Connect with us

Aktualite

PROF. DR. ERSÖZ: “COVİD-19 İLK ADIMDI”

MEÜ Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi Başkanı Prof. Dr. Gülden Ersöz, korona virüs salgınının genel olarak bir başlangıç olduğunu söyledi

Published

on

Prof. Dr. Gülden Ersöz, tüm dünyayı etkileyen, 500 binin üzerinde insanın ölümüne neden korona virüs (Covid-19) salgınının genel olarak bir başlangıç olduğunu belirterek, insanları uyardı. Ersöz, “Covid-19 ilk adımdı. Dünyada farklı farklı enfeksiyonlar oluyor. Belki bunun arkasından gelecek çok daha riskli, çok daha sıkıntılı enfeksiyonlarla karşılaşacağız. Biz onlar için de yavaş yavaş hazırlanıyoruz” dedi.

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Hastanesi, Mart ayından bu yana hazırladığı özel Covid-19 bölümleriyle virüse karşı mücadeleye aralıksız devam ediyor. Tüm sağlık personeliyle canla başla çalışarak, virüsten ölümleri en aza indirmeyi başaran hastanede, korona ile mücadele ilk günkü titizlikle sürdürülüyor.

Mersin’de ilk vakaların görüldüğü günlerde biz bu sürece hazırdık”


MEÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Enfeksiyon Kontrol Komitesi Başkanı Prof. Dr. Gülden Ersöz, hastanede bugüne kadar korona virüsle ilgili gerçekleştirdikleri çalışmaları ve bundan sonraki süreci İHA muhabirine anlattı. Korona virüslerin aslında solunum yolu enfeksiyonuna neden olan ve her yıl gördükleri virüsler olduğunu belirten Prof. Dr. Ersöz, “Fakat bu yıl gördüğümüz, daha önce tanımadığımız, daha önce insanda hastalık yapmamış bir formüldü. Mersin’de ilk vakaların görüldüğü günlerde biz hemen hemen bu sürece hazırdık. Hastanemizde hastanın kabulünden tedavisine, hastanenin dezenfeksiyonundan morg hizmetlerine kadar her aşamayı biz öncesinde planladık, kendi hazırladığımız rehberimizde yazdık” diye konuştu.

“Bu süreçte 36 personelimiz hastalandı. Şu anda yok”

Bu tür enfeksiyonlardan korunmada ilk aşamanın, kurumsal önlemler olduğunu dile getiren Ersöz, bu çerçevede hassasiyet göstererek, personelin hem sorunlarını dinlediklerini hem de onları ikna etmeye çalıştıklarını kaydetti. Ancak, bazı personelde süreç içinde Covid-19’un pozitif çıktığını açıklayan Ersöz, “36 personelimiz bu süreçte hastalandı. Şu anda yok. Fakat kazasız belasız atlattık. Herhangi yoğun bakıma yatan ve ağır tedaviler gereken bir sağlık personelimiz olmadığı gibi Allah’a şükür kaybettiğimiz bir personelimiz de olmadı” ifadelerini kullandı.
Hastanede hazırlık aşamasında yeni bir düzenleme daha yaptıklarını ve bağımsız bir Merkezi Dezenfeksiyon Ünitesi kurdukları bilgisini veren Ersöz, bunun Türkiye’de açılan ikinci ünite olduğunu vurguladı.

“Kayıplarımız oldu ama Türkiye geneline göre daha azdı”

Virüsle mücadele sürecinde kaybettikleri hastalar da olduğunu belirten Ersöz, ancak bu kayıpların Türkiye geneline göre daha az olduğunun altını çizdi. Covid-19 yoğun bakımın çok aktif çalıştığını söyleyen Ersöz, “Covid-19 hastalarının tedavisinde Sağlık Bakanlığının desteğiyle bütün ilaçlar elimize geldi. Bu ilaçlar sayesinde hem erken dönemde tedavilere başlamamızın faydasını gördük hem de yoğun bakım sürecinde çok fazla genç ve gebe hastalarda kayıp yaşamadık. O açıdan çok pozitif bir dönem geçirdik ama tabi ki ne yazık ki kayıplarımız oldu” dedi.

