Connect with us

Instagram

“MALZEMEDEN YÜKLENİCİ SORUMLUDUR”

Mersin’in başarılı avukatlarından Avcil & Ölmez hukuk bürosu ortağı Av. Yunus Avcil, inşaat hukukunda yüklenicinin yükümlülüklerini MERSİ okurları için anlattı.

Published

on

Ülkemizde hızla büyüten sektörlerden biri hiç şüphesiz inşaat sektörü. Bu büyüme hem müteahhit hem de yüklenici firmaların haklarını düzenleyen İnşaat Hukuku ve sözleşmelerin önemini de ortaya çıkardı. “İnşaat hukukunda yüklenicinin iyi malzeme seçme ve kullanma borcu” maddesi hakkında MERSİ okurları için bilgi veren Avcil & Ölmez Hukuk Bürosu Ortağı Av. Yunus Avcil, yüklenicinin inşaatta kullanılacak malzemeyi seçerken malzemenin iş için elverişli olup olmadığını araştırması gerektiğine dikkat çekti.

İnşaat hukuku nedir ve neleri kapsar?

Ülkemizin genel kabule göre sektörel bazda lokomotifi olarak kabul edilen İnşaat sektörü giderek büyümekte, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin 2022 Mart ayına ilişkin yayımlanan raporunda da Türkiye’de Mart ayında bin 121 İnşaat şirketinin kurulduğu belirtilmiştir.  Tabi bu büyüme içerisinde özellikle İnşaat Hukuk’u ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım sözleşmelerinin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Çok geniş bir kapsam olarak belirteceğimiz İnşaat Hukuku birçok kendine özgün hak ve yükümlülükler barındırmaktadır. Buna göre Kanuni şekil şartına bağlanmış Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri her iki tarafa borç yükleyen bir “Eser Sözleşmesi’dir. Türk Borçlar Kanununa göre genel bir tanım yapılmıştır. “Eser Sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendikleri bir sözleşmedir. “ ( Türk Borçlar Kanunu madde 470)

“BU SÖZLEŞME İKİ AYRI SÖZLEŞMENİN İÇ İÇE GEÇMİŞ HALİDİR”

Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nden bahseder misiniz?

Bir eser sözleşmesi olan “Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” – yüklenicinin finansı kendisi tarafından sağlanarak arsa malikinin arsası üzerine bina yapım işi üstlendiği, arsa malikinin ise, bedel olarak maliki bulunduğu arsanın üzerine yapılan binadaki bir kısım bağımsız bölümlerin mülkiyetini yükleniciye vermeyi vaat ettiği sözleşmelerdir.

Eser Sözleşmesinin bir türü olan “Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” aynı zamanda “karma sözleşme” tipidir. İki ayrı sözleşme iç içedir. İnşaat Sözleşmesi ve  “mülkiyeti nakil borcu doğuran sözleşme” dir. İnşaat Sözleşmesi şekil şartına bağlanmamış olmasına karşın, TMK madde 706, TBK madde 237, Tapu Kanunu’nun 26. Ve Noterlik Kanunu’nun 60. Maddeleri uyarınca, resmi biçimde yapılması gereken “mülkiyeti nakil borcu doğuran sözleşme” bir aradadır.

Ancak biz tüm bu tanımlamalar çerçevesinde özellikle bu alanda önemli olacağını düşündüğümüz “inşaat hukukunda yüklenicinin iyi malzeme seçme ve kullanma borcu” hususunda bazı düzenlemelerin altını çizmeye çalışacağız.

“YÜKLENİCİ İŞ SAHİBİNE KARŞI SORUMLUDUR”

İnşaat hukukunda yüklenicinin ne gibi sorumlulukları vardır?

Türk Borçlar Kanunun 472. Maddesinde belirtildiği üzere Yüklenici meydana getirdiği eserde kullandığı malzemenin iyi türden olmaması yüzünden iş sahibine karşı sorumlu ve bu konuda satıcı gibi garanti ile yükümlüdür.

