanan her firma, zarar eden her sektör Türkiye’nin ulusal güvenlik sorunu gibi görülmelidir. Kapanan her firma, her sektör bu küresel ekonomik savaşta kaybedilen bir cephedir.

İşte bu ticaret savaşlarına en net örneklerden biri son günlerde Suudi Arabistan ve bazı körfez ülkelerinin Türk mallarına uygulayacaklarını söyledikleri boykot. Mersin özelinde çevre hinterlandımızdaki birçok üretim kentini olağan üstü etkileyecek bir karar. Elbette bunun lojistik anlamda olumsuzluğunu biz de göreceğiz. Suudi Arabistan Ticaret Odasının Türk ürünlerinin ülkeye girişini engellemeye yönelik adımları her ne kadar ekonomik savaşların bir parçası gibi görünse de serbest ve adil ticaretin bu şekilde siyasi hilelerle engellenmesi, gelecekte benzer durumlar yaşayacağımıza bir işarettir. Bu da, yeni pazarlarda daha agresif olma gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Ticaret siyaset üstü bir konudur. Türk iş dünyası olarak rekabete dayanan bir ticari savaştan korkmayız. Kim daha güzel ve kaliteli üretiyorsa o kazansın. Ama böyle siyasi hilelerle iki ülke arasındaki ticarete engel olma çabasının hiç kimseye, Suudi Arabistan’a da kazandıracağı bir şey yoktur. Ama biz iş dünyasının insanları duygularımızla değil, aklımızla hareket ederiz. Diyalogun kesilmemesinin sorunları çözeceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

“İstihdama verilen teşvik sosyal huzura verilmiştir”

İstihdam teşviklerinin de arzu edilen noktada olmasa da yerinde ve zaman geçirmeden uygulanması gerektiğine dikkat çeken Kızıltan,

“İstihdama verilen her teşvik ülkenin sosyal huzuruna verilmiş demektir. İşe geri alınan çalışan için işverene teşvik verilecek teşvik pandemi sürecinde işsiz kalanlar için de önemli bir destektir. Kısa çalışma ödeneğinin süresi Temmuz 2021’e kadar uzatılabilecek olması da olumludur. Kurumlar vergisinde yapılması planlanan indirimleri de yerinde buluyoruz. Bu kriz diğerlerine benzemiyor, iş dünyası gerçekten büyük zarar gördü.

Firmalarımız bu süreci bir dayanışma süreci olarak gördü, çalışanlarını işten çıkartmadılar. Birikimlerini bu süreçte harcadılar. Ama yedek akçeler tükendi. Bu desteklerin hepsi yerinde ama ülke olarak çok daha kapsamlı, palyatif olmayan, daha köklü ve uzun vadeli bir ekonomik paketi hep birlikte planlamak zorundayız. Üretimde, ihracatta, yerli ve milli üretimde, ithal ikamesinde, yurt dışı pazar bulma konusunda, dijital ekonomide, kısaca ekonomide katma değer oluşturacak hangi konu varsa daha daha agresif olmak, daha korumacı olmak zorundayız.

Girişimcilerimizi, firmalarımızı, sektörlerimizi, milli ve yerli ürün ve üretimimizi korumalıyız, destek olmalıyız. Aksi takdirde küresel pazarlarda rekabetçiliğimiz kalmaz. Sadece iş gücü avantajı maliyeti ile rekabetçi olmak zor. Dünyanın ilk 10 ekonomisine girme hedefinde olan Türkiye sadece ucuz iş gücü ile bunu yapamaz” diye konuştu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aktualite

ÇOCUKLARA ÇİKOLATALI CUPCAKE VE LİMONATA DAĞITILIYOR

Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığınca, 4 merkez ilçede yaşayan çocuklara ‘Vahap Amca ile Tatlı Günler’ projesinin 2. aşaması çerçevesinde çikolatalı cupcake ve limonata dağıtıldığı bildirildi.

Published

on

Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan pasta şefi Canan Barışoğlu tarafından belediyeye ait imalathanede üretilen cupcakeler, yine belediyeye ait aşhanede paketlenerek, ekipler tarafından başta dezavantajlı çocuklar olmak üzere Mersin’deki tüm çocuklara dağıtılıyor.

