Connect with us

Aktualite

NORMALLEŞME TAKVİMİ NETLEŞİYOR!

Tam kapanma planlandığı şekilde ramazan bayramı sonrasında biterse, normalleşme planı vaka sayılarına göre 3 aşamalı işleyecek.

Published

on

Haberturk.com’da yer alan habere göre 18 günlük tam kapanma sonrasında istenen düşüş sağlanır ve vakalar 5 binin altına gerilerse yaza rahat girebilmek için sıkı tedbirler esnetilecek ve açık alanlarda kontrollü normalleşme ya da kontrollü sosyal hayat benzeri bir döneme geçilecek.

Hükümet söz konusu normalleşme adımları için çeşitli senaryolar üzerinde çalışırken ağırlık kazanan yol haritası şekilleniyor. Elbette bu pozitif senaryonun hayata geçirilmesi için ilk koşul günlük vaka sayılarının 5 binlere gerilemesi ve hedeflendiği gibi Rus Sputnik V aşısında beklenen dozların gelmesi.

KAPANMA 1 HAFTA UZAYACAK MI?

Son olarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, katıldığı bir canlı yayında tam kapanma süresinin bir hafta uzatılma ihtimaliyle ilgili net konuştu: “Kapanma süreci net ve şeffaf yürüttüğümüz bir süreç. Sağlık Bakanlığımız günlük verileri sürekli paylaşıyor. Salgın dönemini tam kapanmaya girmeden yönetmeye çalıştık. Ekonomik ve sosyal boyutu olduğu için tüm çarkları yürütmeye çalıştık.

Ramazan’dan önce pik yaşadık. Yoğun bir dönem yaşadık. Bir ilk yarı kapanma ile bazı tedbirler almıştık. Azaltmayı gerçekleştirebilirsek yaz sezonuna girersek çok daha avantajlı şekilde girelim diye tedbirlere başvurmuştuk. Tam kapanmanın gerekli olduğunu gösterdi veriler. Şu anda böyle bir şey gündemimizde yok. Kabinede değerlendirilir, sonrasında nihai karar verilir. Kamuoyu ile de paylaşılır bu. Şu anda böyle bir uzatma gündemimizde yok.”

PEKİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Geçen yıl, vaka sayılarında belli bir düşüş sağlanmasının ardından önce mayıs ayında AVM’ler, 1 Haziran’dan itibaren de kafe, restoran ve eğlence mekânları gibi insanların yoğun olarak bir arada bulunduğu yerler açılmıştı. Ardından bazı illerde ve bölgelerde vaka patlamaları meydana gelmişti.
Peki bu kez kademeli gevşeme nasıl sağlanacak? Habertürk’ün edindiği bilgilere göre işte masadaki normalleşme takvimi şöyle:

17 MAYIS SONRASI

İlk olarak kısıtlamalardan en çok etkilenen restoran kafe vb işletmeler açık alanlarında (bahçe, cadde üzeri vb) hizmet verebilecek şekilde kapılarını açacak.

Dış mekanı olmayan işletmelere belediyeler tarafından geçici imkanlar sağlanacak. İşletmelerde saat sınırı ise 21:00 olacak.

AVM’lerdeki ve diğer cadde mağazaları 29 Nisan öncesi düzende açılacak. Tek fark sadece pazar günleri sokağa çıkma yasağı uygulanacak yani cumartesileri esnaf dükkanını açabilecek insanlar sokağa çıkabilecek.

Bu dönemde de okullarda yüzü yüze eğitim başlatılamayacak. Sokağa çıkma yasağı ise sadece Pazar günü uygulanacak.

1 HAZİRAN SONRASI

Önce 17 Mayıs sonrası sadece pazar günü uygulanacak olan sokağa çıkma yasağı kaldırılacak.

Yaz sezonunun da başlamasıyla artık tam normalleşmeye bir adım daha yaklaşılmış olacak.

Tüm eğlence mekanları ülke genelinde yeme içme yerleri de dahil olmak üzere artık saat 22:45’e kadar açık tutulabilecek.

Yine tüm işletmeler açık alanlarda hizmet verecek şekilde faaliyet sürdürebilecek.

Tatil kısıtlamaları da sona erecek. Eğitim kurumları bu süreçte de kapalı olmaya devam edecek ve uzaktan eğitim ile dönem sonlandırılacak.

1 TEMMUZ SONRASI

Bu tarihten sonra aşılama oranlarındaki artışın da katkısıyla artık tüm kısıtlamalarda önemli ölçüde sonlandırmaya gidilecek.

Yeme içme mekanlarının kapalı alanları da hizmete açılabilecek.

