Connect with us

Aktualite

MERSİN’DE VAHŞİ DEPOLAMA TARİH OLUYOR

Mersin’de 13 ilçenin tamamına hizmet verecek şekilde ilçe belediyelere yakın alanlara 9 adet katı atık aktarma istasyonu kurularak, vahşi depolamaya son verildiği bildirildi.

Published

on

Mersin’de 13 ilçenin tamamına hizmet verecek şekilde ilçe belediyelere yakın alanlara 9 adet katı atık aktarma istasyonu kurularak, vahşi depolamaya son verildiği bildirildi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, özellikle kent merkezine uzak kalan ilçelerde daha fazla hissedilen katı atıkların bertarafı problemine sürdürülebilir bir çözüm üretmek amacıyla başlatılan katı atık aktarma istasyonları projesi, ilk etapta Yenişehir, Toroslar, Tarsus, Akdeniz, Mezitli, Erdemli ve Silifke ilçelerinde başladı. İkinci etabı Çamlıyayla ve Gülnar ilçelerinde hayata geçirilen proje, daha sonra Anamur, Aydıncık, Bozyazı ve Mut ilçelerini de kapsayacak şekilde 13 ilçenin tamamına hizmet vermeye başladı.

İlçelerin bin 500 ton atığı her gün taşınıyor

Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, tüm maliyeti ve iş yükünü üstlenerek, her gün ilçe belediyeleri tarafından toplanan ve bin 500 tona yaklaşan evsel nitelikli katı atığı aktarma istasyonları aracılığı ile Mersin merkez, Tarsus ve Silifke’de bulunan Katı Atık Düzenli Depolama Tesislerine taşıyor.

Çöpten elektrik üretiliyor

Düzenli depolama sahalarına taşınan katı atıklar, önce ayrıştırmaya tabi tutuluyor ve geri dönüştürülebilir atıklar geri dönüşüme gönderiliyor. Arta kalan organik atıklar düzenli depolanarak ortaya çıkan metan gazından elektrik enerjisi üretiliyor. Üretilen elektrik enerjisi ile hem kent ekonomisine hem de ülke ekonomisine katkı sağlanıyor. Büyükşehir Belediyesinin 60 bin konutun aydınlanmasını sağlayacak elektrik enerjisi ürettiği bertaraf tesisleri bundan sonra daha fazla elektrik üretecek.

Yüzey suları ve yeraltı suları artık kirlenmeyecek

Özellikle temiz su havzalarında biriktirilen katı atıklardan ortaya çıkan sızıntı suları yerin altına inerek hem toprağı hem de suyu kirletiyor. Zaman zaman içme suyuna karışan bu sızıntı suları insan sağlığına zarar veriyor. Sızıntı sularının karıştığı yeraltı suları ise tarım alanlarının sulamasında kullanılınca ürünler zarar görüyor. Önce toprağı kirleten ve içerisinde barınan canlılara zarar veren sızıntı suları, karıştığı suları kirleterek daha sonra tarım alanlarına ve içme suyuna zarar veriyor.
Yeraltından denizlere ulaşmayı başaran sızıntı suları, hem Akdeniz’e hem de içerisinde barındırdığı binlerce tür deniz canlısına zarar veriyor. Adeta doğa ve insan katili olan bu sızıntı suları, vahşi depolama alanlarının varlığı ile yüzlerce yıldır doğaya ciddi zararlar veriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in attığı adımla vahşi depolama alanlarının su ve toprak rezervlerine verdiği zararlar bundan sonra ortadan kaldırılmış olacak.

İklim değişikliğine sebep olan metan gazının önüne geçilecek

Metan gazı patlayıcılık özelliğinin yanı sıra iklim değişikliğine olumsuz etkileri bakımdan karbondioksite göre 21 kat daha zararlı bir sera gazı niteliği taşıyor. Vahşi yöntemlerle depolanan atıklar depolandığı yerde bekleme süresi içerisinde son derece tehlikeli olan metan gazı üretiyor. Kendiliğinden patlama özelliği olan bu gazlar, uygun yöntemlerle tahliye edilmediği takdirde patlıyor ve söndürülemeyen yangınlara yol açarak, çevreye ciddi zararlar veriyor. Tüm bu etkenleri göz önünde bulunduran Büyükşehir Belediyesi, vahşi depolama alanlarını ortadan kaldırarak metan gazının patlamasına ve çevreye zarar vermesine engel oluyor.