Yüklenicinin yani müteahhidin getirdiği malzeme inşaatın, sözleşmeden belirtilen nitelikleri karşılayacak biçimde olmalıdır. Türk Borçlar kanunun 472. Maddesinde kullanılacak malzemenin ayıplı olmama dışında niteliği konusunda özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu konuda genel hükümlerde bulunan TBK’nun 86. maddesine başvurulmalıdır. Buna göre sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa kullanılacak malzemenin niteliğini seçme hakkı yükleniciye aittir. Ancak seçilecek malzeme ortalama nitelikten daha düşük olamayacaktır. Taraflar arasında kullanılan malzemenin niteliği konusunda uyuşmazlık çıktığında yüklenicinin ortalama malzeme kullanıp kullanmadığı ölçü alınmalıdır.

“YÜKLENİCİYE RİSK SİGORTASI YAPTIRMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ DE GETİRİLMİŞTİR”

Kanunda malzemeleri temin etme noktasıyla ilgili bir düzenleme var m?

Malzeme iş sahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür. TBK’nun 471. maddesinde eserin yapımında kullanılan malzemeyi temin etme borcunun kime ait olduğu konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır.  Ancak Yargıtay 15. Hukuk Dairesi içtihat ve uygulamalarında aksine sözleşme bulunmadığı veya aksi karşı tarafça ileri sürülüp kanıtlanmadıkça TBK’nun 472/1. maddesindeki düzenleme karşısında malzemenin yüklenici tarafından temin edildiğinin kabulü gerektiğini kabul etmektedir.

Bunun yanında Kamu İhale Kanuna göre yapılması kararlaştırılan eser sözleşmelerinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 20. maddesi gereğince “yüklenici üstlenmiş olduğu işin önemine ve iş programına uygun olarak işin yapılması için her türlü malzemeyi sağlamak ve ihzarat ile ilgili tedbirleri almak zorundadır” denilmek suretiyle malzemeyi temin ve koruma borcu yükleniciye yüklenmiştir. Ayrıca Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 9. maddesi ile eserin kabul tarihine kadar malzeme, araç-gereç ve eserin yapılan kısımları ile ilgili doğal afetler, hırsızlık, sabotaj gibi risklere karşı yükleniciye risk sigortası yaptırma yükümlülüğü de getirilmiştir.

 

 “İŞ SAHİBİ UYARILARA RAĞMEN MALZEME KULLANIMINDA ISRAR ETMİŞ İSE YÜKLENİCİNİN SORUMLULUĞU ORTADAN KALKAR”

Malzeme seçiminden kaynaklı oluşan hasarlarda sorumluluk kime aittir?

Eserin türüne göre malzeme değişeceğinden, kullanılacak yer ve amacına göre malzemenin tanımı da değişir. Örneğin yapı malzemesi, bina ve diğer inşaat mühendisliğini işlerini içermek üzere tüm yapı işlerinde kullanılmak amacıyla üretilen bütün malzemeleri anlatır. Malzemenin kullanılacağı yapı işlerinin ( tamamı veya tek tek kısımları ) amaçlanan işlevleri görmeye uygun olması ve yapı işleri, yapım ve kullanım sırasında maruz kalacakları yüklerden dolayı ( yapılan işin tamamının veya bir kısmının çökmesi, kabul edilemeyecek boyutta deformasyonlara ve nedenini oluşturan olayın boyutlarına oranla çok büyük hasara yol açmaması) gerekir.

Ancak iş sahibi imal edilen yapı için elverişli olmayan belli bir malzeme çeşidinin kullanılmasında yüklenicinin uyarılarına rağmen ısrar etmiş ise yüklenicinin garantisi ortadan kalkar ve hakkında TBK 483/2 maddesi ” Eserin İş sahibince verilen malzeme veya gösterilen arsanın ayıbı veya iş sahibinin talimatına uygun yapılması yüzünden yok olması durumunda yüklenici doğabilecek olumsuz sonuçları zamanında bildirmişse, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerinin ödenmesini isteyebilir. İş sahibinin kusuru varsa, yüklenicinin ayrıca zararının giderilmesini de isteme hakkı vardır.” Uygulanır. Yani şey elverişsizliği yüzünden telef olmuşsa, müteahhit yaptığı işin değerini veya giderini isteyebilecektir.