“Son 4 hafta içerisinde 27 hastaya kadar çıktı pozitifler. Şimdi düşüşe geçtik”

Hastalığın en yoğun olduğu dönemlerde MEÜ Hastanesindeki pozitiflik oranlarının günlük olarak 10’lu rakamları geçmediğini kaydeden Ersöz, bu rakamların giderek düştüğünü, ancak son dönemde yeniden bir artış olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Pozitif yatan hastalarımız yaklaşık 30 civarında oldu ve bunlar kademeli olarak düştü. Ama şu dönemde tekrar bir yükselme görüyoruz. O dönemde 5-6’lı rakamları görüyorduk, şimdi de yine kimi gün 5, kimi gün 3’lü rakamları görüyoruz. Bir dönem yaklaşık 4 hafta negatifti, hiç pozitif hastamız olmadı. Biz yine de olası olanları Covid-19 servisine yatırdık. Yeni normalleşme dönemiyle birlikte serbestliklerin ortaya çıkmasıyla yavaş yavaş birdi 3 oldu, 3’tü 5 oldu. Şu anda o seviyede gidiyoruz. Yaklaşık 4 haftadan sona dün itibariyle ilk defa hastalarımızın hepsi negatif çıktı. Pozitif yatan hastalarımız da bu süreç içerisinde hiç ara vermedi, hep pozitif hasta yattı ama o zamana göre tabi ki daha az. İkinci dalga demiyoruz ama daha önce 25-30 hasta yatmıştı hastanemize, toplumda bu açılmayla birlikte son 4 hafta içerisinde 27 hastaya kadar çıktı pozitifler. Şimdi düşüşe geçtik.”

“İkinci artış döneminde en fazla hasta gelen yerler düğünler ve cenazeler oldu”

“Artık dünya eski dünya değil. Eskiden yaptığımız bazı şeyleri artık daha az yapacağız. Yapmadıklarımızı da daha çok yapacağız” diyerek, insanları özellikle el yıkama, maske ve sosyal mesafeye uymaları konusunda uyaran Prof. Dr. Ersöz, “İkinci artış dediğim dönemde en fazla hastaların geldiği yer gerçekten düğünler ve cenazeler oldu. Büyük bir kısmı şehir dışına cenazeye gidip dönenler veya şehir dışından Mersin’e cenazeye veya geçmiş olsuna gelen kişilerin o ortama yayması sonucunda oldu. Hep böyle şehir dışından gelen birisinin hikayesi var. O zaman biz bu tür ilişkilerimizi devam ettirelim ama dar alanlarda yakın temastan mümkün olduğu kadar kaçınalım. El sıkmak, yanak yanağa öpüşmek yerine uzaktan selamlaşmak bundan sonraki alışkanlıklarımızdan birisi olacak gibi görünüyor. Bence artık sarılmayı, öpüşmeyi azaltalım” diye konuştu.

“Covid-19 ilk adımdı”

Covid-19’un henüz bitmediğine dikkat çeken Ersöz, bunun genel olarak bir başlangıç olduğunu söyledi. Yeni ve daha riskli enfeksiyonlara işaret eden Ersöz, “Covid-19 ilk adımdı. Hep dünyada farklı farklı enfeksiyonlar oluyor. Şimdiye kadar başını gösteriyordu, tekrar gömülüyordu. Ama bu sefer başını gösterdi ve yol almaya devam etti. Şu anda belki bunun arkasından gelecek çok daha riskli, çok daha sıkıntılı enfeksiyonlarla karşılaşacağız. Biz onlar için de yavaş yavaş hazırlanıyoruz. Toplumda genel bir hazırlık oluşuyor” ifadelerini kullandı.

