Connect with us

Aktualite

SEÇER: “KÜLTÜR VE SANATTA ÖNCÜ OLACAĞIZ”

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, belediye olarak kültürel ve sanatsal faaliyetlerde daha etkin olacaklarını, öncülük edeceklerini belirterek, “Bu kentin bir kültür kenti, sanat kenti olması için önünde hiçbir engel yok” dedi.

Published

on

Seçer, merhum avukat, yazar, kent araştırmacısı Şinasi Develi adına düzenlenen kent ödülünün tanıtım toplantısına katıldı. Mersin Barosu lokalinde yapılan tanıtım toplantısında katılımcılara seslenen Seçer, Mersin’in, Anamur’dan Tarsus’a kadar her bir köşesiyle tarihi ve kültürel birikime sahip bir şehir olduğuna dikkat çekti.

“Mersin dünyanın her yerinde tanınmalı”

Kentin birçok bölgesinde medeniyetin getirdiği birçok tarihi, kültürel birikimin izlerinin yer aldığını söyleyen Seçer, “Yaşadığımız bu kadim topraklar için bu önemli bir değer. Ancak bunların değer olması, kimsenin bilmediği, yerinde olduğu ama keşfedilmediği bir değer olarak kalmasının bizler açısından kendimizi sorgulamamız gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Kenti yöneten seçilmişler, kenti yöneten atanmışlar, merkezi yönetimden yerel yönetimlere kadar ve en önemlisi de kentte yaşayanlar olarak yapacağımız çalışmalarda bu bilinçle birbirimize destek ve katkı olarak Mersin’in bu değerlerini açığa çıkartmamız lazım. Mersin’in tanıtılması lazım. Mersin’in dünyanın her tarafından bilinen bir yer haline getirilmesi lazım” diye konuştu.

“Mersin’in bu değerlerinin açığa çıkarılmasına çalışıyoruz”

Adına ödül konulan merhum Şinasi Develi’nin bir asırlık ömrü boyunca daima üretmiş, çalışmış bir avukat, bir yazar, bir siyasetçi olduğuna değinen Başkan Seçer, “Her konuda araştırmalar yapmış, bilgi birikimini, görgüsünü, eğitimi kaleme aldığı bazı yazılarla, makalelerle süslemiş. Mersin’e dair eserler bırakmış. Şimdi de biz bu konuda yapılan çalışmaları kitaplaştırmak için belediye olarak Semihi Vural ile beraber bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Biz de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak elbette Mersin’in bu değerlerinin açığa çıkması için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bazı çalışmalar yapmak durumundayız” ifadelerini kullandı.

“Kültür sanat kenti olmak için hiçbir engel yok”

Önümüzdeki süreçte ‘Mersin’e değer katanlar’ projesi adı altında yeni bir çalışma başlatacaklarını kaydeden Seçer, şöyle devam etti;

“Belki de bugün burada toplanmamıza sebep olan Şinasi Develi Mersin Kent Ödülü de bizim yaptığımız çalışmaların ya da planladığımız, yapacağımız çalışmaların bir örneği niteliğinde. Bu da doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Daha geniş bir kapsam, daha geniş bir çatı altında bu çalışmaları gerçekleştirmek istiyoruz. Paydaşlarımız çok olsun istiyoruz. Belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, meslek odalarımız bu çalışmalarımız içerisinde bizlerle yol alabilir diye düşünüyoruz. Kültürün, sanatın, sporun, insanları bir araya getirecek bazı etkinliklerin, çalışmaların, insanın yaşamına değer katacak bazı çalışmaların yapılması konusunda son derece aktif olmak istiyoruz. Son derece katılımcı, etkin olmak istiyoruz. Sadece bir belediye başkanı ya da belediye yönetimi olarak edilgen bir şekilde yerimizde oturup bazı bu tip çalışmaları yapan kişilerin, kurumların, grupların bize birtakım projelerle ya da taleplerle gelmesini beklemekten ziyade, biz katılımcı olalım, gerekirse biz öncü olalım, bazı yapılan çalışmalarda paydaş olalım, bir güç katalım istiyoruz. Ve bunu da isteyerek ve bilerek yapıyoruz. Çünkü bu kentin bir kültür kenti, sanat kenti olması için önünde hiçbir engel yok. Her türlü değeri taşıyoruz. Mersin belki de sadece Türkiye’de değil, dünyada bu derece tarihi, kültürel birikimin olduğu tek şehir. Bu son derece önemli avantajlar sağlıyor bize.”

