Connect with us

Aktualite

MERSİNLİ SPORCU DÜNYA KUPASI’NDA FİNALE KALDI

Türkiye Cimnastik Federasyonu’nun 7. branşı olarak 2019’un son aylarında resmi bir spor dalı olan parkurun ilk milli sporcuları, henüz yolun başında olmalarına karşın büyük bir başarıya imza attı.

Published

on

Pandemi nedeniyle online düzenlenen Dünya Kupası yarışmasında ilk 8’e girerek finale kalan Sarp Eren Odabaş, 14 Eylül’de gerçekleşecek final yarışında madalya almak için Mersin’de sıkı bir çalışma gerçekleştiriyor.

Dünyada özellikle gençler arasında giderek yayılan ve çok yüksek seyirci kitlesine ulaşan parkur sporu, artık Türkiye’de de resmi bir spor dalı oldu. Sokak sporu olarak bilinen parkurun Türkiye’deki ilk milli sporcuları da gözünü dünya madalyalarına dikti.

Mersin Cimnastik Salonu’nda 26 Ağustos’ta kampa giren iki milli sporcudan biri, pandemi nedeniyle online gerçekleştirilen Dünya Kupası yarışmasında hakem puanı ve halk oylamasıyla ilk 8’e girmeyi başardı. Mersin’de sıkı bir çalışma içine giren 19 yaşındaki İzmirli milli sporcu Sarp Eren Odabaş, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı etrafını parkur alanı seçen antrenörleri eşliğinde en iyi final videosunu çekmek için ter döküyor.

Odabaş’a, diğer milli sporcu 20 yaşındaki Salih Şahin ile Türkiye Cimnastik Federasyonu Parkur Teknik Kurul Başkanı Bahadır Altay ve Türkiye Cimnastik Federasyonu Parkur Teknik Komitesi Üyesi, parkur uluslararası hakemi ve antrenör Hakan Akdoğan eşlik ediyor.

“İlk defa bizim sporcumuz finale kaldı”

Türkiye Cimnastik Federasyonu Parkur Teknik Kurul Başkanı Bahadır Altay, antrenmanlar sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Türkiye Cimnastik Federasyonu’nun yeni, ilk millilik heyecanını yaşayan branşlardan bir tanesi parkur. Dünya Kupası online yarışmasına hazırlık kampındayız ve bu kamp da çok verimli geçiyor.

İlk defa bizim bir sporcumuz finale kaldı, ilk 8’in içerisinde. 14 Eylül’de halk oylaması ve Uluslararası Cimnastik Federasyonu’nun belirlediği hakemlerle ilk üç belirlenecek. Burada da başarılı olacağımıza inanıyoruz. Şu anda yarışma için bir parkur hazırladık. Mersin Cimnastik Salonu’nda sabahları antrenman yapıyoruz. Burada da parkurun online çekimini yapıp Uluslararası Cimnastik Federasyonu’na gönderip yarışmaya katılacağız” dedi.

“İlk milli sporcularımız olarak tarihe geçtiler”

7-8 Mart tarihlerinde İstanbul’da bir test yarışması yaptıklarını ve parkurda 77 sporcu topladıklarını belirten Altay, “Daha sonra pandemi süreci ve Dünya Kupası yarışması olduğu için daha az sporcu katıldı ama şu anda iki sporcumuz Türkiye’nin ilk parkur milli cimnastikçileri olarak tarihe geçti. Dünyada çok önde gelen, izleyici oranı çok yüksek olan sporlardan biri. Türkiye’de de bizim bilmediğimiz belki sokaklarda yapan bir sürü sporcumuz var. Onları Türkiye Cimnastik Federasyonu bünyesine alıp, en iyi şekilde değerlendirip, Türkiye şampiyonalarına ve uluslararası yarışmalara katmak istiyoruz” diye konuştu.

“Çok heyecanlıyız”

Türkiye Cimnastik Federasyonu Parkur Teknik Komitesi Üyesi, parkur uluslararası hakemi ve antrenör Hakan Akdoğan da, “Milli takım kampımızı ilk kez yapıyoruz. Biz de heyecanlıyız, sporcularımız da heyecanlı. Aynı zamanda Dünya Kupası’na katıldık iki sporcuyla ve bunlardan biri de finale kaldı. Bu da bizi çok sevindirdi. Federasyonumuz da bizlere desteklerini hiç esirgemedi. Kamplar yapıyoruz ve sporcularımız da gelişiyor” ifadelerini kullandı.