Görüntü kirliliğinin önüne geçiliyor

Hayata geçirdiği proje ile ekonomiye ve ekolojik döngüye çok yönlü katkı sağlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi, vahşi depolamaya son vererek, görüntü kirliliğinin de önüne geçmiş oluyor. Denizi, doğası ve tarihi ile önemli bir turizm potansiyeline sahip olan Mersin’de, ilçelerde tarihi güzelliklerin yakınına bırakılan atıklar bu proje ile ortadan kalkıyor ve görüntü kirliliğinin önüne geçiliyor.

İkinci adım yüzlerce yıldır çöp dökülen doğal alanların rehabilite edilmesi

Aktarma istasyonları ile doğaya çöp bırakılmasının önüne geçen Büyükşehir Belediyesi, bundan sonraki adımda çevreye zararları maksimum düzeyde olan vahşi depolama alanlarını rehabilite çalışmalarına başlayacak. Taşınması mümkün olmayan ve yıllardır biriken çöpler, planlı rehabilite çalışmaları ile tarihe karışacak.

“13 ilçemizin çöpü düzenli depolama alanlarımıza taşınıyor”

Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Bülent Halisdemir, yaklaşık 2 milyon nüfusa sahip Mersin’de katı atık yükünün çok ciddi oranlarda olduğunu belirtti. Büyükşehir Belediyesi tarafından Mersin’de bulunan vahşi depolama alanları olarak belirtilen 43 düzensiz katı atık depolama alanının halk ve çevre sağlığı için kaldırıldığını dile getiren Halisdemir, “13 ilçemizde çöp aktarma istasyonu kurduk, 13 ilçemizin çöpü düzenli depolama alanlarımıza taşınıyor. Vahşi çöp depolama alanları yeraltı sularımızı kirletiyordu, yangınlara neden oluyordu. Yüzey sularımızı kirletiyordu, koku, haşere oluşuyordu ve sera etkisi dediğimiz iklim değişikliğine neden olan karbondioksitten 21 kat daha tehlikeli metan gazının oluşumuna neden oluyordu. Biz bu metanın faydaya dönüştürülmesi yolunda çalışmalar yapıyoruz, böylece atıl durumdaki bir atığı faydaya dönüştürmüş oluyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aktualite

UYDU VERİCİSİ TAKILAN YEŞİL DENİZ KAPLUMBAĞALARI DENİZE BIRAKILDI

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde uydu vericisi takılan 2 yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia Mydas) Millet Bahçesi sahilinde denize bırakıldı. ‘Kızkalesi’ ve ‘Mersin Üniversitesi’ adı verilen yeşil deniz kaplumbağaları yaklaşık 2 yıl boyunca gittikleri yerlerle ilgili veri akışı sağlayacak.

Published

on

Merkez Müdürü Prof. Dr. Serap Ergene, düzenlenen törende, heyecan verici bir gün yaşadıklarını söyledi. ‘Deniz Kaplumbağalarının Uydu ile İzlenmesi’ projesinin sadece Türkiye için değil, dünya için de çok önemli verilerin alınmasını sağlayacak bir proje olduğunu belirten Ergene, cihazların monte edildiği kaplumbağaları denize gönderme zamanının geldiğini ifade etti. Yeşil deniz kaplumbağalarına uydu vericisi monte etmenin çok zorlu bir süreç olduğuna işaret eden Ergene, “Çünkü anaç kaplumbağayı ancak üreme zamanı alıkoyabilirsiniz. Yumurtasını bıraktıktan sonra alabilirsiniz ve hızlı bir şekilde de tekrar denize bırakmanız gerekir. Bu süreç oldukça uzun ve yorucu bir süreçtir. Canlıya zarar vermemeniz gerekir. Çünkü nesli tehlike altında olan bir türden bahsediyoruz” dedi.