Geçtiğimiz yaz limonlu dondurma dağıtımı yaparak çocukları mutlu eden ekipler, bu sene ise cupcake ve limonata dağıtımı gerçekleştiriyor. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği çalışma hakkında bilgi veren Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Çocuk Gelişimcisi Gülçin Atar, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak çocuklarımızı gülümsetmeye, onların mutluluklarına katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bu anlamda daha önce limonlu dondurma dağıtım projemiz olmuştu. Şimdi ise cupcake ve limonata dağıtımımız var. Çocuklarımız mutlu oluyor, biz de mutlu oluyoruz. Projemiz çerçevesinde çocuklarımıza cupcake dağıtmaya yaz boyunca devam ederek, onların mutluluklarına ortak olacağız” dedi.

Öte yandan Sosyal Hizmetler Dairesi koordinesinde, ‘Büyükşehirden buz gibi L vitamini’ sloganıyla el yapımı buz gibi limonata dağıtımları da başladı. Çoğunlukla beden gücü ile çalışan vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde dağıtılan lezzetli, sağlıklı ve katkısız limonatalar, sıcak yaz günlerinde emekçilerin içini serinletiyor. Dağıtımlar hafta içi her gün Tarsus ve 4 merkez ilçenin belirlenen bir noktasında gerçekleştiriliyor.

Okumaya Devam Et

Aktualite

TRAFİĞİ RAHATLATACAK ALT GEÇİT ÇALIŞMALARINA BAŞLANDI

Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesince, kent merkezinde yaşanan trafik yoğunluğunu azaltmaya yönelik çalışmalar çerçevesinde, Hüseyin Okan Merzeci ve 18. Cadde kesişimindeki noktada alt geçit çalışmasına başlandığı bildirildi.

Published

on

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, kuzeyden güneye ve güneyden kuzeye geçiş istikametlerinin tek şeritli ve transit şekilde hazırlanan çalışma, vatandaşlara daha konforlu bir seyahat imkanı sunacak. Demokrasi Kavşağı ile Sevgi Kavşağında yaşanan trafik yoğunluğunu azaltacak çalışma ile Hüseyin Okan Merzeci yönündeki trafik yoğunluğunu etkilemeyecek şekilde kuzey-güney yönünde alternatif bir geçiş sağlanacak.

“PROJE KUZEY-GÜNEY İSTİKAMETİNDE ALTGEÇİT OLACAK ŞEKİLDE TASARLANDI”

Çalışmalar hakkında bilgi veren Proje Şantiye Şefi Bertan Ünal, hedeflerinin Sevgi Kavşağı ile Demokrasi Kavşağındaki kuzey yönlü trafik yükünü biraz olsun azaltmak olduğunu belirterek, “3 gün önce başlayan çalışmalarımızda, yaklaşık 35 bin metreküp kazı yapılacak. Kuzey istikametinde yüzde 9’luk bir eğimle, şu anda hafriyat çalışmaları devam ediyor. Bu bölgede istinat duvarları çalışmamız da eş zamanlı olarak devam edecek. Beton dökümlerimiz de hızlı bir şekilde devam edecek. Bu proje kuzey-güney istikametinde altgeçit olacak şekilde tasarlandı. Kuzey istikametindeki derinliğimiz yaklaşık 11 metre olacak. Hüseyin Okan Merzeci istikameti kapalı kesit olarak tasarlandı” dedi.

 

“PROJEYİ KISA ZAMANDA BİTİRMEYİ PLANLIYORUZ”

Çalışmaların tamamlanmasının ardından, doğu-batı istikametindeki araçların kapalı kesitin üzerinden geçerken, kuzey-güney istikametindeki araçların ise trafiği altgeçit olarak kullanacaklarını dile getiren Ünal, “Bu projenin yapım tasarlanmasındaki amaç şu; Sevgi Kavşağı ile Demokrasi Kavşağındaki kuzey yönlü trafik yükünü biraz olsun azaltmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla kuzeyden güneye geçiş istikametleri ve güneyden kuzeye geçiş istikametleri tek şeritli olacak şekilde transit bir geçiş olacak. Bu da vatandaşlarımızın oldukça konforlu seyahat etmelerine yarayacak” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Aktualite

YABANCI GENÇLERİN İNEKLE İMTİHANI

Mersin’in merkez Mezitli Belediyesinin Uluslararası Yaz Okulu projesi çerçevesinde dünyanın farklı birçok ülkesinden gelen gönüllü gençler, kentteki öğrencilere hem İngilizce öğretiyor hem de farklı etkinliklere katılıyor. Yabancı öğrencilerin Mutlu Yaşam Köyü’nde inekleri sağmaya çalışması ise renkli görüntüler oluşturdu.

