Connect with us

Kadınca

TEMMUZ AYINDA HANGİ SEBZE VE MEYVELERİ TÜKETMELİ?

Yazı neredeyse ortalamak üzereyiz, sıcak havalar iyice yüzünü gösterdi ve güneş fazlasıyla cömert davranmaya devam ediyor. Sıcak havalarda sıvı kaybı arttıkça tezgahlarda da su oranı yüksek sebze ve meyveler görmeye başlıyoruz. Ben bu güzel tesadüfün doğanın bir dengeleme biçimi olduğunu düşünüyorum. Bu ayda temmuz ayının rengarenk sebze ve meyvelerinden iki tanesi sizler için

Published

on

azı neredeyse ortalamak üzereyiz, sıcak havalar iyice yüzünü gösterdi ve güneş fazlasıyla cömert davranmaya devam ediyor. Sıcak havalarda sıvı kaybı arttıkça tezgahlarda da su oranı yüksek sebze ve meyveler görmeye başlıyoruz. Ben bu güzel tesadüfün doğanın bir dengeleme biçimi olduğunu düşünüyorum. Bu ayda temmuz ayının rengarenk sebze ve meyvelerinden iki tanesi sizler için,

Temmuz Ayı Meyveleri:

Üzüm, kayısı, kiraz, şeftali, kavun, karpuz, vişne, ahududu, mürdüm eriği

Temmuz Ayı Sebzeleri:

Semizotu, patlıcan, taze fasulye, bezelye, börülce, barbunya, kabak, bamya, mısır, domates, salatalık, biber, dereotu, fesleğen, nane, maydanoz

Semizotu

Hem besleyici hem de düşük kalorili bir sebze olan semizotu genellikle bitkisel omega-3 kaynağı oluşu özelliğiyle bilinir. Semizotunun taze yaprakları diğer yeşil yapraklı sebzelere oranla daha yüksek oranda omega-3 yağ asidi içerirler.

Hayvansal kaynaklı ürün tüketmeyen vejetaryenler ve yaz aylarında taze balık tüketimi azalanlar için iyi bir alternatiftir. 100 gram taze semizotu yaprağı yaklaşık 350 mg alfa-linoleik asit ( bitkisel kaynaklı omega-3) içerir. Yapılan çalışmalar omega-3 den zengin besinlerin koroner kalp hastalıkları, inme, çocuklarda ise otizm, dikkat eksikliği gibi gelişimsel hastalıkları önleyebileceğini gösteriyor.

Antioksidan özellik gösteren A vitamini ve C vitamini içerir. Sadece 100 gram semizotu bile günlük C vitamini ihtiyacımızın yaklaşık %35’ini karşılayabilir. Semizotu A,C ve B grubu vitaminlerinin yanı sıra demir, magnezyum, kalsiyum, potasyum, ve manganez gibi mineralleri de içerir. Bu mineraller kas, kemik ve diş sağlığını koruma ve geliştirmede etkilere sahiptirler. Yüksek potasyum içeriğiyle kan basıncında denge sağlar.

Nasıl Tüketelim?

Dilerseniz yoğurtla karıştırarak cacık gibi tüketebilir ya da domates, soğan ve salatalıkla birlikte salatasını yapabilirsiniz. Özellikle yaz aylarında serin cacıklarda ve salatalarda kullanmaya alışkınız tabi bir de böreğini yapanlar var.

Şeftali

Şeftali yaz aylarının en sevilen meyvelerinden. Kimilerini adını duymak bile hoşuna gitmese de ben hem tüylü hem de tüysüz halini yani nektarini çok sevdiğimi itiraf edeyim. Şeftali A vitamini, K vitamini, C vitamini ve folik asit içerir. İçerdiği vitaminlerin yanı sıra potasyum, bakı, manganez gibi mineraller de barındırır.

Şeftali içerdiği antioksidanlarla kronik hastalıkları önlemeye yardımcı olur. Texas A & M’de yapılan bir araştırmaya göre , şeftali, erik ve nektarin meyveler, diyabet , metabolik sendrom ve kardiyovasküler hastalık gibi obezite ile ilgili hastalıkları önlemeye yardımcı olur.

