Connect with us

Aktualite

“TARİHİN EN BÜYÜK STOKU İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Korona virüs salgını (Covid-19), inşaat malzemesi sektörünü de olumsuz etkiledi. Yeni inşaat projelerine başlanmamasının yanı sıra inşaat malzemesi üretiminde de aksaklıklar yaşanması, malzeme satıcılarını zor durumda bıraktı. Talep edilen malzemelerin tamamını bir arada temin etmekte zorlanan sektör temsilcileri, ellerindeki ürünlerin eksik olması nedeniyle şişen stoklarından yana dertli.

Published

on

Korona virüs salgını (Covid-19), inşaat malzemesi sektörünü de olumsuz etkiledi. Yeni inşaat projelerine başlanmamasının yanı sıra inşaat malzemesi üretiminde de aksaklıklar yaşanması, malzeme satıcılarını zor durumda bıraktı. Talep edilen malzemelerin tamamını bir arada temin etmekte zorlanan sektör temsilcileri, ellerindeki ürünlerin eksik olması nedeniyle şişen stoklarından yana dertli.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 16 Nolu İnşaat Malzemeleri Üretimi ve Ticareti Meslek Komitesi Meclis Üyeleri, pandemi sürecinde sektörde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Talepteki daralmadan üretim yetersizliği nedeniyle mevcut talebi karşılamakta yaşanan zorluklara kadar birçok konuyu ele alan meclis üyeleri, önlerini görememekten şikayetçi oldu.

“Yeni başlayan proje sayısı yetersiz”

16 Nolu Komiteden Meclis Üyesi ve Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Cem Bucuge, inşaat sektöründeki krizin pandemi öncesine dayandığını hatırlattı. 2018 Eylül ayında başlayan konut satışlarındaki azalmanın, hükümetin pandemi sürecindeki ekonomik tedbirler çerçevesinde aldığı kararlarla bir miktar toparlandığını belirten Bucuge, bu dönemde konut kredisi faiz oranlarının ciddi ölçüde düşmesiyle eldeki konut stoklarının eridiğini kaydetti. İkinci el konutlarda da bu dönem hareket yaşandığını ve tadilatın canlanmasıyla inşaat malzemesi satışlarının hareketlendiğini dile getiren Bucuge, “Ancak, geleceğe yönelik şöyle bir sıkıntı var; ilk olarak bugün başlayan yeni proje sayısı oldukça düşük, ikinci sorun da maliyetlerin çok yükselmesi. Bugün 500-600 bin TL arası satılan konutlar, projeler tamamlandığında 800-900 bin TL’ye satılmak durumunda kalacak. Bu da satışları yeniden zorlayacak” dedi.

İnşaat malzemesi üretiminde de sorun yaşandığını ifade eden Bucuge, şu bilgileri verdi:
“İnşaat malzemesi üreticileri, tedarikçilerinden mal temininde zaman zaman sıkıntı yaşıyor. Ürün aldığımız firma aynı zamanda 30 ayrı tedarikçi ile çalışıyor. Bu tedarikçilerden birinde covid çıkıp fabrika kapanırsa ürün aldığımız firma malzemelerini tamamlayamadığı için imalatını yapamıyor ve dolayısıyla bize de ürünü teslim edemiyor. Bu nedenle ürünleri teslim için termin vermekte zorlanıyorlar.”

Korona virüs salgını (Covid-19), inşaat malzemesi sektörünü de olumsuz etkiledi. Yeni inşaat projelerine başlanmamasının yanı sıra inşaat malzemesi üretiminde de aksaklıklar yaşanması, malzeme satıcılarını zor durumda bıraktı. Talep edilen malzemelerin tamamını bir arada temin etmekte zorlanan sektör temsilcileri, ellerindeki ürünlerin eksik olması nedeniyle şişen stoklarından yana dertli.