Hemen hemen tüm yasaklar kaldırılırken eğitimde kapıların açılması artık eylüle kalacak.

Vaka tablosunun kötüye gitmesi hâlinde ise tedbirler ağırlaştırılacak.

Vaka sayıları düşüşe geçmezse toplumun büyük bir kısmı aşılanana kadar yeni tedbirlerin alınabileceği belirtiliyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aktualite

MERSİN’DE İLK KEZ YÜZME MARATONU DÜZENLENDİ

Mersin’de ilk kez yüzme maratonu düzenlendi. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği Mersin Soli Pompeiopolis Yüzme Maratonunda 69 sporcu mücadele etti. İki ayrı kategoride düzenlenen maratonun startını Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer verdi.

Published

on

Büyükşehir Belediyesi, Mersin tarihinin ilk yüzme maratonu olan Mersin Soli Pompeiopolis Yüzme Maratonunu gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi koordinesinde 1200 metre ve 8 bin 400 metrelik iki parkurdan oluşan maratonda, aralarında farklı şehirlerden katılımcıların da yer aldığı 69 yüzücü Mersin maviliklerinde kulaç attı.

Akdeniz’in mavi sularında kıyasıya mücadele yaşandı

Soli Pompeiopolis Yüzme Maratonunun ilk yarışı olan 1200 metrelik kısa parkur, sabah saat 10.00’da Mezitli ilçesi Viranşehir sahilinde 29 yüzücünün katılımıyla başladı. Maratonun ikinci yarışı olan ve 40 yüzücünün kıyasıya mücadele ettiği 8 bin 400 metrelik uzun parkurun startı ise saat 11.00’de verildi. Yarış öncesi başlangıç noktası olan Mersin İdman Yurdu Meydanına gelerek yüzücülerle buluşan Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer, 8 bin 400 metrelik uzun parkurun startını verdi. Yüzücüler Akdeniz’in mavi sularında kıyasıya mücadele ederken, yüzücülerin yakınları da bitiş noktası olan Soli Pompeiopolis Parkında heyecan dolu bekleyiş yaşadı.

Maraton öncesi Soli Pompeiopolis Parkı yanındaki alanda kurulan fuarda, konserler ve dans gösterileri yapıldı. Merkez ilçelerin yanı sıra Mut ve Silifke’den gelen toplam 120 üretici kadın da 60 stantta ürünlerini satma imkanı buldu. Ayrıca maraton sabahında, Büyükşehir’in Sosyal Hizmetler Dairesi personeli tarafından “1 Ekmek 1 Çorba” aracından alandakilere çorba ikramı yapıldı.

“Kültür, sanat ve spor etkinliklerine önem veriyoruz”

Başkan Seçer, yüzme maratonunun Mersin için önemine dikkat çekerek, “Mersin’in hem tanıtımı hem özelliklerinin ortaya çıkarılması hem de kentin hareketliliği, insanların bir araya gelmesi açısından önemli. Bugünkü yüzme yarışımız da bunlardan bir tanesi. Birçok alanda aslında Mersin’de yenilikler var. Etkinliklere önem veriyoruz. Kültür, sanat ve spor etkinliklerine önem veriyoruz” diye konuştu.

Hayata geçirdikleri Kır Çiçekleri projesi hakkında da bilgiler aktararak, spora verdikleri önemi bir kez daha hatırlatan Seçer, “Mersin’i bir spor kenti, sanat kenti, kültür kenti yapma yolunda bugün yapacağımız yarışma aslında bir nokta. Çok daha büyük işler yapacağız” dedi.

Mersin Soli Pompeiopolis Yüzme Maratonunu geleneksel hale getireceklerini belirten Seçer, “Maratonu uluslararası boyuta da taşımak nihai hedefimiz. Bunları da gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

“Mersin’i bir spor kenti yapmak istiyoruz”

8 bin 400 metrelik uzun parkurun sonlanmasının ardından Başkan Seçer, dereceye giren yüzücüler için düzenlenen ödül törenine katıldı. Dereceye girenleri kutlayan Seçer, “Bu başarıları uluslararası arenada da taçlandırırlar diye umut ediyorum. Mersin’i bir spor kenti yapmak istiyoruz. Buna da çok uygunuz. Kazanan ve kazanmayan tüm sporcularımızı canı yürekten kutluyorum. Başarılarının devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.

“O an tek düşündüğüm bir an önce bitirmekti, birinci olabilmekti”

8 bin 400 metrelik parkurun kadınlar genel klasmanında birincisi olan 14 yaşındaki Ada Liza Çelik, “Bir ara gerçekten yapamayacağımı düşündüm ama bir şekilde bitirdim. O an tek düşündüğüm bir an önce bitirmekti, birinci olabilmekti. O kadar yüzdükten sonra boşa gitmesini istemedim” dedi.