Nasıl Tüketelim?

Şeftaliyi üzerine tarçın ekleyerek tüketmeyi çok seviyorum ama bunun yanı sıra dilerseniz yoğurt ve yulafla birleştirip kahvaltıda ya da süt ile blenderdan geçirip ara öğünde de tüketebilirsiniz. Soyup dilimlere ayırdığınız şeftaliyi 2-3 saat buzlukta beklettikten sonra biraz tarçın ile blenderdan geçirip 1-2 saat daha buzlukta bekletmeyi deneyin, şeftali sorbeniz hazır bile…

Aktualite

UZMANINDAN KALP HASTALARINA KRİTİK “YILBAŞI” UYARILARI

Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Narin, kalp hastalarının yılbaşı gibi özel günlerde sağlıklarını riske atmayacak şekilde beslenmelerinin önemine dikkat çekti. Kalp hastalarına menü seçiminden porsiyon miktarına, su tüketiminden harekete kadar çeşitli uyarılarda bulunan Narin, “Ancak bireysel sağlık durumunuza ve doktorunuzun önerilerine göre kişiselleştirilmiş bir yaklaşım benimsemek her zaman en iyisidir. Yüksek tansiyon, diyabet veya başka bir sağlık sorunu da olanlar bunu doktoruyla paylaşmalıdır” dedi.

Published

on

Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Narin, 2024’e sayılı günler kala yeni yılı “bayram sofraları” gibi tatlısıyla, tuzlusuyla zengin menülerle karşılamaya hazırlanan kalp hastalarına uyarılarda bulundu. Ağır yağlı yemeklerin büyük porsiyonlarla tüketiminin doğru bir beslenme şekli olmadığını belirten Doç. Dr. Narin, kalp hastalarına yılbaşı gecesi nasıl beslenmeleri gerektiği konusunda şu önerilerde bulundu:

PORSİYON KONTROLÜ:

Özel günlerde yemekler genellikle daha zengin ve kalorili olabilir. Bu durumda porsiyon kontrolüne dikkat etmek önemlidir. Abartılı porsiyonlardan kaçınmak ve dengeli beslenmeye özen göstermek gerekir.

TUZ VE ŞEKER İÇERİĞİ:

Özel günlerde hazırlanan özel yemeklerde tuz ve şeker içeriği artabilir. Bu nedenle, bu tür içeriklere dikkat etmek ve aşırı tüketimden kaçınmak önemlidir.

DENGELİ MENÜ PLANLAMASI:

Yılbaşı menüsü oluşturulurken, sağlıklı seçeneklere ve çeşitli besin gruplarına yer vermek önemlidir. Bol miktarda sebze, az yağlı protein kaynakları içeren bir menü planlamak sağlıklı bir seçenek sunabilir.

SU TÜKETİMİ:

Özellikle alkol tüketimi arttığında, su içmek önemlidir. Su içmek hem vücuttaki hidrasyonu sağlar hem de aşırı yemek yeme isteğini azaltabilir.

HAREKET:

Yılbaşı gibi özel günlerde hareket etmek de önemlidir. Eğer mümkünse, yemekten sonra bir yürüyüş yapmak veya hareket etmek sindirimi hızlandırabilir ve enerji harcamaya yardımcı olabilir.”

Doç. Dr. Narin, sıraladığı önerilerin yılbaşı gibi özel günlerde de sağlıklı beslenmeyi desteklemeye yönelik genel prensipler olduğunu ifade ederek, “Ancak bireysel sağlık durumunuza ve doktorunuzun önerilerine göre kişiselleştirilmiş bir yaklaşım benimsemek her zaman en iyisidir. Yüksek tansiyon, diyabet veya başka bir sağlık sorunu da olanlar bunu doktoruyla paylaşmalıdır” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

Aktualite

ANTİDEPRESAN BİTKİLERİNE DİKKAT

Ziraat Mühendisi Kemal Özdemir, “Sarı kantaron, lavanta, oğulotu, tıbbi papatya, ginkgo, passiflora gibi antidepresan bitkileri doktor kontrolünde kullanılmalı. Aksi takdirde olumsuz etkileri de olabilir” dedi.