Sonuç olarak yüklenicinin yapacağı tüm işler yönünden Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir olması hasebiyle “basiretli bir iş adamı” gibi hareket edip malzemenin o iş için elverişli olup olmadığını araştırması ve gerek duyuyorsa malzemeyi laboratuvarda inceletmesi gerekmektedir.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aktualite

GÜLTAK: “ENGELLEMELERE RAĞMEN HALKIMIZA HİZMET VERECEĞİZ”

Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, “Belediye başkanı olarak beni çalıştırmamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Fakat özellikle mecliste karşılaştığımız engellemelere rağmen Akdeniz’e ve halkımıza hizmet vermeye, ilçemizi değiştirirken, vatandaşlarımızın refah ve mutluluğunu da yükseltmeye devam edeceğiz. Çünkü yatmak için değil, çalışmak ve hizmet üretmek için göreve geldik” dedi.

Published

on

Mahalle ve esnaf buluşmalarını sürdüren Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, son olarak Turgut Reis Mahallesini ziyaret etti. Mahalleye yapılan ve yapılacak olan hizmetleri anlatan Gültak, mahalle sakinlerinin de taleplerini dinledi. Başkan yardımcıları, meclis üyeleri ile birim müdürlerinin de katıldığı ziyarette söz alan Turgut Reis Mahallesi Muhtarı Ahmet Eldeniz, birkaç gün önce açılışı gerçekleştirilen mahalle kültür ve sanat evi için Başkan Gültak’a teşekkür etti.

“KÜLTÜR SANAT EVİMİZ TURGUT REİS’E ÇOK YAKIŞTI”

Akdeniz’in limanı, serbest bölgesi, ticari ve ekonomik değerleriyle Mersin’in en önemli ilçesi olduğunu belirten Gültak, “Böyle bir ilçede yaşamak güzel olduğu kadar, böyle bir ilçeyi vatandaşlarımızla birlikte yönetmek, değiştirip güzelleştirmek ayrıca gurur verici” ifadelerini kullandı. Turgut Reis Mahallesinin yıllarca ötelendiğini ve el değmediğini vurgulayan Gültak, “Tabi uygun yer bulmak ve düzenlemek de kolay değil. Ama ne yaptık ettik, güzel bir mekan bulduk. Muhtarımız da destek oldu. Güzel bir kültür ve sanat evine çevirdik. Kadınlar, gençler ve çocuklarımız için ideal bir mekan oldu. Merkezin arka bahçesine şimdi bir sundurma da yapacağız. Yaz, kış kullanılabilecek gölgelik bir alan kazandıracağız. Bahçeye bir oyun parkı da kurulacak. Böylelikle anneler kültür evinde hem dikiş, nakış, takı tasarım becerileri kazanacak, okuma-yazma öğrenecek veya spor yapabilecek, hem de çocuklarıyla oyunlar oynayabilecek. Belki biraz geç kalındı ama bu merkezimiz Turgut Reis’e, kadınlara ve gençlerimize çok yakıştı” diye konuştu.

12’İNCİ KÜLTÜR VE SANAT EVİ HUZURKENT’TE

Akdeniz Belediye Başkanı Gültak, Akdeniz’e 12’inci kültür ve sanat evini Huzurkent bölgesine açacaklarını da kaydetti, tadilat, alt ve üstyapı çalışmalarının çok yakın süre içinde biteceğini ifade etti. Gültak, “Burada bulunan 2 binamızdan biri kadınlar için mesleki beceri eğitimi aldıkları kültür sanat evi, diğeri çocuklarımız için kreş hizmeti verecek. Bu merkezlerimiz sayesinde, yıllardır eve kapanıp sıkılan kadınlar ve çocuklarımız artık rahat bir nefes alabiliyor” şeklinde konuştu. Başkan Gültak, belediye binası yanında bulunan Kadın Emeği Diyarının, kültür sanat evlerinde üretim yapan kadınların hizmetinde olduğunu söyledi, ürettiklerini satmak isteyen kadınları davet etti.