15 yaşında 8 bin 400 metrelik uzun parkurda kulaç atan ve birinci olan Eren Yarar da ilk defa bir yüzme maratonuna katıldığını belirterek, “Heyecanlıydım. Bence fena yüzmedim, güzel yüzdüm. Son 1 kilometre kala bayağı yoruldum. Bitmeyecek sandım ama güzeldi” dedi.
1 saat 52 dakika 30 saniyede yarışı tamamlayarak birinci olan Yarar, “Vahap Başkan’a teşekkür ediyorum bu programı yaptığı için” diye konuştu.

Maratona Manş Denizini yüzerek geçen ilk Türk kadın Arslan da katıldı

28 Ağustos 1979’da Manş Denizini yüzen ilk Türk kadın Nesrin Olgun Arslan da maratona katıldı. Tarihi bir ilkte Soli Pompeiopolis’te Mersin’in güzel denizinde yüzmenin harika duygular yaşattığını söyleyen Arslan, “Mersin Büyükşehir Belediyesine bir kere daha teşekkür ediyorum bana bu mutluluğu yaşattığı için. 1200 metrede yarıştım. 32 dakikada bitirdim. Aslında 30 dakikada yüzerim diyordum ama 2 dakika geç bitirdim ama müthiş keyifliydi. Mersin Büyükşehir Belediyesinden bu yarışın uluslararası hale gelmesini istiyorum” dedi.

Dereceye giren yüzücülere ödülleri verildi

Uzun parkur yüzme yarışında dereceye giren 14-15 yaş erkek ve kadın yüzücülere ödüllerini Başkan Seçer verdi. 14-15 yaş kadınlarda birinciliği Ada Liza Çelik, ikinciliği Ceren Gürpınar ve üçüncülüğü Elen Varak aldı. 14-15 yaş erkeklerde ise birinciliği Eren Yarar elde etti ve aynı zamanda parkur rekoru kırdı. İkinciliği Halil Giran, üçüncülüğü de Ufukcan Kaynak aldı.

Uzun parkur 16-17 yaş kadınlarda dereceye girenlere ödüllerini Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Gülcan Kış verdi. 16-17 yaş kadınlar kategorisinde birinciliği Melissa Öner, ikinciliği ise Cemre Tekbulut aldı.

43-48 yaş erkeklerde dereceye giren yüzücü eski milli yüzücü Alper Sunaçoğlu oldu.

49-54 yaş erkekler kategorisinde dereceye girenlere ödüllerini Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Bedri Dursun verdi. Bu kategoride birinciliği Tunç Günal, ikinciliği Tolga Han Değirmenci, üçüncülüğü ise Volkan Nalbantoğlu aldı.

55-60 yaş erkekler kategorisinde dereceye giren yüzücülere ise ödüllerini Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Olcay Tok verdi. Bu kategoride birinciliği Erman Akkaya, ikinciliği Suat Gürışık aldı.

61 yaş erkekler kategorisinde ödüle hak kazanan Selami Aksoy’a da ödülünü Manş Denizini yüzerek geçen ilk Türk kadın olan Nesrin Olgun Arslan verdi.

Mersin Soli Pompeiopolis Yüzme Maratonunun 1200 metrelik kısa parkurunda dereceye girenlere de ödülleri ve hatıra madalyaları verildi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

DOĞA HARİKASI TABİAT ANITI ŞELALEYİ, EN ÇOK RUSLAR ZİYARET EDİYOR

Mut ilçesinde bulunan doğa harikası Yerköprü Şelalesi Tabiat Anıtı’nı, pandemi ve orman yangınları nedeniyle kısıtlanan ziyaretlerin kaldırılmasıyla 1,5 ayda 15 bin kişi ziyaret etti. Son zamanlarda Rus turistlerin yoğun olarak geldiği şelalenin kuraklıktan etkilenmeden eskisi gibi akmaya devam etmesiyle oluşturduğu güzelliği ise drone ile görüntülendi.