“İnşaat malzemelerinde istikrar yok”

Meslek Komitesi Meclis Üyesi Mehmet Niyazi Yücesoy ise biriken stoklara dikkat çekti. “Tarihin en büyük stoku ile karşı karşıyayız” diyen Yücesoy, şunları söyledi:
“Birçok kalemde talep var ama üretim yok. Örneğin seramik. Avrupa’da halen üretimi yok. İran’da sıkıntı var. Çin’den ürün gelmiyor. Kur yüksek olunca yerli üreticiler iç pazara satmak yerine ürünü ihraç ediyor. Standart ürünler kısmen de olsa bulunabiliyor ama spesifik ürünlere ulaşmak imkansız. Seramik, vitrifiye, parke siparişlerimizi temin etmekte zorlanıyoruz. Musluk armatür üreticileri dahi termin veriyor. Ticari hayatım boyunca ilk kez toz grubu ürünler için terminle karşılaşıyorum.”

Bazı ürünlere ulaşmanın yeterli gelmediğini, takım oluşturmakta zorlandıklarını kaydeden Yücesoy, “İstenen malın tamamını karşılayamayınca satış yapamıyoruz. Düşünün, yemek yapacaksınız elinizde tüm malzemeler var ama ocağı yakmak için kibritiniz eksik. Böyle olunca yemeği yapamıyorsunuz ve yemek malzemelerinin tümü de stokunuzda kalıyor” ifadelerini kullandı.
Satış için tedarikçilerin çok uzun zamanlara termin verdiğini dile getiren Yücesoy, enflasyonun yüksek olduğu bir dönemden geçildiğini, uzun sürelerin sıkıntıyı artırdığını söyledi. Ürünlere her ay zam geldiğini, geç teslimin bu nedenle sıkıntı oluşturduğunu belirten Yücesoy, “Bu ay kur artışı ve doğalgaz nedeniyle seramik ürünlerine iki kez zam geldi. Sipariş aldığımızda verdiğimiz fiyatla teslim etme dönemi geldiğinde karşılaştığımız rakamlar birbirini tutmuyor ve zarar ediyoruz” diye konuştu.

Korona virüs salgını (Covid-19), inşaat malzemesi sektörünü de olumsuz etkiledi. Yeni inşaat projelerine başlanmamasının yanı sıra inşaat malzemesi üretiminde de aksaklıklar yaşanması, malzeme satıcılarını zor durumda bıraktı. Talep edilen malzemelerin tamamını bir arada temin etmekte zorlanan sektör temsilcileri, ellerindeki ürünlerin eksik olması nedeniyle şişen stoklarından yana dertli.

“Ürün satmasak bu dönemde belki de daha iyi olacak”

16 Nolu Komite Meclis Üyesi Mustafa Kabadayı da fiyat artışlarına değindi. Müşteri ile anlaştıklarını ve malzemenin bir bölümünü teslim ettiklerini, kalanı teslim edene kadar anlaştıkları fiyatın üzerinde rakamlarla ürün temin etmek durumunda kaldıklarını kaydeden Kabadayı, “Özellikle demirde ciddi sorun yaşıyoruz. Paramız pul oluyor. Satmasak daha iyi” ifadelerini kullandı.
Sorun yaşanan hiçbir dönemde hükümet tarafından inşaat malzemesi satıcılarına destek olunmadığını belirten Kabadayı, “Destekler müteahhitlere yapılıyor ve etkilenirsek biz de dolaylı olarak etkileniyoruz ama sektöre özel bir destek hiç olmadı. Oysa yaşanan sorunlardan en çok etkilenen inşaat malzemesi satıcıları oluyor. Müteahhitler daha az yara alıyor. Sermaye gücünü ortaya biz koyuyoruz, hizmeti biz veriyoruz, müteahhit sıkıntı yaşarsa bize yansıtıyor ama biz hiçbir destek alamıyoruz” dedi.

İnsanlar evde kaldıkça evlerinin kusurlarını görüp tadilata başladığını, bu dönemde inşaatlar olmasa da perakende talebinin oldukça arttığını söyleyen Kabadayı, ancak sektör temsilcilerinin tedarikçilerden mal temin edememesi nedeniyle perakende talebini karşılamakta zorlandıklarını vurguladı. Belirsizlikten ve önlerini görememekten şikayetçi olan Kabadayı, “Buzun üzerinde gidiyoruz ve ne zaman nereye savrulacağımız belli değil” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aktualite

SEÇER:“MERSİN İDMANYURDU’NA SİYASET ÜSTÜ BİR ANLAYIŞLA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yeni Mersin İdman Yurdu Kulübü tarafından kentin asırlık çınarı Mersin İdman Yurdu’nun 97. kuruluş yıldönümünde düzenlenen etkinliğe katıldı.