“Anısını yaşatmayı çok önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz”

Şinasi Develi Mersin Kent Ödülü projesinin yürütücülerinden Hafize Bilgenoğlu da “Kentimizin tarihinin ortaya konulmasında çok büyük emekleri olan, kent belleğinin oluşması ve kentimizin bilinirliği açısından çok kıymetli çalışmalar yapmış Şinasi Develi’yi geçen ocak ayında kaybetmiştik. Onun hemşehrileri olarak anısını yaşatmayı çok önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bunu yaparken de benzer çalışmaların bilinirliğinin arttırılması, yenilerinin teşvik edilmesi için bir kent ödülünün verilmesinin çok anlamlı olacağına inanıyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aktualite

MERSİN VE DİYARBAKIR’DA KAÇAK AKARYAKIT OPERASYONU

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Akaryakıt Kaçakçılığıyla Mücadele Özel Ekiplerince, Diyarbakır ve Mersin’de akaryakıt kaçakçılarına yönelik gerçekleştirilen 2 ayrı operasyonda, kaçak akaryakıt satışı yaptığı belirlenen 2 işletme ortaya çıkarıldı.

Published

on

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre ilk operasyon, Diyarbakır’in Silvan ilçesinde faaliyet yürüten bir akaryakıt istasyonunda gerçekleştirildi. Operasyonda söz konusu istasyonda bir adet gizli tank ele geçirildi. Ayrıca akaryakıt istasyonunda pompa, yazar kasa ve otomasyon sistemleri devre dışı bırakılarak kaçak akaryakıt satılmasını sağlayan düzenek de ortaya çıkartıldı. Bu düzenekle istenildiğinde kayıt dışı akaryakıtın, istenildiğinde ise yasal akaryakıtın verilerek ekiplerin denetimi esnasında istasyonun yasal çalışıyor izlenimi verildiği ortaya çıkarıldı. İstasyonda kayıt dışı akaryakıtın konulduğu gizli tank ve bu tankla bağlantılı satış tabancaları mühürlenerek, istasyon hakkında yasal işlem başlatıldı.

Mersin’de gerçekleştirilen ikinci operasyonda ise kayıt dışı akaryakıt satışına yönelik akaryakıt özel ekiplerince yürütülen saha araştırmaları esnasında, bir bayiye ait tanker araçları kullanılarak tır-kamyon türü araçlara belgesiz, kayıt dışı akaryakıt satışı yapıldığı tespit edildi. Olayla ilgili idari işlemler başlatıldı.

Açıklamada, “Kaçak akaryakıt satışını önlemek amacıyla Ticaret Bakanlığı Akaryakıt Kaçakçılığı ile Mücadele Özel Ekibinin kayıt dışı ve kaçak akaryakıt satışının önlenmesine yönelik denetimlerin etkin bir şekilde sürdürülmektedir. Akaryakıt sektöründe usulsüzlük yaparak haksız kazanç sağlayan ve rekabet ortamını bozan firmaların engellenerek yasal faaliyet yürüten akaryakıt bayilerinin korunması amaçlanmaktadır” denildi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

AKDENİZ’İN İSTİLACI TÜRÜ “ASLAN BALIĞI” EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR

Akdeniz’in istilacı türlerinden ‘Aslan balığı’ son yıllarda yapılan çalışmalarla ekonomik değer kazanmaya başladı. 4 yıl önce tutulduğunda tekrar denize bırakılan Aslan balığı bugünlerde kilosu 70 ile 150 TL arasında satılıyor. Akdeniz’in istilacı türlerinden ‘Aslan balığı’ son yıllarda yapılan çalışmalarla ekonomik değer kazanmaya başladı. 4 yıl önce tutulduğunda tekrar denize bırakılan Aslan balığı bugünlerde kilosu 70 ile 150 TL arasında satılıyor.

Published

on

Türkiye’nin deniz ürünlerinde de önemli bir yere sahip olan Mersin’de istilacı türlerin tüketime ve ekonomiye kazandırılması için başlatılan çalışmalar sürüyor. Bu çerçevede Slow Fish Mersin’in ev sahipliğinde Deniz Ticaret Odası ve Akdeniz Koruma Derneği’nin desteği ile Erdemli’deki balıkçılara yönelik bilgi ve deneyim paylaşımı etkinliği gerçekleştirildi. Öncesinde alanında uzman ve tecrübeli ekip tarafından Akdeniz’in istilacı türlerinden ‘Aslan balığı’ ile ilgili bilgi verildi. Ardından balığın temizlenmesi, pişirilmesi uygulamalı olarak gösterildi. Pişirilen balıklar ise balıkçılara ikram edilerek tadım etkinliği gerçekleştirildi. 2019 yılı öncesinde ekonomik değeri olmadığı  için denize bırakılan ardından başlatılan çalışmalarla kilogramı ilk 5 TL’den alıcı bulan ‘Aslan balığı’ şimdiler de toptan 70-80 TL’ye, bireysel satışlarda da 150 TL’yi aşan fiyatlara satılmasıyla ekonomiye kazandırılmış olduğu vurgulandı.