“Kış aylarında artış olacak ama bunu alacağımız önlemlerle en aza indirmeye çalışalım”

Kış aylarında da bir tehlike olduğuna ve pozitif vakalarda artış beklediklerine dikkat çeken Prof. Ersöz, bu noktada da uyarılarda bulunarak, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Havanın soğumasıyla insanlar yeniden kapalı alanlara girecek, daha yakın temasta bulunacak. İklim şartlarının bir miktar etki ettiğini deneyimliyoruz. Kesin literatür bilgisi olmamakla birlikte daha önce yatırdığımız hastaların kayıplarıyla şu andaki farklı. Aynı yoğunlukta hasta yatırdık ama kaybımız olmadı bu dönem içerisinde. Demek ki, şu anda hastalık biraz daha hafif geçiyor. Ama önümüzdeki dönemde öncelikle hastanede çok yoğun bir hasta akışı olacak. Daha kapalı alanlarda daha fazla kişi bir araya gelecek. Biz hastanede bu önlemlere devam etmek zorundayız. Kişisel mesafeyi koruyacak şekilde polikliniklere hasta kabul etmemiz lazım. Hastaların tedavisi sırasında birbirlerine veya sağlık personeline bulaşı engellemek için gerekli önlemleri almamız lazım. Önümüzdeki dönemlerde bunlara devam edeceğiz. Hastane içinde bunlardan vazgeçemeyiz. Toplumda ise havalar soğuyacak, insanlar daha fazla bir araya gelecek, okullar açılacak, asemptomatik çocuklar ve gençler, virüsü evlerine, evdeki yaşlılara taşıyacaklar. Bence bundan sonra karşımıza çıkacak olan en büyük risk bu. İşte bu aşamada bizim çok daha dikkatli olmamız lazım. Maske, mesafe, el hijyeninden bazı alanlarda taviz vermememiz lazım ki, kış aylarında daha az artış yaşayalım. Artış olacak ama bunu da en aza indirmeye çalışalım ve özellikle yaşlılarımızı bu dönemde koruyalım.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aktualite

KARGO İLE ESRAR TİCARETİNE ŞOK BASKIN: 8 ŞÜPHELİ YAKALANDI

Mersin’de kargoyla gelen uyuşturucu maddeyi alıp, sokak satıcılarına ulaştıran şahıslar suç üstü yakalandı, operasyonda 8 şüpheli gözaltına alındı.

Published

on

Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucuyla mücadele çerçevesinde kargo ile kentte uyuşturucu madde gönderileceğinin bilgisine ulaştı. Bunun üzerine belirlenen kargo firması önünde önlem alan ekipler, uyuşturucu bulunan paketleri alan F.Ç. ile Ş.M. isimli şüphelileri suç üstü yakaladı. Kargo paketlerinde yapılan arama da 9 kilo 550 gram esrar bulunurken, operasyon soruşturma genişletildi. Operasyonun devamında ise iki şüpheli ile bağlantılı satıcı olduğu değerlendirilen H.G., M.G., U.H., E.Y.K., Y.E.N. ve TB. tespit edilip, gözaltına alındı. Şahısların adreslerinde yapılan arama da ise 42 gram esrar, 40 gram eroin, 385 gram bonzai, 6 gram metamfetamin, 1 hasas terazi, 3 ruhsatsız tabanca ile 27 fişek ve uyuşturucu ticaretinden kazanılan 7 bin 550 lira para ele geçirildi. Operasyonda uyuşturucu madde kullanan 20 şahısla ilgilide yasal işlem yapılırken, gözaltında olan 8 şüpheli ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Mersin’de kargoyla gelen uyuşturucu maddeyi alıp, sokak satıcılarına ulaştıran şahıslar suç üstü yakalandı, operasyonda 8 şüpheli gözaltına alındı.