Published

on

Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki Mersin İdmanyurdu Meydanında düzenlenen etkinliğe Vali Ali Hamza Pehlivan, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşin Yılmaz, Mersin Gençlik ve Spor İl Müdürü Ökkeş Demir, Yeni Mersin İdman Yurdu Kulüp Başkanı Metin Saltık, Tarsus Organize ve Sanayi Bölgesi Başkanı Sabri Tekli ile taraftarlar katıldı.

“BUGÜN MERSİN İDMANYURDU TEKRAR KÜLLERİNDEN DOĞUYOR”

Konuşmasına, Mersin İdmanyurdu’nun kuruluş yıldönümünü kutlayarak başlayan Başkan Seçer, “Mersin İdmanyurdu asırlık bir çınar. Üzüntülü yıllar yaşandı ama bugün Mersin İdmanyurdu tekrar küllerinden doğuyor. Mersin İdmanyurdu’nun Mersin’e katacağı en önemli şey, Mersin’in huzuruna, birliğine, beraberliğine yapacağı katkıdır. Biz onun için spor diyoruz, onun için spor kulüplerimiz diyoruz, onun için Mersin İdmanyurdu diyoruz. Geçici bir kriz dönemi yaşandı. Metin Başkanın ve nezdinde tüm yönetim kurulu üyelerinin üstün çabalarıyla, Mersin İdmanyurdu’nun o güzel günlerine, başarıdan başarıya koşan günlerine yürümesinin formülü belli. Bu ilacın adı Mersin’in birliği, beraberliği, herkesin bu davaya, bu mücadeleye sahip çıkmasıdır” dedi.

“MERSİN İDMANYURDU’NA SİYASET ÜSTÜ BİR ANLAYIŞLA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Mersin’in çeşitli zenginliklere sahip bir kent olduğunu belirten Seçer, “Mersin zengin bir kent, övünüyoruz. Limanımız, iş insanlarımız var, muazzam üreten bir kent. Kulüplerimizin desteklenmesi lazım. Geçmişten kaynaklanan hatalarımızı tekrar yapmamamız lazım. Mersin İdmanyurdu siyaset üstüdür. Hangi siyasi partiye mensup olursak olalım, Mersin’in spor kulübü Mersin İdmanyurdu’na siyaset üstü bir anlayışla sahip çıkacağız. Bunun sözünü de ben Büyükşehir Belediye Başkanınız olarak veriyorum. Bundan sonra tribünlerin dolmasını arzu ediyoruz. Bizler de orada olacağız. Başkanımızın daha iyi transferler yapmasına, biz de katkı vermeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“YENİ MERSİN İDMANYURDU MEYDANINI BURADAN SÖZ VERİYORUM”

Mersin İdmanyurdu Meydanına bazı eleştiriler aldıklarını da belirten Seçer, bu eleştirilere ilişkin şu açıklamayı yaptı: “İçinde bulunduğumuz meydan, Mersin İdmanyurdu Meydanı. Mersin İdmanyurdu Meydanının daha güzel bir şekilde olması lazım diye bana çok eleştiri geldi. Burası Mersin Büyükşehir Belediyesine ait bir park, ancak tahsis sorunu yüzünden belli bölümlerde yenileme çalışmalarını yapamıyoruz. Ben Valimizi ziyaret ettiğimde de kendisine, kurumlardan ya da bakanlıklardan beklentilerimizi aktardım. Bu tahsis konusunu da o dosyanın içine koymuştum. Mersin İdmanyurdu ile ilgili yeni meydan projemiz de hazır. Mersin İdmanyurdu Meydanı ile Hilton arasında kalan bölümde yapacağımız yenileme çalışmalarında, yeni Mersin İdmanyurdu Meydanını hayata geçirmeye buradan söz veriyorum.”