Published

on

Türkiye’de koruma altında bulunan tabiat alanları içerisinde yer alan Mut ilçesi sınırlarındaki Yerköprü Şelalesi uzun bir aradan sonra tekrar ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Pandemi nedeniyle kapıları uzun süre kapanan daha sonra ise Antalya, Muğla ve Mersin’de meydana gelen orman yangınlarının ardından 1 Eylül’e kadar tüm ormanlık alanların yasaklanması ile sessizliğe bürünen Yerköprü Şelalesi, yerli ziyaretçilerinin ardından gurbetçileri, son zamanlarda ise Rus turistleri ağırlıyor. 45 günde yaklaşık 15 bin ziyaretçinin geldiği turkuaz gölüyle, kuraklıktan etkilenmeyen yaklaşık 30 metre yükseklikten akan şelalesi ve tabiat parkı hem huzur veriyor hem de temiz havasıyla bol oksijen almayı sağlıyor. Son 1 yıldır Mut Belediyesi tarafından işletilen tabiat anıtının önümüzdeki yıl 100 bin kişinin ziyaret etmesi hedefiyle de çalışmalar yapılıyor.

“Hedefimiz 100 bin kişiyi ağırlamak”

Tabiat harikası şelaleye ziyaretlerin önce pandemiden ardından yangınlardan dolayı kapandığını anımsatan Mut Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Salğur, “1 Eylül itibariyle tamamen açıldı. Şu anda biz Yerköprü Şelalesine ziyaretçi kabul ediyoruz. 1 Eylül’den itibaren bugüne kadar 15 bin kişi ziyarette bulundu. Bizim hedefimiz 100 bin kişiyi burada ağırlamak. Son zamanlarda ziyaretçilerimiz genellikle Rusya’dan gelen turistler ile gurbetçiler. Doğa harikasını mutlaka ziyaret ediyorlar. Ben herkesi bu tabiat anıtını görmeye davet ediyorum” dedi.

1 kilometrelik yürüyüş yolu, merdivenleri, fotoğraf çektirmek isteyenler için seyir teraslarının olduğuna değinen Salğur, “Bizim Yerköprü tabiat anıtımız gerçekten tabiat harikası bir yer. Ziyaretçilerimiz gelsinler suyun sesinde huzur bulsunlar. Bizim bölgede akan suda balık avı yasak. Balık avı yasak olduğu için orada tertemiz berrak suda balıkları canlı olarak izleyebilirsiniz. Biz ne kadar söylesek de insanlar ancak gelince farkına varacaklar. Doğa harikası mükemmel bir yeri bütün insanlığın görmesini istiyor, tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Ruslar hayran kaldı

Doğa harikası şelaleyi gezen Rus turistlerden Alex Smirnov, “Rusya’dan geliyorum Türkiye’de vakit geçirmek gerçekten çok güzeldi. Herkes Türkiye’yi ziyaret etmeli. Buradaki şelale çok güzel aşağıya inmek için merdivenler var. Muhteşem bir doğası var, herkesin buraya gelmesini öneririm” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın Varonej kentinden gelen Yula Novikov da üçüncü kez Türkiye’de olduğunu ancak Yerköprü Şelalesi’ni ilk defa gördüklerini ve çok güzel bulduğunu kaydetti.

Almanya’dan Türkiye’ye gelip memleketleri Adana ile Aksaray’da vakit geçiren Ayhan ve Özgür Bezgen çifti de ismini duydukları şelaleyi görmek için Mersin’in Mut ilçesine gelen gurbetçilerden. Bebekleri ile tabiat anıtını gezip fotoğraf çektiren Bezgen çiftinin ‘Çok güzel, çok beğendik doğanın tam ortasında’ dedikleri şelaleyi herkesin görmesi gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

GÜLTAK: “BU ŞEHRİN KADERİ BENİM KADERİMDEN DAHA ÖNEMLİ”

Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, “‘Barış Mahallesi’ne kentsel dönüşüm için nasıl girdin, bir sürü tapu sıkıntısı var, korkmadın mı?’ dediler. Hayır korkmadım. Mersin’in bu yapılarını düzeltmenin başka bir yolu var mı? Yok. Bu şehrin kaderi benim kaderimden çok daha önemli” dedi.

Published

on

Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, "'Barış Mahallesi'ne kentsel dönüşüm için nasıl girdin, bir sürü tapu sıkıntısı var, korkmadın mı?' dediler. Hayır korkmadım. Mersin'in bu yapılarını düzeltmenin başka bir yolu var mı? Yok. Bu şehrin kaderi benim kaderimden çok daha önemli" dedi.

Gültak, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla ilçe sınırları içerisinde görev yapan muhtarları, aileleri ile birlikte hafta sonu deniz kenarında bir otelde ağırladı. Muhtarlık İşleri Müdürlüğü’nün organize ettiği etkinlikte muhtarları konakladıkları otelde ziyaret eden Gültak, verdikleri emekten dolayı kendilerine teşekkür ederek muhtarlar gününü kutladı.