  2 ŞÜPHELİNİN YAKALANMA ANI KAMERA

Öte yandan, 2 şüpheli şahsın, kargoya gelerek uyuşturucu bulunan paketleri alma anları ile polislerin gözaltına alması güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi. Görüntülere göre, kargo şirketine ayrı ayrı gelen şüpheliler, sakin bir şekilde kargolarını alıyorlar. İşlemlerinin ardından bölgeden ayrılmak isteyen şahıslar, önlem alan polisler tarafından şok operasyonla gözaltına alınıyor.

Okumaya Devam Et

Aktualite

MİLLET İTTİFAKINDA MERSİN ÇATLAĞI DERİNLEŞİYOR KOCAMAZ’DAN SEÇER’E ÇOK SERT SÖZLER!

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in kasım ayı meclis toplantısında Burhanettin Kocamaz dönemine yönelik eleştirilerinin ardından Kocamaz’dan Vahap Seçer’e çok sert yanıt geldi.

Published

on

Vahap Seçer’in Kocamaz döneminde yapılan borçlanmayı gündeme getirdiği konuşmasının sonunda “kimse ortalığa dökülüp ‘en kahraman belediye başkanıyım’ pozlarında dolaşmasın” sözlerine Burhanettin Kocamaz çok sert yanıt verdi.

Burhanettin Kocamaz, sosyal medya hesaplarından paylaştığı zehir zemberek mesajda Belediyeye Kandil iltisaklı, gazeteci kılıklı danışmanlar atandığını ve Belediyede görev verilen bazı kişilerin isimleri bölücü örgütle birlikte anıldığını belirterek Seçer’in uzman bir psikologdan destek alması gerektiğini söyledi.

CHP’li Seçer ile İYİ partili Kocamaz’ın arasındaki bu tartışmanın Millet ittifakında Mersin çatlağının giderek derinleştiği gözler önüne serilirken, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konu ile alakalı nasıl bir tavır alacağı merak konusu oldu.

İşte Kocamaz’ın o paylaşımı:

BELEDİYECİLİK CİDDİYET İSTER!

Adam! Beceriksizliklerini örtbas etmek, Mersin’e, Mersin Halkına ve çevreye verdiği zararlara kılıf bulmak için ne yapacağını şaşırmış durumda!

Her fırsatta bize sallıyor!

Bunu da herkes görüyor!

Çünkü, artık mızrak çuvala sığmıyor!

Göreve geldiği gün ağzına aldığı sakızı hiç bıkıp usanmadan çiğnemeye devam ediyor!

Beyefendinin ağzındaki o borç sakızı artık koktu!

Çürüdü!

Ama hala anlamıyor!

Çiğnemeye devam ediyor!

Mersin halkı artık senden hizmet bekliyor!

“Borç devraldım” diyerek bu işin içinden sıyrılamazsın!

Bizde, bizden önceki yönetimden, kapanan beldelerden, Özel İdareden ve hizmet olarak Büyükşehir Belediyesine devrolunan konularda İlçe Belediyelerinden borç devraldık.

Devraldığımız borçlar konusunda bir kez açıklama yaptık, bir daha da ağzımıza almadık!

Beyefendi, bir kere şunu unutma!

Gelişmekte olan Ülkelerde Belediyenin yapması gereken hizmetler henüz tamamlanmadığı ve bütçeleri bu hizmetleri yapmaya yeterli olmadığı için mutlaka borçlanma ihtiyacı doğar!

Siz bir problemi çözmek istiyorsanız ve bütçeniz yeterli değilse borçlanmak zorundasınız!

Bu da gayet normaldir!

Üstelik biz, sizin gibi hazır bir Belediyede göreve gelmedik!

Biz kurucu Belediye Başkanlığını üstlendik.

Şu anda ve hala tüm kayıtlar sizin elinizde!

Borçlanarak Neler yapılmış?

Nereye neler harcanmış?

Bir zahmet, zaman ayırıp incelerseniz görürsünüz!

Önemli olan borçlanmak değil, o kaynakların heba edilip edilmediği!

Boşa harcanıp harcanmadığı!