Uluslararası Cimnastik Federasyonu’nun parkur branşını resmi branş yapmasının nedeninin, bu sporu sokaktan salona çekmek olduğunu dile getiren Akdoğan, “Biz yıllardır gençleri sokaktan salona çekmeye, kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmaya çalışıyoruz ama salon sporlarına çok fazla yönlenmiyorlar. Dışarıdaki ekstrem sporları daha çok hoşlarına gidiyordu ve bunlardan en çok ilgi göreni de parkurdu.

Daha önceden ‘özgür koşu’ dedikleri, duvarlara tırmanarak, birkaç engelden atlayarak yapıyorlardı. Şimdi yavaş yavaş akrobasi hareketleri de kullanılmaya başlayınca parkur 2019’un sonlarında Cimnastik Federasyonu’nun 7. branşı oldu. Pandemi süreci nedeniyle kamplarımız ve yarışmalarımız biraz durakladı ama sanal ortamda yarışmamızı yaptık” şeklinde konuştu.

“Tüm halkımızdan oylamada destek bekliyoruz”

Dünya Kupası yarışmasıyla ilgili de bilgi veren Akdoğan, “İlk eleme yarışmasına erkeklerde 30’un üzerinde, kızlarla beraber 60’tan fazla yarışmacı katıldı. Düşük seviye sporcu da yüksek seviye sporcu da vardı. Bu yarışmada önemli noktalardan biri de internetten yapılan yarışmada videolar halk oylamasından da değerlendirildi. Yarısı hakemlerin puanıydı. Yarışmada, sporcumuzun kendi çevresinden sporcu arkadaşları, ‘bu yarışmada pek bir şey yapamazsınız, dünyada çok iyiler var’ dediler ama biz çok güvendik ve ona göre de kamplarımızı yaptık. Kamplarımız çok başarılı oldu ve serileri de çok güzel oldu. Bu seride zaten finale kalabildik. Finale kalınca Federasyon, bütün sporcular, antrenörler, bizler artık ‘finalde neden madalya olmasın’ demeye başladık. Ben diğer sporcuları da izledim. Bizim sporcumuz çok yakın onlara. Yapacağımız şey, serimizi en üst seviyede ve en ideal şekilde tutacağız, video çekiyoruz ve bu videoyu en iyi şekilde çekip yüklemeye çalışacağız. Daha sonra da tüm Türkiye’den, tüm halkımızdan videoyu izleyip oy vermelerini isteyeceğiz. Bu şekilde inşallah başaracağız. e-fise.com’da bu videolar yayınlanıyor. Orada sporcumuzun videosu olacak. Bu videoyu izlediklerinde oylama kısmına yönlendiriyor sistem. Federasyonumuz ve kendi sosyal medya hesaplarımızdan oylamanın nasıl yapılacağını da duyuracağız. Oylama konusunda tüm halkımızdan destek bekliyoruz” dedi.

Odabaş: “Hedefim, bu sporu daha ileriye taşımak”

Yarışmada finale kalan İzmirli sporcu Sarp Eren Odabaş ise duygularını ve hedefini şöyle anlattı:
“Bu sporda ilk defa bir milli sporcu olarak yarışmam çok gurur verici bir şey. Dünyada da ilk 8’e girdim. Şimdi finaller için video çekiyoruz. Çok mutluyum.

Bu sporu internetten görüyordum. Sonra merak sardı, sokaklarda başladım. 4 yıldır sokaklarda yapıyordum, şimdi milli takıma girme şansım oldu. Hedefim, bu sporu daha ileriye taşımak. Zaten çevremizdeki birçok kişiyi yavaş yavaş başlatıyoruz. Sosyalleşmek, vücudumuzu sağlam tutmak adına çok güzel bir spor.

O yüzden herkesi bu spora bekliyoruz. Sıkı çalıştık antrenörlerimizle. Güzel bir video çıkartıyoruz şu an. Finalde inşallah derece yapacağız.”
Milli sporcu İstanbullu Salih Şahin de, “Hareketli bir çocuktum. Daha önce sokak sporları yaptım basketbol, futbol gibi. Daha sonra biraz daha adrenalin aradım, ekstrem sporlara yöneldim. Cimnastik vardı ama biraz daha özgür bir spor yapmak istediğim için araştırdım bu sporu ve sokakta kendimi 4 yıldır bu sporda geliştiriyorum. Hedefim, Türkiye’yi uluslar arası yarışmalarda temsil etmek.

Zaten resmi bir spor oldu, umarım 2024’te olimpiyatlara da çıkacak. Olimpiyatta ülkemizi bu sporda başarılı bir sporcu olarak temsil etmeyi istiyorum ve umarım bu da olacak. Çünkü gerçekten çok sıkı çalışıyoruz” diye konuştu.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aktualite

MERSİN VE DİYARBAKIR’DA KAÇAK AKARYAKIT OPERASYONU

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Akaryakıt Kaçakçılığıyla Mücadele Özel Ekiplerince, Diyarbakır ve Mersin’de akaryakıt kaçakçılarına yönelik gerçekleştirilen 2 ayrı operasyonda, kaçak akaryakıt satışı yaptığı belirlenen 2 işletme ortaya çıkarıldı.