Okumaya Devam Et

Aktualite

İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYORDU! KAÇAK HAFRİYATLAR TEMİZLENDİ

Mersin Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Akdeniz içesi Şevket Sümer Mahallesindeki kaçak döküm sonucu ortaya çıkan hafriyat, inşaat ve yıkıntı atıkları, dökülen alandan temizledi.

Published

on

Yerleşim alanlarının ortasında bulunan ve özellikle akşam saatlerinde kaçak yollarla alana hafriyat dökümü yapılan nokta, Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından 12 kamyon, 1 dozer, 1 yükleyici ve 1 sulama arazözü ile temizlendi. Bundan sonra da alandaki denetimlerini sürdürmeye devam edecek olan ekipler, mahalle halkını da konuya duyarlı olmaları noktasında uyardı. Ekipler, vatandaşlardan herhangi bir kaçak döküm gördüklerinde, ‘Alo 185 Teksin Çağrı Merkezi’ni arayarak bildirmelerini istediler.

“MAHALLE HALKINDAN BU GİBİ DURUMDA ‘ALO 185’İ ARAMALARINI İSTİYORUZ”

Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Temizlik Şube Müdürlüğü Şefi Danyal Güngör, “Şevket Sümer Mahallesindeki bu alanda bulunan yer, mahalle halkının yoğunlukta olduğu bir yer. Hafriyatları buraya özellikle akşam saatlerinde getirip kaçak yollarla döküyorlardı. Büyükşehir Belediyesi olarak biz denetimlerimizi yapıyoruz ama mahalle halkından ve esnafımızdan beklentimiz; kendi yaşam alanlarına sahip çıkmaları, buranın gözü, kulağı olmalarıdır. Bu gibi durumlarda belediyemizin hattı olan ‘Alo 185’i aramalarını istiyoruz” dedi.

“BİN 276 METREKÜP HAFRİYAT KALDIRDIK”

Güngör, yapılan temizlik çalışması hakkında da bilgiler paylaşarak, “Büyükşehir Belediyesi olarak biz burada 12 kamyon, 1 dozer, 1 yükleyici ve toz çıkmasın, halkımız mağdur olmasın diye de sulama arazözümüzle, bin 276 metreküp hafriyat kaldırdık. Bu çalışmamız 3 gün sürdü. Bundan sonra sürekli olarak zabıta ekiplerimiz burada denetim yapacaklar. Esnafımız da bize bu konuda yardımcı oluyor. Mümkün olduğunca hem alanımızı koruyup kolluyor sahip çıkmaya çalışıyoruz, hem de arsa sahiplerine ‘gerekli önlemleri alma konusunda’ ulaşmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

 

Okumaya Devam Et

Aktualite

POLİSİN DİKKATİ 30 BİN LİRALIK DOLANDIRICILIĞI ÖNLEDİ

Mersin’in Anamur ilçesinde telefon dolandırıcılarının tuzağına düşürdüğü vatandaş, polisin dikkati sayesinde 30 bin lirasını kaptırmaktan kurtuldu.

Published

on

İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Anamur İlçe Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ekipleri Muşurup Caddesi’nde esnaf ziyareti yaptıkları sırada bir vatandaşın hareketlerinden şüphelendi. Vatandaşla görüşen ekipler, kendisinin bir kişi tarafından arandığını ve eşinin kimliğinin çoğaltılmak suretiyle FETÖ’nün banka hesaplarına para aktarıldığı bilgisinin verildiğini belirtti. Vatandaşın 30 bin liralık altını bozdurduğu ve dolandırıcıların hesabına yatırmak üzere olduğu tespit edildi. Ekipler, dolandırılmak üzere olan vatandaşı devlet kurumlarının hakim, savcı veya polis sıfatıyla kimseden para talep etmeyeceği konusunda bilgilendirerek, parasını yeniden altına çevirmesini istedi. Bunun üzerine verilen hesaba parayı yatırmayan vatandaş, parasını yeniden altına çevirerek dolandırılmaktan kurtuldu.

Okumaya Devam Et

Trendler