Published

on

Nilüfer Belediyesi’nin NİLKOOP ile birlikte düzenlediği eğitimde, antidepresan bitkilerin kullanımına dikkat çekildi. Ziraat mühendisi Kemal Özdemir, sarı kantaron, lavanta, oğulotu, tıbbi papatya, ginkgo, passiflora gibi antidepresan bitkilerin market veya aktarlardan alınabileceğini belirtti. Bu bitkilerdeki etken maddenin nerede olduğunu bilmenin önemini vurgulayan Özdemir, “Bu bitkilerin hangi kısmının kullanılması gerektiğini, miktarını iyi bilmeliyiz. Bu bitkileri tedavide kullananlar doktor kontrolünde hareket etmeli. Aksi takdirde olumsuz etkileri de olabilir. Antidepresan bitkiler bilinçli tüketilmeli” dedi.

Antidepresan bitkilerine dikkat

Özdemir, depresyonda kullanılan bitkilerin birçoğunun birbirinden farklı olduğuna da işaret etti.

Eğitimin ikinci bölümde Uzman Psikoterapist Danışmanı Gönül Hazneci, depresyon konusunda bilgilendirmelerde bulundu. Depresyonu, bunalım, çöküntü ve sürekli ilgi kaybına sebep olan duygu ve durum bozukluğu olarak tanımlayan Hazneci, belirtileri, teşhis ve tedavi yöntemlerini anlattı. Depresyonun yaşı ve cinsiyeti olamayacağını söyleyen Hazneci, her canlının da bu durumu yaşayabileceğine işaret etti. Burada psikolojik sağlamlığın önemini vurgulayan Hazneci, katılımcılarla atölye de gerçekleştirdi.

Okumaya Devam Et

Aktualite

YENİ YILIN İLK ADIMINI PSİKOLOJİK SAĞLIK İÇİN ATIN

Yeni yılla birlikte alınacak yeni kararların psikolojik sağlığı korumak ve geliştirmek için yardımcı olabileceğine dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Klinik Psikolog Ezgi Uzun, “Alınan kararların uygulanabilir ve iyileştirici olması için hedefler bölünebilir ve adım adım planlanabilir. İstenilenler ve hedeflenenler net bir şekilde bilinirse, onları gerçekleştirme konusunda da daha istekli olunabilir” dedi.

Published

on

Yeni yıla girmeye sayılı günler kaldı. Hemen hemen pek çok kişinin zihinsel durumu, pek çok dış etkenin güçlü etkisi altında şekillenirken yeni kararlar almanın tam zamanı olabilir. Medicana Ataköy Hastanesi Uzm. Klinik Psikolog Ezgi Uzun, “Yeni yılın birçok insanın hayatında değişimler yapmak, yeni başlangıçlara ve olumlu gelişimlere yer açmak istediği bir dönemdir. Yılın sona ermesi ve yeni bir yılın başlaması, birçok insan için yeniden değerlendirme ve taze bir başlangıç fırsatıdır. Bu dönemde alınacak kararlar bütün bir yıl psikolojik sağlığı güçlendirmeye ve hayat kalitesini artırmaya yardım eder” diye konuştu.

Yeni kararlar almak önemli

Yeni yılla birlikte yeni kararlar almanın ve yeni başlangıçlar yapmanın birçok kişi için her yıl yapılan bir şey olduğunu hatırlatan Medicana Ataköy Hastanesi Uzm. Klinik Psikolog Ezgi Uzun, “Genellikle iyi gelecek kararları almak için her şeyden önce geçirilen yıl değerlendirilir. Bu değerlendirme herkesin kendi hayatıyla ilgili bir iç görü kazanmasını sağlar. Bu iç görüyle birlikte ihtiyaçlara yönelik hedefler belirlenebilir. Yeni kararlar hayatta nereye odaklanmak istenildiğini belirlemeye, yeni hedeflere yaklaşılmasını da sağlar” şeklinde konuştu.