Mersin‘in yeşil deniz kaplumbağası için önemli bir bölge olduğuna dikkat çeken Ergene, “Mersin‘de 5 üreme alanı var. Bu 5 üreme alanının 2’si Alata ve Davultepe kumsalları olmak üzere ben ve ekibim tarafından ilan edilmiştir. 25 yıldır çalışmalarımız bu alanlarda devam ediyor. Çok emek verdik. O emeğin meyveleri bilgilerle donanıyor. Dolayısıyla uydu cihazıyla alacağımız veriler de bunu destekleyecek” diye konuştu.


“MUTLAKA DOĞDUKLARI KUMSALLARA GELİYORLAR”
Yeşil deniz kaplumbağalarının hayatlarının halen tehlikede olduğunu vurgulayan Ergene, şöyle devam etti: “Çünkü insanoğlu maalesef dur durak bilmeyen bir iştahla hala kıyıları, denizleri işgal etme ve kirletme durumunda. Deniz kirliliği, karasal kirliliği, kentleşme, sanayileşme, bunlar hep bu tip canlılara, hassas olan canlılara zarar veriyor. Deniz kaplumbağaları çok özel canlılardır. Çünkü 100 milyon yıldan beri dünyamızda yaşıyorlar ve değişmeden günümüze kadar geliyorlar. Onların en önemli özellikleri mutlaka doğdukları kumsallara geliyorlar. Dolayısıyla 321 kilometrelik Mersin sahilinde bu canlıların yumurtlayacağı toplam 33 kilometrelik bir alan kalmış durumda. Yani toplam kumsalın yüzde 10’u. Dolayısıyla bu canlılar için bir şeyler yapmamız gerekiyor. Sadece karada koruma değil. Çünkü kara, sadece onların sadece yüzde 10 vakit geçirdikleri bir yer, yumurtalarını bırakmak için geldikleri bir yer.”

 


“KÜRESEL ISINMA ARTIK ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞTİREN BİR DURUMA GELDİ”
Ergene, çalışmalarının temel amacının yeşil deniz kaplumbağalarını denizde takip etmek olduğunu ifade etti. Denizde takip edebilmenin önemini, “Özellikle hangi bölgelerde bulunuyorlar? Beslenme için nereyi tercih ediyorlar? Hangi rotayı takip ediyorlar? Çoğunlukla vakit geçirdikleri yerler neresi?” şeklinde açıklayan Ergene, “Çünkü artık bu canlıların alışkanlıklarının değiştiğini görüyoruz. Özellikle de Mersin Balıkçı Barınağı bu anlamda çok önemli. Artık burada kışladıklarını görüyoruz. Ve bunu kanıtlamak gerekiyor. Küresel ısınma artık tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de alışkanlıkları değiştiren bir duruma geldi. Çünkü bu canlılar göç eden canlılar. Gelirler, yumurtalarını bırakırlar ve tekrar giderler. İtalya’ya gidebilirler, Mısır’a gidebilirler, Tunus’a gidebilirler. Ama burada kalıp kalmadıklarını bu projeyle de kanıtlamış olacağız. Bu sadece Türkiye için değil, dünya için çok önemli bir veriyi sağlayacak” dedi.
Birine ‘Kızkalesi’, diğerine ‘Mersin Üniversitesi’ adı verildi

 