Published

on

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre ilk operasyon, Diyarbakır’in Silvan ilçesinde faaliyet yürüten bir akaryakıt istasyonunda gerçekleştirildi. Operasyonda söz konusu istasyonda bir adet gizli tank ele geçirildi. Ayrıca akaryakıt istasyonunda pompa, yazar kasa ve otomasyon sistemleri devre dışı bırakılarak kaçak akaryakıt satılmasını sağlayan düzenek de ortaya çıkartıldı. Bu düzenekle istenildiğinde kayıt dışı akaryakıtın, istenildiğinde ise yasal akaryakıtın verilerek ekiplerin denetimi esnasında istasyonun yasal çalışıyor izlenimi verildiği ortaya çıkarıldı. İstasyonda kayıt dışı akaryakıtın konulduğu gizli tank ve bu tankla bağlantılı satış tabancaları mühürlenerek, istasyon hakkında yasal işlem başlatıldı.

Mersin’de gerçekleştirilen ikinci operasyonda ise kayıt dışı akaryakıt satışına yönelik akaryakıt özel ekiplerince yürütülen saha araştırmaları esnasında, bir bayiye ait tanker araçları kullanılarak tır-kamyon türü araçlara belgesiz, kayıt dışı akaryakıt satışı yapıldığı tespit edildi. Olayla ilgili idari işlemler başlatıldı.

Açıklamada, “Kaçak akaryakıt satışını önlemek amacıyla Ticaret Bakanlığı Akaryakıt Kaçakçılığı ile Mücadele Özel Ekibinin kayıt dışı ve kaçak akaryakıt satışının önlenmesine yönelik denetimlerin etkin bir şekilde sürdürülmektedir. Akaryakıt sektöründe usulsüzlük yaparak haksız kazanç sağlayan ve rekabet ortamını bozan firmaların engellenerek yasal faaliyet yürüten akaryakıt bayilerinin korunması amaçlanmaktadır” denildi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

AKDENİZ’İN İSTİLACI TÜRÜ “ASLAN BALIĞI” EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR

Akdeniz’in istilacı türlerinden ‘Aslan balığı’ son yıllarda yapılan çalışmalarla ekonomik değer kazanmaya başladı. 4 yıl önce tutulduğunda tekrar denize bırakılan Aslan balığı bugünlerde kilosu 70 ile 150 TL arasında satılıyor. Akdeniz’in istilacı türlerinden ‘Aslan balığı’ son yıllarda yapılan çalışmalarla ekonomik değer kazanmaya başladı. 4 yıl önce tutulduğunda tekrar denize bırakılan Aslan balığı bugünlerde kilosu 70 ile 150 TL arasında satılıyor.

Published

on

Türkiye’nin deniz ürünlerinde de önemli bir yere sahip olan Mersin’de istilacı türlerin tüketime ve ekonomiye kazandırılması için başlatılan çalışmalar sürüyor. Bu çerçevede Slow Fish Mersin’in ev sahipliğinde Deniz Ticaret Odası ve Akdeniz Koruma Derneği’nin desteği ile Erdemli’deki balıkçılara yönelik bilgi ve deneyim paylaşımı etkinliği gerçekleştirildi. Öncesinde alanında uzman ve tecrübeli ekip tarafından Akdeniz’in istilacı türlerinden ‘Aslan balığı’ ile ilgili bilgi verildi. Ardından balığın temizlenmesi, pişirilmesi uygulamalı olarak gösterildi. Pişirilen balıklar ise balıkçılara ikram edilerek tadım etkinliği gerçekleştirildi. 2019 yılı öncesinde ekonomik değeri olmadığı  için denize bırakılan ardından başlatılan çalışmalarla kilogramı ilk 5 TL’den alıcı bulan ‘Aslan balığı’ şimdiler de toptan 70-80 TL’ye, bireysel satışlarda da 150 TL’yi aşan fiyatlara satılmasıyla ekonomiye kazandırılmış olduğu vurgulandı.