Yüksek faizle borçlanılmış diyerek olayı saptıramazsınız!

Bir zahmet, borçlanılan dönemde Banka faizleri kaçmış inceleyin!

O dönem ihtiyaç yok muşta, biz mi keyfi borçlanmışız!

Ayrıca ne kadar borçlanmışız?

Bunları anlatırken öyle bir algı oluşturmaya çalışıyorsunuz ki, sanki borçların tamamı yüksek faizli imiş gibi!

Beyefendi!

Şunu unutmayın ki, Belediyecilik ciddi iştir!

Bu iş lay lay lomla olmaz!

Bu iş hafife alınmaya gelmez!

Bu iş hava olsun diye yapılmaz!

Siz de Laf çok ancak icraat yok!

Hizmete gelince, göz boyamaya yönelik birkaç dokunuş dışında dişe dokunur yapılan herhangi bir hizmette yok!

Mersin’in Belediyecilik konusunda yılları heba ediliyor!

Yazık!

Hem de çok yazık!

Hiç utanmadan, sıkılmadan her yere yazıyorsunuz!

“Kafalar değişince çok şey değişti” diyerek!

Evet, haklısınız!

Doğru söylüyorsunuz!

Kafalar değişince Belediye ile ilgili dedikodular arttı!

Kafalar değişince, çevre duyarlığı azaldı, sahilde sembol haline gelmiş güzelim kauçuk ağacına suikast yapıldı!

Kafalar değişince Gazeteler basıldı,

Gazeteciler tartaklandı,

Kafalar değişince Belediyeye Kandil iltisaklı, gazeteci kılıklı danışmanlar atandı!

Kafalar değişince Belediyede görev verilen bazı kişilerin isimleri bölücü örgütle birlikte anıldı!

Kafalar değişince, Çöpten Elektrik Enerjisi elde edilmesine yönelik olarak bizim dönemde hayata geçirdiğimiz ve Türkiye’ye örnek olan tesisler, sanki kendileri yapmış gibi emek hırsızlığı yapılarak reklam edildi!

Kafalar değişince, dana önce namus şeref sözü verilmesine rağmen, ekmeğinin peşinde koşan gariban köylü çocukları türlü bahanelerle ve tazminatsız bir şekilde işinden edildi, Belediye zarara uğratıldı!

Üstelik bu da marifet sayıldı!

Bu tür konuları daha da çoğaltabiliriz!

Neredeeen, nereye!

Belediye bugün neler ve kimlerle anılıyor?

Beyefendi!

Daha önce zaten Dağın Meclisteki temsilcilerinin sayesinde seçim kazandığını Anamur’da alenen ilan etmişti!

Bugün yaşananlar ve resmî makamlarca yapılan açıklamalar, olayın boyutunu, bir ihtiras uğruna verilen tavizleri ve Mersin’e ödetilen bedellerin neler olduğunu açık seçik ortaya koyuyor!

Mersin bu tür olumsuzluklarla anılmayı hak etmiyor!

Değer miydi Beyefendi?

Değer miydi?

Sırf kibrini, şahsi kaprislerini, ihtiraslarını tatmin etmek için, her boş bulduğun yere iki tantuni bir ayran karşılığında çizdirip, Meclis kararı bile almadan bu şehre dayattığın ne idüğü belirsiz amblemle birlikte ismini yazdırarak ve bunuda Mersin Halkına hizmet diye yutturmak istemene değer miydi?

Mersin, geçmişte yaşanan bazı olumsuzlukların bıraktığı izleri hala tam olarak silememiş ve üzerinden atamamışken, Mersin’e yeniden bizim bir türlü anlam veremediğimiz bu olumsuzlukları yaşatmanın sizce gerekçesi neydi?

Her neyse!

İnşaallah, geriye kalan 16 ayda birazcık silkinip, kendinize gelir ve Mersin Halkının sizi Mersin’e hizmet edesiniz diye seçtiğinin farkına varır ve kalan süreyi en iyi şekilde değerlendirirsiniz.