  ETÜT MERKEZİNDEN YENİ DÖNEMDE BİN ÖĞRENCİ FAYDALANACAK

Başkan Gültak, belediyenin ücretsiz sunduğu eğitim desteği sayesinde, geçen yıl Amasya Tıp Fakültesini kazanan İclal Kurt ile bu yılki YKS sayısalda 543 puanla Türkiye 496’ncısı ve Akdeniz birincisi olan 75. Yıl Fen Lisesi öğrencisi Deniz Barçatayın örneklerini verdi, öğrencileri online eğitim akademisi ve üniversite hazırlık kursu veren etüt merkezinden faydalanmaları çağrısı yaptı. “Daha önce Akdeniz Belediyesinin, özellikle çocuklarımızın geleceğine yönelik böyle önemli hizmetleri yoktu” diyen Gültak, metropol gökdelen binasında bulunan etüt merkezinden geçen dönem 400 öğrencinin faydalandığını, yeni dönemde bu sayıyı bine çıkaracaklarını anlattı.

“ONKOBÜS HİZMETİ VEREN BAŞKA BELEDİYE YOK”

Akdeniz Belediyesinin, kanser tedavisi gören, kemotarapi alan hastalara sağladığı ücretsiz onkobüs hizmetine de değinen Gültak, “Tedavi gören hasta vatandaşımızı ve refakatçisini evinden servisle alıyor, Tıp Fakültesi veya Şehir Hastanesine ulaştırıyoruz. Tedavisinden sonra hastayı tekrar alıp evine bırakıyoruz. Mersin’de, vatandaşlara bu hizmeti sunan başka bir belediye yok” dedi.

  YERİNDE KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ DEVAM EDECEK

Yılmaz Güney Gençlik Merkezi yenileme projesinde sona yaklaştıklarını belirten Gültak, Barış Mahallesi yerinde kentsel dönüşüm projesinin de hızla sürdüğünü ve 6’ncı katların yükseldiğini söyledi. Gültak, “Seneye inşallah Barış Mahallemizde yükselen güvenli ve modern konutları hak sahiplerine teslim edeceğiz. 415 konut, 50’nin üzerinde dükkan, cami, 800 metrelik bir kültür merkezi, sosyal tesisler. Bittiğinde göreceksiniz, harika yerler olacak. Şimdi hedefimizde Bahçe ve Turgut Reis mahallerimiz var. Bu 2 mahallenin projeleri şu an bitti. Yeni dönemde seçilip tekrar göreve gelmemiz halinde, Çay ve Barış’ın ardından Bahçe, Turgut Reis, Çilek ve 5-6 mahallemizde daha yerinde kentsel dönüşüm projesini başlatacağız. Çünkü hep vurguladığım üzere, Akdeniz ve Mersin’in kurtuluşu ancak kentsel dönüşüm projeleri ile mümkün olabilecektir” diye konuştu.

“KENTSEL DÖNÜŞÜMDEN KORKMAMAK LAZIM”

Başkan Gültak, Akdeniz ilçesinde yer alan bir mahallede, uzmanlar ve yetkililerce yapılan inceleme ve testler sonucu yıkılma riski taşıdığı tespit edilerek valilik emriyle geçen hafta boşaltılan bir apartman örneğini verdi, kentsel dönüşümün aciliyetine bir kez daha dikkat çekti. Binada yaşayanların otellere yerleştirildiğini de kaydeden Başkan Gültak, Mersin’de ömrünü tamamlamış yüzlerce yapı olduğuna değindiği açıklamasında, Çay ve Barış mahallelerinde vatandaşların projeye büyük ilgi gösterdiğini anlattı, “Kentsel dönüşümden korkmamak gerekir” ifadelerini kullandı.