“Her koşulda sizlerin yanındayım”

Muhtarları çok fazla önemsediğini söyleyen Gültak, “Böyle özel günleri tek bir güne sığdırmayı doğru bulmuyorum. Bu can bu bedende olduğu sürece 2,5 yıl daha sizlerin emrindeyim. Her koşulda yanınızdayım. Ankara görüşmelerim olmazsa her hafta mutlaka muhtarlarımızı ziyaret ediyoruz. Arkanızda siyasi bir destek yok. İmkanlarınız yok. Buna rağmen mahallenizde bir çalışma yürütüyorsunuz. Mahallenin her türlü sorunları ile ilgileniyorsunuz. Bu hiç kolay bir iş değil. Saygı duymak zorundayız” diye konuştu.

“Şehrin kurtuluşu kentsel dönüşümdür”

Mersin’in şu andaki durumuna layık olmadığını dile getiren Gültak, “Köy gibiyiz. Barış Mahallesi’nde çekimler yaptık. Kentsel dönüşüm alanını geziyoruz. Beton içinde. Demirler kalmamış, erimiş. Allah göstermesin deprem olsa çok büyük kayıplar veririz. İnsanları mağdur etmeden, zorlamadan, gönül rızasıyla yerinde kentsel dönüşümü hayata geçirdik. Çünkü bu şehrin kurtuluşu budur” ifadelerini kullandı.

“Çay Mahallesi’ne müjdeli haberlerim olacak”

Ankara’da kentsel dönüşüme istinaden yakın zamanda önemli görüşmeler yaptığını kaydeden Gültak, “Çay Mahallesi’ne müjdeli haberlerim olacak. Turgut Reis Mahallesi için de görüşmelerimizi başlatıyoruz. Barış Mahallesi’nde vatandaşlarımızın lehine verdiğimiz imkanları Turgut Reis ve Çay Mahallesi’nde de vereceğiz” şeklinde konuştu.

“Mersin’i düzeltmenin başka yolu yok”

Başkan Gültak, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı; “Bana sürekli soruyorlar. ‘Barış Mahallesi’nde kentsel dönüşüm için nasıl girdin? Korkmadın mı? Orada her bir hisse çok kalabalık, tapu sıkıntısı var’ dediler. Değerli muhtarlarım Mersin’in bu evlerini, yapılarını düzeltmenin başka bir yolu var mı? Yok. Bu şehrin kaderi herkesten çok daha önemli.”

“Ben durmaya değil iş yapmaya geldim”

Mersin’in bir an önce dönüşmesi gerektiğine vurgu yapan Başkan Gültak, “Ne Arap kardeşlerimizin ne Kürt kardeşlerimizin ne de Yörük kardeşlerimizin kaderi bu değil. Bu ortamda yaşamak doğru değil. Biz bunu değiştirmeye talibiz. Ben bu görevde durmaya gelmedim, iş yapmaya geldim. Eğer bu şehrin kaderini hep beraber değiştirebileceksek ben de varım” dedi.

“Gelin bu şehre hep beraber imza atalım”

Mersin’in barış ve kardeşliğin şehri olduğuna dikkat çeken Gültak, “Akdeniz’de artık kavga, gürültü yok. Biz herkese eşit mesafedeyiz. Hükümetin imkanlarını da elimizden geldiği kadar buraya getiriyoruz. Spor için destekleri aldık. TOKİ’yi getirdik. Çamlıbel projesi Mersin’e lig atlatacak bir projedir ve artık son aşamaya geldik. Bunun gibi büyük projeleri 5 yılda bitirmiş olacağız. Biz sizlerle yürüyoruz ve muhtarlarımızı çok önemsiyoruz. Gelin bu şehre hep beraber imza atalım” diye konuştu.

“Amacımız şehrimizi sizlerle beraber dönüştürmektir”

Başkan Gültak sözlerini şöyle sürdürdü: “TOKİ’yi başlatacağız dedik, inanmadılar. İşte Çay Mahallesi’ni kısa bir süre sonra teslim edeceğiz. Barış Mahallesi de bir yıla kadar bitecek diye umuyoruz. Demek ki bir şeyleri başarıyoruz. Bu şehir değişiyor ama bunu hep sizlerle beraber yapıyoruz. Ben tek başıma bir şey değilim. Bu kardeşliğimiz devam etsin ve Mersin bir yerlere gelsin istiyorum. Benim derdim bu. Sizlere varız, sizlerle yürüyeceğiz ve amacımız şehri de sizlerle beraber dönüştürmektir.”

Başkan Mustafa Gültak, konuşmasının ardından muhtarlara hediye takdim edip, günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.

Okumaya Devam Et

Trendler