Siz daha bu dönem Mersin Halkına borcunuzu ödemeden, bir sonraki dönemin telaşına düşmüşsünüz!

Bilmiyorum, Meclis toplantıları ile ilgili kayıtları sonradan inceleme fırsatı bulabiliyor musunuz?

Şayet izlemiyorsanız, O toplantılardaki görüntülerinizi incelemenizde fayda var!

Meclis toplantılarındaki asabi tutumunuz, İhtiraslarınız, Halkın beklentilerine cevap veremiyor ve hizmet üretemiyor olmanız sizi panikletiyor!

Yine gelecek seçime yönelik telaşınız hem size, hem de bu şehre zarar veriyor!

Bence bunun ayıbı gayıbı yok!

Bu konularda uzman bir psikologdan destek almanızda fayda var!

Benden söylemesi!

Okumaya Devam Et

Aktualite

IRAK’TA BİR BANKAYI 19 MİLYON DOLAR DOLANDIRAN ŞÜPHELİLER MERSİN’DE YAKALANDI

Irak’ta faaliyet gösteren İslamic Bank müdürü ile irtibata geçerek kendilerini borsacı olarak tanıtıp, ‘hawala’ adı verilen gayri resmi para transfer yöntemiyle bankayı peyderpey 19 milyon dolar dolandıran Ürdünlü 2 şüpheli Mersin’de yakalandı.

Published

on

Mersin İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Irak’ta faaliyet yürüten İslamic Bank’ın sahibi Mersin polisine başvurarak, İngiltere’de olduğu sırada kendisini borsacı olarak tanıtan bir kişinin banka müdürü ile irtibata geçtiğini ve 500 bin dolar göndermesi karşılığında bu parayı işletip 1 milyon dolar olarak iade edeceğini söylediğini, uzun görüşmelerin ardından banka müdürünün 500 bin dolar paraya şüpheliye gönderdiğini söyledi. Devam eden süreçte müdürün şüpheliye peyderpey 19 milyon dolar gönderdiğinin belirlendiğini kaydeden banka sahibi, durumu İngiltere’den döndüğünde fark edince müdürden şikayetçi olduğunu ve müdürün Irak adli mercilerince tutuklandığını ifade etti.

Yaptığı araştırmada paraların Irak’taki döviz bürosu üzerinden ‘hawala’ adı verilen gayri resmi para transfer yöntemi ile şüpheliye gönderildiğinin belirlediğini kaydeden banka sahibi, müdürün tutuklanmasının ardından şüphelilerle kendisinin irtibata geçtiğini ve paraların Mersin’de ikamet eden Ürdün uyruklu Suheır Albadri adlı kadına gönderildiğini tespit ettiklerini belirterek şikayetçi oldu. Banka sahibinin şikayeti üzerine harekete geçen Mersin polisi, Cumhuriyet Savcılığının koordinesinde ‘hawalacı’ olarak bilinin döviz bürosu önünde tertibat alarak, müştekinin gönderdiğini bildirdiği parayı almaya gelen Ürdün uyruklu Suheır Albadri ile beraberindeki Khaled M.’yi suçüstü yakaladı. Şüphelilerin üzerinde ve ikametinde yapılan aramada 1 kiloluk külçe altın, çok sayıda ziynet altını ile 20 bin 700 dolar ve 81 bin 100 lira ele geçirildi. Zanlıların ayrıca kripto paraya 131 bin dolar yatırdıkları belirlendi.

Paraları Filistin uyruklu başka şahsa göndermişler

Şüphelilerin emniyetteki ifadelerinde, ‘hawala’ yöntemiyle bu şekilde aldıkları paraları Filistinli uyruklu bir şahsa kripto para uygulamalarıyla gönderdiklerini, bunun karşılığında komisyon aldıklarını, paranın kendilerinde kalmadığını söyledikleri öğrenildi.

Okumaya Devam Et

Trendler