  BALIKÇILARA EKONOMİK GETİRİSİ OLACAK

Slow Fish Mersin ekibi sözcüsü Ezgi Biçer Uçar, “Akdeniz Koruma Derneği ’Yeni Balıklar’ başlığı altında bir süredir bir proje yürütüyordu ve bu projenin etkinliklerinden bir tanesini burada hayata geçiriyoruz. Bizler balıkçılarımıza aslında aslan balığını yaptığımız etkinliklerle tanıtmak istiyorduk. Ancak bunun ekonomik değeri hakkında daha önce bundan ekonomik gelir elde etmiş balıkçılar en doğru bilgiyi verebilir diye düşündük. Dolayısıyla bugün burada  farklı bölgelerin kooperatiflerindeki balıkçı arkadaşlarımızda geldi. Ve balıkçılarımıza aslan balığı ile elde ettikleri  ekonomik geliri aktardılar. Yola çıktıklarında 5 liradan sattıkları bu balığı bugün 70-80 liralara kooperatif aracılığı ile ya da kendileri bireysel olarak 150-200 liralara kadar sattıklarını ifade ettiler. Dolayısıyla bizim balıkçılarımızda bu balıklardan artık korkmamaları gerektiğini nasıl temizlemeleri, nasıl yakalamaları gerektiğini öğrendiler ve bundan sonra da balıkçılarımıza ekonomik geliri olacağını tahmin ediyoruz. Balıkçılarımız bu balık ağlarına yakalandığında, bu balığa dokunmaya korkuyorlardı. Nasıl dokunmaları, nasıl temas etmeleri gerektiğini bilmiyorlardı. Dolayısıyla ağlarını kesiyorlardı. Ama bugün eldiven yardımıyla bu balığı tutabileceklerini, bir makasla dikenlerini kesebileceklerini öğrendiler” dedi.

Sahillere gelen istilacı ve yabancı türlerle alakalı çalışmalar yürüttüklerini anımsatan derneğin kaynak yönetim direktörü Caner Bayrak da, “Projeler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleriyle yürütülüyor. Aynı zamanda bazı üniversitelerden ortaklarımız var, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden hocalarımızda bu projede bize danışmanlık yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

  “LAGOS’A EŞ DEĞER BİR BALIK”

Daha önce kendi bölgelerinde az sayıda Aslan balığının çıktığını aktaran Erdemlili balıkçılardan Hasan Yokuş, “Bize zehirli dedikleri için hiç dokunmadan tekrar denize atıyorduk. Gelen arkadaşlar ve hocaların bilgilendirmesiyle şuanda ekonomik bir katkı olacağını düşünüyoruz. Yendiğini de öğrendik. Bundan sonra sofralarımızda olacak yani aslan balığı” diye konuştu.

Tezgahta balıkları temizleyip pişiren Erdemli Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Yalçın Sakın’da, “Lezzetlidir, bütün vatandaşların damak tadını alabileceğini tahmin ediyorum. Gerçekten kayalık ve taşlık bölgelerde yetişen balıklar lezzetli olur. Bu balıklarda lezzetli. Izgarada, çöp şiş, saç kavurması, isteğe göre güveç, isteğe göre çorbası, kızartması, fileto şeklinde ne istiyorlarsa fırında her çeşidi olur. İnsanlar tereddüt etmeden bu balığı yiyebilirler. Gerçekten yiyenlerin hoşuna gidecek ve bu balık lagos değerinde, lagosa eş değer bir balıktır” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam Et

Aktualite

BU NASIL VİCDANSIZLIK! 3-4 GÜNLÜK BEBEĞİ BOŞ TARLADA ÖLÜME TERKETMİŞLER!

Mersin’in Akdeniz ilçesinde bir tarlada, 3-4 günlük bir bebek bulundu. Yoldan geçerken bir kadın tarafından bulunan bebek, ambulans hastaneye götürülerek gözetim altına alınırken, polis ekipleri bebeği bırakan şahıs ve şahısları bulmak için çalışma başlattı.

Published

on

Edinilen bilgiye göre, Mersin’in merkez Akdeniz ilçesine bağlı Turgut Reis Mahallesinde dün akşam evine giden ismi öğrenilemeyen kadın, bölgede bulunan boş bir tarlada bebek sesi duydu. Sese doğru giden kadın, tarlada yerde yatan 3-4 günlük olduğu tahmin edilen bir bebek buldu. Hemen bulunduğu yerden bebeği alan kadın, çocuğu eve götürüp, bakmaya başladı. Kadının bugün yetkileri araması üzerine bölgeye ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık durumu iyi olduğu öğrenilen bebek, gözetim altına alınmak üzere hastaneye kaldırılırken, çocuğu bulan kadında ifade vermek üzere emniyete götürüldü.

Polis, bebeği tarlaya bırakıp giden şahıs veya şahısları bulmak için çalışma başlattı.

Bölgedeki vatandaşlar, çocuğun dün tarlada bir kadın tarafından bulunduğunu ve evine alındığını söylerken, sağlık durumunun iyi olduğunu dile getirdiler.

Okumaya Devam Et

Trendler