Published

on

Mezitli Belediyesinin Gençlik Merkezi ile birlikte yürüttüğü proje çerçevesinde dünyanın farklı birçok ülkesinden gönüllü gençler Mersin’e geldi. Mezitli Belediyesinin Mutlu Yaşam Köyü’nde konaklayan ve Türk öğrencilere burada hem İngilizce öğreten hem de çeşitli etkinlikler yaparak çocukların gelişimine katkı sunan misafir gençler, keyifli vakit geçiriyor. Mutlu Yaşam Köyü’ndeki inekleri sağmaya çalışan gençler, renkli görüntüler oluşturdu.

Mezitli Belediyesi Strateji ve Geliştirme Biriminde çalışan Bilge Kurtuluş, “Dünyanın çok farklı ülkelerinden gelen gençler ve yereldeki öğrencilerimiz, hep birlikte sürdürülebilir kalkınma amaçları çerçevesinde İngilizce öğreniyoruz. Hem bizim öğrencilerimiz hem de gönüllülerimiz keyifli vakitler geçiriyor” diye konuştu.

  “BURADA HERKES MUTLU”

Projeye 3 sene önce başladıklarını söyleyen Kurtuluş, “Projeyi Gençlik Merkezi ile birlikte yürütüyoruz. Bu merkeze başvuran gönüllü öğrencilerle farklı çalışmalar yürütüyoruz. Son 2 senedir bu çalışmalarımız çocuklar ve gençler. Gençlerle İngilizce ve sürdürülebilir kalkınma amaçları üzerine etkinlikler düzenliyoruz. Bunu Mezitli Belediyemizin Mutlu Yaşam Köyü’nde yapıyoruz. Burası hayvanların, atların, tavukların, tavşanların olduğu, çeşitli meyve ağaçlarının olduğu çok geniş bir alana sahip, 40 yatak kapasitesi artı 10 adet bungalov evlerin bulunduğu çok geniş bir yeşil alan. Burada herkes çok mutlu. Burada hem gönüllüler hem çocuklar çok keyifli vakit geçiriyorlar, birlikte paylaşımda bulunuyorlar” şeklinde konuştu.

  “İNEK SAĞMAYA ÇOK İLGİ DUYUYORLAR”

Mutlu Yaşam Köyü sorumlusu Gülşen Türk ise burada çalışmaktan çok büyük keyif aldığını söyledi. Gelen herkesin mutlu ayrıldığını kaydeden Türk, “Bu da bize ayrı bir keyif veriyor, biz de burayı daha fazla güzelleştirmeye, daha fazla insanları memnun etmeye çalışıyoruz. Elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. Misafirlerimize de, yabancı konuklarımıza da buradaki etkinliklerimizde ya da dışardaki kültürel gezilerinde yardımcı oluyoruz. Yaz okulu da 15 Temmuz’da başladı. 2 haftalık aralıklarla farklı ülkelerden yabancı konuklarımız geliyor. Bunların yaptığı aktiviteler de Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilir kalkınma projeleri. Burada geri dönüşümle ilgili veya sıfır atıkla ilgili çok güzel çalışmalar yapıyorlar. Onlara yardımcı olabilmek için elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz. Tabii burayı hazırlayan Belediye Başkanı Neşet Tarhan’a da sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz. Çünkü gerçekten burası bir ayrıcalık diye düşünüyorum. Daha da güzelleşip, daha da büyüyeceğimize inanıyorum. Yabancı gruplarımızın tamamı gönüllü. Dünyanın birçok yerinden misafirimiz var. Bu misafirlerimiz buraya katılım sağlayan öğrencilerimize İngilizce oyunlar, etkinlikler ve farklı çalışmalar yapıyorlar. Burada çok farklı çalışmalar da yapıyoruz. Mesela burada bulunan inekleri çocuklara sağmayı gösteriyoruz. Çok ilgi duyuyorlar. Ya da hiç denize girmemiş yabancı konuklarımızı denizle buluşturuyoruz. Onlar bu mutluluklarını bizle paylaşıyorlar, biz de mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.

Yabancı gençler, Türkiye ve Mersin’de bulunmaktan dolayı mutlu olduklarını belirterek, özellikle inek sağmayı hayatlarında ilk kez yaptıklarını ve çok ilginç anlar yaşadıklarını ifade ettiler.

Okumaya Devam Et

Trendler