Denize bırakılan yeşil deniz kaplumbağalarından 1 ila 2 yıl sinyal almayı umut ettiklerini dile getiren Ergene, deniz kaplumbağaları zarar görmeden bunu gerçekleştireceklerini umut ettiklerini söyledi. Denize salınacak kaplumbağalardan birinin adına ‘Kızkalesi’ adını verdiklerini ifade eden Ergen, “Kızkalesi aynı zamanda bu bölgenin çok önemli tarihi değerini ifade ediyor. Kızkalesi’nin dünyaca görünürlüğünü sağlasaydık müthiş şeyler de olabilirdi. Belki bu kaplumbağa bir aracı olur. Çünkü kaplumbağalar şans getirir. Umarım bu isimle Mersin‘e de şans getirir. Diğeri ise çok destek gördüğümüz için üniversitemizin adını, Mersin Üniversitesi ismini alacak ve Mersin adıyla anılacak” diye konuştu.
İlerleyen süreçte yeşil deniz kaplumbağalarının takip edileceği platformları paylaşacaklarını belirten Ergen, projeye emek veren paydaşlara teşekkür etti. Konuşmaların ardından önce ‘Kızkalesi’, ardından da ‘Mersin Üniversitesi’, Millet Bahçesi sahilinden denize bırakıldı.

Okumaya Devam Et

Aktualite

HAYATINI KAYBEDEN PROF. DR. ALİ AYHAN, MEMLEKETİ ANAMUR’DA TOPRAĞA VERİLDİ

Ankara’da hayatını kaybeden Prof. Dr. Ali Ayhan’ın cenazesi, memleketi Mersin’in Anamur ilçesinde toprağa verildi.

Published

on

Tedavi gördüğü hastanede 84 yaşında hayatını kaybeden Başkent Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Ayhan için Anamur’daki Mersin Üniversitesi (MEÜ) Anamur Meslek Yüksekokulu Prof. Dr. Ali Ayhan Yerleşkesinde tören düzenlendi. Törenin ardından Prof. Dr. Ayhan’ın cenazesi, Ören Mahallesi’ndeki Nasrettin Mezarlığında kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi.


Törene, Ayhan’ın ailesi, yakınları, Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal, MEÜ Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, bazı eski milletvekilleri, akademik personel ve öğrenciler katıldı.

Okumaya Devam Et

Aktualite

HALK PLAJLARI YAZ SEZONUNA HAZIR

Yaz sezonun gelmesiyle Mersin Büyükşehir Belediyesi Denizkızı Turizm A.Ş. bünyesinde hizmet veren plajlarda hazırlıklar tamamlanarak tatilcilerin kullanımına açıldı.

Published

on

Mersin’den uzaklaşmadan dinlenme ve denize girme fırsatı sunan 12 plaj, bu sene de hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak adresi olacak. Büyükşehir Belediyesi, Kızkalesi, Susanoğlu, Yapraklıkoy, Yemişkumu, Kumkuyu, Tırtar, Töbank, Sultankoyu, Akkum, Kocahasanlı ve Limonlu’da toplam 12 halk plajı ile Mersin’den uzaklaşmadan dinlenme ve denize girme fırsatı sunuyor.


Plajlarında; şezlong, şemsiye, duşa kabin, büfe, loca ve piknik alanları sunan Büyükşehir Belediyesi, güvenliği de üst düzeyde tutarak cankurtaran, özel güvenlik ve zabıta ekipleriyle de plajlarda hazır halde bekliyor. Hijyenik ortamı, nezihliği, kafelerinde uygun fiyatları ve yiyecek-içecek çeşitliliğiyle tatilcilere kaliteli ve konforlu hizmet sunan plajlar, hem tatilin hem de Kurban Bayramı’nın tadını çıkarmayı planlayan tatilcileri ağırlayacak.


“YENİLENEN KONSEPTİMİZLE HERKESİ HALK PLAJLARIMIZA BEKLİYORUZ”
Büyükşehir Belediyesi Denizkızı Turizm A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Yıldız, Büyükşehir Belediyesinin Erdemli’de 9 ve Silifke’de 3 olmak üzere toplam 12 halk plajında vatandaşlara hizmet verdiklerini kaydetti. Plajlarda sunulan hizmetlere değinen Yıldız, “Yenilenen konseptimizle Mersin’e gelen misafirlerimizi ve Mersinli hemşehrilerimizi halk plajlarımıza bekliyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et

Trendler