  BALIKÇILARA EKONOMİK GETİRİSİ OLACAK

Slow Fish Mersin ekibi sözcüsü Ezgi Biçer Uçar, “Akdeniz Koruma Derneği ’Yeni Balıklar’ başlığı altında bir süredir bir proje yürütüyordu ve bu projenin etkinliklerinden bir tanesini burada hayata geçiriyoruz. Bizler balıkçılarımıza aslında aslan balığını yaptığımız etkinliklerle tanıtmak istiyorduk. Ancak bunun ekonomik değeri hakkında daha önce bundan ekonomik gelir elde etmiş balıkçılar en doğru bilgiyi verebilir diye düşündük. Dolayısıyla bugün burada  farklı bölgelerin kooperatiflerindeki balıkçı arkadaşlarımızda geldi. Ve balıkçılarımıza aslan balığı ile elde ettikleri  ekonomik geliri aktardılar. Yola çıktıklarında 5 liradan sattıkları bu balığı bugün 70-80 liralara kooperatif aracılığı ile ya da kendileri bireysel olarak 150-200 liralara kadar sattıklarını ifade ettiler. Dolayısıyla bizim balıkçılarımızda bu balıklardan artık korkmamaları gerektiğini nasıl temizlemeleri, nasıl yakalamaları gerektiğini öğrendiler ve bundan sonra da balıkçılarımıza ekonomik geliri olacağını tahmin ediyoruz. Balıkçılarımız bu balık ağlarına yakalandığında, bu balığa dokunmaya korkuyorlardı. Nasıl dokunmaları, nasıl temas etmeleri gerektiğini bilmiyorlardı. Dolayısıyla ağlarını kesiyorlardı. Ama bugün eldiven yardımıyla bu balığı tutabileceklerini, bir makasla dikenlerini kesebileceklerini öğrendiler” dedi.

Sahillere gelen istilacı ve yabancı türlerle alakalı çalışmalar yürüttüklerini anımsatan derneğin kaynak yönetim direktörü Caner Bayrak da, “Projeler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleriyle yürütülüyor. Aynı zamanda bazı üniversitelerden ortaklarımız var, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden hocalarımızda bu projede bize danışmanlık yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

  “LAGOS’A EŞ DEĞER BİR BALIK”

Daha önce kendi bölgelerinde az sayıda Aslan balığının çıktığını aktaran Erdemlili balıkçılardan Hasan Yokuş, “Bize zehirli dedikleri için hiç dokunmadan tekrar denize atıyorduk. Gelen arkadaşlar ve hocaların bilgilendirmesiyle şuanda ekonomik bir katkı olacağını düşünüyoruz. Yendiğini de öğrendik. Bundan sonra sofralarımızda olacak yani aslan balığı” diye konuştu.

Tezgahta balıkları temizleyip pişiren Erdemli Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Yalçın Sakın’da, “Lezzetlidir, bütün vatandaşların damak tadını alabileceğini tahmin ediyorum. Gerçekten kayalık ve taşlık bölgelerde yetişen balıklar lezzetli olur. Bu balıklarda lezzetli. Izgarada, çöp şiş, saç kavurması, isteğe göre güveç, isteğe göre çorbası, kızartması, fileto şeklinde ne istiyorlarsa fırında her çeşidi olur. İnsanlar tereddüt etmeden bu balığı yiyebilirler. Gerçekten yiyenlerin hoşuna gidecek ve bu balık lagos değerinde, lagosa eş değer bir balıktır” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam Et

Aktualite

BU NASIL VİCDANSIZLIK! 3-4 GÜNLÜK BEBEĞİ BOŞ TARLADA ÖLÜME TERKETMİŞLER!

Mersin’in Akdeniz ilçesinde bir tarlada, 3-4 günlük bir bebek bulundu. Yoldan geçerken bir kadın tarafından bulunan bebek, ambulans hastaneye götürülerek gözetim altına alınırken, polis ekipleri bebeği bırakan şahıs ve şahısları bulmak için çalışma başlattı.

Published

on

Edinilen bilgiye göre, Mersin’in merkez Akdeniz ilçesine bağlı Turgut Reis Mahallesinde dün akşam evine giden ismi öğrenilemeyen kadın, bölgede bulunan boş bir tarlada bebek sesi duydu. Sese doğru giden kadın, tarlada yerde yatan 3-4 günlük olduğu tahmin edilen bir bebek buldu. Hemen bulunduğu yerden bebeği alan kadın, çocuğu eve götürüp, bakmaya başladı. Kadının bugün yetkileri araması üzerine bölgeye ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık durumu iyi olduğu öğrenilen bebek, gözetim altına alınmak üzere hastaneye kaldırılırken, çocuğu bulan kadında ifade vermek üzere emniyete götürüldü.

Polis, bebeği tarlaya bırakıp giden şahıs veya şahısları bulmak için çalışma başlattı.

Bölgedeki vatandaşlar, çocuğun dün tarlada bir kadın tarafından bulunduğunu ve evine alındığını söylerken, sağlık durumunun iyi olduğunu dile getirdiler.

Okumaya Devam Et

Trendler