Alınacak yeni kararlar psikolojik sağlığı koruyabilir

Herkesin yeni yılla ilgili belirli beklentileri, umutları, hedefleri olduğuna dikkat çeken Uzm. Klinik Psikolog Ezgi Uzun, “Bu noktada alınacak bazı kararlar psikolojik sağlığı korumak ve geliştirmek için yardımcı olabilir” dedi ve alınabilecek kararları şöyle sıraladı:

“Düzenli egzersiz yapmaya başlamak: Haftada birkaç gün düzenli egzersiz yapmak, endorfin salgılar ve genel ruh halini iyileştirmenize yardımcı olur.

Sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturmak: Dengeli ve besleyici bir beslenme düzeni, zihinsel sağlığı destekler. Vitamin ve mineral açısından zengin besinleri içeren bir beslenme düzeni ruh sağlığınızı korumanıza da yardımcı olacaktır.

Uyku düzeninizi gözden geçirmek: Yeterli ve düzenli uyku almak, zihinsel işlevleri destekler ve duygusal dengeyi korur. Uyku düzeninize dikkat etmek hayat kalitenizi yükseltip psikolojik sağlığınızı destekleyecektir.

Stres yönetiminizi geliştirmek: Stresle başa çıkma tekniklerini öğrenmek (Meditasyon, yoga, nefes egzersizleri vb.) psikolojik sağlığı güçlendirecek ve hayat kalitenizi yükseltecektir.

Sosyal bağlantılarınızı güçlendirmek: Aile ve arkadaşlarla düzenli olarak zaman geçirmek, sosyal destek ağını güçlendirir. Yoğun hayat düzeninizde sosyalliğinize nasıl yer açabileceğinizi gözden geçirmek isteyebilirsiniz.

Teknolojiyi kontrol etme: Teknolojiyi bilinçli bir şekilde kullanmak ve ekran sürelerini sınırlamak, zihinsel sağlığı olumlu yönde etkiler. Teknoloji kullanımınızı takip etmeye başlamak ve sınırlarınıza karar vermek güzel bir hedef olabilir.

Profesyonel yardım almaya başlamak: İhtiyaç duyulduğunda, bir profesyonelden (psikolog, psikoterapist) yardım almak önemlidir. Profesyonel destek almak hayat kalitenizi yükseltecektir.”

Konulan hedefler ulaşılabilir olmalı

Eski yılı geride bırakırken yeni yılla birlikte değiştirmek istenilen konuları değerlendirerek yeni kararlar alındığını ifade eden Uzm. Klinik Psikolog Ezgi Uzun, “Karar alıp, yeni hedefler koyarken bazı detaylara dikkat etmek gerekir. Her şeyden önce konulan hedefler ulaşılabilir olmalıdır. Karar alırken gerçekçilikten uzaklaşılmadan, ölçülebilir ve ulaşılabilir hedefler koyulduğundan emin olmak gerekir” dedi.

Hedeflere ulaşamama ihtimalini unutmamak gerekiyor

Hedef koyarken ne kadar dikkatli olunsa da bu hedeflere ulaşamama ihtimalinin her zaman olduğunu hatırlatan Uzm. Klinik Psikolog Ezgi Uzun, “Bu noktada başarısızlık İhtimalini kabul etmek gerekir. Her ne kadar yeni kararlar almak başlangıçta heyecan verici olsa da sürecin zorlukları ve potansiyel sorunları göz önünde bulundurmak başarı şansını artırır” şeklinde konuştu.

Uzm. Klinik Psikolog Ezgi Uzun sözlerini şöyle tamamladı: “Belki de yeni yılla birlikte alınacak kararlardan birinin olumsuz durumlarla baş etme becerilerini güçlendirecek olması kişileri bu ihtimale karşı hazırlayabilir. Böylece hem hayatta yeni bir beceri kazanmış olup bu beceriyi birçok noktada kullanabilir, hem de hedefe ulaşırken yaşanan zorluklarda motivasyonu kaybetmeden daha esnek olmayı başarmak mümkün.”

Okumaya Devam Et

Trendler