“BİZLER ÇALIŞMAK İÇİN GELDİK, YATMAK İÇİN DEĞİL”

Akdeniz’de barışı, kardeşliği, eşitliği, güven ve toplumsal huzuru yeniden tesis ettiklerini vurgulayan Gültak, ilçe sakini vatandaşların refah seviyesini daha da arttırmak için mücadele ettiklerini söyledi. Başkan Gültak, sözlerini şöyle sürdürdü; “Akdeniz’de son dönemde en büyük sıkıntımız asfalt. Meclisimizden borçlanma yetkisini aldık. Arkadaşlarımız şu an çalışıyor. Bir ay sonra para elimize geçer diye düşünüyorum. Hızlı bir şekilde asfalt işine girişeceğiz. Fakat vatandaşlarımız da mecliste görüyor, bizim çalışmamamız için her şeyi yapıyorlar. Biz Büyükşehir Belediyesine borçlanma yetkisi veriyoruz, onlar vermiyor. Eğitimle ilgili bir tahsis yapalım diyoruz, ‘yapamazsın’ diyorlar. Belediye başkanı olarak beni çalıştırmamak için, vatandaşa hizmet verememem için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu bir şikayet değil. Ben yine de hizmet veriyorum. Fakat bu kez zaman geçiyor, enerjimizi de gereksiz konulara harcamak zorunda kalıyoruz. Halbuki meclisin görevi, halkın lehine olan her şeye yardımcı olmaktır. Bu tür sıkıntılar yaşıyoruz ancak çözüyoruz. Akdeniz’in değişim ve dönüşümü, Akdeniz halkının da refahı, huzuru ve mutluluğu için çalışmaya devam edeceğiz. Akdeniz halkı her şeyin en güzeline layıktır. Haftanın 4 günü halkımızın içindeyiz. Çünkü bizler çalışmak için geldik, yatmak için değil.”

Okumaya Devam Et

Aktualite

BEYAZ İNCİRİN FİYATI BİR HAFTADA 24 LİRADAN 10 LİRAYA DÜŞTÜ

Mersin’in Mut ilçesinde bir hafta önce 24 liradan satılan beyaz incirin kilosu 10 liraya düştü.

Published

on

Mut Ziraat Odası Başkanı Hıdır Kar, son bir hafta içinde incirin kilosunun 10 liraya kadar düşmesinin üreticiyi hayal kırıklığına uğrattığını belirterek, fındık gibi ürünlere getirilen taban fiyat uygulamasının kayısı, zeytin ve incir gibi meyvelere de getirilmesini istediklerini söyledi. Kar, “İncirin kilosu 24 liradan satılıyordu, 1 hafta sonra 10 liraya kadar düştü. Bu fiyatın aniden düşüşü neden kaynaklanıyor bilmiyoruz. Üreticilerimiz zor durumda. Bu market zincirleriyle üreticilerin arasındaki makası daraltmamız lazım” dedi.

Fiyatlara sessiz kalan üreticiler, artık inciri yaşken satmak yerine kurutarak kilosunu 100 ila 120 lira arasında satmayı düşündüklerini söylediler.

Tüccarlar ise fiyat düşüşünün kendilerinden kaynaklanmadığını, Ankara halinde komisyoncuların fiyat düşüşü yaptıklarını ifade ettiler.

Okumaya Devam Et

Aktualite

DANA SUCUĞUNDAN TAVUK ETİ ÇIKTI

Mersin’in Tarsus ilçesinde yapılan gıda denetiminde etiketsiz dana eti olarak satışa sunulan 10 kilogram sucuğun içerisinde tavuk eti olduğu ortaya çıktı.

Published

on

Tarsus Belediyesi Zabıta ve Sağlık İşleri Müdürlüğü ekipleri, gıda üretimi ve satışına yönelik yaptıkları denetimde Ergenekon Mahallesi’nde etiketsiz olarak satılan dana etinden sucuklara el koydu. Serolojik analiz incelemesi sonucunda dana eti olarak piyasaya sunulan sucuğun tavuk eti içerdiği ortaya çıktı. Bu ürünlerin satışıyla alakalı gerekli incelemeyi yapan ekipler, vatandaşa da gerekli bilgilendirmeyi yaptı. Yetkililer, ilçede denetimlerin aralıksız süreceğini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Trendler